Konusunu Oylayın.: Tarikat ehli olmanın sakıncası varmı

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Tarikat ehli olmanın sakıncası varmı
  1. 03.Ocak.2011, 17:27
    1
    Misafir

    Tarikat ehli olmanın sakıncası varmı

  2. 31.Temmuz.2013, 02:14
    2
    NuN
    Üye

    Profili:
    NuN
    Üyelik Tarihi: 16.Ağustos.2007
    Üye No: 1953
    Mesaj Sayısı: 2,081
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10

    Cevap: tarikat ehli olmanın sakıncası varmı




    Tarikatın ne olduğunu bilmeden, Tarikatın amacını öğrenmeden tarikata girmeyin!

    Sözlükte "yol, hal ve gidiş, kat, tabaka" gibi anlamlara gelen tarîkat, bir tasavvuf kavramı olarak, Hakk'a ulaşmak için tutulan, bir takım kuralları bulunan yol demektir. Mutasavvıflara göre tüm insanlar, hatta bütün yaratıkların alıp verdiği nefesler sayısınca Allah'a giden yol vardır. İlk devirde sûfiler, kendilerinden daha deneyimli durumda olanlardan faydalanmakla birlikte, bugün bildiğimiz şekliyle teknik anlamda tarikat kurmamışlar, herbiri kendine göre bir yol tutmuştu. Bunlar, görüşlerini ve manevî tecrübelerini sohbet yoluyla çevresinde bulunanlara aktarıyorlardu. Bugünkü anlamda tarîkatlar (organize tasavvuf hareketi), yaklaşık VI/XII. yüzyılda ortaya çıkmaya başlamış ve daha sonra da müesseseleşmiştir. Buna göre şeyh adı verilen bir öğretmen gözetiminde, müridin (manevî arınmayı isteyen), Allah'a ulaşma konusunda takip ettiği usûle veya metoda tarîkat adı verilir. Tarîkatlar genel olarak üçe ayrılır: Tarîk-i ahyâr, ibâdet ve takvâ yoluna ağırlık veren tarîkat; tarîk-i ebrâr, çile çekerek ve nefse karşı savaşarak Hakk'a ve kurtuluşa ulaşmayı amaçlayan tarîkat; tarîk-i şuttâr, aşk ve vecd ile kurtuluşa erişmeyi amaçlayan tarîkat.
    Tarîkatlar zamanla çeşitli kollara ayrılarak sayıları artmıştır. Tarikatların bir kısmı zikri, gizli (sessizce) kalp ile, bir kısmı da açıktan dil ile yapmaktadırlar. Tarîkatlar, kurucusu olan şeyhlerin adlarıyla anılırlar. Meselâ, Hacı Bayram Veli'nin kurduğu tarîkata Bayramiyye, Hacı Bektâş Veli'ninkine Bektaşiyye denilir.


  3. 31.Temmuz.2013, 02:14
    2
    NuN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    NuN
    Üye



    Tarikatın ne olduğunu bilmeden, Tarikatın amacını öğrenmeden tarikata girmeyin!

    Sözlükte "yol, hal ve gidiş, kat, tabaka" gibi anlamlara gelen tarîkat, bir tasavvuf kavramı olarak, Hakk'a ulaşmak için tutulan, bir takım kuralları bulunan yol demektir. Mutasavvıflara göre tüm insanlar, hatta bütün yaratıkların alıp verdiği nefesler sayısınca Allah'a giden yol vardır. İlk devirde sûfiler, kendilerinden daha deneyimli durumda olanlardan faydalanmakla birlikte, bugün bildiğimiz şekliyle teknik anlamda tarikat kurmamışlar, herbiri kendine göre bir yol tutmuştu. Bunlar, görüşlerini ve manevî tecrübelerini sohbet yoluyla çevresinde bulunanlara aktarıyorlardu. Bugünkü anlamda tarîkatlar (organize tasavvuf hareketi), yaklaşık VI/XII. yüzyılda ortaya çıkmaya başlamış ve daha sonra da müesseseleşmiştir. Buna göre şeyh adı verilen bir öğretmen gözetiminde, müridin (manevî arınmayı isteyen), Allah'a ulaşma konusunda takip ettiği usûle veya metoda tarîkat adı verilir. Tarîkatlar genel olarak üçe ayrılır: Tarîk-i ahyâr, ibâdet ve takvâ yoluna ağırlık veren tarîkat; tarîk-i ebrâr, çile çekerek ve nefse karşı savaşarak Hakk'a ve kurtuluşa ulaşmayı amaçlayan tarîkat; tarîk-i şuttâr, aşk ve vecd ile kurtuluşa erişmeyi amaçlayan tarîkat.
    Tarîkatlar zamanla çeşitli kollara ayrılarak sayıları artmıştır. Tarikatların bir kısmı zikri, gizli (sessizce) kalp ile, bir kısmı da açıktan dil ile yapmaktadırlar. Tarîkatlar, kurucusu olan şeyhlerin adlarıyla anılırlar. Meselâ, Hacı Bayram Veli'nin kurduğu tarîkata Bayramiyye, Hacı Bektâş Veli'ninkine Bektaşiyye denilir.





+ Yorum Gönder