Konusunu Oylayın.: Müslüman coğrafya bilim adamı Kadızade Ruminin hayatı

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 4 kişi
Müslüman coğrafya bilim adamı Kadızade Ruminin hayatı
  1. 30.Aralık.2010, 14:07
    1
    Misafir

    Müslüman coğrafya bilim adamı Kadızade Ruminin hayatı






    Müslüman coğrafya bilim adamı Kadızade Ruminin hayatı Mumsema müslüman coğrayacılar kadızade rumi


  2. 30.Aralık.2010, 14:07
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 30.Aralık.2010, 15:18
    2
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,810
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Yanıt: Müslüman coğrafya bilim adamı Kadızade Ruminin hayatı




    KADIZADE RUMİ (Selahaddin Musa Bini Mehmed Bini Mahmud), 1355-1435

    Aslen Bursa'lıdır. İlk öğrenimlerini burada almış iyi bir aile içinde yetişmiştir. Büyükbabası kadı olduğu için lakabı da Kadızade (kadı ailesinden) olmuştur. Yetişkin yaşlara kadar bu şehirde eğitim alan bu genç adam, kendi çizgisini bilimde görünce o çağlarda ünü Bursa'ya kadar gelen Semerkand'taki okula gitmek istemiş olup eğitime orada devam etmeye karar vermiştir. Büyük babasından izin almıştır. O babasını henüz çok genç yaşlarındayken kaybet misti; babasız büyümüştü. O'nu büyüten ve herşeyiyle ilgilenen büyükbabası olmuştur.

    Semerkand'a gitmek O'nun için bir tutkuya dönüşmüştür. O bilime genç yaşlarından beri tutkundur. Büyük babası alim adamdır ve O' nun bilim sohbetlerinde, ilimin güzelliğine erişmiştir, etkilenmiştir. Büyük babası Bursa'lı Molla Mahmud efendidir. Torunu Selahaddin Musa, o devrin ünlü bilim adamı Şemseddin Molla Fenari'den ders almış, matematik öğrenmiştir. Bu çalışmalar sırasında O'nun yeteneği anlaşılacak ve Molla Fenari'nin bütün bu matematikleri Türklerin bulduğunu söylemesi O'nu bu düşünceye yönlendirecektir.

    Yol hazırlığı yapılırken kızkardeşi O'nun en yakın destekçisidir. Kendi çeyizindeki her şeyi ve parasını ve ziynet eşyalarını son parçasına kadar Selahaddin Musa'ya verir ; yol eşyasını kendi elleriyle hazırlar. Bu öyle bir yolculuktur ki dönüşü yoktur. Nitekim öyle de olacaktır.

    Horasan'da ve Maveraünnehir' de büyük matematik ustalarından ve bilginlerden dersler almış, çok parlak bir öğrencilik dönemi geçirmiştir. Çalışkanlığı ve zekası yardımıyla kendini herkese kabul ettirmiştir. On dan sonraki yıllarda ise artık ünlü olmuştur.

    O, o kadar ünlüdür ki devrin Hükümdarı Şahruh yeni yetişmekte o-lan oğlunu eğitmek ve matematik dersleri vermek üzere O'nu görevlendirmiştir. Ders alacak olan ise, geleceğin bilginlerinden biri olan Uluğ Bey'den başkası değildir.
    Semerkand'da kurulan rasathanenin kuruluş aşamasında görev yapmış-mıştır. El-Kaşi (Gıyaseddin Cemşid) ile birlikte önemli bir basan kazanmışlardır, El-Kaşi ilk müdür olmuştur ancak ömrü yetmediği için bu görevi de kısa sürmüştür. Bu göreve ikinci olarak, uzun yıllar bu görevi sürdürecek olan Kadızade Rumi getirilmiştir. O'nun "Rumi" sıfatı, Rum ülkesinden gelmiş sayılmasıyla bağlantılıdır. İlginçtir ki O gerçek adı olan Selahaddin Musa yerine lakab-lanyla tanınmıştır : "Kadızade-i Rumi...
    Semerkand'daki bu medrese yani bir yerde yüksek okul bir eğitim kurumu görevi de yapmıştır. Burada dersler veren Kadızade'ye Başmü-derris denirdi. Ders veren hocalara müderris dendiğine göre buna göre O, "başöğretmen"di. O'nun derslerine Uluğ Bey'de devam etmektedir. O'nun yetiştirdiği sonradan ünlü o-lacak iki matematikçi daha vardır. Biri Ali Kuşçu, diğeri de Fethullah-ı Şirvani'dir. İlki daha ileride İstanbul
    da yerleşecek; ikincisi ise Kastamonu'ya.
    Kadızade, memleketi olan Bursa' ya dönmeyecek, Semerkand kentine temelli yerleşecek ve hatta orada evlenerek yuvasını da orada kuracaktır. Bir oğlu olacak ve adı Şemsettin Mehmet olan çocuğunu ileride Ali Kuşçu'nun kızıyla evlendirerek kendisiyle öğrencisi arasında böylece bir akrabalık bağı oluşacaktır. Onların da bir oğullan olacak, Kadı-zade'nin torununa Kutbettin Mehmet adı verilecektir. Bu torun ise gelecekte Mirim Çelebi gibi bir matematikçi yetiştirecektir ki kendisi biyografilerimiz arasında yer alacaktır.
    Kadızade Rumi'nin çalışma ve eserlerine gelince... Gerçek çalışma alanı "matematik"tir. Astronomi ile de ilgilenmiştir ve bu da doğal kabul edilmelidir.

    O'nun en ünlü eseri Risaleti Fil He sap, Arapça kaleme alınmıştır. Bu e-ser halen Şehit Ali Paşa kütüphanesinde 1992 no.da kayıtlı bulunmaktadır. Bu eseri, genç yaşlarında, he-nüz Bursa'da iken yazılmış olduğun dan eserin üzerinde gerçek adı yani "Selahaddin Musa" yazılıdır. Bir de daha çok trigonometri konularını derlediği Risaletül Ceyb adlı bir çalışması vardır. Burada 1° lik yayın sinus değerlerinin hesaplanmasına dair açıklamalar bulunmaktadır.

    Şerhi Mülahhas Filhey adını verdiği çalışması Uluğ Bey'e ithaf edilmiştir. Semerkant'ta yazılmış olan bu eser, Mehmet Bin Ömer-El Ha-rezmi'nin Elmülah has Filhey 'e adlı eserinin şerhi olmaktadır.

    Şerhi Eşkal-üt Tesis adlı çalışması da, Şemseddin Semerkandi'nin Eşkal-üt Tesis adlı eserin şerhidir. Bu gerçekte bir geometri kitabıdır.


  4. 30.Aralık.2010, 15:18
    2
    Editör



    KADIZADE RUMİ (Selahaddin Musa Bini Mehmed Bini Mahmud), 1355-1435

    Aslen Bursa'lıdır. İlk öğrenimlerini burada almış iyi bir aile içinde yetişmiştir. Büyükbabası kadı olduğu için lakabı da Kadızade (kadı ailesinden) olmuştur. Yetişkin yaşlara kadar bu şehirde eğitim alan bu genç adam, kendi çizgisini bilimde görünce o çağlarda ünü Bursa'ya kadar gelen Semerkand'taki okula gitmek istemiş olup eğitime orada devam etmeye karar vermiştir. Büyük babasından izin almıştır. O babasını henüz çok genç yaşlarındayken kaybet misti; babasız büyümüştü. O'nu büyüten ve herşeyiyle ilgilenen büyükbabası olmuştur.

    Semerkand'a gitmek O'nun için bir tutkuya dönüşmüştür. O bilime genç yaşlarından beri tutkundur. Büyük babası alim adamdır ve O' nun bilim sohbetlerinde, ilimin güzelliğine erişmiştir, etkilenmiştir. Büyük babası Bursa'lı Molla Mahmud efendidir. Torunu Selahaddin Musa, o devrin ünlü bilim adamı Şemseddin Molla Fenari'den ders almış, matematik öğrenmiştir. Bu çalışmalar sırasında O'nun yeteneği anlaşılacak ve Molla Fenari'nin bütün bu matematikleri Türklerin bulduğunu söylemesi O'nu bu düşünceye yönlendirecektir.

    Yol hazırlığı yapılırken kızkardeşi O'nun en yakın destekçisidir. Kendi çeyizindeki her şeyi ve parasını ve ziynet eşyalarını son parçasına kadar Selahaddin Musa'ya verir ; yol eşyasını kendi elleriyle hazırlar. Bu öyle bir yolculuktur ki dönüşü yoktur. Nitekim öyle de olacaktır.

    Horasan'da ve Maveraünnehir' de büyük matematik ustalarından ve bilginlerden dersler almış, çok parlak bir öğrencilik dönemi geçirmiştir. Çalışkanlığı ve zekası yardımıyla kendini herkese kabul ettirmiştir. On dan sonraki yıllarda ise artık ünlü olmuştur.

    O, o kadar ünlüdür ki devrin Hükümdarı Şahruh yeni yetişmekte o-lan oğlunu eğitmek ve matematik dersleri vermek üzere O'nu görevlendirmiştir. Ders alacak olan ise, geleceğin bilginlerinden biri olan Uluğ Bey'den başkası değildir.
    Semerkand'da kurulan rasathanenin kuruluş aşamasında görev yapmış-mıştır. El-Kaşi (Gıyaseddin Cemşid) ile birlikte önemli bir basan kazanmışlardır, El-Kaşi ilk müdür olmuştur ancak ömrü yetmediği için bu görevi de kısa sürmüştür. Bu göreve ikinci olarak, uzun yıllar bu görevi sürdürecek olan Kadızade Rumi getirilmiştir. O'nun "Rumi" sıfatı, Rum ülkesinden gelmiş sayılmasıyla bağlantılıdır. İlginçtir ki O gerçek adı olan Selahaddin Musa yerine lakab-lanyla tanınmıştır : "Kadızade-i Rumi...
    Semerkand'daki bu medrese yani bir yerde yüksek okul bir eğitim kurumu görevi de yapmıştır. Burada dersler veren Kadızade'ye Başmü-derris denirdi. Ders veren hocalara müderris dendiğine göre buna göre O, "başöğretmen"di. O'nun derslerine Uluğ Bey'de devam etmektedir. O'nun yetiştirdiği sonradan ünlü o-lacak iki matematikçi daha vardır. Biri Ali Kuşçu, diğeri de Fethullah-ı Şirvani'dir. İlki daha ileride İstanbul
    da yerleşecek; ikincisi ise Kastamonu'ya.
    Kadızade, memleketi olan Bursa' ya dönmeyecek, Semerkand kentine temelli yerleşecek ve hatta orada evlenerek yuvasını da orada kuracaktır. Bir oğlu olacak ve adı Şemsettin Mehmet olan çocuğunu ileride Ali Kuşçu'nun kızıyla evlendirerek kendisiyle öğrencisi arasında böylece bir akrabalık bağı oluşacaktır. Onların da bir oğullan olacak, Kadı-zade'nin torununa Kutbettin Mehmet adı verilecektir. Bu torun ise gelecekte Mirim Çelebi gibi bir matematikçi yetiştirecektir ki kendisi biyografilerimiz arasında yer alacaktır.
    Kadızade Rumi'nin çalışma ve eserlerine gelince... Gerçek çalışma alanı "matematik"tir. Astronomi ile de ilgilenmiştir ve bu da doğal kabul edilmelidir.

    O'nun en ünlü eseri Risaleti Fil He sap, Arapça kaleme alınmıştır. Bu e-ser halen Şehit Ali Paşa kütüphanesinde 1992 no.da kayıtlı bulunmaktadır. Bu eseri, genç yaşlarında, he-nüz Bursa'da iken yazılmış olduğun dan eserin üzerinde gerçek adı yani "Selahaddin Musa" yazılıdır. Bir de daha çok trigonometri konularını derlediği Risaletül Ceyb adlı bir çalışması vardır. Burada 1° lik yayın sinus değerlerinin hesaplanmasına dair açıklamalar bulunmaktadır.

    Şerhi Mülahhas Filhey adını verdiği çalışması Uluğ Bey'e ithaf edilmiştir. Semerkant'ta yazılmış olan bu eser, Mehmet Bin Ömer-El Ha-rezmi'nin Elmülah has Filhey 'e adlı eserinin şerhi olmaktadır.

    Şerhi Eşkal-üt Tesis adlı çalışması da, Şemseddin Semerkandi'nin Eşkal-üt Tesis adlı eserin şerhidir. Bu gerçekte bir geometri kitabıdır.





+ Yorum Gönder