Konusunu Oylayın.: Kader ve Kaza ile ilgili yanlış inanışlar

5 üzerinden 4.71 | Toplam : 14 kişi
Kader ve Kaza ile ilgili yanlış inanışlar
  1. 26.Aralık.2010, 23:08
    1
    Misafir

    Kader ve Kaza ile ilgili yanlış inanışlar

  2. 27.Aralık.2010, 00:18
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Yanıt: kader ve kaza ile ilgili yanlış inanışlar




    Özellikle ölüm konusuyla ilgili olarak, halk arasında kader hakkında pek çok yanlış kanaat vardır. "Kaderini yenmek", "kaderini değiştirmek" gibi yanlış mantıklar toplumda oldukça yaygındır. Kimi insanlar birtakım beklenti ve tahminlerini kader zannedip, bunların gerçekleşmediğini görünce de kaderin belirlendiği gibi gitmediğini, değiştiğini sanırlar. Sanki kaderi önceden okumuş da, olaylar okudukları şekilde gelişmemiş gibi akılsızca bir tavır takınırlar. Bu tür çarpık ve tutarsız mantıklar, aklın tam olarak gelişememiş ve buna bağlı olarak kaderin anlamının tam olarak kavranamamış olmasından kaynaklanır.
    Kader, zaman ve mekan kavramlarını yoktan var eden ve bunları tamamen kontrol ve hakimiyetinde bulunduran, zaman ve mekana tabi olmayan Allah'ın, geçmiş ve gelecekteki tüm olayları zamansızlık boyutunda tespit etmesi ve yaratmasıdır. Yaşanmış ve yaşanacak bütün olaylar zinciri, an an, detay detay Allah katında planlanmış ve yaratılmıştır.

    Zamanı Allah yaratmıştır, bu yüzden O, zamana bağımlı değildir. Allah'ın katında herşeyin başı da, sonu da, sonsuzluk şeridindeki yeri de bellidir. Herşey olup bitmiştir. Nasıl bir filmi seyreden kişinin o film üzerinde herhangi bir değişiklik yapmaya güç ve imkanı yoksa, hayat şeridinde rol alan insanların da tabi oldukları kader şeridi üzerinde bir etkileri olamaz. İnsanlar kader üzerinde değil, kader insanlar üzerinde belirleyici ve yaptırıcı bir unsurdur. Herşeyiyle kaderin bir parçası olan insan o kaderden bağımsız bir şekilde davranamaz. Kaderin dışına çıkamaz. Bu bir video kasetteki filmde yer alan oyuncunun, kasetten dışarı sıyrılıp maddi bir boyut kazanarak videonun başına oturması ve kendi bulunduğu kasette silmeler, eklemeler, değişiklikler yapmasına benzer ki, elbette bu kendi içinde çelişkili ve mantıksız bir durumdur.

    Dolayısıyla, kaderi yenme, kaderin akışını değiştirme gibi bir duruma söz konusu bile olamaz. Ancak unutulmamalıdır ki, "ben kaderimi değiştirdim" diyen bir insan da, aslında kaderinde yazılı olan bir cümleyi söylemektedir.

    Bunu bir örnekle açıklamak istersek; bir insan günlerce komada kalabilir, yeniden yaşama dönmesi imkansız gibi gözükebilir. Fakat aynı insanın, beklenenin aksine, tekrar eski sağlığına kavuşması, onun "kaderini yendiği" ya da doktorların onun "kaderini değiştirdiği" anlamına gelmez. Bu olay, o kişinin, kaderinde kendisi için belirlenmiş süreyi doldurmadığını gösterir. Bu da aynı kaderin bir parçasından başka bir şey değildir. Herşey gibi hastalanması ve tekrar iyileşmesi de Allah katında yazılıp tespit edilmiştir. Ayetlerde şöyle belirtilir:
    ... Ömür sürene, ömür verilmesi ve onun ömründen kısaltılması da mutlaka bir kitapta (yazılı)dır. Gerçekten bu Allah'a göre kolaydır.
    (Fatır Suresi, 11)

    Allah, bu tür olaylar vasıtasıyla iman edenlere imtihan sistemindeki ve yaratmasındaki sonsuz akıl ve zekayı, sonsuz çeşitlilik ve zenginliği gösterir. Bu da, iman edenlerin hayret ve takdirlerini, dolayısıyla imanlarını arttırır. Diğer yandan da, kendi ilkel mantıklarını Allah'a başkaldırmalarına delil olarak getiren inkarcıların küfür ve sapkınlıklarını, şaşkınlıklarını arttırır. Müminlerin, inkarcıların bu akılsızlık ve anlayışsızlıklarından ibret alıp, kendilerini iman ve akıl ile onlara üstün kılan Allah'a şükretmelerini sağlar.
    İnsanlar arasında yaygın olan bir başka yanlış kanaate göre de, 80 yaşında birinin ölümü "ecel", küçük bir çocuğun, genç bir insanın ya da orta yaşlı bir kişinin ölümü "beklenmedik acı bir olay"dır. Bu yanlış mantıkla düşünen insanlar, ölümü kabullenip, olağan karşılayabilmek için kendi belirledikleri bazı şartların bulunmasını isterler. Bunlara göre, uzun süren ağır bir hastalık sonucu gelen ölüm genellikle doğal karşılanabilir, fakat ani bir hastalık ya da kaza sonucu gelen ölüm zamansız bir felakettir! Bu yüzden, çoğu zaman ölümler isyankar bir ruh haliyle karşılanır. Ancak bu mantık, Allah'ın adaletinin, sonsuz merhametinin, herşeyi hayır ve hikmetle yarattığının tam olarak takdir edemediğinin göstergesidir. Bu psikolojiye sahip olan herkes Allah'a tam bir teslimiyetle teslim olmadıkları için dünya hayatında sürekli bir sıkıntı ve keder içinde yaşamaya mahkum kalacaktır.

    arşivden...


  3. 27.Aralık.2010, 00:18
    2
    Silent and lonely rains



    Özellikle ölüm konusuyla ilgili olarak, halk arasında kader hakkında pek çok yanlış kanaat vardır. "Kaderini yenmek", "kaderini değiştirmek" gibi yanlış mantıklar toplumda oldukça yaygındır. Kimi insanlar birtakım beklenti ve tahminlerini kader zannedip, bunların gerçekleşmediğini görünce de kaderin belirlendiği gibi gitmediğini, değiştiğini sanırlar. Sanki kaderi önceden okumuş da, olaylar okudukları şekilde gelişmemiş gibi akılsızca bir tavır takınırlar. Bu tür çarpık ve tutarsız mantıklar, aklın tam olarak gelişememiş ve buna bağlı olarak kaderin anlamının tam olarak kavranamamış olmasından kaynaklanır.
    Kader, zaman ve mekan kavramlarını yoktan var eden ve bunları tamamen kontrol ve hakimiyetinde bulunduran, zaman ve mekana tabi olmayan Allah'ın, geçmiş ve gelecekteki tüm olayları zamansızlık boyutunda tespit etmesi ve yaratmasıdır. Yaşanmış ve yaşanacak bütün olaylar zinciri, an an, detay detay Allah katında planlanmış ve yaratılmıştır.

    Zamanı Allah yaratmıştır, bu yüzden O, zamana bağımlı değildir. Allah'ın katında herşeyin başı da, sonu da, sonsuzluk şeridindeki yeri de bellidir. Herşey olup bitmiştir. Nasıl bir filmi seyreden kişinin o film üzerinde herhangi bir değişiklik yapmaya güç ve imkanı yoksa, hayat şeridinde rol alan insanların da tabi oldukları kader şeridi üzerinde bir etkileri olamaz. İnsanlar kader üzerinde değil, kader insanlar üzerinde belirleyici ve yaptırıcı bir unsurdur. Herşeyiyle kaderin bir parçası olan insan o kaderden bağımsız bir şekilde davranamaz. Kaderin dışına çıkamaz. Bu bir video kasetteki filmde yer alan oyuncunun, kasetten dışarı sıyrılıp maddi bir boyut kazanarak videonun başına oturması ve kendi bulunduğu kasette silmeler, eklemeler, değişiklikler yapmasına benzer ki, elbette bu kendi içinde çelişkili ve mantıksız bir durumdur.

    Dolayısıyla, kaderi yenme, kaderin akışını değiştirme gibi bir duruma söz konusu bile olamaz. Ancak unutulmamalıdır ki, "ben kaderimi değiştirdim" diyen bir insan da, aslında kaderinde yazılı olan bir cümleyi söylemektedir.

    Bunu bir örnekle açıklamak istersek; bir insan günlerce komada kalabilir, yeniden yaşama dönmesi imkansız gibi gözükebilir. Fakat aynı insanın, beklenenin aksine, tekrar eski sağlığına kavuşması, onun "kaderini yendiği" ya da doktorların onun "kaderini değiştirdiği" anlamına gelmez. Bu olay, o kişinin, kaderinde kendisi için belirlenmiş süreyi doldurmadığını gösterir. Bu da aynı kaderin bir parçasından başka bir şey değildir. Herşey gibi hastalanması ve tekrar iyileşmesi de Allah katında yazılıp tespit edilmiştir. Ayetlerde şöyle belirtilir:
    ... Ömür sürene, ömür verilmesi ve onun ömründen kısaltılması da mutlaka bir kitapta (yazılı)dır. Gerçekten bu Allah'a göre kolaydır.
    (Fatır Suresi, 11)

    Allah, bu tür olaylar vasıtasıyla iman edenlere imtihan sistemindeki ve yaratmasındaki sonsuz akıl ve zekayı, sonsuz çeşitlilik ve zenginliği gösterir. Bu da, iman edenlerin hayret ve takdirlerini, dolayısıyla imanlarını arttırır. Diğer yandan da, kendi ilkel mantıklarını Allah'a başkaldırmalarına delil olarak getiren inkarcıların küfür ve sapkınlıklarını, şaşkınlıklarını arttırır. Müminlerin, inkarcıların bu akılsızlık ve anlayışsızlıklarından ibret alıp, kendilerini iman ve akıl ile onlara üstün kılan Allah'a şükretmelerini sağlar.
    İnsanlar arasında yaygın olan bir başka yanlış kanaate göre de, 80 yaşında birinin ölümü "ecel", küçük bir çocuğun, genç bir insanın ya da orta yaşlı bir kişinin ölümü "beklenmedik acı bir olay"dır. Bu yanlış mantıkla düşünen insanlar, ölümü kabullenip, olağan karşılayabilmek için kendi belirledikleri bazı şartların bulunmasını isterler. Bunlara göre, uzun süren ağır bir hastalık sonucu gelen ölüm genellikle doğal karşılanabilir, fakat ani bir hastalık ya da kaza sonucu gelen ölüm zamansız bir felakettir! Bu yüzden, çoğu zaman ölümler isyankar bir ruh haliyle karşılanır. Ancak bu mantık, Allah'ın adaletinin, sonsuz merhametinin, herşeyi hayır ve hikmetle yarattığının tam olarak takdir edemediğinin göstergesidir. Bu psikolojiye sahip olan herkes Allah'a tam bir teslimiyetle teslim olmadıkları için dünya hayatında sürekli bir sıkıntı ve keder içinde yaşamaya mahkum kalacaktır.

    arşivden...


  4. 30.Aralık.2010, 19:32
    3
    sukrubim
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 30.Aralık.2010
    Üye No: 82342
    Mesaj Sayısı: 23
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 34

    Yanıt: kader ve kaza ile ilgili yanlış inanışlar

    benim tum okuduklarimdan anladigim genc yasta olen bir insan iyi amel islememis sayilir... madem omur sadaka ve iyilikle uzar neden o demekki gunah ve yapilan yanlisla kisalirmi??? kurani kerimde hem ecelin bir oldugunu ve asla degismeyecegi yaziyor baska ayettede omrun kisalabilecegi yaziyor??? bu mumkunmu yani iyi amel isleyen cok yasar kotu amel islyen az mi yasar? diger bir halk arsinda inanaisa gore ise genc olen icin Allah sevdigi icin erken yanina aldi denir peki bu dogrumudur???


  5. 30.Aralık.2010, 19:32
    3
    sukrubim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye
    benim tum okuduklarimdan anladigim genc yasta olen bir insan iyi amel islememis sayilir... madem omur sadaka ve iyilikle uzar neden o demekki gunah ve yapilan yanlisla kisalirmi??? kurani kerimde hem ecelin bir oldugunu ve asla degismeyecegi yaziyor baska ayettede omrun kisalabilecegi yaziyor??? bu mumkunmu yani iyi amel isleyen cok yasar kotu amel islyen az mi yasar? diger bir halk arsinda inanaisa gore ise genc olen icin Allah sevdigi icin erken yanina aldi denir peki bu dogrumudur???


  6. 22.Aralık.2014, 22:04
    4
    Misafir

    Cevap: kader ve kaza ile ilgili yanlış inanışlar

    kaza ve kaderle ilgi olarak bir çok halk arasında söylenti var örneğin genç yaşta ölenlerin kötü aamel işlemişsede iyilik yapmış gibimi sayılıyor bi anlam veremiyoruz bize yardım eder misiniz?


  7. 22.Aralık.2014, 22:04
    4
    aysegülakgm - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    aysegülakgm
    Misafir
    kaza ve kaderle ilgi olarak bir çok halk arasında söylenti var örneğin genç yaşta ölenlerin kötü aamel işlemişsede iyilik yapmış gibimi sayılıyor bi anlam veremiyoruz bize yardım eder misiniz?


  8. 23.Aralık.2014, 10:29
    5
    yasemin
    Mum Ve Merhem Olabilmek..

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 18.Eylül.2014
    Üye No: 104691
    Mesaj Sayısı: 1,411
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 15
    Bulunduğu yer: Allah'ıma Seferdeyim..

    Cevap: kader ve kaza ile ilgili yanlış inanışlar

    Buluğ çağına girmiş olan herkesin günah sevapları yazılır , o süreden sonra kim ölürse ölsün , yaptıklarıyla yüzleşir , gunahlarının bedelini ve sevaplarının mukafatını görür , buluğ çağına ermemişse ölen kişi çocuktur , onların günahı olmaz. Sadaka ömrü uzatırdaki maksat ise , bizim ne zaman ölceğimiz ezelimizde yazılmıştır zaten , iyilik yaptıkça yardım ettikçe unuttugumuz duygular canlanır , kendimiz için yaşadığımız zaman , ölü gibiyizdir , yardım yaptıkça Allahın sevdiği işlerle uğraştıkca rahmeti üzerimizde tecelli eder , yaşamdan daha çok zevk alır bir nevi diriliriz , ölü gibi geçen ömrümüz huzurlu güne döner .


  9. 23.Aralık.2014, 10:29
    5
    Mum Ve Merhem Olabilmek..
    Buluğ çağına girmiş olan herkesin günah sevapları yazılır , o süreden sonra kim ölürse ölsün , yaptıklarıyla yüzleşir , gunahlarının bedelini ve sevaplarının mukafatını görür , buluğ çağına ermemişse ölen kişi çocuktur , onların günahı olmaz. Sadaka ömrü uzatırdaki maksat ise , bizim ne zaman ölceğimiz ezelimizde yazılmıştır zaten , iyilik yaptıkça yardım ettikçe unuttugumuz duygular canlanır , kendimiz için yaşadığımız zaman , ölü gibiyizdir , yardım yaptıkça Allahın sevdiği işlerle uğraştıkca rahmeti üzerimizde tecelli eder , yaşamdan daha çok zevk alır bir nevi diriliriz , ölü gibi geçen ömrümüz huzurlu güne döner .


  10. 23.Aralık.2014, 11:30
    6
    Misafir

    Cevap: kader ve kaza ile ilgili yanlış inanışlar

    Allah senin kaderini çizmiş. Ömrünü de yazmış. Ama şunu bir düşün herşeye gücü yeten seni yaratan , neden ömrünü kısaltıp uzatmasın.

    Allaha çok dua edersin Ailene, sevdiklerine.. hayırlı uzun ömürler ver diye Allah belki uzatır... Ama kul kendine yanlış yol seçerse kötü yaşam sürerse ömrü belki kısa olur bilemezsin...


  11. 23.Aralık.2014, 11:30
    6
    123456789 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    123456789
    Misafir
    Allah senin kaderini çizmiş. Ömrünü de yazmış. Ama şunu bir düşün herşeye gücü yeten seni yaratan , neden ömrünü kısaltıp uzatmasın.

    Allaha çok dua edersin Ailene, sevdiklerine.. hayırlı uzun ömürler ver diye Allah belki uzatır... Ama kul kendine yanlış yol seçerse kötü yaşam sürerse ömrü belki kısa olur bilemezsin...





+ Yorum Gönder