Konusunu Oylayın.: İftiraya uğrayanın okuyacağı dua!..

5 üzerinden 4.29 | Toplam : 7 kişi
İftiraya uğrayanın okuyacağı dua!..
  1. 28.Aralık.2010, 08:53
    1
    Misafir

    İftiraya uğrayanın okuyacağı dua!..






    İftiraya uğrayanın okuyacağı dua!.. Mumsema İftiraya uğrayanın okuyacağı etkili bir dua söyler misiniz çok ihtiyacım var arkadaşlar


  2. 28.Aralık.2010, 08:53
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    İftiraya uğrayanın okuyacağı etkili bir dua söyler misiniz çok ihtiyacım var arkadaşlar


    Benzer Konular

    - Zulme uğrayanın bedduası nedir?

    - İftiraya uğramak

    - Zulme Uğrayanın Duası

    - Musibete uğrayanın Okuyacağı dua

    - İftiraya uğrama

  3. 28.Aralık.2010, 14:20
    2
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,810
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Yanıt: iftiraya uğrayanın okuyacağı dua!..




    Hz. Yusuf daha önce de belirtildiği gibi Allah'a son derece bağlı, O'nu veli edinen ve hep Allah'ı zikreden, O'na sürekli şükreden bir kuldur. Bu gerçek Kuran'da, Hz. Yusuf'un söylediği bildirilen şu sözleriyle haber verilmiştir:

    "Rabbim, Sen bana mülkten (bir pay ve onu yönetme imkanını) verdin, sözlerin yorumundan (bir bilgi) öğrettin. Göklerin ve yerin Yaratıcısı, dünyada ve ahirette benim velim Sensin. Müslüman olarak benim hayatıma son ver ve beni salihlerin arasına kat." (Yusuf Suresi, 101)

    Hz. Yusuf'un ayette bildirilen duası ise, onun imanının ve Allah korkusunun bir diğer ifadesidir. Allah'ın seçtiği bir peygamber olmasına rağmen, Müslüman olarak ölebilmeyi ve salihlerin arasına girmeyi istemektedir. Allah'tan samimi bir şekilde korkmakta ve O'na ihtiyaç içinde dua etmektedir. Bu dua tüm müminlerin örnek alması gereken üstün bir ahlakın sonucudur.

    Sonuç

    Hz. Yusuf'un samimi duasının aktarılmasının ardından, Yusuf Kıssası aşağıdaki ayetle sona ermektedir:

    "Bu, sana vahyettiğimiz gayb haberlerindendir. Yoksa onlar, (Yusuf'un kardeşleri) o hileli-düzeni kurarlarken, yapacakları işe topluca karar verdikleri zaman sen yanlarında değildin." (Yusuf Suresi, 102)

    Allah Kuran'daki peygamber kıssalarıyla kullarına önemli hikmetler öğretmekte, hem de geçmişteki peygamberleri tanıyarak onları kendimize örnek almamızı kolaylaştırmaktadır. Peygamber kıssaları üzerinde derin şekilde tefekkür ederek, içinde bulundukları ortam ve gösterdikleri örnek tavırlar üzerinde düşünerek peygamberleri tanıyabilir ve onların üstün maneviyat, akıl ve ihlasından istifade edebiliriz.

    Bu nedenle her insan, burada okuduklarını iyi düşünmelidir. Kuyuya atılan, ardından köle olarak ucuz bir fiyata satılan, çirkin bir iftiraya uğrayan, sonra suçsuz yere zindana atılan, zindanda da yıllar boyu kalan Hz. Yusuf'un sabrını, kararlılığını ve Allah'tan asla ümit kesmeyen üstün imanını düşünmeli ve ona göre kendisini gereksiz yılgınlıklardan ve ümitsizliklerden kurtarmalıdır. Hz.
    Yusuf'un, üst üste gelen ve zahirde her biri ayrı birer zorluk gibi gözüken bu olaylara rağmen, bir anda Allah'ın lütfuyla kurtulduğunu ve büyük bir nimete kavuştuğunu iyi düşünmelidir.

    Günümüzde de yaşanan her olayda, aynen Hz. Yusuf'un hayatı gibi kusursuz bir İlahi planın işlediğini, Allah'ın her olayı hayır ve hikmetle yarattığını sakın unutmayın. Unutmayın ki Allah herşeye kadirdir ve kendisine iman edip samimi bir şekilde bağlanan, dinine hizmet etmek için ihlasla çalışan kullarının daima yardımcısıdır. Müminlere hiç umulmadık yerden hiç umulmadık nimetler verir, hesaba katmadıkları yönden onlara yardım eder. İnsanın tek vazifesi, bu gerçeğe samimi olarak iman etmek ve buna göre yaşamaktır



  4. 28.Aralık.2010, 14:20
    2
    Editör



    Hz. Yusuf daha önce de belirtildiği gibi Allah'a son derece bağlı, O'nu veli edinen ve hep Allah'ı zikreden, O'na sürekli şükreden bir kuldur. Bu gerçek Kuran'da, Hz. Yusuf'un söylediği bildirilen şu sözleriyle haber verilmiştir:

    "Rabbim, Sen bana mülkten (bir pay ve onu yönetme imkanını) verdin, sözlerin yorumundan (bir bilgi) öğrettin. Göklerin ve yerin Yaratıcısı, dünyada ve ahirette benim velim Sensin. Müslüman olarak benim hayatıma son ver ve beni salihlerin arasına kat." (Yusuf Suresi, 101)

    Hz. Yusuf'un ayette bildirilen duası ise, onun imanının ve Allah korkusunun bir diğer ifadesidir. Allah'ın seçtiği bir peygamber olmasına rağmen, Müslüman olarak ölebilmeyi ve salihlerin arasına girmeyi istemektedir. Allah'tan samimi bir şekilde korkmakta ve O'na ihtiyaç içinde dua etmektedir. Bu dua tüm müminlerin örnek alması gereken üstün bir ahlakın sonucudur.

    Sonuç

    Hz. Yusuf'un samimi duasının aktarılmasının ardından, Yusuf Kıssası aşağıdaki ayetle sona ermektedir:

    "Bu, sana vahyettiğimiz gayb haberlerindendir. Yoksa onlar, (Yusuf'un kardeşleri) o hileli-düzeni kurarlarken, yapacakları işe topluca karar verdikleri zaman sen yanlarında değildin." (Yusuf Suresi, 102)

    Allah Kuran'daki peygamber kıssalarıyla kullarına önemli hikmetler öğretmekte, hem de geçmişteki peygamberleri tanıyarak onları kendimize örnek almamızı kolaylaştırmaktadır. Peygamber kıssaları üzerinde derin şekilde tefekkür ederek, içinde bulundukları ortam ve gösterdikleri örnek tavırlar üzerinde düşünerek peygamberleri tanıyabilir ve onların üstün maneviyat, akıl ve ihlasından istifade edebiliriz.

    Bu nedenle her insan, burada okuduklarını iyi düşünmelidir. Kuyuya atılan, ardından köle olarak ucuz bir fiyata satılan, çirkin bir iftiraya uğrayan, sonra suçsuz yere zindana atılan, zindanda da yıllar boyu kalan Hz. Yusuf'un sabrını, kararlılığını ve Allah'tan asla ümit kesmeyen üstün imanını düşünmeli ve ona göre kendisini gereksiz yılgınlıklardan ve ümitsizliklerden kurtarmalıdır. Hz.
    Yusuf'un, üst üste gelen ve zahirde her biri ayrı birer zorluk gibi gözüken bu olaylara rağmen, bir anda Allah'ın lütfuyla kurtulduğunu ve büyük bir nimete kavuştuğunu iyi düşünmelidir.

    Günümüzde de yaşanan her olayda, aynen Hz. Yusuf'un hayatı gibi kusursuz bir İlahi planın işlediğini, Allah'ın her olayı hayır ve hikmetle yarattığını sakın unutmayın. Unutmayın ki Allah herşeye kadirdir ve kendisine iman edip samimi bir şekilde bağlanan, dinine hizmet etmek için ihlasla çalışan kullarının daima yardımcısıdır. Müminlere hiç umulmadık yerden hiç umulmadık nimetler verir, hesaba katmadıkları yönden onlara yardım eder. İnsanın tek vazifesi, bu gerçeğe samimi olarak iman etmek ve buna göre yaşamaktır






+ Yorum Gönder