Konusunu Oylayın.: Namazlarımda zorluk yaşıyorum Akıntım var ve burada ne yazıyor lütfen biri açıklayabilir mi ?

5 üzerinden 3.67 | Toplam : 3 kişi
Namazlarımda zorluk yaşıyorum Akıntım var ve burada ne yazıyor lütfen biri açıklayabilir mi ?
  1. 18.Aralık.2010, 07:59
    1
    Misafir

    Namazlarımda zorluk yaşıyorum Akıntım var ve burada ne yazıyor lütfen biri açıklayabilir mi ?






    Namazlarımda zorluk yaşıyorum Akıntım var ve burada ne yazıyor lütfen biri açıklayabilir mi ? Mumsema Arkadaşlar ben aşağıda yazanlara göre her vakitte ayrı abdest almasam da olur mu benm beyaz akıntım var lütfen çok zorlanıyorum sırf buyüzden birsürü namazı kılamıyorum üşeniyorum her vakit abdest almak zorunda kalmayınca hep kılabiliyorum böyle bir ruhsatım var mı ve evet akıntım devamlı LÜTFEN ÇÖZÜM BULUN YA NAMAZDAN KAÇAR OLDUM








    Sual: Tam İlmihalde diyor ki: (Hanbeli mezhebinde, seferde, hastalıkta, kadının emzikli veya müstehaza olmasında, abdesti bozan özürlerde, abdest ve teyemmüm için meşakkat çekenlerde ve a’mâ ve yer altında çalışan gibi, namaz vaktini anlamakta âciz olanın ve canından, malından ve namusundan korkanın ve maişetine zarar gelecek olanın, iki namazı cem etmeleri caiz olur.) Müstehaza halinde kadın niye namazlarını cem edebilir?

    CEVAP

    İstihaza halindeki kadına müstehaza denir. İstihaza ise, normal âdetinden sonra, kan gelmesi demektir. Böyle kadının her namaz vaktinde tekrar abdest alması sıkıntılı olur. Hem çamaşırını değiştirecek hem de ikinci vakitte tekrar abdest alma zorluğu vardır. Bu zorluktan dolayı iki namazı cem etmesi caiz olur. Zaten mezhep taklidi zaruret olduğu zaman değil, ihtiyaç, haraç, bir sıkıntı olduğu zaman yapılır. Zaruret olunca, başka mezhepte de kolaylık yoksa kendi mezhebi affeder. Eğer başka mezhepte bir kurtuluş varsa o taklit edilir. Diş dolgusu böyledir. Çünkü başka bir mezhepte kurtuluş yolu vardır. Hiç bir mezhepte kurtuluş yolu olmasaydı, o zaman kendi mezhebi onu affederdi, yani yaptığı şey caiz olurdu.

    Maliki mezhebini taklit eden istihazalı kadın için iki namazı cem etmeye lüzum yoktur. Çünkü istihaza hâli onun abdestini bozmaz. Aynı abdestle ikinci vakitteki namazı da kılabilir. Mezhep taklidi bir rahmeti ilahidir. Bu rahmetten faydalanmalı, taassuba [bağnazlığa] kapılıp da bu rahmetten kaçmamalıdır.

    Sual: Maliki mezhebini taklit eden bir kimsenin namazları cem edebilmesi için mazereti ne olmalıdır?


  2. 18.Aralık.2010, 07:59
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    Arkadaşlar ben aşağıda yazanlara göre her vakitte ayrı abdest almasam da olur mu benm beyaz akıntım var lütfen çok zorlanıyorum sırf buyüzden birsürü namazı kılamıyorum üşeniyorum her vakit abdest almak zorunda kalmayınca hep kılabiliyorum böyle bir ruhsatım var mı ve evet akıntım devamlı LÜTFEN ÇÖZÜM BULUN YA NAMAZDAN KAÇAR OLDUM








    Sual: Tam İlmihalde diyor ki: (Hanbeli mezhebinde, seferde, hastalıkta, kadının emzikli veya müstehaza olmasında, abdesti bozan özürlerde, abdest ve teyemmüm için meşakkat çekenlerde ve a’mâ ve yer altında çalışan gibi, namaz vaktini anlamakta âciz olanın ve canından, malından ve namusundan korkanın ve maişetine zarar gelecek olanın, iki namazı cem etmeleri caiz olur.) Müstehaza halinde kadın niye namazlarını cem edebilir?

    CEVAP

    İstihaza halindeki kadına müstehaza denir. İstihaza ise, normal âdetinden sonra, kan gelmesi demektir. Böyle kadının her namaz vaktinde tekrar abdest alması sıkıntılı olur. Hem çamaşırını değiştirecek hem de ikinci vakitte tekrar abdest alma zorluğu vardır. Bu zorluktan dolayı iki namazı cem etmesi caiz olur. Zaten mezhep taklidi zaruret olduğu zaman değil, ihtiyaç, haraç, bir sıkıntı olduğu zaman yapılır. Zaruret olunca, başka mezhepte de kolaylık yoksa kendi mezhebi affeder. Eğer başka mezhepte bir kurtuluş varsa o taklit edilir. Diş dolgusu böyledir. Çünkü başka bir mezhepte kurtuluş yolu vardır. Hiç bir mezhepte kurtuluş yolu olmasaydı, o zaman kendi mezhebi onu affederdi, yani yaptığı şey caiz olurdu.

    Maliki mezhebini taklit eden istihazalı kadın için iki namazı cem etmeye lüzum yoktur. Çünkü istihaza hâli onun abdestini bozmaz. Aynı abdestle ikinci vakitteki namazı da kılabilir. Mezhep taklidi bir rahmeti ilahidir. Bu rahmetten faydalanmalı, taassuba [bağnazlığa] kapılıp da bu rahmetten kaçmamalıdır.

    Sual: Maliki mezhebini taklit eden bir kimsenin namazları cem edebilmesi için mazereti ne olmalıdır?


    Benzer Konular

    - Ben Belçika’da yaşıyorum, burada Maroko...

    - Yarın Akşam Miraç kandili bu gecenin özel Namazı burada yazıyor

    - Hud 71. ayette İbrahim’e İshak ve Yakub´un; İbrahim 39. ayette ise İsmail´in ve İshak´ın verildiği y

    - Nisa Suresinde şirk koşanların affedilmeyeceği yazıyor.Burada tövbe affı sağlamazm mı?

    - Bu konu ne şimdi biri açıklayabilir mi

  3. 18.Aralık.2010, 13:52
    2
    Fetva Meclisi
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 23.Ocak.2007
    Üye No: 6
    Mesaj Sayısı: 9,482
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 102

    Yanıt: Namazlarımda zorluk yaşıyorum Akıntım var ve burada ne yazıyor lütfen biri açıklayabilir mi ?




    Benim bildiğim her zaman istihaze kanı olan kadın her vakit için abdest almak zorunda olduğudur.


  4. 18.Aralık.2010, 13:52
    2
    Moderatör



    Benim bildiğim her zaman istihaze kanı olan kadın her vakit için abdest almak zorunda olduğudur.


  5. 18.Aralık.2010, 15:32
    3
    aziz83
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 29.Ağustos.2010
    Üye No: 78582
    Mesaj Sayısı: 754
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Yanıt: Namazlarımda zorluk yaşıyorum Akıntım var ve burada ne yazıyor lütfen biri açıklayabilir mi ?

    Değerli Kardeşimiz;

    - Bu soruda yer alan ifadelere göre, “Adet, istihaza/özür ve loğusa” akıntısının dışında, normal olarak gelen akıntıdan söz ediyoruz ki, fıkıh kaynaklarında “rutubetü’l-ferc” olarak ifade edilmektedir. Bu açıdan bu akıntıyı “normal ıslaklık” diye ifade etmek belki daha anlaşılır bir tabir olur. Bu açıklamayla konunun teşhisinde hemfikir olmamızı sağlamak istiyoruz.

    - İşte bu sorunun cevabı –Hanefî ve Şafii alimlerinin görüşlerine göre- şudur:

    Henefî alimlerinin görüşü:

    - Kadınların, vajina organlarında gördükleri normal ıslaklık, insanların ağız, burunlarından gelen akıntı ve bedenlerinden çıkan ter gibi değerlendirilmelidir(bk. Reddu’l-Muhtar, 1/166). Bu sebeple, söz konusu ıslaklık temiz olduğu gibi abdesti de bozmaz.

    Ancak, Hanefî fakihlerine göre, ön-arka yollardan çıkan her şey abdesti bozar(bk. Reddu’l-Muhtar,1/134; Meydanî, el-Lubab, 1/17).

    Diyanet işleri Başkanlığı İlmihalinde de şu ifadelere yer verilmiştir: “İdrar ve dışkı yollarından…herhangi bir sıvının veya bir maddenin çıkması” da abdesti bozar(a.g.e, 1/199).


    Şafii alimlerinin görüşü:

    - İmam Nevevî eserlerinde kadın organından çıkan rutubetin/ıslaklığın en sahih görüşe göre necis olmadığını/temiz olduğunu belirtmiştir (el-Mecmu, 2/570; el-Minhac-e’s-siracu’l-vehhac ile birlikte, s.23).

    İbn Hacer, bunu şöyle açıklamıştır: Nevevî’nin bahsettiği ıslaklık, mezi ile ter arası bir tonda olan ve kadın organının içinden (ön yüzeydeki içten) gelip yıkanması vacip olmayan bir akıntıdır. Doğum esnasında, çocukla birlikte veya daha önce gelen ve organın derin kısmından(rahim tarafındaki içten) gelen akıntı necistir(bk. Tuhfet’ı-Muhtaç/Şirvanî, 1/3o1; ayrıca bk. Reddu’l-Muhtar, 1/313).

    Bazı alimler konuyu üç boyutta ele almıştır. Buna göre, Kadının organından gelen akıntı/ıslaklık, eğer istincada/taharet almada yıkanması gereken (otururken açığa çıkan) yerden geliyorsa, bu kesinlikle temizdir. Eğer bu ıslaklık, organın en derin yerinden geliyorsa, bu da kesin olarak necistir. Şayet, bu akıntı, organın-yıkanması gerekmeyen yerden olmakla beraber- yine de ön-iç sayılan yerden gelirse, bu konuda iki görüş vardır. En sahih görüşe göre temizdir. Diğer bir görüşe göre necistir(bk. İanetu’t-talibin, 1/104, Tuhfet’ı-Muhtaç/Şirvanî, 1/3o1).

    İmam Nevevî bu konuda şunları belirtmiştir: “Erkek veya kadının ön veya arka taraflarından (İdrar veya dışkı yollarından) idrar, dışkı, yel, kurt, irin, kan, taş veya başka her hangi bir madde çıktığında abdest bozulur. Bu çıkan şeyin mutad olup olmaması arasında bir fark yoktur. Örneğin, yel, erkek veya kadının ön veya arka yolundan çıksın, fark etmez, abdest bozulur. Bu hususta –Şafii mezhebinde- bir ihtilaf yoktur(bk. Nevevî, Mecmu, 2/4).

    - Bütün bu açıklamalardan anladığımız kadarıyla, kadın organından çıkan –bu ıslaklık manasındaki- akıntı, vajinanın ön-iç kısmından geldiği için bunu temiz olarak kabul etmek gerekir. Fakat, bunun abdesti bozmayacağını söylemek kolay görünmemektedir. Çünkü, ilk başta “Reddu’l-muhtar”dan aldığımız “vajina organlarında gördükleri normal ıslaklık, insanların ağız, burunlarından gelen akıntı ve bedenlerinden çıkan ter gibi değerlendirilmelidir” şeklindeki ifadeden başka, kaynaklarda, bu konuya olumlu yaklaşmamızı, abdestin bozulmayacağını gerektiren bir ifadeye rastlayamadık. Öncelikle alimlerin genel içtihadına uygun hareket etmek gerekir. Ancak özellikle vesvese içinde olanlar ile bu ıslaklığa tedbir alamayanlar bu fetva ile amel edebilirler.

    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet



  6. 18.Aralık.2010, 15:32
    3
    aziz83 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Değerli Kardeşimiz;

    - Bu soruda yer alan ifadelere göre, “Adet, istihaza/özür ve loğusa” akıntısının dışında, normal olarak gelen akıntıdan söz ediyoruz ki, fıkıh kaynaklarında “rutubetü’l-ferc” olarak ifade edilmektedir. Bu açıdan bu akıntıyı “normal ıslaklık” diye ifade etmek belki daha anlaşılır bir tabir olur. Bu açıklamayla konunun teşhisinde hemfikir olmamızı sağlamak istiyoruz.

    - İşte bu sorunun cevabı –Hanefî ve Şafii alimlerinin görüşlerine göre- şudur:

    Henefî alimlerinin görüşü:

    - Kadınların, vajina organlarında gördükleri normal ıslaklık, insanların ağız, burunlarından gelen akıntı ve bedenlerinden çıkan ter gibi değerlendirilmelidir(bk. Reddu’l-Muhtar, 1/166). Bu sebeple, söz konusu ıslaklık temiz olduğu gibi abdesti de bozmaz.

    Ancak, Hanefî fakihlerine göre, ön-arka yollardan çıkan her şey abdesti bozar(bk. Reddu’l-Muhtar,1/134; Meydanî, el-Lubab, 1/17).

    Diyanet işleri Başkanlığı İlmihalinde de şu ifadelere yer verilmiştir: “İdrar ve dışkı yollarından…herhangi bir sıvının veya bir maddenin çıkması” da abdesti bozar(a.g.e, 1/199).


    Şafii alimlerinin görüşü:

    - İmam Nevevî eserlerinde kadın organından çıkan rutubetin/ıslaklığın en sahih görüşe göre necis olmadığını/temiz olduğunu belirtmiştir (el-Mecmu, 2/570; el-Minhac-e’s-siracu’l-vehhac ile birlikte, s.23).

    İbn Hacer, bunu şöyle açıklamıştır: Nevevî’nin bahsettiği ıslaklık, mezi ile ter arası bir tonda olan ve kadın organının içinden (ön yüzeydeki içten) gelip yıkanması vacip olmayan bir akıntıdır. Doğum esnasında, çocukla birlikte veya daha önce gelen ve organın derin kısmından(rahim tarafındaki içten) gelen akıntı necistir(bk. Tuhfet’ı-Muhtaç/Şirvanî, 1/3o1; ayrıca bk. Reddu’l-Muhtar, 1/313).

    Bazı alimler konuyu üç boyutta ele almıştır. Buna göre, Kadının organından gelen akıntı/ıslaklık, eğer istincada/taharet almada yıkanması gereken (otururken açığa çıkan) yerden geliyorsa, bu kesinlikle temizdir. Eğer bu ıslaklık, organın en derin yerinden geliyorsa, bu da kesin olarak necistir. Şayet, bu akıntı, organın-yıkanması gerekmeyen yerden olmakla beraber- yine de ön-iç sayılan yerden gelirse, bu konuda iki görüş vardır. En sahih görüşe göre temizdir. Diğer bir görüşe göre necistir(bk. İanetu’t-talibin, 1/104, Tuhfet’ı-Muhtaç/Şirvanî, 1/3o1).

    İmam Nevevî bu konuda şunları belirtmiştir: “Erkek veya kadının ön veya arka taraflarından (İdrar veya dışkı yollarından) idrar, dışkı, yel, kurt, irin, kan, taş veya başka her hangi bir madde çıktığında abdest bozulur. Bu çıkan şeyin mutad olup olmaması arasında bir fark yoktur. Örneğin, yel, erkek veya kadının ön veya arka yolundan çıksın, fark etmez, abdest bozulur. Bu hususta –Şafii mezhebinde- bir ihtilaf yoktur(bk. Nevevî, Mecmu, 2/4).

    - Bütün bu açıklamalardan anladığımız kadarıyla, kadın organından çıkan –bu ıslaklık manasındaki- akıntı, vajinanın ön-iç kısmından geldiği için bunu temiz olarak kabul etmek gerekir. Fakat, bunun abdesti bozmayacağını söylemek kolay görünmemektedir. Çünkü, ilk başta “Reddu’l-muhtar”dan aldığımız “vajina organlarında gördükleri normal ıslaklık, insanların ağız, burunlarından gelen akıntı ve bedenlerinden çıkan ter gibi değerlendirilmelidir” şeklindeki ifadeden başka, kaynaklarda, bu konuya olumlu yaklaşmamızı, abdestin bozulmayacağını gerektiren bir ifadeye rastlayamadık. Öncelikle alimlerin genel içtihadına uygun hareket etmek gerekir. Ancak özellikle vesvese içinde olanlar ile bu ıslaklığa tedbir alamayanlar bu fetva ile amel edebilirler.

    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet






+ Yorum Gönder