Konusunu Oylayın.: Hafızların şefaati kimleredir?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Hafızların şefaati kimleredir?
  1. 28.Aralık.2010, 19:15
    1
    Misafir

    Hafızların şefaati kimleredir?






    Hafızların şefaati kimleredir? Mumsema hafızlar kimlere şefaat eder


  2. 28.Aralık.2010, 19:15
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 28.Aralık.2010, 22:03
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Yanıt: Hafızların şefaati kimleredir?




    Peygamberimiz Kuran-ı Kerim'in korunması ve tebliği konusunda gereken hassasiyeti kendisi gösterdiği gibi, ashâbını da bu konuda yönlendirmiş; Kuran'ın ezberlenmesini ve öğretimini teşvik etmiştir. O, Kur'an okuyan ve onunla amel edenlerin gıpta edilecek kimseler olduklarını,(1) her harfine karşılık on sevap kazanacaklarını,(2) okudukları âyetlerin kıyâmette onlar için birer nûr olacağını(3) ve derecelerini yükselteceğini,(4) Kuran'ın onlara şefaat edeceğini,(5) dünyada da kendilerini için huzur kaynağı olacağını(6) ve ayrıca Kur'an dinlemenin de sevap kazandıran güzel bir davranış olduğunu(7) bildirmiştir.

    Kur'an öğrenen ve onu öğretenlerin en hayırlı kimseler olduklarını(8) açıklayan Allah'ın Elçisi, Kuran'ı ezberleyen ve onunla amel eden hafızlara da ayrı bir değer vermiş ve onların Allah'ın ehli ve seçkin kulları(9) ve meleklerle beraber olduklarını,(10) cennete gireceklerini ve ayrıca aile fertlerinden cehenneme girmeyi hak etmiş on kişiye şefaat edeceklerini(11) bildirmiştir.

    Bütün bunlardan başka Peygamberimiz'in irşad, imâmet ve yöneticilik görevi vereceği kimselerde, Kur'an'ı en çok bilenleri tercih etmesi de, bu konuya verdiği önemin delili olmaktadır. Meselâ O, Tebûk seferinde (9/630), Mâlik b. Neccâr Oğullarının sancağını Zeyd b. Sâbit'e vermiş ve: "Zeyd, Kuran'ı çok iyi bilir. Kur'an ise mukaddemdir (önde ve önceliği olandır)." Buyurmuştur.(12)

    "Kur’an okumaktan maksat O’nu anlamak, O’nu düşünmektir. O’nun inceliklerini bulmak, O’nunla amel etmektir." Kur’an’ı ezbere bilen, ama O’nu anlamayan, içindekilerle amel etmeyen kimse, harflerini ok gibi doğrultsa da Kur’an ehlinden değildir. Çünkü iman, amellerin en faziletlisidir. İşte iman meyvesini verecek olan da Kur’an’ı anlayarak ve düşünerek okumaktır.

    Kur’an’ı ezberlemek, sadece muhafazası için değil hem dünya hem de ahiret saadetine ermek, annebaba ve yakınlarımıza şefaat edebilme şerefine nâil olmaktır.

    Hz. Ali (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Kim Kur'ân'ı okur, ezberler, helâl kıldığı şeyi helâl kabul eder, haram kıldığı şeyi de haram kabûl ederse Allah, o kimseyi cennete koyar. Ayrıca hepsine cehennem şart olmuş bulunan âliesinden on kişiye şefaatçi kılınır." (Tirmizî, Fedâilü'l-Kuran, 13; İbn Mâce, Mukaddime, 17.)

    Bir başka Hadis'te ise: “Günde iki yüz ayeti düşünerek okuyan birisi kendi çevresindeki 7 kabire (ölen kimseye) şefaat edebilir.” (el-Burhan (Zerkeşi), c.1, s.462; Kenz-ul Ummal, c.1, s.477.) denilmetedir.

    Buna göre Allah dilerse sadece akrabalarına değil diğer müminlere de şefaat etme hakkı verebilir. Önemli olan Kuranı okumak, dinlemek, Hafız olmak ve o Kuran'a uygun olarak hayat sürmektir.

    1. Buhârî, Fedâilü'l-Kuran, 17,20; Müslim, Salâtü'l-Müsâfirîn, 243, 266-268.
    2. Tirmizî, Fedâilü'l-Kuran, 16; Dârimî, Fedâilü'l-Kuran, 1.
    3. Ahmed b. Hanbel, el-Müsned, II, 341.
    4. Ebû Dâvûd, Vitr, 20; Tirmizî, Fedâilü'l-Kuran, 18; İbn Mâce, Edeb, 52; Ahmed b. Hanbel, age, II, 192, 471 ve III, 40.
    5. Müslim, Salâtü'l-Müsâfirîn, 252.
    6. Ebû Dâvûd, Vitr, 20; Tirmizî, Kıraat, 12; İbn Mâce, Mukaddime, 17.
    7. Buhârî, Fedâilü'l-Kuran, 31; Müslim, Salâtü'l-Müsâfirîn, 247-248.
    8. Buhârî, Fedâilü'l-Kuran, 21; Ebû Dâvûd, Vitr, 14; Tirmizî, Fedâilü'l-Kuran, 15; İbn Mâce, Mukaddime, 16.
    9. İbn Mâce, Mukaddime, 16; Ahmed b. Hanbel, age, III, 127.
    10. Müslim, Salâtü'l-Müsâfirîn, 244; Ebu Dâvûd, Vitr, 14; Tirmizî, Fedâilü'l-Kuran, 13.
    11. Tirmizî, Fedâilü'l-Kuran, 13; İbn Mâce, Mukaddime, 17.
    12. Buhârî, Ezan, 54; Müslim, Mesâcid, 289-291.

    SİE


  4. 28.Aralık.2010, 22:03
    2
    Silent and lonely rains



    Peygamberimiz Kuran-ı Kerim'in korunması ve tebliği konusunda gereken hassasiyeti kendisi gösterdiği gibi, ashâbını da bu konuda yönlendirmiş; Kuran'ın ezberlenmesini ve öğretimini teşvik etmiştir. O, Kur'an okuyan ve onunla amel edenlerin gıpta edilecek kimseler olduklarını,(1) her harfine karşılık on sevap kazanacaklarını,(2) okudukları âyetlerin kıyâmette onlar için birer nûr olacağını(3) ve derecelerini yükselteceğini,(4) Kuran'ın onlara şefaat edeceğini,(5) dünyada da kendilerini için huzur kaynağı olacağını(6) ve ayrıca Kur'an dinlemenin de sevap kazandıran güzel bir davranış olduğunu(7) bildirmiştir.

    Kur'an öğrenen ve onu öğretenlerin en hayırlı kimseler olduklarını(8) açıklayan Allah'ın Elçisi, Kuran'ı ezberleyen ve onunla amel eden hafızlara da ayrı bir değer vermiş ve onların Allah'ın ehli ve seçkin kulları(9) ve meleklerle beraber olduklarını,(10) cennete gireceklerini ve ayrıca aile fertlerinden cehenneme girmeyi hak etmiş on kişiye şefaat edeceklerini(11) bildirmiştir.

    Bütün bunlardan başka Peygamberimiz'in irşad, imâmet ve yöneticilik görevi vereceği kimselerde, Kur'an'ı en çok bilenleri tercih etmesi de, bu konuya verdiği önemin delili olmaktadır. Meselâ O, Tebûk seferinde (9/630), Mâlik b. Neccâr Oğullarının sancağını Zeyd b. Sâbit'e vermiş ve: "Zeyd, Kuran'ı çok iyi bilir. Kur'an ise mukaddemdir (önde ve önceliği olandır)." Buyurmuştur.(12)

    "Kur’an okumaktan maksat O’nu anlamak, O’nu düşünmektir. O’nun inceliklerini bulmak, O’nunla amel etmektir." Kur’an’ı ezbere bilen, ama O’nu anlamayan, içindekilerle amel etmeyen kimse, harflerini ok gibi doğrultsa da Kur’an ehlinden değildir. Çünkü iman, amellerin en faziletlisidir. İşte iman meyvesini verecek olan da Kur’an’ı anlayarak ve düşünerek okumaktır.

    Kur’an’ı ezberlemek, sadece muhafazası için değil hem dünya hem de ahiret saadetine ermek, annebaba ve yakınlarımıza şefaat edebilme şerefine nâil olmaktır.

    Hz. Ali (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Kim Kur'ân'ı okur, ezberler, helâl kıldığı şeyi helâl kabul eder, haram kıldığı şeyi de haram kabûl ederse Allah, o kimseyi cennete koyar. Ayrıca hepsine cehennem şart olmuş bulunan âliesinden on kişiye şefaatçi kılınır." (Tirmizî, Fedâilü'l-Kuran, 13; İbn Mâce, Mukaddime, 17.)

    Bir başka Hadis'te ise: “Günde iki yüz ayeti düşünerek okuyan birisi kendi çevresindeki 7 kabire (ölen kimseye) şefaat edebilir.” (el-Burhan (Zerkeşi), c.1, s.462; Kenz-ul Ummal, c.1, s.477.) denilmetedir.

    Buna göre Allah dilerse sadece akrabalarına değil diğer müminlere de şefaat etme hakkı verebilir. Önemli olan Kuranı okumak, dinlemek, Hafız olmak ve o Kuran'a uygun olarak hayat sürmektir.

    1. Buhârî, Fedâilü'l-Kuran, 17,20; Müslim, Salâtü'l-Müsâfirîn, 243, 266-268.
    2. Tirmizî, Fedâilü'l-Kuran, 16; Dârimî, Fedâilü'l-Kuran, 1.
    3. Ahmed b. Hanbel, el-Müsned, II, 341.
    4. Ebû Dâvûd, Vitr, 20; Tirmizî, Fedâilü'l-Kuran, 18; İbn Mâce, Edeb, 52; Ahmed b. Hanbel, age, II, 192, 471 ve III, 40.
    5. Müslim, Salâtü'l-Müsâfirîn, 252.
    6. Ebû Dâvûd, Vitr, 20; Tirmizî, Kıraat, 12; İbn Mâce, Mukaddime, 17.
    7. Buhârî, Fedâilü'l-Kuran, 31; Müslim, Salâtü'l-Müsâfirîn, 247-248.
    8. Buhârî, Fedâilü'l-Kuran, 21; Ebû Dâvûd, Vitr, 14; Tirmizî, Fedâilü'l-Kuran, 15; İbn Mâce, Mukaddime, 16.
    9. İbn Mâce, Mukaddime, 16; Ahmed b. Hanbel, age, III, 127.
    10. Müslim, Salâtü'l-Müsâfirîn, 244; Ebu Dâvûd, Vitr, 14; Tirmizî, Fedâilü'l-Kuran, 13.
    11. Tirmizî, Fedâilü'l-Kuran, 13; İbn Mâce, Mukaddime, 17.
    12. Buhârî, Ezan, 54; Müslim, Mesâcid, 289-291.

    SİE





+ Yorum Gönder