Konusunu Oylayın.: Anne,baba Ve Büyüklere Saygı

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 16 kişi
Anne,baba Ve Büyüklere Saygı
  1. 21.Aralık.2010, 15:39
    1
    Misafir

    Anne,baba Ve Büyüklere Saygı






    Anne,baba Ve Büyüklere Saygı Mumsema Aradığım konu 'Anne baba ve büyüklere saygı 'ile ilgili ayet. hadis, atasözü veye deyim, hikaye.


    LÜTFEN bana yardımcı olun....


  2. 21.Aralık.2010, 15:39
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 08.Temmuz.2013, 13:59
    2
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,584
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 335
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: Anne,baba Ve Büyüklere Saygı




    Çocukların anne ve babalarına karşı görevleri (saygı):

    Çocuklar anne ve babalarına itaat etmeli ve iyilikte bulunmalıdırlar: "Biz insana ana babasına iyilik yapmasını da tavsiye ettik." (Lokman, 31/14). Çünkü bir çocuğun yetişip büyümesinde en büyük fedakârlığı, anne ve baba gösterir.

    Çocuklar anne ve babalarına karşı saygı ve şefkat göstermeli, istediklerini yerine getirmeli, onları memnun etmelidir. "Anne babaya güzellikle muamele edin, eğer onlardan biri veya ikisi senin yanında ihtiyarlık hâline ulaşırsa sakın onlara "öf" bile deme, onları azarlama, ikisine de iyi ve yumuşak söz söyle" (Lokman, 31/14).

    "Rabbin şunları kesin olarak buyurdu: Ancak O'na ibadet edin, ana-babaya ihsan ve iyilik yapın. Birisi yahut ikisi de yanında ihtiyarlarsa sakın onlara "öf" bile deme, onlara darılma ve yüzlerine bağırma, ikisine de ikram et ve tatlı söz söyle. ikisine de merhamet besleyerek tevazu göster ve de ki: "Rabbim ikisine de merhamet et, onlar beni küçük iken nasıl terbiye etmişlerse sen de her ikisine merhamet et". Rabbiniz gönlünüz dekini daha iyi bilir. Ana-baba haklarında iyilik ederseniz Allah size mağfiret eder. Çünkü o, günaha tövbe edenleri muhakkak affedicidir" (isrâ, 17/23-25).

    Abdullah b. Mes'ud diyor ki: "Peygamber (s.a.s.) Efendimize:

    -Allah'ın katında en sevgili amel hangisidir? diye sordum, Peygamber (s.a.s.):

    -Vaktinde eda olunan namazlar, buyurdu.

    -Namazdan sonra hangisi daha sevgilidir? dedim.

    -Ana-babaya iyilik etmektir, buyurdu.

    -Sonra hangisidir? dedim.

    -Allah yolunda cihaddır, buyurdular. (Riyâzu's-Sâlihîn, I, 347).

    Çocuklar anne-babaları hakkında kötü konuşmamalı, onlara sövmemelidir, vasiyetlerini yerine getirmeli, dostlarına ikramda bulunmalıdırlar: "Ey Rabbimiz kıyamet günü, beni, anne-babamı ve bütün müminleri mağfiret eyle. " (İbrahim, 14/41) diye dua etmelidir.

    Baliğ olan çocuklar ana-babalarının odalarına her zaman izin alarak girmelidirler. Baliğ olmayan küçükler de şu üç vakitte ana-babalarının veya başkalarının odalarına izin ile girmelidirler:

    Sabah namazından önce, yani yataktan kalkıp giyinileceği zaman; öğle uykusu sırasında yatsı namazından sonra yatılacağı zaman.

    Çünkü bu vakitler karı-koca arasında mahrem vakitlerdir. Allah'u Teâlâ, bütün müminlere bunu çocuklarına öğretmelerini emretmiştir (en-Nûr, 24/58).

    Hz. Peygamber, "kime iyilik edeyim" diye soran bir sahâbiye şu karşılığı vermiştir: "Ananıza (bunu üç defa tekrarlamıştır) sonra babanıza, sonra en yakın olanlara" (Buhârî, Edeb, 2; Müslim, Birr, 1,2; Ebû Dâvud, Edeb, 120). Yine Peygamber Efendimiz "Anne Cennet kapılarının ortasındadır" (İbn Hanbel, V, 198); "Cennet annelerin ayakları altındadır" (Nesâî, Cihad, 6) buyurmuştur.

    Çocuklar ana-babalarına karşı daima saygılı olmalı, onlara karşı tatlı dilli, güler yüzlü davranmalıdırlar. Ana-babanın bütün söylediklerini Allah'a itaatsizlik söz konusu olmadıkça, dinlemek ve kabul etmek gerekir. Her işte onların rızasını almaya çalışmalıdır. Onların hizmetlerini kendi hizmetinden önce görmelidir. Öldüklerinde de onları rahmetle anmak, onlar için hayır dua etmek, hayır yapmak, vasiyetlerini yerine getirmek gerekir.

    Allah'a şirkten sonra en büyük günah ana-babaya itaatsizliktir. Ana baba İslâmî emirleri yerine getirmede ve yasaklardan kaçınmada titizlik göstermiyorlarsa ve hatta kâfir iseler bu onların ana-baba olmalarından doğan haklarını ortadan kaldırmaz. Dolayısıyla onlara Allah'a isyan teşkil etmeyen hususlarda itaat etmek ve her zaman iyi davranmak gerekir.


  4. 08.Temmuz.2013, 13:59
    2
    Moderatör



    Çocukların anne ve babalarına karşı görevleri (saygı):

    Çocuklar anne ve babalarına itaat etmeli ve iyilikte bulunmalıdırlar: "Biz insana ana babasına iyilik yapmasını da tavsiye ettik." (Lokman, 31/14). Çünkü bir çocuğun yetişip büyümesinde en büyük fedakârlığı, anne ve baba gösterir.

    Çocuklar anne ve babalarına karşı saygı ve şefkat göstermeli, istediklerini yerine getirmeli, onları memnun etmelidir. "Anne babaya güzellikle muamele edin, eğer onlardan biri veya ikisi senin yanında ihtiyarlık hâline ulaşırsa sakın onlara "öf" bile deme, onları azarlama, ikisine de iyi ve yumuşak söz söyle" (Lokman, 31/14).

    "Rabbin şunları kesin olarak buyurdu: Ancak O'na ibadet edin, ana-babaya ihsan ve iyilik yapın. Birisi yahut ikisi de yanında ihtiyarlarsa sakın onlara "öf" bile deme, onlara darılma ve yüzlerine bağırma, ikisine de ikram et ve tatlı söz söyle. ikisine de merhamet besleyerek tevazu göster ve de ki: "Rabbim ikisine de merhamet et, onlar beni küçük iken nasıl terbiye etmişlerse sen de her ikisine merhamet et". Rabbiniz gönlünüz dekini daha iyi bilir. Ana-baba haklarında iyilik ederseniz Allah size mağfiret eder. Çünkü o, günaha tövbe edenleri muhakkak affedicidir" (isrâ, 17/23-25).

    Abdullah b. Mes'ud diyor ki: "Peygamber (s.a.s.) Efendimize:

    -Allah'ın katında en sevgili amel hangisidir? diye sordum, Peygamber (s.a.s.):

    -Vaktinde eda olunan namazlar, buyurdu.

    -Namazdan sonra hangisi daha sevgilidir? dedim.

    -Ana-babaya iyilik etmektir, buyurdu.

    -Sonra hangisidir? dedim.

    -Allah yolunda cihaddır, buyurdular. (Riyâzu's-Sâlihîn, I, 347).

    Çocuklar anne-babaları hakkında kötü konuşmamalı, onlara sövmemelidir, vasiyetlerini yerine getirmeli, dostlarına ikramda bulunmalıdırlar: "Ey Rabbimiz kıyamet günü, beni, anne-babamı ve bütün müminleri mağfiret eyle. " (İbrahim, 14/41) diye dua etmelidir.

    Baliğ olan çocuklar ana-babalarının odalarına her zaman izin alarak girmelidirler. Baliğ olmayan küçükler de şu üç vakitte ana-babalarının veya başkalarının odalarına izin ile girmelidirler:

    Sabah namazından önce, yani yataktan kalkıp giyinileceği zaman; öğle uykusu sırasında yatsı namazından sonra yatılacağı zaman.

    Çünkü bu vakitler karı-koca arasında mahrem vakitlerdir. Allah'u Teâlâ, bütün müminlere bunu çocuklarına öğretmelerini emretmiştir (en-Nûr, 24/58).

    Hz. Peygamber, "kime iyilik edeyim" diye soran bir sahâbiye şu karşılığı vermiştir: "Ananıza (bunu üç defa tekrarlamıştır) sonra babanıza, sonra en yakın olanlara" (Buhârî, Edeb, 2; Müslim, Birr, 1,2; Ebû Dâvud, Edeb, 120). Yine Peygamber Efendimiz "Anne Cennet kapılarının ortasındadır" (İbn Hanbel, V, 198); "Cennet annelerin ayakları altındadır" (Nesâî, Cihad, 6) buyurmuştur.

    Çocuklar ana-babalarına karşı daima saygılı olmalı, onlara karşı tatlı dilli, güler yüzlü davranmalıdırlar. Ana-babanın bütün söylediklerini Allah'a itaatsizlik söz konusu olmadıkça, dinlemek ve kabul etmek gerekir. Her işte onların rızasını almaya çalışmalıdır. Onların hizmetlerini kendi hizmetinden önce görmelidir. Öldüklerinde de onları rahmetle anmak, onlar için hayır dua etmek, hayır yapmak, vasiyetlerini yerine getirmek gerekir.

    Allah'a şirkten sonra en büyük günah ana-babaya itaatsizliktir. Ana baba İslâmî emirleri yerine getirmede ve yasaklardan kaçınmada titizlik göstermiyorlarsa ve hatta kâfir iseler bu onların ana-baba olmalarından doğan haklarını ortadan kaldırmaz. Dolayısıyla onlara Allah'a isyan teşkil etmeyen hususlarda itaat etmek ve her zaman iyi davranmak gerekir.


  5. 04.Mayıs.2014, 16:18
    3
    Misafir

    ANNE-BABA VE BÜYÜKLERE SAYGI HAKKINDA AYet HADİS VE AÇIKLAMLARI

    وَقَضٰى رَبُّكَ اَلَّا تَعْبُدُوا اِلَّا اِيَّاهُ وَبِالْوَالِدَيْنِ اِحْسَانًا اِمَّا يَبْلُغَنَّ عِنْدَكَ الْكِبَرَ اَحَدُهُمَا اَوْ كِلَاهُمَا فَلَا تَقُلْ لَهُمَا اُفٍّ وَلَا تَنْهَرْهُمَا وَقُلْ لَهُمَا قَوْلًا كَريمًا

    قال النبى (ص)



    ANNE-BABA VE BÜYÜKLERE SAYGI HAKKINDA AYet HADİS VE AÇIKLAMLARI


    Yaşam boyu yerine getirmekle mükellef olduğumuz iki sorumluluğumuz vardır. Birincisi Allah’a karşı, ikincisi de Allah’ın yarattıklarına karşı olan görev ve sorumluluklarımızdır.

    Yaratılmışlar arasında insana en yakın olan anne ve babasıdır. Allah-u Teala bizlere, kendisine ibadetten sonra ikinci derecede anne ve babaya iyilikte bulunmayı emrederken şöyle buyurur. “Rabbin, kendisinden başkasına asla ibadet etmemenizi, anaya babaya iyi davranmanızı kesin olarak emretti. Eğer onlardan biri, ya da her ikisi senin yanında ihtiyarlık çağına ulaşırsa, sakın onlara "öf" bile deme; onları azarlama; onlara tatlı ve güzel söz söyle.”1

    Peygamber Efendimiz (s.a.v.) de; en önemli amelleri “vaktinde kılınan namaz, anne babaya iyilik ve Allah yolunda cihad”2 şeklinde sıralamıştır. Ayetten ve hadisten de anlaşılacağı üzere anne-babaya ve yaşlılara iyi davranmak dinimizin en önemli prensiplerindendir. Onlar her türlü iyiliğe layıktırlar. Çünkü onlar, bizlerin yaratılmasına sebep oldukları gibi varlığımızın devamının da gerekçesidirler.

    İnsan sahip olduğu bütün nimetleri ve iyi şeyleri önce Allah’a sonra ebeveynine borçludur. Dolayısıyla onlara karşı göstereceği davranışlarda son derece dikkatli olmalıdır. Müşrik olan anne-babasını nazik ifadelerle hak dine davet eden Hz. İbrahim, kendisini tehdit eden babasına yine de “Selam sana, buna rağmen Rabbimin seni affetmesi için dua edeceğim”3 demiştir. Bu durum, anne babanın dini farklı da olsa yine de evladının onlara son derece şefkatli ve merhametli davranması gerektiğini gösterir.

    Peygamber Efendimiz de "kime iyilik yapayım?" diye üç defa soran bir sahabiye, üç defasında da, "annene" cevabını verdikten sonra dördüncü soruda, babasına iyilik yapması gerektiğini söylemiştir.4


    Bizim bu dünyaya gelmemize vesile olan ve her türlü ihtiyacımızı karşılamak için ellerinden gelen gayreti gösteren anne ve babamıza iyilikte bulunmak sadece onların maddi ihtiyaçlarını gidermek şeklinde anlaşılmamalıdır. Bunların yanında onların gönüllerini hoş tutmalı, mutlu olmaları için gayret göstermeliyiz. Onları üzecek her türlü davranış ve hareketten uzak durmalıyız. Onları her zaman söz ve sohbetin içinde tutmalı asla dışlamamalıyız. Onlara sevgi ve saygımızı sadece sözde değil, davranışlarımızla da göstermeliyiz.

    Abdullah b. Amr b. el-Âs (r.a.) anlatıyor.

    “Peygamberimize bir adam geldi ve: Ey Allah'ın Resulü, mükâfatını Allah'tan dilemek üzere hicret ve savaş için emrinize girmek istiyorum, dedi. Peygamberimiz: “Annen-baban sağ mı? diye sordu. Adam: Evet, hatta ikisi de sağdır, dedi. Peygamberimiz: Sen Allah'tan ecir mi istiyorsun? diye sordu. Adam: Evet, dedi. Peygamberimiz: “Öyle ise annene ve babana dön de onların gönüllerini al buyurdu.”5


    Hayatımızın en değerli varlıkları olan anne ve babalarımızı kaybetmeden değerlerini bilmeli ve gelecek nesillere de anne babaya saygının nasıl olması gerektiğini davranışlarımızla göstermeliyiz. Toprak tohuma, tohum yağmura, yağmur da buluta ne kadar muhtaçsa bizler de annne-baba ve yaşlılarımıza o kadar muhtacız.

    Hayatta onları memnun etmeye gayret gösterdiğimiz gibi öldükten sonra da onları hayırla yâd etmek, vasiyetlerini yerine getirmek, bağışlanmaları için duada bulunmak gerekir. Ayrıca hayatta olan dostları varsa hatıralarını onlarla yaşatmak gerekir.6 Bizler onların kesintiye uğramayan amel defterleri olmalıyız.

    Şunu da unutmamalıyız ki “Allah’ın rızası anne babanın rızasına, kızgınlığı da yine onların küstürülmesine bağlıdır.”7

    Necdet KAHVECİ
    ___________________
    1-İsra, 17/23.

    2-Buhari, Edeb, 1; Müslim, İman, 137.

    3-Meryem, 19/41-42.

    4-Buhari, Edeb, 2; Müslim, Birr, 1.

    5-Müslim, Birr, 1.

    6-Buhari, Edebu’l-Müfred, 19.

    7-Tirmizi, c.5, s.6


  6. 04.Mayıs.2014, 16:18
    3
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    وَقَضٰى رَبُّكَ اَلَّا تَعْبُدُوا اِلَّا اِيَّاهُ وَبِالْوَالِدَيْنِ اِحْسَانًا اِمَّا يَبْلُغَنَّ عِنْدَكَ الْكِبَرَ اَحَدُهُمَا اَوْ كِلَاهُمَا فَلَا تَقُلْ لَهُمَا اُفٍّ وَلَا تَنْهَرْهُمَا وَقُلْ لَهُمَا قَوْلًا كَريمًا

    قال النبى (ص)



    ANNE-BABA VE BÜYÜKLERE SAYGI HAKKINDA AYet HADİS VE AÇIKLAMLARI


    Yaşam boyu yerine getirmekle mükellef olduğumuz iki sorumluluğumuz vardır. Birincisi Allah’a karşı, ikincisi de Allah’ın yarattıklarına karşı olan görev ve sorumluluklarımızdır.

    Yaratılmışlar arasında insana en yakın olan anne ve babasıdır. Allah-u Teala bizlere, kendisine ibadetten sonra ikinci derecede anne ve babaya iyilikte bulunmayı emrederken şöyle buyurur. “Rabbin, kendisinden başkasına asla ibadet etmemenizi, anaya babaya iyi davranmanızı kesin olarak emretti. Eğer onlardan biri, ya da her ikisi senin yanında ihtiyarlık çağına ulaşırsa, sakın onlara "öf" bile deme; onları azarlama; onlara tatlı ve güzel söz söyle.”1

    Peygamber Efendimiz (s.a.v.) de; en önemli amelleri “vaktinde kılınan namaz, anne babaya iyilik ve Allah yolunda cihad”2 şeklinde sıralamıştır. Ayetten ve hadisten de anlaşılacağı üzere anne-babaya ve yaşlılara iyi davranmak dinimizin en önemli prensiplerindendir. Onlar her türlü iyiliğe layıktırlar. Çünkü onlar, bizlerin yaratılmasına sebep oldukları gibi varlığımızın devamının da gerekçesidirler.

    İnsan sahip olduğu bütün nimetleri ve iyi şeyleri önce Allah’a sonra ebeveynine borçludur. Dolayısıyla onlara karşı göstereceği davranışlarda son derece dikkatli olmalıdır. Müşrik olan anne-babasını nazik ifadelerle hak dine davet eden Hz. İbrahim, kendisini tehdit eden babasına yine de “Selam sana, buna rağmen Rabbimin seni affetmesi için dua edeceğim”3 demiştir. Bu durum, anne babanın dini farklı da olsa yine de evladının onlara son derece şefkatli ve merhametli davranması gerektiğini gösterir.

    Peygamber Efendimiz de "kime iyilik yapayım?" diye üç defa soran bir sahabiye, üç defasında da, "annene" cevabını verdikten sonra dördüncü soruda, babasına iyilik yapması gerektiğini söylemiştir.4


    Bizim bu dünyaya gelmemize vesile olan ve her türlü ihtiyacımızı karşılamak için ellerinden gelen gayreti gösteren anne ve babamıza iyilikte bulunmak sadece onların maddi ihtiyaçlarını gidermek şeklinde anlaşılmamalıdır. Bunların yanında onların gönüllerini hoş tutmalı, mutlu olmaları için gayret göstermeliyiz. Onları üzecek her türlü davranış ve hareketten uzak durmalıyız. Onları her zaman söz ve sohbetin içinde tutmalı asla dışlamamalıyız. Onlara sevgi ve saygımızı sadece sözde değil, davranışlarımızla da göstermeliyiz.

    Abdullah b. Amr b. el-Âs (r.a.) anlatıyor.

    “Peygamberimize bir adam geldi ve: Ey Allah'ın Resulü, mükâfatını Allah'tan dilemek üzere hicret ve savaş için emrinize girmek istiyorum, dedi. Peygamberimiz: “Annen-baban sağ mı? diye sordu. Adam: Evet, hatta ikisi de sağdır, dedi. Peygamberimiz: Sen Allah'tan ecir mi istiyorsun? diye sordu. Adam: Evet, dedi. Peygamberimiz: “Öyle ise annene ve babana dön de onların gönüllerini al buyurdu.”5


    Hayatımızın en değerli varlıkları olan anne ve babalarımızı kaybetmeden değerlerini bilmeli ve gelecek nesillere de anne babaya saygının nasıl olması gerektiğini davranışlarımızla göstermeliyiz. Toprak tohuma, tohum yağmura, yağmur da buluta ne kadar muhtaçsa bizler de annne-baba ve yaşlılarımıza o kadar muhtacız.

    Hayatta onları memnun etmeye gayret gösterdiğimiz gibi öldükten sonra da onları hayırla yâd etmek, vasiyetlerini yerine getirmek, bağışlanmaları için duada bulunmak gerekir. Ayrıca hayatta olan dostları varsa hatıralarını onlarla yaşatmak gerekir.6 Bizler onların kesintiye uğramayan amel defterleri olmalıyız.

    Şunu da unutmamalıyız ki “Allah’ın rızası anne babanın rızasına, kızgınlığı da yine onların küstürülmesine bağlıdır.”7

    Necdet KAHVECİ
    ___________________
    1-İsra, 17/23.

    2-Buhari, Edeb, 1; Müslim, İman, 137.

    3-Meryem, 19/41-42.

    4-Buhari, Edeb, 2; Müslim, Birr, 1.

    5-Müslim, Birr, 1.

    6-Buhari, Edebu’l-Müfred, 19.

    7-Tirmizi, c.5, s.6





+ Yorum Gönder