Konusunu Oylayın.: Nefsin isteklerine uymamak

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Nefsin isteklerine uymamak
  1. 20.Aralık.2010, 00:56
    1
    Misafir

    Nefsin isteklerine uymamak

  2. 04.Haziran.2013, 13:15
    2
    Fetva Meclisi
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 23.Ocak.2007
    Üye No: 6
    Mesaj Sayısı: 9,482
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 102

    Cevap: Nefsin isteklerine uymamak




    Nefse uymak nasıl olur?


    Nefis veya nefs, öncelikli olarak bir kimsenin kendisi veya özü anlamına gelir. Açık ve gizli, dünyaya ve ahirete bakan duyuları, maddi ve manevi becerileri, arzu, heves ve ihtiyaçları, canı, ruhu, hayatı ve istekleriyle kişinin bizzat kendisi demektir.*
    **** İslâm literatüründe ise, şehvet, her türlü aşırı istek ve kızgınlığın başlangıcı olan içteki, insanın içindeki manevi güce nefs denilmektedir.

    ***** İnsan, şekil yani cisim ve manevi cephe sayılan ruhtan meydana gelir. İnsanın ruhu onun nefsidir de denmiştir. Hayatın devamı için bedenin bazı şeylere ihtiyacı vardır. Nefis bu ihtiyaçların şekillendiği ve çıktığı yerdir. Nefsin istekleri hayatın devamı için gereklidir. Ancak nefis başıboş bırakıldığı zaman, aşırı istekler gündeme gelir ve insan o noktada hataya düşer. Kişinin yeme içme, soluk alıp verme, barınma, uyuma, sahip olma arzuları nefsin normal istekleridir. Ancak bu istekler başı boş bırakıldığında, kişi cahil, cimri, kıskanç, aç gözlü, azgın, sapıtmış, gurura kapılmış bir varlık haline gelebilir. Çünkü nefsin yapısı buna uygundur.*

    ***** İşte dünya hayatının anlamı nefsin bu istekleriyle mücadele etmede şekilleniyor. İslâm, kişiye bu mücadeleyi öğretmektedir. İslâm’ın getirdiği ölçüler nefsin isteklerini olumlu bir şekilde yönlendirmeyi sağlar.*

    ***** Nefsin bu aşırı ve doyumsuz arzularına, isteklerine ve lezzetlerine uymak, kötü huylardandır. Bunun kötü olduğu, âyet-i kerimelerde açıkça bildirilmiştir. Nefsin arzularının, insanı Allah yolundan uzaklaştırdığı, O’nu zikirden alıkoyduğu haber verilmiştir. Çünkü nefis, daima Allah’ı (c.c.) inkâr, O’na inat ve isyan etmek ister. Ahlâki hastalıkların çoğu da nefse uymaktan kaynaklanmaktadır. Her işte nefsin arzularına uymak, nefse tapınmak olur. Nefsine uyan, küfre veya bid’at sahibi olmaya yahut da fıska yani haram işlemeye başlar.

    ********* Kur’an-ı Kerim’de: “Elbette nefsini temizleyip parlatan kurtulmuştur. Onu (isyanla, günahlarla) örtüp-saran elbette ziyan etmiştir. (yıkıma uğramıştır)” (Şems sûresi, 91/9-10.)

    ****** “Ben nefsimi aklamam, çünkü nefis muhakkak kötülüğü emreder.” (Yusuf sûresi, 12/53.)*

    ******** Peygamber (s.a.v.): “İnsanı felâkete sürükleyen şeyler üçtür: hasislik, nefse uymak ve kendini beğenmek.”* “Ümmetimin iki kötü huya yakalanmalarından çok korkuyorum. Bunlar, nefse uymak ve ölümü unutup, dünyanın arkasından koşmaktır.” Nefse uymak, Allah’ın emirlerine uymaya engel olur. Ölümü unutmak, nefse uymaya sebep olur.

    ****** Yine efendimiz (s.a.v.): “Akıllı olmak, nefse hakim olmak ve öldükten sonra gerekli olanları hazırlamaktır. Akılsız olmak, nefse uyup, Allah’tan afv ve merhamet beklemektir.” sebeplere yapışmadan bir şey beklemeye Temenni denir. Sebebine yapıştıktan sonra, beklemeye Recâ denir. Temenni insanı tembelliğe götürür. Recâ ise çalışmaya sevk eder.* Nefsin sevdiği ve istediği şeylere Hevâ denir. Nefis, kötülükleri ve zararlı şeyleri sevecek şekilde yaratılmıştır.



  3. 04.Haziran.2013, 13:15
    2
    Moderatör



    Nefse uymak nasıl olur?


    Nefis veya nefs, öncelikli olarak bir kimsenin kendisi veya özü anlamına gelir. Açık ve gizli, dünyaya ve ahirete bakan duyuları, maddi ve manevi becerileri, arzu, heves ve ihtiyaçları, canı, ruhu, hayatı ve istekleriyle kişinin bizzat kendisi demektir.*
    **** İslâm literatüründe ise, şehvet, her türlü aşırı istek ve kızgınlığın başlangıcı olan içteki, insanın içindeki manevi güce nefs denilmektedir.

    ***** İnsan, şekil yani cisim ve manevi cephe sayılan ruhtan meydana gelir. İnsanın ruhu onun nefsidir de denmiştir. Hayatın devamı için bedenin bazı şeylere ihtiyacı vardır. Nefis bu ihtiyaçların şekillendiği ve çıktığı yerdir. Nefsin istekleri hayatın devamı için gereklidir. Ancak nefis başıboş bırakıldığı zaman, aşırı istekler gündeme gelir ve insan o noktada hataya düşer. Kişinin yeme içme, soluk alıp verme, barınma, uyuma, sahip olma arzuları nefsin normal istekleridir. Ancak bu istekler başı boş bırakıldığında, kişi cahil, cimri, kıskanç, aç gözlü, azgın, sapıtmış, gurura kapılmış bir varlık haline gelebilir. Çünkü nefsin yapısı buna uygundur.*

    ***** İşte dünya hayatının anlamı nefsin bu istekleriyle mücadele etmede şekilleniyor. İslâm, kişiye bu mücadeleyi öğretmektedir. İslâm’ın getirdiği ölçüler nefsin isteklerini olumlu bir şekilde yönlendirmeyi sağlar.*

    ***** Nefsin bu aşırı ve doyumsuz arzularına, isteklerine ve lezzetlerine uymak, kötü huylardandır. Bunun kötü olduğu, âyet-i kerimelerde açıkça bildirilmiştir. Nefsin arzularının, insanı Allah yolundan uzaklaştırdığı, O’nu zikirden alıkoyduğu haber verilmiştir. Çünkü nefis, daima Allah’ı (c.c.) inkâr, O’na inat ve isyan etmek ister. Ahlâki hastalıkların çoğu da nefse uymaktan kaynaklanmaktadır. Her işte nefsin arzularına uymak, nefse tapınmak olur. Nefsine uyan, küfre veya bid’at sahibi olmaya yahut da fıska yani haram işlemeye başlar.

    ********* Kur’an-ı Kerim’de: “Elbette nefsini temizleyip parlatan kurtulmuştur. Onu (isyanla, günahlarla) örtüp-saran elbette ziyan etmiştir. (yıkıma uğramıştır)” (Şems sûresi, 91/9-10.)

    ****** “Ben nefsimi aklamam, çünkü nefis muhakkak kötülüğü emreder.” (Yusuf sûresi, 12/53.)*

    ******** Peygamber (s.a.v.): “İnsanı felâkete sürükleyen şeyler üçtür: hasislik, nefse uymak ve kendini beğenmek.”* “Ümmetimin iki kötü huya yakalanmalarından çok korkuyorum. Bunlar, nefse uymak ve ölümü unutup, dünyanın arkasından koşmaktır.” Nefse uymak, Allah’ın emirlerine uymaya engel olur. Ölümü unutmak, nefse uymaya sebep olur.

    ****** Yine efendimiz (s.a.v.): “Akıllı olmak, nefse hakim olmak ve öldükten sonra gerekli olanları hazırlamaktır. Akılsız olmak, nefse uyup, Allah’tan afv ve merhamet beklemektir.” sebeplere yapışmadan bir şey beklemeye Temenni denir. Sebebine yapıştıktan sonra, beklemeye Recâ denir. Temenni insanı tembelliğe götürür. Recâ ise çalışmaya sevk eder.* Nefsin sevdiği ve istediği şeylere Hevâ denir. Nefis, kötülükleri ve zararlı şeyleri sevecek şekilde yaratılmıştır.






+ Yorum Gönder