Konusunu Oylayın.: Aklın 7 mertebesi nelerdir?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Aklın 7 mertebesi nelerdir?
  1. 17.Aralık.2010, 21:40
    1
    Misafir

    Aklın 7 mertebesi nelerdir?






    Aklın 7 mertebesi nelerdir? Mumsema Sual: Aklın 7 mertebesi nelerdir?


  2. 17.Aralık.2010, 21:40
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 18.Aralık.2010, 15:49
    2
    esin-ti
    ♥• ραyLαşмακ güzéLdiя •♥

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 11.Ocak.2009
    Üye No: 46167
    Mesaj Sayısı: 2,863
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 33

    Yanıt: Aklın 7 mertebesi nelerdir?




    Ali FERŞADOĞLU

    Aklın geliştirilmesi ve mertebeleri

    Bu dünyaya, `ilim ve dua vasıtasıyla tekemmül etmek, mükemmelleşmek, gelişmek için gönderildiğimize`;1 bütün duygularımızı eğitip terbiye ederek olgunlaştırabildiğimiz veya güdük bıraktığımıza göre; aklımızı da geliştirebilir veya güdük bırakabiliriz

    Bu dünyaya, `ilim ve dua vasıtasıyla tekemmül etmek, mükemmelleşmek, gelişmek için gönderildiğimize`;1 bütün duygularımızı eğitip terbiye ederek olgunlaştırabildiğimiz veya güdük bıraktığımıza göre; aklımızı da geliştirebilir veya güdük bırakabiliriz. Potansiyel bir yetenek olarak verilen akıl; kelime hazinemizi ne kadar zenginleştirir, hafızamızın kapasitesini ne oranda genişletebilirsek, o nisbette gelişir. Akıl, yalnızca fayda ve zararı, iyi ve kötüyü biribirinden ayıran bir ölçü aleti olmasına karşılık insanoğluna bahşedilen en büyük duygu, en mükemmel latife, en muazzam güç kaynaklarından birisidir. Çünkü, mekanik, adale gücü, 1/30 beygir gücü olduğu halde, akıl ve zeka gücüyle, tabiattaki büyük güç kaynaklarını kontrol edebilmekte, harekete geçirebilmektedir.2 Ruhiyatçı ve psikologlar; doğru düşünme, isabetli karar verebilme kabiliyetinin irsi değil, öğrenme ve çalışmaya bağlı olduğunu vurgular.3 Potansiyel yetenek olarak verilen akıl da diğer duygular gibi geliştirilebilir. Bediüzzaman, aklın; ifrat, tefrit ve vasat olmak üzere üç derecesi bulunduğunu ve bu mertebelere ulaşmanın irademizin dahilinde olduğunu tesbit ederek, tahlil eder: * Aklın tefritine gabavet denir. Yani çalıştırılamayıp veya eğitilemeyip geri, hantal bırakılmasıdır. Bu tiplere de gabi denir. Akıl, zihin ve zekasını kullanmayanlar, güdük bırakan gabiler, hiçbir şeyden haberi olmaz, hiçbir şeye aklları ermez. Bunları kandırmak, aldatmak, haklarını paymal etmek, yemek kolaydır. Gabavetin psikolojideki karşılığı `aptallık`tır. Ferdi (bireysel) psikolojinin kurucusu Alfred ADLER , aptallığın yalnızca zeka düzeyinin alçak olması değil, aynı zamanda bir düşünme biçimi olduğunu belirtir: Saf (pür) aptallık, mantığın taleplerine karşı soğuk davranır ve onlara ancak zorlama sonucu uyar. Bir hayat tarzı yoktur. Hayat biçimi de herhangi bir ilgiyi anlayabilmekten uzaktır. Sağduyuya karşı da saygı duymaz.4 * Aklın ifratından, yani, aşırı ileri gitmesinden `cerbeze` doğar. Cerbeze, doğruyu eğri, batılı gerçek gösterecek derecede aldatıcı bir zeka ve bir yapıya sahip olmaktır. Cerbezeci, başkalarını aldatır, kandırır, toplumun düzenini allak bullak eder, kirletir. Hedefine, amacına varmayı kolaylaştıracak fikirler, iddialar ileri sürer. Ve bu kolaylığı da gerçekten sağlayacak şekilde aklını kullanır. Bunların zekice iddiaları, fikirleri olabilir. Ama kesinlikle sağduyudan mahrumdurlar. Zekice hareket ediyor, kolay yolu seçiyor, ama aslında korkak ve akılsızdırlar.5 * Aklın vasat mertebesine ise `hikmet` denilir. Hikmet; herşey hakkında en uygun, en doğru, en faydalı, en güzel karar verebilme kabiliyetidir. Hikmet sahibi, hakkı hak (gerçeği gerçek) bilip uyar, yanlışı yanlış bilip uzaklaşır. Aklın hikmeti, yalnızca `inanç` konusunda tezahür etmez. Doğumumuzdan ölümümüze kadar, hayatımızın her safhasında, her meselede, her durumda geçerlidir. Birey, toplum, devlet, ümmet ve insanlığa yönelik cepheleri vardır. Üretim, dağıtım, tüketime yönelik de açılımları vardır. Ayrıca bu kavram, adalet, riyazet, kudsiyyet, infak ve marifet, bilgiyi de bünyesinde taşır. Niyet, plan ve kararda tüm bilimsel verileri kullanarak `optimaliteyi` arama ve bulma sürecidir.6 Aklın işi; delil üzere gitmek olduğunu7 Risale-i Nur`larda aklı çalıştırmanın esaslarını verirken; onu tatmin edecek bol bol deliller, malzemeler, tefekküri konular serdeder. Aklı en ince meseleleri izah ve ispat ederek tatmin eder. Dipnotlar: 1- Sözler, s. 330; 2- Prof. Dr. Ayhan SONGAR, Enerji ve Hayat, Yeni Asya Yayınları, 1979, İst., s. 1-2; 3- Kişilik Bozuklukları ve Tolumsal Bütünleşme s. 66; 4- Age, s. 64-65; 5-Age, s. 68; 6- Prof. Dr. Bünyamin DURAN İslam Tarihinin Konjoktürel Değişimi, Nesil, İstanbul , 1997, s. 137; 7- Muhakemat (eski), s. 67 07.07.2004



  4. 18.Aralık.2010, 15:49
    2
    ♥• ραyLαşмακ güzéLdiя •♥



    Ali FERŞADOĞLU

    Aklın geliştirilmesi ve mertebeleri

    Bu dünyaya, `ilim ve dua vasıtasıyla tekemmül etmek, mükemmelleşmek, gelişmek için gönderildiğimize`;1 bütün duygularımızı eğitip terbiye ederek olgunlaştırabildiğimiz veya güdük bıraktığımıza göre; aklımızı da geliştirebilir veya güdük bırakabiliriz

    Bu dünyaya, `ilim ve dua vasıtasıyla tekemmül etmek, mükemmelleşmek, gelişmek için gönderildiğimize`;1 bütün duygularımızı eğitip terbiye ederek olgunlaştırabildiğimiz veya güdük bıraktığımıza göre; aklımızı da geliştirebilir veya güdük bırakabiliriz. Potansiyel bir yetenek olarak verilen akıl; kelime hazinemizi ne kadar zenginleştirir, hafızamızın kapasitesini ne oranda genişletebilirsek, o nisbette gelişir. Akıl, yalnızca fayda ve zararı, iyi ve kötüyü biribirinden ayıran bir ölçü aleti olmasına karşılık insanoğluna bahşedilen en büyük duygu, en mükemmel latife, en muazzam güç kaynaklarından birisidir. Çünkü, mekanik, adale gücü, 1/30 beygir gücü olduğu halde, akıl ve zeka gücüyle, tabiattaki büyük güç kaynaklarını kontrol edebilmekte, harekete geçirebilmektedir.2 Ruhiyatçı ve psikologlar; doğru düşünme, isabetli karar verebilme kabiliyetinin irsi değil, öğrenme ve çalışmaya bağlı olduğunu vurgular.3 Potansiyel yetenek olarak verilen akıl da diğer duygular gibi geliştirilebilir. Bediüzzaman, aklın; ifrat, tefrit ve vasat olmak üzere üç derecesi bulunduğunu ve bu mertebelere ulaşmanın irademizin dahilinde olduğunu tesbit ederek, tahlil eder: * Aklın tefritine gabavet denir. Yani çalıştırılamayıp veya eğitilemeyip geri, hantal bırakılmasıdır. Bu tiplere de gabi denir. Akıl, zihin ve zekasını kullanmayanlar, güdük bırakan gabiler, hiçbir şeyden haberi olmaz, hiçbir şeye aklları ermez. Bunları kandırmak, aldatmak, haklarını paymal etmek, yemek kolaydır. Gabavetin psikolojideki karşılığı `aptallık`tır. Ferdi (bireysel) psikolojinin kurucusu Alfred ADLER , aptallığın yalnızca zeka düzeyinin alçak olması değil, aynı zamanda bir düşünme biçimi olduğunu belirtir: Saf (pür) aptallık, mantığın taleplerine karşı soğuk davranır ve onlara ancak zorlama sonucu uyar. Bir hayat tarzı yoktur. Hayat biçimi de herhangi bir ilgiyi anlayabilmekten uzaktır. Sağduyuya karşı da saygı duymaz.4 * Aklın ifratından, yani, aşırı ileri gitmesinden `cerbeze` doğar. Cerbeze, doğruyu eğri, batılı gerçek gösterecek derecede aldatıcı bir zeka ve bir yapıya sahip olmaktır. Cerbezeci, başkalarını aldatır, kandırır, toplumun düzenini allak bullak eder, kirletir. Hedefine, amacına varmayı kolaylaştıracak fikirler, iddialar ileri sürer. Ve bu kolaylığı da gerçekten sağlayacak şekilde aklını kullanır. Bunların zekice iddiaları, fikirleri olabilir. Ama kesinlikle sağduyudan mahrumdurlar. Zekice hareket ediyor, kolay yolu seçiyor, ama aslında korkak ve akılsızdırlar.5 * Aklın vasat mertebesine ise `hikmet` denilir. Hikmet; herşey hakkında en uygun, en doğru, en faydalı, en güzel karar verebilme kabiliyetidir. Hikmet sahibi, hakkı hak (gerçeği gerçek) bilip uyar, yanlışı yanlış bilip uzaklaşır. Aklın hikmeti, yalnızca `inanç` konusunda tezahür etmez. Doğumumuzdan ölümümüze kadar, hayatımızın her safhasında, her meselede, her durumda geçerlidir. Birey, toplum, devlet, ümmet ve insanlığa yönelik cepheleri vardır. Üretim, dağıtım, tüketime yönelik de açılımları vardır. Ayrıca bu kavram, adalet, riyazet, kudsiyyet, infak ve marifet, bilgiyi de bünyesinde taşır. Niyet, plan ve kararda tüm bilimsel verileri kullanarak `optimaliteyi` arama ve bulma sürecidir.6 Aklın işi; delil üzere gitmek olduğunu7 Risale-i Nur`larda aklı çalıştırmanın esaslarını verirken; onu tatmin edecek bol bol deliller, malzemeler, tefekküri konular serdeder. Aklı en ince meseleleri izah ve ispat ederek tatmin eder. Dipnotlar: 1- Sözler, s. 330; 2- Prof. Dr. Ayhan SONGAR, Enerji ve Hayat, Yeni Asya Yayınları, 1979, İst., s. 1-2; 3- Kişilik Bozuklukları ve Tolumsal Bütünleşme s. 66; 4- Age, s. 64-65; 5-Age, s. 68; 6- Prof. Dr. Bünyamin DURAN İslam Tarihinin Konjoktürel Değişimi, Nesil, İstanbul , 1997, s. 137; 7- Muhakemat (eski), s. 67 07.07.2004






+ Yorum Gönder