Konusunu Oylayın.: Maddeler halinde peygamberimizin kişilik özellikleri

5 üzerinden 4.94 | Toplam : 84 kişi
Maddeler halinde peygamberimizin kişilik özellikleri
  1. 28.Aralık.2010, 20:19
    1
    Misafir

    Maddeler halinde peygamberimizin kişilik özellikleri






    Maddeler halinde peygamberimizin kişilik özellikleri Mumsema Maddeler halinde peygamberimizin kişilik özelliklerine ihtiyacım var paylaşabilir misiniz ?


  2. 28.Aralık.2010, 20:19
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    Maddeler halinde peygamberimizin kişilik özelliklerine ihtiyacım var paylaşabilir misiniz ?


    Benzer Konular

    - Cahiliye dönemi özellikleri maddeler halinde

    - 32 farz Maddeler halinde

    - Peygamberimizin Kişilik özellikleri

    - Hicretin nedenleri maddeler halinde

    - Maddeler Halinde Kafirin Özellikleri

  3. 28.Aralık.2010, 21:32
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Yanıt: Maddeler halinde peygamberimizin kişilik özellikleri




    Peygamberimizin ahlâkının en önemli özelliği, Allah vergisi oluşudur. O bütün güzel vasıfları, çalışıp, emek verip, bir çaba sonucu kazanmış değildir. Onun ahlâkı Allah tarafından ihsan edilmiş, ikram edilmiştir. Yüce Allah onu insanların örnek alacağı kusursuz, eksiksiz ve seçkin bir şekilde yaratmıştır.
    O dünyaya gözünü açıp kapayıncaya kadar hep aynı huy ve ahlâk üzerinde yaşamıştır. Ondaki güzel vasıflar yaratılışında mevcuttu. Onu eğiten, edep ve ahlâkın en üstün özellikleriyle süsleyen Yüce Rabbidir.
    İşte bundan dolayı, onu kendisine örnek kabul eden insan, onu ne kadar taklit edebilirse, o kadar istifadesi fazla olur, o nurdan aldığı feyiz, o nisbette çoğalır.
    Peygamberimizin ahlâkının en belirgin özelliklerinden birisi de, insan yaratılışında var olan birbirine zıt ve ters huyları en mükemmel şekilde bağdaştırıp, bütün duyguların ideal noktasını bulmasıdır. Hiçbir şekilde aşırılığa kaçmadan, orta yola, doğruya ulaşmasıdır.
    Peygamberimiz, herkesin arzu edip de bir türlü ulaşamadığı en üstün değerleri ve olgunluğu mükemmel bir şekilde hayâtı boyunca ümmetine göstermiş, bütün insanlığın gözleri önüne sermiştir.
    Bazı anlar olmuş, en cesur bir fedai olarak, düşmanın kat kat üstünlüğüne hiç aldırmadan, binlerce düşmana tek başına meydan okumuştur. Ama bu halinde bile yumuşak kalpliliğini, merhametini geri bırakmamıştır.
    Meselâ bir savaş sonrası, öldürülmüş olarak gördüğü düşman çocuklarına o kadar acımıştı ki, düşman da olsa çocukların öldürülmemesi gerektiğini, çünkü onların suçsuz ve Cennetlik olduklarını haber vermişti.
    O, bütün insanlığın kurtuluşu ve İslâmın dünyaya yayılması gibi yüce bir gaye için zihnini yorarken; bu arada binleri bulan ve Arabistan'ın her tarafına dal budak salan ümmetinin halini ve işlerini düşünürken; çevresinde bulunan yoksul ve fakir Müslümanları hiçbir zaman unutmamış; kendi çoluk çocuğunu, onların eğitim ve ihtiyaçlarını da ihmal etmemiştir. Birincisini büyük görürken, öbürünü küçümsememiştir.
    Bu kadar ağır ve sorumluluk isteyen bir görev üzerinde bulunduğu halde, o yine kendisini Rabbine vermiş, günün büyük bir kısmını ibadet ve zikirle geçirmiştir.
    Kalbi her an Allah'a bağlıdır. Bu haliyle dünya ile ilişkisini kesmiş gibi görünse de, yine o dünyanın içindedir. Bütün işlerinde Allah'ın rızasını gözetmiştir.
    Peygamber Efendimiz, dâva arkadaşlarını gözü gibi korumuş, onlara ana-babalarından görmedikleri şefkat ve yakınlığı göstermiş, kendi şahsına yapılan kötülüğü affetmiş, intikam almayı düşünmemiştir. Kendisini öldürmek için tuzak kuranları yakaladığında serbest bı-
    rakmış, ama Allah düşmanlarını asla bağışlamamış, onların yakasını bırakmamıştır.
    İçi bozuk, dıştan Müslüman gibi görünen münafıkların kalbine devamlı Cehennem korkusunu vermiş, âhiretteki acı hallerini hatırlatmıştır.
    İslâm toprakları, güneyde Yemen'e kuzeyde İran ve Suriye sınırına dayandığı sırada Peygamberimiz, Arapların sultanı, Arabistan'ın hakimi idi. Savaş sonrası düşmanın bırakıp gittiği mallar ve ganimetler mescidin içini doldururken, en kıymetli mallar Müslümanların eline geçtiği halde, yine o kuru bir hasır üzerinde yatacak kadar engin ruhlu; içi ot dolu bir yastığa yaslanacak kadar mütevazı; her türlü imkân mevcutken, açlık sıkıntısı çekecek kadar kanaatkar ve tok gönüllü idi.
    Hz. Ömer'in "Bizans kralı ve İran şahı dünya nimetleri içinde yüzerken, Resulullah kuru hasır üstünde yaşıyor" diyerek ağlaması üzerine, Sahabîsinin gönlünü hoş tutan yüce Peygamberimiz:
    "Yâ Ömer, varsın, Kisra ve Kayser dünya nimetlerinden zevklerini alsınlar, keyif sürsünler. Âhiret nimeti bize yeter" diyerek tevekkül ve rızasını dile getiriyordu.
    Peygamberimizin ahlâkı bir meleke halindeydi, öz olarak mevcuttu. Güneş nasıl ışık saçar, çiçekler nasıl rengi ve kokusuyla ortalığı Cennete çevirip burcu burcu kokular saçarsa; ağaçlar nasıl türlü türlü meyveler verir, yaratılışlarında var olanları ortaya çıkarırsa; Resul-i Ekrem Efendimizin ahlâkî hayâtı da o şekilde normal bir seyir içinde cereyan ediyordu.
    Öyle ki, her gören, Peygamberimizin o faziletle birlikte yaratıldığı kanaatine varırdı. Hiç kimse ondan o fazilete aykırı bir şeyin görüleceğine inanmazdı. O her zaman muhtaçlara yardım eder; zayıfları korur; tatlı sözlü, güler yüzlü bulunur; izzet ve vakarını muhafaza eder; tevazu ve hoşgörüsünü hiç kimseden esirgemezdi. Güneş nasıl ki, Allah'a inananın da, inanmayanın da üzerine doğarsa, Peygamberimizin dünyayı kaplayan şefkati de küçük-büyük, gençihtiyar, müslim-gayr-i müslim herkese aynı şekilde yayılırdı.

    Mehmet Paksu, Peygamberimizin (ASM) Örnek Ahlakı, Nesil Yayınları


  4. 28.Aralık.2010, 21:32
    2
    Silent and lonely rains



    Peygamberimizin ahlâkının en önemli özelliği, Allah vergisi oluşudur. O bütün güzel vasıfları, çalışıp, emek verip, bir çaba sonucu kazanmış değildir. Onun ahlâkı Allah tarafından ihsan edilmiş, ikram edilmiştir. Yüce Allah onu insanların örnek alacağı kusursuz, eksiksiz ve seçkin bir şekilde yaratmıştır.
    O dünyaya gözünü açıp kapayıncaya kadar hep aynı huy ve ahlâk üzerinde yaşamıştır. Ondaki güzel vasıflar yaratılışında mevcuttu. Onu eğiten, edep ve ahlâkın en üstün özellikleriyle süsleyen Yüce Rabbidir.
    İşte bundan dolayı, onu kendisine örnek kabul eden insan, onu ne kadar taklit edebilirse, o kadar istifadesi fazla olur, o nurdan aldığı feyiz, o nisbette çoğalır.
    Peygamberimizin ahlâkının en belirgin özelliklerinden birisi de, insan yaratılışında var olan birbirine zıt ve ters huyları en mükemmel şekilde bağdaştırıp, bütün duyguların ideal noktasını bulmasıdır. Hiçbir şekilde aşırılığa kaçmadan, orta yola, doğruya ulaşmasıdır.
    Peygamberimiz, herkesin arzu edip de bir türlü ulaşamadığı en üstün değerleri ve olgunluğu mükemmel bir şekilde hayâtı boyunca ümmetine göstermiş, bütün insanlığın gözleri önüne sermiştir.
    Bazı anlar olmuş, en cesur bir fedai olarak, düşmanın kat kat üstünlüğüne hiç aldırmadan, binlerce düşmana tek başına meydan okumuştur. Ama bu halinde bile yumuşak kalpliliğini, merhametini geri bırakmamıştır.
    Meselâ bir savaş sonrası, öldürülmüş olarak gördüğü düşman çocuklarına o kadar acımıştı ki, düşman da olsa çocukların öldürülmemesi gerektiğini, çünkü onların suçsuz ve Cennetlik olduklarını haber vermişti.
    O, bütün insanlığın kurtuluşu ve İslâmın dünyaya yayılması gibi yüce bir gaye için zihnini yorarken; bu arada binleri bulan ve Arabistan'ın her tarafına dal budak salan ümmetinin halini ve işlerini düşünürken; çevresinde bulunan yoksul ve fakir Müslümanları hiçbir zaman unutmamış; kendi çoluk çocuğunu, onların eğitim ve ihtiyaçlarını da ihmal etmemiştir. Birincisini büyük görürken, öbürünü küçümsememiştir.
    Bu kadar ağır ve sorumluluk isteyen bir görev üzerinde bulunduğu halde, o yine kendisini Rabbine vermiş, günün büyük bir kısmını ibadet ve zikirle geçirmiştir.
    Kalbi her an Allah'a bağlıdır. Bu haliyle dünya ile ilişkisini kesmiş gibi görünse de, yine o dünyanın içindedir. Bütün işlerinde Allah'ın rızasını gözetmiştir.
    Peygamber Efendimiz, dâva arkadaşlarını gözü gibi korumuş, onlara ana-babalarından görmedikleri şefkat ve yakınlığı göstermiş, kendi şahsına yapılan kötülüğü affetmiş, intikam almayı düşünmemiştir. Kendisini öldürmek için tuzak kuranları yakaladığında serbest bı-
    rakmış, ama Allah düşmanlarını asla bağışlamamış, onların yakasını bırakmamıştır.
    İçi bozuk, dıştan Müslüman gibi görünen münafıkların kalbine devamlı Cehennem korkusunu vermiş, âhiretteki acı hallerini hatırlatmıştır.
    İslâm toprakları, güneyde Yemen'e kuzeyde İran ve Suriye sınırına dayandığı sırada Peygamberimiz, Arapların sultanı, Arabistan'ın hakimi idi. Savaş sonrası düşmanın bırakıp gittiği mallar ve ganimetler mescidin içini doldururken, en kıymetli mallar Müslümanların eline geçtiği halde, yine o kuru bir hasır üzerinde yatacak kadar engin ruhlu; içi ot dolu bir yastığa yaslanacak kadar mütevazı; her türlü imkân mevcutken, açlık sıkıntısı çekecek kadar kanaatkar ve tok gönüllü idi.
    Hz. Ömer'in "Bizans kralı ve İran şahı dünya nimetleri içinde yüzerken, Resulullah kuru hasır üstünde yaşıyor" diyerek ağlaması üzerine, Sahabîsinin gönlünü hoş tutan yüce Peygamberimiz:
    "Yâ Ömer, varsın, Kisra ve Kayser dünya nimetlerinden zevklerini alsınlar, keyif sürsünler. Âhiret nimeti bize yeter" diyerek tevekkül ve rızasını dile getiriyordu.
    Peygamberimizin ahlâkı bir meleke halindeydi, öz olarak mevcuttu. Güneş nasıl ışık saçar, çiçekler nasıl rengi ve kokusuyla ortalığı Cennete çevirip burcu burcu kokular saçarsa; ağaçlar nasıl türlü türlü meyveler verir, yaratılışlarında var olanları ortaya çıkarırsa; Resul-i Ekrem Efendimizin ahlâkî hayâtı da o şekilde normal bir seyir içinde cereyan ediyordu.
    Öyle ki, her gören, Peygamberimizin o faziletle birlikte yaratıldığı kanaatine varırdı. Hiç kimse ondan o fazilete aykırı bir şeyin görüleceğine inanmazdı. O her zaman muhtaçlara yardım eder; zayıfları korur; tatlı sözlü, güler yüzlü bulunur; izzet ve vakarını muhafaza eder; tevazu ve hoşgörüsünü hiç kimseden esirgemezdi. Güneş nasıl ki, Allah'a inananın da, inanmayanın da üzerine doğarsa, Peygamberimizin dünyayı kaplayan şefkati de küçük-büyük, gençihtiyar, müslim-gayr-i müslim herkese aynı şekilde yayılırdı.

    Mehmet Paksu, Peygamberimizin (ASM) Örnek Ahlakı, Nesil Yayınları


  5. 28.Kasım.2011, 21:49
    3
    Galus
    Özel Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 13
    Mesaj Sayısı: 4,820
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 51
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Cevap: Maddeler halinde peygamberimizin kişilik özellikleri

    PEYGAMBERİMİZİN RİSÂLETİNDEN ÖNCEKİ HAYATI O’NUN PEYGAMBERLİĞİNE DELİLDİR

    1 Dünyaya teşrifi esnasında meydana gelen olağanüstü hâdiseler, çocukluk devresinde yakınlarının müşahedeleri ve gençliğinde firâset sahiplerinin kendisinde sezdikleri ma’nâlar, O’nun gelecekte büyük bir vazife altına gireceğinin anlamlı ifadelerinden başka bir şey değildi
    2 Peygamberliğine kadar olan devrede daima zulme ve haksızlığa karşı çıkmış ve “Hılfü’l-Füdûl” gibi haksızlığa uğrayanları koruma cemiyetine bil-fiil girip, mazlumların, mağdurların yanında yerini almıştı
    3 İhtişamlı ve saltanatlı bir 40 yıl yaşamayıp, tâ küçük yaşta yetim ve öksüz kalmış, dedesi ve amcasının himayesinde büyümüştü şahsı, malı ve taraftarları açısından öyle çok güçlü de değildi
    4 Çevresinde fuhuş adına bütün olup bitenlere rağmen, peygamberliğine kadar olan bu devrede iffet, namus ve hayasına toz bile kondurmamıştı İki defa düğüne giderken yolda uyuyup kaldığını bizzat kendisi ifade buyurmaktadır Garîze-i beşeriyenin en güçlü olduğu 25 yaşında, dul, çocuklu ve 40 yaşındaki Hatice Validemiz’le izdivaçları hengâmında buram buram terlediği ve gelinlik kız gibi kızardığı nakledilir Sefere çıkışta “kızımı, namusumu kime teslim edeyim” diye düşünenlerin hemen ilk akıllarına gelen de bu iffet ve namus âbidesi genç olmalıydı!
    5 Peygamberlik öncesi dönemde bir defa olsun yalanına, hıyânetine ve sözünden döndüğüne şâhit olunmamıştır Bu mevzûda, düşmanları dâhil, hiç kimse herhangi bir misâl gösterememektedir Kaldı ki en azılı hasımları bile O’na ‘Muhammed’ül-Emîn’ diyorlardı Kâbe tamiratında Hacerü’l Esved’i yerine koyma şerefi uğrunda kabileler arasında çıkan anlaşmazlıkta hakem tayin edilmiş ve bu mukaddes taşı yere serdiği ridâsının üzerine koyup, birer ucundan kabile reislerine tutturarak kendi eliyle yerine koymuş ve bu müşkül meseleyi halletmişti
    6 Mukaddes Hira mağarasında geçen sancılı günlerinden sonra, büyük bir da’vâ ile ortaya çıkması da, peygamberliğinin önemli delillerindendir Çünkü, O ümmîdir ve bütün hayatında kimseden bir şey öğrenmediği de çok iyi bilinmektedir O’nun peygamberlik öncesi aylar ve aylar tek başına bir mağarada kapalı kalması ve birdenbire üdebâ ve büleğâya meydan okuyan bir beyânla ortaya çıkması, elindeki hârika fermânın ilâhî olduğunu gösterir evet Efendimiz (sav) böyle bir iç hazırlığı ve lahûtileşmeden sonradır ki o nurlu mağaradan ayrılıp, Mekke ufuklarında doğmuş ve da’vâsını neşre koyulmuştur
    7 Daha çocukluğunda (O Kâmet-i Muallâ ve Kâmil için ‘çocuk’ sözü inşaallah sû-i edeb olmaz) ve gençliğinde 40 yıl boyunca en ufak bir yalan ve dengesizliğine rastlanmayan bir kimsenin, meleke haline gelmiş bütün ahlâkını birden 40 yaşında değiştirmesi nasıl mümkün görülebilir?


    Hz Peygamberin 33 Güzel Özelliği




    Peygamberimizin özellikleri
    Hz Muhammed sav ve özellikleri

    Edebi Rabbimi bana öğretti pek güzel terbiye etti
    01- Kötü söz söylemezdi
    02- Kimseyle çekizmezdi
    03- Her zaman ağırbaşlıydı
    04- Dünya işleri için kızmazdı
    05- Umanı ümitsizliğe düşürmezdi
    06- Kimsenin kusurunu aramazdı
    07- Affedici idi intikam almazdı
    08- Hoşlanmadığı bir şey hakkında susardı
    09- Yemek seçmezdi önüne ne konulsa yerdi
    10- Susması konuşmasindan uzun sürerdi
    11- Gerçeğe aykırı övgüyü kabul etmezdi
    12- Sade kıyafet giyer gösterişten hoşlanmazdı
    13- Sıkıntılı hallerinde kabalaşmaz ve bağırmazdı
    14- Konuşurken adeta çevresindekileri kuşatırdı
    15- Kimseye hakkında hayırlı olmayan bir söz söylemezdi
    16- Kendi şahsı için asla öfkelenmezdi öç almazdı
    17- Kendisinden birşey istendiğinde asla hayır demezdi
    18- Kelimeleri tane tane ve inci gibi idi
    19- Yanında en son konuşanı ilk önce konuşan gibi dinlerdi
    20- Halkın kullandığı hiçbir kötü sözü kullanmamıştı
    21- Her zaman hüzünlü ve mütebessim bir halde dururdu
    22- Fakirlerle beraber yerdi öyleki onlardan ayırt edilmezdi
    23- Sıradan değildi ama sıradan insanlar gibi yaşardı
    24- Hiç kimseyi ne yüzüne nede arkasından kınardı
    25- Düşmanlarını affetmekle kalmaz onlara değer verirdi
    26- Gereksiz yere konuşmaz konuştuğunda da ne eksik nede fazla söz kullanırdı
    27- Bir topluluk içersinde oradakiler bir şeye gülerse O’ da güler bir şeye hayret ederlerse O’ da hayret ederdi
    28- Konuşurken yüzünü başka tarafa çevirmez bulunduğu yerde ayrı bir yere oturmazdı
    29- Bir gün kendisinden yaşça küçük bir dostunun omuzlarından tutarak şöyle demişti; “Dünyada garib bir yolcu gibi ol”
    30- Yürürken beraberindekilerin gerisinde yürürdü İki yalına salınmaz adımlarını geniş atardı Yüksek bir yerden iner gibi öne doğru eğilerek vakar ve sukunetle yürürdü
    31- Sabahları evden çıkarken şöyle derdi; “İlahi yolda sapmaktan ve saptırılmaktan kanmaktan ve kandırılmaktan haksızlık etmekten ve haksızlığa uğramaktan saygısızlık etmekten ve saygısızlık edilmekten sana sığınırım”
    32- Çok konuşmazdı öz ve hikmetli konuşurdu
    33- Düşünceliydi boş şeylerden yüz çevirirdi



  6. 28.Kasım.2011, 21:49
    3
    Özel Üye
    PEYGAMBERİMİZİN RİSÂLETİNDEN ÖNCEKİ HAYATI O’NUN PEYGAMBERLİĞİNE DELİLDİR

    1 Dünyaya teşrifi esnasında meydana gelen olağanüstü hâdiseler, çocukluk devresinde yakınlarının müşahedeleri ve gençliğinde firâset sahiplerinin kendisinde sezdikleri ma’nâlar, O’nun gelecekte büyük bir vazife altına gireceğinin anlamlı ifadelerinden başka bir şey değildi
    2 Peygamberliğine kadar olan devrede daima zulme ve haksızlığa karşı çıkmış ve “Hılfü’l-Füdûl” gibi haksızlığa uğrayanları koruma cemiyetine bil-fiil girip, mazlumların, mağdurların yanında yerini almıştı
    3 İhtişamlı ve saltanatlı bir 40 yıl yaşamayıp, tâ küçük yaşta yetim ve öksüz kalmış, dedesi ve amcasının himayesinde büyümüştü şahsı, malı ve taraftarları açısından öyle çok güçlü de değildi
    4 Çevresinde fuhuş adına bütün olup bitenlere rağmen, peygamberliğine kadar olan bu devrede iffet, namus ve hayasına toz bile kondurmamıştı İki defa düğüne giderken yolda uyuyup kaldığını bizzat kendisi ifade buyurmaktadır Garîze-i beşeriyenin en güçlü olduğu 25 yaşında, dul, çocuklu ve 40 yaşındaki Hatice Validemiz’le izdivaçları hengâmında buram buram terlediği ve gelinlik kız gibi kızardığı nakledilir Sefere çıkışta “kızımı, namusumu kime teslim edeyim” diye düşünenlerin hemen ilk akıllarına gelen de bu iffet ve namus âbidesi genç olmalıydı!
    5 Peygamberlik öncesi dönemde bir defa olsun yalanına, hıyânetine ve sözünden döndüğüne şâhit olunmamıştır Bu mevzûda, düşmanları dâhil, hiç kimse herhangi bir misâl gösterememektedir Kaldı ki en azılı hasımları bile O’na ‘Muhammed’ül-Emîn’ diyorlardı Kâbe tamiratında Hacerü’l Esved’i yerine koyma şerefi uğrunda kabileler arasında çıkan anlaşmazlıkta hakem tayin edilmiş ve bu mukaddes taşı yere serdiği ridâsının üzerine koyup, birer ucundan kabile reislerine tutturarak kendi eliyle yerine koymuş ve bu müşkül meseleyi halletmişti
    6 Mukaddes Hira mağarasında geçen sancılı günlerinden sonra, büyük bir da’vâ ile ortaya çıkması da, peygamberliğinin önemli delillerindendir Çünkü, O ümmîdir ve bütün hayatında kimseden bir şey öğrenmediği de çok iyi bilinmektedir O’nun peygamberlik öncesi aylar ve aylar tek başına bir mağarada kapalı kalması ve birdenbire üdebâ ve büleğâya meydan okuyan bir beyânla ortaya çıkması, elindeki hârika fermânın ilâhî olduğunu gösterir evet Efendimiz (sav) böyle bir iç hazırlığı ve lahûtileşmeden sonradır ki o nurlu mağaradan ayrılıp, Mekke ufuklarında doğmuş ve da’vâsını neşre koyulmuştur
    7 Daha çocukluğunda (O Kâmet-i Muallâ ve Kâmil için ‘çocuk’ sözü inşaallah sû-i edeb olmaz) ve gençliğinde 40 yıl boyunca en ufak bir yalan ve dengesizliğine rastlanmayan bir kimsenin, meleke haline gelmiş bütün ahlâkını birden 40 yaşında değiştirmesi nasıl mümkün görülebilir?


    Hz Peygamberin 33 Güzel Özelliği




    Peygamberimizin özellikleri
    Hz Muhammed sav ve özellikleri

    Edebi Rabbimi bana öğretti pek güzel terbiye etti
    01- Kötü söz söylemezdi
    02- Kimseyle çekizmezdi
    03- Her zaman ağırbaşlıydı
    04- Dünya işleri için kızmazdı
    05- Umanı ümitsizliğe düşürmezdi
    06- Kimsenin kusurunu aramazdı
    07- Affedici idi intikam almazdı
    08- Hoşlanmadığı bir şey hakkında susardı
    09- Yemek seçmezdi önüne ne konulsa yerdi
    10- Susması konuşmasindan uzun sürerdi
    11- Gerçeğe aykırı övgüyü kabul etmezdi
    12- Sade kıyafet giyer gösterişten hoşlanmazdı
    13- Sıkıntılı hallerinde kabalaşmaz ve bağırmazdı
    14- Konuşurken adeta çevresindekileri kuşatırdı
    15- Kimseye hakkında hayırlı olmayan bir söz söylemezdi
    16- Kendi şahsı için asla öfkelenmezdi öç almazdı
    17- Kendisinden birşey istendiğinde asla hayır demezdi
    18- Kelimeleri tane tane ve inci gibi idi
    19- Yanında en son konuşanı ilk önce konuşan gibi dinlerdi
    20- Halkın kullandığı hiçbir kötü sözü kullanmamıştı
    21- Her zaman hüzünlü ve mütebessim bir halde dururdu
    22- Fakirlerle beraber yerdi öyleki onlardan ayırt edilmezdi
    23- Sıradan değildi ama sıradan insanlar gibi yaşardı
    24- Hiç kimseyi ne yüzüne nede arkasından kınardı
    25- Düşmanlarını affetmekle kalmaz onlara değer verirdi
    26- Gereksiz yere konuşmaz konuştuğunda da ne eksik nede fazla söz kullanırdı
    27- Bir topluluk içersinde oradakiler bir şeye gülerse O’ da güler bir şeye hayret ederlerse O’ da hayret ederdi
    28- Konuşurken yüzünü başka tarafa çevirmez bulunduğu yerde ayrı bir yere oturmazdı
    29- Bir gün kendisinden yaşça küçük bir dostunun omuzlarından tutarak şöyle demişti; “Dünyada garib bir yolcu gibi ol”
    30- Yürürken beraberindekilerin gerisinde yürürdü İki yalına salınmaz adımlarını geniş atardı Yüksek bir yerden iner gibi öne doğru eğilerek vakar ve sukunetle yürürdü
    31- Sabahları evden çıkarken şöyle derdi; “İlahi yolda sapmaktan ve saptırılmaktan kanmaktan ve kandırılmaktan haksızlık etmekten ve haksızlığa uğramaktan saygısızlık etmekten ve saygısızlık edilmekten sana sığınırım”
    32- Çok konuşmazdı öz ve hikmetli konuşurdu
    33- Düşünceliydi boş şeylerden yüz çevirirdi



  7. 17.Mart.2012, 20:52
    4
    Misafir

    Cevap: Maddeler halinde peygamberimizin kişilik özellikleri

    Teşekkür ederim. Yarışmamız var inşallah yardımcı olur.


  8. 17.Mart.2012, 20:52
    4
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Teşekkür ederim. Yarışmamız var inşallah yardımcı olur.


  9. 24.Eylül.2012, 16:59
    5
    Misafir

    Cevap: Maddeler halinde peygamberimizin kişilik özellikleri

    Çok güzel yazmışşınız elinize sağlık çok yardımcı oldu ödevime sağolun :D :D :D


  10. 24.Eylül.2012, 16:59
    5
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Çok güzel yazmışşınız elinize sağlık çok yardımcı oldu ödevime sağolun :D :D :D


  11. 26.Aralık.2012, 21:33
    6
    Misafir

    Cevap: Maddeler halinde peygamberimizin kişilik özellikleri

    tşk çok güzel olmuş keşke herkez sizin gibi güzel site yapsa ben size 100000023 puan veriyorum


  12. 26.Aralık.2012, 21:33
    6
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    tşk çok güzel olmuş keşke herkez sizin gibi güzel site yapsa ben size 100000023 puan veriyorum


  13. 05.Ocak.2013, 00:15
    7
    Misafir

    Cevap: Maddeler halinde peygamberimizin kişilik özellikleri

    gerçekten çok güzel peformans ödevimden inşallah 100 alırım


  14. 05.Ocak.2013, 00:15
    7
    misafir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    misafir
    Misafir
    gerçekten çok güzel peformans ödevimden inşallah 100 alırım


  15. 25.Ocak.2013, 12:01
    8
    Misafir

    Cevap: Maddeler halinde peygamberimizin kişilik özellikleri

    çok bilgilendirici teşekkür ederim


  16. 25.Ocak.2013, 12:01
    8
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    çok bilgilendirici teşekkür ederim


  17. 25.Ocak.2013, 12:05
    9
    Misafir

    Cevap: Maddeler halinde peygamberimizin kişilik özellikleri

    ben EMİNE çok teşekkür ederim dersten 100 aldım


  18. 25.Ocak.2013, 12:05
    9
    emine - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emine
    Misafir
    ben EMİNE çok teşekkür ederim dersten 100 aldım


  19. 23.Şubat.2013, 22:12
    10
    Misafir

    Cevap: Maddeler halinde peygamberimizin kişilik özellikleri

    teşekkürler ödevime çok yardımcı oldu


  20. 23.Şubat.2013, 22:12
    10
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    teşekkürler ödevime çok yardımcı oldu


  21. 11.Mart.2013, 20:55
    11
    Misafir

    Cevap: Maddeler halinde peygamberimizin kişilik özellikleri

    teşekkür ederim gerçekten elinize sağlık ödevime çok yardımcı oldunuz.


  22. 11.Mart.2013, 20:55
    11
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    teşekkür ederim gerçekten elinize sağlık ödevime çok yardımcı oldunuz.


  23. 21.Nisan.2013, 16:13
    12
    Misafir

    Cevap: Maddeler halinde peygamberimizin kişilik özellikleri

    bence cok guzel odevlerime yardimci oldu insallah 100 alirim


  24. 21.Nisan.2013, 16:13
    12
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    bence cok guzel odevlerime yardimci oldu insallah 100 alirim





+ Yorum Gönder
Git 12 Son