Konusunu Oylayın.: Cuma namazında imamın hutbeden inmeden okuduğu ayeti arapça ve türkçe olarak yazabilir misiniz?

5 üzerinden 4.56 | Toplam : 25 kişi
Cuma namazında imamın hutbeden inmeden okuduğu ayeti arapça ve türkçe olarak yazabilir misiniz?
  1. 17.Aralık.2010, 12:06
    1
    Misafir

    Cuma namazında imamın hutbeden inmeden okuduğu ayeti arapça ve türkçe olarak yazabilir misiniz?






    Cuma namazında imamın hutbeden inmeden okuduğu ayeti arapça ve türkçe olarak yazabilir misiniz? Mumsema cuma namazında imamın okuduğu ayeti arapça ve türkçe olarak yazabilir misiniz?


  2. 17.Aralık.2010, 12:29
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Yanıt: cuma namazında imamın hutbeden inmeden okuduğu ayeti arapça ve türkçe olarak yazabilir misiniz?




    Hutbe nasıl okunur?

    1) Hatip minber kapısına vanp sağ ayağını birinci basamağa atar ve içinden şu duayı okur




    2) Üçüncü basamakta durup içinden şu duayı okur:




    3) Yedinci basamakta yine sessizce şu duayı okur:




    4) Cemaata dönüp oturur, ezanı dinler, ezan bitince ayağa kalkarak şu birinci hutbeyi okur:







    5) Hutbenin konusuna uygun âyet-i kerîme ve hadîsti şerifleri okur ve bunlann ışığında kısa bir va'z u nasihatta bulunur. îman ve Kur'ân hakıkatlarını cemaata duyurmaya çalışır. Yazılı hutbe metni uzunsa, en önemli yerleri seçerek okur. "Sözün güzelliği kısahğındadır." Uzun hutbeler cemâati üzmekte ve azaltmaktadır. Kısa ve özlü hutbeler daha tesirlidir. Hutbe bitince şunu okur:




    6) Böylece birinci hutbe bitmiş olur ve hatip oturur. Otururken için den şöyle duâ eder:




    7) Duâ bitince ayağa kalkar ve şu ikinci hutbeyi okur:







    8) Bu âyetin hemen arduıdan "Allâhümme salli" ve "Allâhümme bârik" dualarını okuduktan sonra ellerini açar ve şu duayı yapar:




    9) Artık hutbe bitmiştir. Hatip şu âyet-i celîleyi okur ve namaz kıldırmak üzere minberden iner:





    Cuma'nın ilk sünneti kılındıktan sonra, müezzin gülbank çeker: "Resul-i ekrem ve nebiyy-i muhterem sallellahü tealâ aleyhi ve sellem efendimiz hazretlerinin azîz, pâk, münevver, mutahhar ruh-i şerîflerine salevat-ı şerîfe getirenlerin ahir ve akıbetleri hayr ola. Âl-i ezvac-ı tahirat evlâd-ı rasül eshab-ı güzin efendilerimizin sair enbiya-i ‘izam ve rusûl-i fihan hazeratının ervah-ı şeriflerine, pîrimiz Bilâl-i Habeşi [R.A. (Radiyâllahü Anh)> efendimizin ve ‘ale'l-husus bu caminin banisi ve bugüne kadar içerisinden gelmiş geçmiş, imam, müezzin, kayyumlarının ve kâffe-i ehl-i imanın ervahı için, Allah rızası için, el - fatihah."

    Fatiha okunduktan sonra müezzin Euzü-besmele çekerek Ahzab sûresinin 56. ayetini okur;

    "İnnâllahe ve melâiketehü yüsallüne ‘ale'n-Nebiy. Ya eyyühe'l-lezine amenü sallü aleyhi ve sellimü teslima" Bunu takiben müezzin peygamberimize bir salevât getirir.

    "Allahümme salli ‘alâ seyyidinâ Muhammedin ve ‘alâ ali Muhammed. (ali seyyidinâ, ali seyyidinâ ve nebiyyinâ ' da ilave edilebilir)".

    Salevât-ı şerîfe bittikten sonra başka bir müezzin ayağa kalkar ve iç ezan okur. İçerde okunan bu ezan, Cum'a'nın ezanıdır. İmam namazını, her günkü oturduğu yerde değil de cuma günleri minberin kapısı önünde kılması cemaati rahatsız etmemek için iyi olur. Ayet okunmaya başladığında imam yerinden kalkar ve gizli olarak dua okur (minberin önünde):

    “Allahümme ifteh aleyna ebvabe rahmetike ve yessir aleyna hazâine fazlike ve keramike ya ekramelekramine ve ya erhamerrahimin.” diye dua eder.

    Ondan sonra, minberin merdivenlerini yavaş yavaş çıkar ve 3. basamakta durur ve şöyle dua yapar.

    “Rabbi’şrahli sadri ve yessir li emri vehlül ukdeten min lisani yefkahü kavli. Rabbi kad âteyteni minelmülki ve allemteni min te’vilil ehadis. Rabbi zidni ilmen ve fehmen, ve elhıkni bissalihin. Vehfezni minesselasili vel eğlali vel enkal. Allahümme salli ala Muhammedin ve ala alihi ve sahbihi ecmain."

    7. Basamağa gelir ve:

    Allahümme hâzaşşe’nü leyse bişâni. Ve hâzelmekani leyse bimekani. Allahümme yessir lî emrî, ve tekabbelhü minni. Ve selamün ala cemîilenbiyai velmürselin.”

    Duasını okuduktan sonra cemaata yüzünü dönüp 8.basamağa oturur. Bu esnada iç ezanı dinler. Ezan bittikten sonra ayağa kalkarak 7. basamakta hutbeyi okumaya başlar. Hutbenin başlangıcı Hamdele ile olur. "Elhamdü lillâh (2) Elhamdü lillâhillezi . . ." Hamdele'nin son kısmında;

    "neşhedü enlâ ilâhe illâllahü vahdedü lâ şirîke lehü ve lâ nazira lehü velâ müsâle leh. Ve neşhedü enne seyyidena muhammeded abdühü ve habibühü ve rasülûh. Sallâllahü ‘leyhi ve ‘alâ alihi ve ezvacihi ve eshabihi ve etba‘ih ve hulefa ihir- raşidine'l - mehdiine min ba‘dih ve vüzeraihi'l-kâmiline fi ‘ahdih. Hususam-minhüm ‘alel-eimmeti hulefa rasülillâhi ale't-tahkîk. Ümerai'l-mü'minin hazret-i eba Bekrin ve ‘Umer'a ve Osmane ve ‘Aliy ve ‘alâ bakıyyeti's sahabeti ve't-tâbi‘in. Rıdvanü'llahi te‘alâ ‘aleyhim ecme‘in. Eyyühe'l - mü'minine'l - hazirûn. İttekul-lahe ve etı‘ûn. İnne'l-lâhe me‘allezine't-tekav ve'l-lezinehüm mühsinün."

    Bundan sonra imam: "kalle'l - lahü te‘alâ fi kitâbihi'l-kerîm." der, Euzü-besmele çeker ve hutbenin mevzuu ile ilgili bir ayet okur. Ayet bitince "sadekallahül-‘azîm" der (Bu da tasdik etmek demektir). Ve yine hutbenin mevzuu ile ilgili okuduğu ayete istinat ederek söylenmiş olan, Peygamber Efendimiz'den bir hadîs'i imam şöyle dile getirir:

    "Ve kale'n - nebiyyü sallellahü ‘aleyhi ve sellem" diyerek hadisi okur. Şayet mevzu ile ilgili ikinci bir hadis daha varsa, o zaman imam: "ve kale fi hadîsin ahar" diyerek diğer hadisi de okur. Daha sonra imam, "Azîz cemaat, aziz mü'minler" gibi tabirlerden birini kullanarak Türkçe hutbe kısmını okumaya başlar. Türkçe hutbenin okunuşu bittikten sonra, imam yine fazla teganni etmeden, gizli bir lâhinle aşağıdaki metni okur.

    "Elâ inne ahsene'l-kelâm ve ebleğa'n-nizam. Kemâ kale'l-lahü tebareke ve te‘alâ fi'l-kelâm ve izâ kurie'l-kur'ânü festemi‘ulehü ve ensıtü le‘alleyküm türhamün" Euzü-besmele çekip son bir ayet daha okur. Sonra oturup dua eder.

    Ondan sonra tekrar ayağa kalkar ve burada da bir dua okur. Daha sonra da Peygamberimize salavat getirir. Altıncı basamağa iner ve hafif kıbleye yan dönerek, yarı açık yarı gizli salli ve barik dualarını okur, sonra ellerini kaldırır dua eder. Bu duada, bütün mü'minlerin refahı, saadeti, karada, havada yolculuk yapanlara selametler dilenir; orada oturan, kaim olan, orada hazır olan, kaybolmuş olanlar (bilinmeyenler), Türk ordusunun mansur ve muzaffer olması gibi hususlara temas edilir.

    Dua bittikten sonra tekrar 7. basamağa çıkar, euzü-besmeleyi gizli olarak okur ve açık olarak ve makamla Nahl Sûresinin 90. ayetini okur: "İnnâllahe ye'mürü bi'l - ‘adli ve'l - ihsânive itâi zil-kurba ve yenhâ ‘anil - fahşai ve'l - münkeri ve'l - bağy. Ye‘ızuküm le‘alleküm tezekkerûn" Minberden aşağıya doğru inerken, Nahl Sûresinin son ayetini gizli olarak okur. İmam hutbeden aşağıya inmeye başladığı anda da müezzin kamet etmeye başlar. Kameti takiben farz olan cuma namazına başlanır.

    Kaynak:sorularla İslamiyet.com


  3. 17.Aralık.2010, 12:29
    2
    Silent and lonely rains



    Hutbe nasıl okunur?

    1) Hatip minber kapısına vanp sağ ayağını birinci basamağa atar ve içinden şu duayı okur




    2) Üçüncü basamakta durup içinden şu duayı okur:




    3) Yedinci basamakta yine sessizce şu duayı okur:




    4) Cemaata dönüp oturur, ezanı dinler, ezan bitince ayağa kalkarak şu birinci hutbeyi okur:







    5) Hutbenin konusuna uygun âyet-i kerîme ve hadîsti şerifleri okur ve bunlann ışığında kısa bir va'z u nasihatta bulunur. îman ve Kur'ân hakıkatlarını cemaata duyurmaya çalışır. Yazılı hutbe metni uzunsa, en önemli yerleri seçerek okur. "Sözün güzelliği kısahğındadır." Uzun hutbeler cemâati üzmekte ve azaltmaktadır. Kısa ve özlü hutbeler daha tesirlidir. Hutbe bitince şunu okur:




    6) Böylece birinci hutbe bitmiş olur ve hatip oturur. Otururken için den şöyle duâ eder:




    7) Duâ bitince ayağa kalkar ve şu ikinci hutbeyi okur:







    8) Bu âyetin hemen arduıdan "Allâhümme salli" ve "Allâhümme bârik" dualarını okuduktan sonra ellerini açar ve şu duayı yapar:




    9) Artık hutbe bitmiştir. Hatip şu âyet-i celîleyi okur ve namaz kıldırmak üzere minberden iner:





    Cuma'nın ilk sünneti kılındıktan sonra, müezzin gülbank çeker: "Resul-i ekrem ve nebiyy-i muhterem sallellahü tealâ aleyhi ve sellem efendimiz hazretlerinin azîz, pâk, münevver, mutahhar ruh-i şerîflerine salevat-ı şerîfe getirenlerin ahir ve akıbetleri hayr ola. Âl-i ezvac-ı tahirat evlâd-ı rasül eshab-ı güzin efendilerimizin sair enbiya-i ‘izam ve rusûl-i fihan hazeratının ervah-ı şeriflerine, pîrimiz Bilâl-i Habeşi [R.A. (Radiyâllahü Anh)> efendimizin ve ‘ale'l-husus bu caminin banisi ve bugüne kadar içerisinden gelmiş geçmiş, imam, müezzin, kayyumlarının ve kâffe-i ehl-i imanın ervahı için, Allah rızası için, el - fatihah."

    Fatiha okunduktan sonra müezzin Euzü-besmele çekerek Ahzab sûresinin 56. ayetini okur;

    "İnnâllahe ve melâiketehü yüsallüne ‘ale'n-Nebiy. Ya eyyühe'l-lezine amenü sallü aleyhi ve sellimü teslima" Bunu takiben müezzin peygamberimize bir salevât getirir.

    "Allahümme salli ‘alâ seyyidinâ Muhammedin ve ‘alâ ali Muhammed. (ali seyyidinâ, ali seyyidinâ ve nebiyyinâ ' da ilave edilebilir)".

    Salevât-ı şerîfe bittikten sonra başka bir müezzin ayağa kalkar ve iç ezan okur. İçerde okunan bu ezan, Cum'a'nın ezanıdır. İmam namazını, her günkü oturduğu yerde değil de cuma günleri minberin kapısı önünde kılması cemaati rahatsız etmemek için iyi olur. Ayet okunmaya başladığında imam yerinden kalkar ve gizli olarak dua okur (minberin önünde):

    “Allahümme ifteh aleyna ebvabe rahmetike ve yessir aleyna hazâine fazlike ve keramike ya ekramelekramine ve ya erhamerrahimin.” diye dua eder.

    Ondan sonra, minberin merdivenlerini yavaş yavaş çıkar ve 3. basamakta durur ve şöyle dua yapar.

    “Rabbi’şrahli sadri ve yessir li emri vehlül ukdeten min lisani yefkahü kavli. Rabbi kad âteyteni minelmülki ve allemteni min te’vilil ehadis. Rabbi zidni ilmen ve fehmen, ve elhıkni bissalihin. Vehfezni minesselasili vel eğlali vel enkal. Allahümme salli ala Muhammedin ve ala alihi ve sahbihi ecmain."

    7. Basamağa gelir ve:

    Allahümme hâzaşşe’nü leyse bişâni. Ve hâzelmekani leyse bimekani. Allahümme yessir lî emrî, ve tekabbelhü minni. Ve selamün ala cemîilenbiyai velmürselin.”

    Duasını okuduktan sonra cemaata yüzünü dönüp 8.basamağa oturur. Bu esnada iç ezanı dinler. Ezan bittikten sonra ayağa kalkarak 7. basamakta hutbeyi okumaya başlar. Hutbenin başlangıcı Hamdele ile olur. "Elhamdü lillâh (2) Elhamdü lillâhillezi . . ." Hamdele'nin son kısmında;

    "neşhedü enlâ ilâhe illâllahü vahdedü lâ şirîke lehü ve lâ nazira lehü velâ müsâle leh. Ve neşhedü enne seyyidena muhammeded abdühü ve habibühü ve rasülûh. Sallâllahü ‘leyhi ve ‘alâ alihi ve ezvacihi ve eshabihi ve etba‘ih ve hulefa ihir- raşidine'l - mehdiine min ba‘dih ve vüzeraihi'l-kâmiline fi ‘ahdih. Hususam-minhüm ‘alel-eimmeti hulefa rasülillâhi ale't-tahkîk. Ümerai'l-mü'minin hazret-i eba Bekrin ve ‘Umer'a ve Osmane ve ‘Aliy ve ‘alâ bakıyyeti's sahabeti ve't-tâbi‘in. Rıdvanü'llahi te‘alâ ‘aleyhim ecme‘in. Eyyühe'l - mü'minine'l - hazirûn. İttekul-lahe ve etı‘ûn. İnne'l-lâhe me‘allezine't-tekav ve'l-lezinehüm mühsinün."

    Bundan sonra imam: "kalle'l - lahü te‘alâ fi kitâbihi'l-kerîm." der, Euzü-besmele çeker ve hutbenin mevzuu ile ilgili bir ayet okur. Ayet bitince "sadekallahül-‘azîm" der (Bu da tasdik etmek demektir). Ve yine hutbenin mevzuu ile ilgili okuduğu ayete istinat ederek söylenmiş olan, Peygamber Efendimiz'den bir hadîs'i imam şöyle dile getirir:

    "Ve kale'n - nebiyyü sallellahü ‘aleyhi ve sellem" diyerek hadisi okur. Şayet mevzu ile ilgili ikinci bir hadis daha varsa, o zaman imam: "ve kale fi hadîsin ahar" diyerek diğer hadisi de okur. Daha sonra imam, "Azîz cemaat, aziz mü'minler" gibi tabirlerden birini kullanarak Türkçe hutbe kısmını okumaya başlar. Türkçe hutbenin okunuşu bittikten sonra, imam yine fazla teganni etmeden, gizli bir lâhinle aşağıdaki metni okur.

    "Elâ inne ahsene'l-kelâm ve ebleğa'n-nizam. Kemâ kale'l-lahü tebareke ve te‘alâ fi'l-kelâm ve izâ kurie'l-kur'ânü festemi‘ulehü ve ensıtü le‘alleyküm türhamün" Euzü-besmele çekip son bir ayet daha okur. Sonra oturup dua eder.

    Ondan sonra tekrar ayağa kalkar ve burada da bir dua okur. Daha sonra da Peygamberimize salavat getirir. Altıncı basamağa iner ve hafif kıbleye yan dönerek, yarı açık yarı gizli salli ve barik dualarını okur, sonra ellerini kaldırır dua eder. Bu duada, bütün mü'minlerin refahı, saadeti, karada, havada yolculuk yapanlara selametler dilenir; orada oturan, kaim olan, orada hazır olan, kaybolmuş olanlar (bilinmeyenler), Türk ordusunun mansur ve muzaffer olması gibi hususlara temas edilir.

    Dua bittikten sonra tekrar 7. basamağa çıkar, euzü-besmeleyi gizli olarak okur ve açık olarak ve makamla Nahl Sûresinin 90. ayetini okur: "İnnâllahe ye'mürü bi'l - ‘adli ve'l - ihsânive itâi zil-kurba ve yenhâ ‘anil - fahşai ve'l - münkeri ve'l - bağy. Ye‘ızuküm le‘alleküm tezekkerûn" Minberden aşağıya doğru inerken, Nahl Sûresinin son ayetini gizli olarak okur. İmam hutbeden aşağıya inmeye başladığı anda da müezzin kamet etmeye başlar. Kameti takiben farz olan cuma namazına başlanır.

    Kaynak:sorularla İslamiyet.com


  4. 15.Nisan.2016, 07:10
    3
    Misafir

    Cevap: Cuma namazında imamın hutbeden inmeden okuduğu ayeti arapça ve türkçe olarak yazabilir misiniz?

    Allah razi olsun.kardeslerim birde dualarin turkce manalarinida yazarsaniz cok seviniriz


  5. 15.Nisan.2016, 07:10
    3
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Allah razi olsun.kardeslerim birde dualarin turkce manalarinida yazarsaniz cok seviniriz





+ Yorum Gönder