Konusunu Oylayın.: Medine vesikası hadis kriterleri açısından zayıf mıdır?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Medine vesikası hadis kriterleri açısından zayıf mıdır?
  1. 30.Aralık.2010, 22:29
    1
    Misafir

    Medine vesikası hadis kriterleri açısından zayıf mıdır?






    Medine vesikası hadis kriterleri açısından zayıf mıdır? Mumsema Medine vesikası hadis kriterleri açısından zayıf mıdır?


  2. 30.Aralık.2010, 22:29
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 30.Aralık.2010, 22:51
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Yanıt: Medine vesikası hadis kriterleri açısından zayıf mıdır?




    Ali Bulaç, Yeni Ümit Dergisi

    Soru: Medine vesikasının hadis kriterleri açısından dikkate alınamayacak zayıflıkta olduğunu söyleyen hocalarımız var. Bu doğru mudur?
    Cevap:
    Vesika'nın Tarihi Değeri Vesika ile ilgili yayınlarda hissedilir bir artış görülmüştür.1 Ancak Vesika'nın İslâm dünyasında aktüel hale gelmesini merhum Muhammed Hamîdullah'a borçluyuz.2 Hamîdullah'ın çok yönlü araştırmaları3 Vesika ve bu Vesika'nın imzalandığı tarihsel ve sosyal çevre ile ilgili geniş bilgilere sahip olmamızı sağlamıştır. Vesika ile başka bilim adamlarının da ilgilendiğini tespit ediyoruz.4
    Wellhausen ve Hamîdullah'ın bilim çevrelerine tanıttıkları Medine Vesikası'nı ilk defa kaydeden Muhammed ibn İshak'tır (öl. h.151). İbn İshak'tan İbn Seyyid en-Nas ve İbn Kesir, Vesika'yı alıp kitaplarına dercettiklerini söylemektedirler (İbn Seyyid en- Nas, 1: 197; İbn Kesîr 1351, 3: 224). Beyhaki, Vesika'nın 1-23 maddelerini ihtiva eden ve daha çok Muhacirlerle Ensar arasındaki ilişkileri düzenleyen bölümün isnadını vermiştir (el-Beyhakî 1344, 8: 106).
    Wellhausen ve diğerlerinin Vesika'yı İbn Hişam'dan aldıklarında kuşku yok. Gerçekten İbn İshak'ın daha geniş bir açılımı olan İbn Hişam (öl.213) es-Siretü'n-Nebeviyye adlı ünlü kitabında Vesika'yı tam metin olarak verir (İ. Hişam, 2: 106). Dikkat çekici bir diğer nokta şu ki, Vesika, Ebu Ubeyd'in Kitabu'l-Emval adlı kitabında tam metin olarak geçmektedir (E. Ubeyd 1981, [Türkçe çev.], 235) Vesika, Züheyr kanalıyla İbn Zenceveyh'in (öl.247) 'Kitabu'l-Emval'inde de yer almaktadır (Humeyd İbn Zenceveyh, parag. No: 750).
    Görülüyor ki M. 8, 9 ve 10. yüzyılların kaynaklarında yer alan Vesika'nın tarihi değerinden şüphe etmek için ciddi bir sebep bulunmamaktadır.5
    Caetani, bu konuda hiçbir sorun olmadığını büyük bir açıklıkla söyler. Çünkü ona göre, gerek ifade tarzı, gerek içeriği o mahiyettedir ki, arasına özel maksatlı bir fikir ilave edilecek veya tahrifat yapılacak olsaydı, bunun küçük bir eseri bile hemen meydana çıkardı (Caetani, 3: 118-119). Yine de Ebu Ubeyd ile İbn İshak'ı temel alan İbn Hişam'ın, aynı Vesika'yı farklı yollardan rivayet etmeleri büyük bir önem taşımakla birlikte,6 Prof. Yusuf Aş'ın değindiği gibi, Hadis ve Fıkıh kaynaklarında tam metin olarak yer almaması, üzerinde durulması gereken bir konudur. Ancak kanaatimce bu husus büyük bir sorun teşkil etmemektedir.
    Elimizdeki hadis kitapları, Müslüman bloka mahsus sözleşmenin ilk 23 maddesinin Enes b. Malik'in, Müslümanlar ile Yahudi ve Müşrik blok arasındaki ilişkileri düzenleyen 24-47 arası ikinci bölümün Bint-i Haris'in evinde ve karşılıklı görüşmeler sonucunda imzalandığını kaydetmektedir.7
    Nitekim biz Medine'deki dini topluluklar arasındaki görüşmelerin Enes b. Malik'in evinde ve Peygamber Efendimiz’in (s.a.s.) başkanlığında yürütülüp söz konusu Vesika'nın bu görüşmeler sonucunda kaleme alındığını biliyoruz. Kaldı ki Vesika'nın bütün kurucu ilkeleri ile kabile ve mekân isimleri dışında ancak genel hukuk seviyesinde hak ve sorumluluklarıyla ilgili hükümlerinin referansı olacak çok sayıda âyet ve hadis tespit etmek mümkündür.
    Vesika'nın tarihi değeriyle ilgili son olarak şunu söylemek gerekir. Eski ve yeni müelliflerin büyük çoğunluğu, Vesika'nın Hicretin ilk yılında, yani M. 622'de imzalandığını kabul eder. İbn Hişam ve Ebu Ubeyd'in eserlerinde düz ve yekpare bir metin iken, Wellhausen onu 47 maddeye ayırmış, daha sonraları Muhammed Hamîdullah, kimi maddeleri kendi içlerinde bölerek bu sayıyı 52'ye çıkarmıştır.
    Kaynaklar
    1- Wellhausen, J., Skizzen und vorarberten, Berlin, 1899, IV, 76 vd.; Caetani, L, Annali Milano, 1903 (İslâm Tarihi, çev. Hüseyin Cahit İstanbul, 1924, 1: 126 vd.); Wensinck, A. J., Muhammed en de Joden te Medina, Leyden, 1908, s.78 vd; Buhl, F., Das Leben Muhammeds, Leipzing, 1930, Majid Khadduri, War and Peace in the Law of Islam, Baltimore, 1955, s.206 vd., Müller, A., Der İslâm in Morgen und Abendland, 1: 95; Ranke, Weltgeschichte, V, 75; Grimme, Muhammed 1: 75 vd. Ayrıca bkz. Hamîdullah, 1: 202; Tuğ, 31.
    Benim Medine Vesikası ile ilgili yayınlarım için bkz. Ali Bulaç, 'Medine Vesikası Hakkında Genel Bilgiler (Birikim Dergisi, Haziran-Temmuz 1992, Sayı: 38-39) s. 102-111 ve 'Sözleşme Temelinde Toplumsal Proje', (Birikim, Ağustos-1992, Sayı: 40) s. 53-62; Ali Bulaç, Medine Vesikası Üzerine Tartışmalar; I ve II, (Birikim Dergisi, Mart-1993, Sayı: 47, s. 40-46 ve Nisan-1993, Sayı: 48, s. 48-58); Ali Bulaç, Medine Vesikası Üzerine Bir Konuşma, (İmza Dergisi, 15 Mayıs-15 Haziran 1993, Sayı: 51, s. 11-16); Ali Bulaç, 'Medine Vesikası', (Bülten, Eylül-Ekim, 1992, Yıl: 2, Sayı: 9, s. 16-25); Ali Bulaç, 'Medine Vesikası', Bütün Yönleriyle Asr-ı Saadet içinde, Beyan Y. İstanbul, 1995, C. 2, s. 169 vd.; Ali Bulaç, Modern Ulus Devlet, 2. Bsm., İstanbul, 1998, s. 195 vd.; Modern Türkiye'de Siyasi Düşünce, Cilt 6 içinde, Ali Bulaç, Medine Vesikası ve Yeni Bir Toplum Projesi, İletişim Y. İstanbul, 2004., s. 503 vd.
    2- Hamîdullah, M., el-Vesaiku's-Siyasiyye, Kahire, 1956, Vesika No: 1; Le Prophe'te de l'Islam, Paris, 1959, 1: 133 vd. [Türkçe çev. Prof. S.Tuğ, İslâm Peygamberi, 5. bsk., İstanbul, 1990, 1: 200 vd.); İslâm Hukuku Etüdleri, çev. S. Tuğ, İstanbul, 1974, s.37 vd.
    3- Türkçe ve Osmanlıca dahil olmak üzere 10 civarında dil bilen ve geçen sene vefat eden Pakistan asıllı Prof. Dr. Muhammed Hamîdullah'ın çeşitli dillerde 40'a yakın eseri ve 700 kadar makalesi yayınlanmıştır. Şimdiden klasikleşmiş olan iki ciltlik ünlü eseri İslâm Peygamberi 20 yıllık titiz bir çalışmanın mahsulü olup Türkçe baskısı Arapça, Fransızca vd. dillerdeki baskılardan daha geniş ve önemlidir. Batılı bilim çevrelerinde Türkçe baskı esas alınır. Hamîdullah'ın 1924-1980 yılları arasında Fransızca, Almanca, İngilizce, Türkçe, Malay-Endonez, Portekizce, Japonca, Boşnakça, Tamul dili, Arapça, Farsça ve Urduca dillerinde yayınlanan eserleri için bkz. Prof. Dr. Salih Tuğ'un İslâm Peygamberi çevirisi, 2: 1159 vd.
    4- Bkz. Prof. Dr. Salih Tuğ, İslâm Ülkelerinde Anayasa Hareketleri, İstanbul, 1969, s.30 vd. Arap bilim çevrelerinde Vesika'ya ilişkin yayınlar için bkz. E.Ziya Umeri, Medine Toplumu, çev. N.Yıldız, İstanbul, 1938, s.78 vd.
    5- Vesika'nın tarihi değerinden Arap müelliflerden Yusuf Aş, şüphe içinde olduğunu kaydeder. Aş, bu görüşünü Wellhausen'ın 'Arap Devleti ve Sukûtu' kitabının çevirisinde 9 no.lu haşiyede belirtiyor (Umeri, 79). Ancak gerek Batılı oryantalistler gerekse Müslüman müellifler, Vesika'nın tarihi değerinden şüphe etmemektedirler. Yayınlanacak kitabımda Prof. Aş'ın şüphelerine yol açan gerekçeler üzerinde uzun uzadıya durulacaktır.
    6- İbn Hişam ile Ebu Ubeyd'in rivayetleri arasındaki tek fark 25. maddede Benû Avf Yahudileriyle ilgili ifadede 'ma'a=ile' - 'min=den' arasındaki farktır. Bu fark Wellhausen'dan beri söz konusu maddede tercihli olarak verilmektedir ki, her iki okunuşta da anlam değişmemektedir.
    7- Buhari, 'Kefale', 2; Müslim, 'Fedailu's-Sahabe', 204; Ebu Davud, 'Feraiz', 17; Ebu Davud, 'İmare', 20 ve 21; Beyhaki, Sünen, 8: 106. Bkz. Muhammed Hamîdullah, İlk İslâm Devleti, Çev. İ. Süreyya Sırma, İstanbul, 1992, s. 39.
    8- Her iki merkezin yapısal özellikleri ve birbirleriyle mukayesesi için bkz. W. Montogomery Watt, Muhammad at Mecca, Oxford, 1953 (Hz. Muhammed Mekke'de, çev. M. R. Ayas-A.Yüksel, Ankara, 1986) ve aynı yazar, Muhammad at Medina, Oxford, 1953.


  4. 30.Aralık.2010, 22:51
    2
    Silent and lonely rains



    Ali Bulaç, Yeni Ümit Dergisi

    Soru: Medine vesikasının hadis kriterleri açısından dikkate alınamayacak zayıflıkta olduğunu söyleyen hocalarımız var. Bu doğru mudur?
    Cevap:
    Vesika'nın Tarihi Değeri Vesika ile ilgili yayınlarda hissedilir bir artış görülmüştür.1 Ancak Vesika'nın İslâm dünyasında aktüel hale gelmesini merhum Muhammed Hamîdullah'a borçluyuz.2 Hamîdullah'ın çok yönlü araştırmaları3 Vesika ve bu Vesika'nın imzalandığı tarihsel ve sosyal çevre ile ilgili geniş bilgilere sahip olmamızı sağlamıştır. Vesika ile başka bilim adamlarının da ilgilendiğini tespit ediyoruz.4
    Wellhausen ve Hamîdullah'ın bilim çevrelerine tanıttıkları Medine Vesikası'nı ilk defa kaydeden Muhammed ibn İshak'tır (öl. h.151). İbn İshak'tan İbn Seyyid en-Nas ve İbn Kesir, Vesika'yı alıp kitaplarına dercettiklerini söylemektedirler (İbn Seyyid en- Nas, 1: 197; İbn Kesîr 1351, 3: 224). Beyhaki, Vesika'nın 1-23 maddelerini ihtiva eden ve daha çok Muhacirlerle Ensar arasındaki ilişkileri düzenleyen bölümün isnadını vermiştir (el-Beyhakî 1344, 8: 106).
    Wellhausen ve diğerlerinin Vesika'yı İbn Hişam'dan aldıklarında kuşku yok. Gerçekten İbn İshak'ın daha geniş bir açılımı olan İbn Hişam (öl.213) es-Siretü'n-Nebeviyye adlı ünlü kitabında Vesika'yı tam metin olarak verir (İ. Hişam, 2: 106). Dikkat çekici bir diğer nokta şu ki, Vesika, Ebu Ubeyd'in Kitabu'l-Emval adlı kitabında tam metin olarak geçmektedir (E. Ubeyd 1981, [Türkçe çev.], 235) Vesika, Züheyr kanalıyla İbn Zenceveyh'in (öl.247) 'Kitabu'l-Emval'inde de yer almaktadır (Humeyd İbn Zenceveyh, parag. No: 750).
    Görülüyor ki M. 8, 9 ve 10. yüzyılların kaynaklarında yer alan Vesika'nın tarihi değerinden şüphe etmek için ciddi bir sebep bulunmamaktadır.5
    Caetani, bu konuda hiçbir sorun olmadığını büyük bir açıklıkla söyler. Çünkü ona göre, gerek ifade tarzı, gerek içeriği o mahiyettedir ki, arasına özel maksatlı bir fikir ilave edilecek veya tahrifat yapılacak olsaydı, bunun küçük bir eseri bile hemen meydana çıkardı (Caetani, 3: 118-119). Yine de Ebu Ubeyd ile İbn İshak'ı temel alan İbn Hişam'ın, aynı Vesika'yı farklı yollardan rivayet etmeleri büyük bir önem taşımakla birlikte,6 Prof. Yusuf Aş'ın değindiği gibi, Hadis ve Fıkıh kaynaklarında tam metin olarak yer almaması, üzerinde durulması gereken bir konudur. Ancak kanaatimce bu husus büyük bir sorun teşkil etmemektedir.
    Elimizdeki hadis kitapları, Müslüman bloka mahsus sözleşmenin ilk 23 maddesinin Enes b. Malik'in, Müslümanlar ile Yahudi ve Müşrik blok arasındaki ilişkileri düzenleyen 24-47 arası ikinci bölümün Bint-i Haris'in evinde ve karşılıklı görüşmeler sonucunda imzalandığını kaydetmektedir.7
    Nitekim biz Medine'deki dini topluluklar arasındaki görüşmelerin Enes b. Malik'in evinde ve Peygamber Efendimiz’in (s.a.s.) başkanlığında yürütülüp söz konusu Vesika'nın bu görüşmeler sonucunda kaleme alındığını biliyoruz. Kaldı ki Vesika'nın bütün kurucu ilkeleri ile kabile ve mekân isimleri dışında ancak genel hukuk seviyesinde hak ve sorumluluklarıyla ilgili hükümlerinin referansı olacak çok sayıda âyet ve hadis tespit etmek mümkündür.
    Vesika'nın tarihi değeriyle ilgili son olarak şunu söylemek gerekir. Eski ve yeni müelliflerin büyük çoğunluğu, Vesika'nın Hicretin ilk yılında, yani M. 622'de imzalandığını kabul eder. İbn Hişam ve Ebu Ubeyd'in eserlerinde düz ve yekpare bir metin iken, Wellhausen onu 47 maddeye ayırmış, daha sonraları Muhammed Hamîdullah, kimi maddeleri kendi içlerinde bölerek bu sayıyı 52'ye çıkarmıştır.
    Kaynaklar
    1- Wellhausen, J., Skizzen und vorarberten, Berlin, 1899, IV, 76 vd.; Caetani, L, Annali Milano, 1903 (İslâm Tarihi, çev. Hüseyin Cahit İstanbul, 1924, 1: 126 vd.); Wensinck, A. J., Muhammed en de Joden te Medina, Leyden, 1908, s.78 vd; Buhl, F., Das Leben Muhammeds, Leipzing, 1930, Majid Khadduri, War and Peace in the Law of Islam, Baltimore, 1955, s.206 vd., Müller, A., Der İslâm in Morgen und Abendland, 1: 95; Ranke, Weltgeschichte, V, 75; Grimme, Muhammed 1: 75 vd. Ayrıca bkz. Hamîdullah, 1: 202; Tuğ, 31.
    Benim Medine Vesikası ile ilgili yayınlarım için bkz. Ali Bulaç, 'Medine Vesikası Hakkında Genel Bilgiler (Birikim Dergisi, Haziran-Temmuz 1992, Sayı: 38-39) s. 102-111 ve 'Sözleşme Temelinde Toplumsal Proje', (Birikim, Ağustos-1992, Sayı: 40) s. 53-62; Ali Bulaç, Medine Vesikası Üzerine Tartışmalar; I ve II, (Birikim Dergisi, Mart-1993, Sayı: 47, s. 40-46 ve Nisan-1993, Sayı: 48, s. 48-58); Ali Bulaç, Medine Vesikası Üzerine Bir Konuşma, (İmza Dergisi, 15 Mayıs-15 Haziran 1993, Sayı: 51, s. 11-16); Ali Bulaç, 'Medine Vesikası', (Bülten, Eylül-Ekim, 1992, Yıl: 2, Sayı: 9, s. 16-25); Ali Bulaç, 'Medine Vesikası', Bütün Yönleriyle Asr-ı Saadet içinde, Beyan Y. İstanbul, 1995, C. 2, s. 169 vd.; Ali Bulaç, Modern Ulus Devlet, 2. Bsm., İstanbul, 1998, s. 195 vd.; Modern Türkiye'de Siyasi Düşünce, Cilt 6 içinde, Ali Bulaç, Medine Vesikası ve Yeni Bir Toplum Projesi, İletişim Y. İstanbul, 2004., s. 503 vd.
    2- Hamîdullah, M., el-Vesaiku's-Siyasiyye, Kahire, 1956, Vesika No: 1; Le Prophe'te de l'Islam, Paris, 1959, 1: 133 vd. [Türkçe çev. Prof. S.Tuğ, İslâm Peygamberi, 5. bsk., İstanbul, 1990, 1: 200 vd.); İslâm Hukuku Etüdleri, çev. S. Tuğ, İstanbul, 1974, s.37 vd.
    3- Türkçe ve Osmanlıca dahil olmak üzere 10 civarında dil bilen ve geçen sene vefat eden Pakistan asıllı Prof. Dr. Muhammed Hamîdullah'ın çeşitli dillerde 40'a yakın eseri ve 700 kadar makalesi yayınlanmıştır. Şimdiden klasikleşmiş olan iki ciltlik ünlü eseri İslâm Peygamberi 20 yıllık titiz bir çalışmanın mahsulü olup Türkçe baskısı Arapça, Fransızca vd. dillerdeki baskılardan daha geniş ve önemlidir. Batılı bilim çevrelerinde Türkçe baskı esas alınır. Hamîdullah'ın 1924-1980 yılları arasında Fransızca, Almanca, İngilizce, Türkçe, Malay-Endonez, Portekizce, Japonca, Boşnakça, Tamul dili, Arapça, Farsça ve Urduca dillerinde yayınlanan eserleri için bkz. Prof. Dr. Salih Tuğ'un İslâm Peygamberi çevirisi, 2: 1159 vd.
    4- Bkz. Prof. Dr. Salih Tuğ, İslâm Ülkelerinde Anayasa Hareketleri, İstanbul, 1969, s.30 vd. Arap bilim çevrelerinde Vesika'ya ilişkin yayınlar için bkz. E.Ziya Umeri, Medine Toplumu, çev. N.Yıldız, İstanbul, 1938, s.78 vd.
    5- Vesika'nın tarihi değerinden Arap müelliflerden Yusuf Aş, şüphe içinde olduğunu kaydeder. Aş, bu görüşünü Wellhausen'ın 'Arap Devleti ve Sukûtu' kitabının çevirisinde 9 no.lu haşiyede belirtiyor (Umeri, 79). Ancak gerek Batılı oryantalistler gerekse Müslüman müellifler, Vesika'nın tarihi değerinden şüphe etmemektedirler. Yayınlanacak kitabımda Prof. Aş'ın şüphelerine yol açan gerekçeler üzerinde uzun uzadıya durulacaktır.
    6- İbn Hişam ile Ebu Ubeyd'in rivayetleri arasındaki tek fark 25. maddede Benû Avf Yahudileriyle ilgili ifadede 'ma'a=ile' - 'min=den' arasındaki farktır. Bu fark Wellhausen'dan beri söz konusu maddede tercihli olarak verilmektedir ki, her iki okunuşta da anlam değişmemektedir.
    7- Buhari, 'Kefale', 2; Müslim, 'Fedailu's-Sahabe', 204; Ebu Davud, 'Feraiz', 17; Ebu Davud, 'İmare', 20 ve 21; Beyhaki, Sünen, 8: 106. Bkz. Muhammed Hamîdullah, İlk İslâm Devleti, Çev. İ. Süreyya Sırma, İstanbul, 1992, s. 39.
    8- Her iki merkezin yapısal özellikleri ve birbirleriyle mukayesesi için bkz. W. Montogomery Watt, Muhammad at Mecca, Oxford, 1953 (Hz. Muhammed Mekke'de, çev. M. R. Ayas-A.Yüksel, Ankara, 1986) ve aynı yazar, Muhammad at Medina, Oxford, 1953.





+ Yorum Gönder