Konusunu Oylayın.: Ana babanın evlatları arasında ayırım yapması

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Ana babanın evlatları arasında ayırım yapması
  1. 28.Aralık.2010, 15:24
    1
    Misafir

    Ana babanın evlatları arasında ayırım yapması






    Ana babanın evlatları arasında ayırım yapması Mumsema Bu güne kadar ortak çalışıp aile bütçesine katkıda bulunduk.Fakat anamız babamız damadı ve en küçük kardeşimizin etkisinde kalıp beni ve ağabeyimi mağdur bıraktılar


  2. 28.Aralık.2010, 15:24
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 28.Aralık.2010, 19:10
    2
    ehli-sunnet
    Feseyekfikehumullah

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 19.Eylül.2010
    Üye No: 79032
    Mesaj Sayısı: 2,015
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 21
    Bulunduğu yer: Uzaklardan..

    Yanıt: ana babanın evlatları arasında ayırım yapması




    Soru: Babam beni hiç düşünmüyor, hep diğer çocuklarına yardım yapıyor, annem de bu ayırıma ses çıkarmıyor. Ben de kızıyor, onlara soğuk davranıyorum. Böyle bir ayırım yapmaya hakları var mı?***

    Cevap: Bu gibi sızlanışlarda şikâyetçi evlatlar, durumu doğru değerlendirmek için sıralayacağım şu ihtimalleri baştan hesaba katmalılar. Bu bilgilerden sonra durumu değerlendirmeliler. Bakalım gerçekten de kendisini ihmal mi ediyorlar, yoksa kendisi mi öyle sanıyor, ya da ihmalin gerçek sebebi onlara karşı takındığı itici ve itaatsiz tavrı mı oluyor?

    Birinci ihtimal: Hiçbir baba ve annenin sevgi ve şefkat dolu yüreği, evlatlarından birini öne alıp ötekini geriye itmesine izin vermez. Birine yardım edip ötekini mahrum bırakmaya razı olmaz.

    Şayet böyle bir ayırım görüntüsü varsa, bunun sebebi evladın takındığı soğuk ve hatta itaatsiz tavrı olmalıdır. Öyle ise evlat önce kendi tutumunu kontrol etmeli, hangi tavrının kendini geriye iter duruma düşürdüğünü düşünmelidir. Çünkü ebeveyndeki şefkat ve sevgi, ayırım yapmaya izin vermeyecek şekilde yaratılmıştır. Buna rağmen ayırım yapıyorsa evlat tutumunu gözden geçirmelidir.

    İkinci ihtimal: Ebeveyn, evlatların zayıf olanlarını özel yardımlarla kollayabilir. Ayırım gibi gözüken yardımlar, zayıfı kollama adaleti olarak yorumlanmalı, ayırım yapıyor şeklinde anlaşılmamalıdır.

    Üçüncü ihtimal: Yaşayan ana-babanın mallarına mirasçı gözüyle bakılarak müdahale edilemez. Çünkü yaşayan insanın, malına tasarruf hakkı ölünceye kadar devam eder. Dilediğine münasip gördüğü miktar yardım eder, ölümden sonra mirasçı olacaklar, ölmeden önce müdahale edemezler.

    Dördüncü ihtimal: Bilgi yetersizliğinden adil davrandıklarını zannederek adaletsizlik yapabilirler. Bu takdirde konuyu bilenlerle istişare etmeleri istenebilir, bilgilendirmeye gayret edilir.

    Bunlar geriye itildiğini zanneden evladın bilmesi gereken konular. Baştan bu ihtimalleri iyi düşünmeli, kendilerine karşı takınılan tavrı bundan sonra yorumlamalılar.

    Şurası da bir gerçektir ki, saydığımız bu hak ve salahiyetlerini kullanırken ana-babalar tümüyle boşta da bırakılmamışlardır. Efendimiz (sas) Hazretleri hiç unutulmayacak ikazını açık ve net şekilde şöyle yapmıştır:

    - Analar-babalar! Evlatlarınız arasında adaletten ayrılmayın, birlerine verip ötekini (gerekçesiz) mahrum bırakmayın.!

    Peygamberimiz böyle bir ikazı hangi olaydan sonra yapmıştır? Onu mutlaka hatırlamak gerek.

    Sahabeden Hazreti Beşir'in hanımı, oğlu Numan'a, öteki hanımdan olan oğullarından ayrı olarak bir bahçe bağışlanmasını istemişti. Beyi de bu arzuya uyarak elinden tuttuğu oğlu Numan'la Efendimiz'in huzuruna gelip oğluna bir hurma bahçesi bağışladığına şahit olmasını dilemişti.

    Ancak Efendimiz bu bağış şahitliğini hemen kabullenmeyip önce şöyle bir soru sordu:

    -Diğer çocuklarına da bağışlarda bulundun mu?

    - Hayır dedi, sadece bu hanımdan olan oğlum için düşündüğüm bağıştır!

    Bu eşitsiz bağış üzerine Efendimiz tarihî ikazını yaptı:

    -Evlatlarınız arasında adaletten ayrılmayın. Birilerine verip ötekilerini (gerekçesiz ) mahrum bırakmayın!.

    Bundan sonra elinden tuttuğu çocuğu ile evine geri dönen baba, yapılan ikazı hanımına anlattı. O da oğlu için özel bir bağışta bulunma teklifinden hemen vazgeçti, isteğinde ısrar etmedi.

    Demek oluyor ki, evlatlar ana-babanın mallarını kullanma hak ve salahiyetlerini bilmeli, itaat ve hürmette kusur etmemeli, kendilerine karşı duyulan eşit sevgi ve şefkati azaltıcı davranışlardan çekinmeliler. Ana-babalar da ebeveyn olarak evlatları arasında adaletli davranma mecburiyetlerini unutmamalı, (gerekçesiz) tercihler yaparak ayırım yapma adaletsizliğine düşmekten kaçınmalılar..


    AHMED ŞAHİN
    Zaman
    20 Mayıs 2008, Salı


  4. 28.Aralık.2010, 19:10
    2
    Feseyekfikehumullah



    Soru: Babam beni hiç düşünmüyor, hep diğer çocuklarına yardım yapıyor, annem de bu ayırıma ses çıkarmıyor. Ben de kızıyor, onlara soğuk davranıyorum. Böyle bir ayırım yapmaya hakları var mı?***

    Cevap: Bu gibi sızlanışlarda şikâyetçi evlatlar, durumu doğru değerlendirmek için sıralayacağım şu ihtimalleri baştan hesaba katmalılar. Bu bilgilerden sonra durumu değerlendirmeliler. Bakalım gerçekten de kendisini ihmal mi ediyorlar, yoksa kendisi mi öyle sanıyor, ya da ihmalin gerçek sebebi onlara karşı takındığı itici ve itaatsiz tavrı mı oluyor?

    Birinci ihtimal: Hiçbir baba ve annenin sevgi ve şefkat dolu yüreği, evlatlarından birini öne alıp ötekini geriye itmesine izin vermez. Birine yardım edip ötekini mahrum bırakmaya razı olmaz.

    Şayet böyle bir ayırım görüntüsü varsa, bunun sebebi evladın takındığı soğuk ve hatta itaatsiz tavrı olmalıdır. Öyle ise evlat önce kendi tutumunu kontrol etmeli, hangi tavrının kendini geriye iter duruma düşürdüğünü düşünmelidir. Çünkü ebeveyndeki şefkat ve sevgi, ayırım yapmaya izin vermeyecek şekilde yaratılmıştır. Buna rağmen ayırım yapıyorsa evlat tutumunu gözden geçirmelidir.

    İkinci ihtimal: Ebeveyn, evlatların zayıf olanlarını özel yardımlarla kollayabilir. Ayırım gibi gözüken yardımlar, zayıfı kollama adaleti olarak yorumlanmalı, ayırım yapıyor şeklinde anlaşılmamalıdır.

    Üçüncü ihtimal: Yaşayan ana-babanın mallarına mirasçı gözüyle bakılarak müdahale edilemez. Çünkü yaşayan insanın, malına tasarruf hakkı ölünceye kadar devam eder. Dilediğine münasip gördüğü miktar yardım eder, ölümden sonra mirasçı olacaklar, ölmeden önce müdahale edemezler.

    Dördüncü ihtimal: Bilgi yetersizliğinden adil davrandıklarını zannederek adaletsizlik yapabilirler. Bu takdirde konuyu bilenlerle istişare etmeleri istenebilir, bilgilendirmeye gayret edilir.

    Bunlar geriye itildiğini zanneden evladın bilmesi gereken konular. Baştan bu ihtimalleri iyi düşünmeli, kendilerine karşı takınılan tavrı bundan sonra yorumlamalılar.

    Şurası da bir gerçektir ki, saydığımız bu hak ve salahiyetlerini kullanırken ana-babalar tümüyle boşta da bırakılmamışlardır. Efendimiz (sas) Hazretleri hiç unutulmayacak ikazını açık ve net şekilde şöyle yapmıştır:

    - Analar-babalar! Evlatlarınız arasında adaletten ayrılmayın, birlerine verip ötekini (gerekçesiz) mahrum bırakmayın.!

    Peygamberimiz böyle bir ikazı hangi olaydan sonra yapmıştır? Onu mutlaka hatırlamak gerek.

    Sahabeden Hazreti Beşir'in hanımı, oğlu Numan'a, öteki hanımdan olan oğullarından ayrı olarak bir bahçe bağışlanmasını istemişti. Beyi de bu arzuya uyarak elinden tuttuğu oğlu Numan'la Efendimiz'in huzuruna gelip oğluna bir hurma bahçesi bağışladığına şahit olmasını dilemişti.

    Ancak Efendimiz bu bağış şahitliğini hemen kabullenmeyip önce şöyle bir soru sordu:

    -Diğer çocuklarına da bağışlarda bulundun mu?

    - Hayır dedi, sadece bu hanımdan olan oğlum için düşündüğüm bağıştır!

    Bu eşitsiz bağış üzerine Efendimiz tarihî ikazını yaptı:

    -Evlatlarınız arasında adaletten ayrılmayın. Birilerine verip ötekilerini (gerekçesiz ) mahrum bırakmayın!.

    Bundan sonra elinden tuttuğu çocuğu ile evine geri dönen baba, yapılan ikazı hanımına anlattı. O da oğlu için özel bir bağışta bulunma teklifinden hemen vazgeçti, isteğinde ısrar etmedi.

    Demek oluyor ki, evlatlar ana-babanın mallarını kullanma hak ve salahiyetlerini bilmeli, itaat ve hürmette kusur etmemeli, kendilerine karşı duyulan eşit sevgi ve şefkati azaltıcı davranışlardan çekinmeliler. Ana-babalar da ebeveyn olarak evlatları arasında adaletli davranma mecburiyetlerini unutmamalı, (gerekçesiz) tercihler yaparak ayırım yapma adaletsizliğine düşmekten kaçınmalılar..


    AHMED ŞAHİN
    Zaman
    20 Mayıs 2008, Salı





+ Yorum Gönder