Konusunu Oylayın.: Şii ve hanefi arasındaki farklar

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 6 kişi
Şii ve hanefi arasındaki farklar
  1. 15.Aralık.2010, 15:40
    1
    Misafir

    Şii ve hanefi arasındaki farklar






    Şii ve hanefi arasındaki farklar Mumsema Hanefi mezhebi ve Caferi mezhebi arsındaki farkın ne olduğu hakkında bilgi yazar mısınız ?


  2. 15.Aralık.2010, 15:40
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 04.Haziran.2013, 17:42
    2
    jerusselam
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 25.Şubat.2013
    Üye No: 100353
    Mesaj Sayısı: 4,172
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 42

    Cevap: şii ve hanefi arasındaki farklar




    şii ve hanefi arasındaki farklar




    Fıkıh lügatte “ince anlayış, derin kavrayış” anlamına gelmektedir. Bir konudaki derin bilgiye “fıkıh”, o bilgiyi elde etmeye de “tefakkuh” derler. Resulullah (sav) Efendimiz İbn Abbas’a dua etmiş ve “Allahım, onu dinde fakih kıl” buyurmuştur. (Alluhumme fakkihhu fi’d-din).


    Istılahta ise fıkıh kısaca, “ameli şer’i hükümleri tafsili delillerinden istinbat ederek bilmek” diye tarif edilir. Şer’i hükümler inanca, amele ve ahlaka ait olmak üzere üçe ayrılır. İşte amel ve ibadetlere ait olan kısmı fıkhın konusudur. İmam Azam Ebu Hanife ise fıkhı, “kişinin lehinde ve aleyhinde olan şeyleri bilmesidir” diye tarif ederek, hayatın tamamını onun konusu haline getirmiştir. Nitekim İmam’a atfedilen akaid risalesinin adı da “el-Fıkhu’l-Ekber” yani “büyük fıkıh”tır.


    Mezhep ise “z-h-b” kökünden türemiş bir terimdir; “gidilen yol” manasına gelir. Hicri ikinci asırdan itibaren fıkıh mezhepleri teşekkül etmiştir. Önce Medine ve Irak, bir başka adlandırmayla Hadis ve Rey ekolleri şekillenmiş, ardından birçok mezhepler oluşmuştur. Bu mezheplerden bazılarının mensubu kalmadığından bunlar ortadan kalkmışlar, tarihte fazla işlenmemişlerdir. Sevri ve Leysi mezhepleri gibi. Bazıları ise büyük devletlerin hukukunu ve kalabalık kitlelerin günlük hayatını tanzim ettikleri için işlenerek gelişmiş ve genişlemişlerdir. Hanefi ve Maliki mezhepleri gibi... Mezhep kelimesinin “gidilen yol” anlamına geldiğini söylemiştik. O yoldan gidenler azaldıkça mezhep de mezhep olma kabiliyetini kaybetmeye başlar. Yol, gitmek içindir; üzerinde oturmak, çadır kurmak, ev yapmak için değildir. Bir yerde durmak murat edilseydi, adına mezhep değil “mevkıf” (durak) derlerdi.


    Mezhepler bir de sünni ve şii mezhepler olmak üzere ikiye ayrılır. Sünni mezheplerin toplam 13 mezhep olduğu kabul edilmekle birlikte en çok mensubu bulunanlar 4 tanedir. Şii fıkıh mezheplerin en önemlileri ise Ca’feriye, Zeydiyedir. Şii mezhepler içerisinde Zeydiye, sünniliğe en yakın mezhep kabul edilmektedir.


    Ana ilkeler ve karakteristik özellikler daha ziyade usûlde ortaya çıktığı için mezheplerin usûlü üzerinde durulacak; fakat fer’î bir mes’ele de, o mezhebin karakteristik özelliğini aksettiren bir mahiyet arz ediyorsa, bunlara da yer verilebilecektir. Görüşlerin mukayesesi genellikle o delili en çok kullanan mezhebin başlığı altında yapılacak, bu durumda diğer mezheplere temas edilirken o konu yeniden ele alınmayacaktır.



    Sünni mezhebine göre;
    Kelime-i Şehadet getirmek
    Günde beş vakit namaz kılmak
    Ramazan ayı boyunca oruç tutmak
    Zekat vermekle yükümlü olan kimse için Zekât vermek
    Hac'ca gitmekle yükümlü olan kimse için ömründe bir defa veya daha fazla hacca gitmek


    Şii mezhebine göre; İmmamiye ve İsmailliye olarak ikiye ayrılır.

    Furu al-Din (İmamiyye)
    Namaz
    Oruç
    Zekât
    Hums
    Cihat
    Emr-i Bil Maruf
    Nehyi Anil Münker
    Tevella
    Teberra
    7 Şart (İsmailiyye)
    Velayet
    Teharet
    Namaz
    Zekât
    Oruç
    Cihad

    Allah'ın tek Yaradan olduğuna inanmak.
    Allah'ın meleklerine inanmak.
    Allah'ın kitaplarına inanmak.
    Allah'ın peygamberlerine inanmak.
    Kaza ve kadere inanmak.
    Ahiret gününe inanmak


  4. 04.Haziran.2013, 17:42
    2
    Devamlı Üye



    şii ve hanefi arasındaki farklar




    Fıkıh lügatte “ince anlayış, derin kavrayış” anlamına gelmektedir. Bir konudaki derin bilgiye “fıkıh”, o bilgiyi elde etmeye de “tefakkuh” derler. Resulullah (sav) Efendimiz İbn Abbas’a dua etmiş ve “Allahım, onu dinde fakih kıl” buyurmuştur. (Alluhumme fakkihhu fi’d-din).


    Istılahta ise fıkıh kısaca, “ameli şer’i hükümleri tafsili delillerinden istinbat ederek bilmek” diye tarif edilir. Şer’i hükümler inanca, amele ve ahlaka ait olmak üzere üçe ayrılır. İşte amel ve ibadetlere ait olan kısmı fıkhın konusudur. İmam Azam Ebu Hanife ise fıkhı, “kişinin lehinde ve aleyhinde olan şeyleri bilmesidir” diye tarif ederek, hayatın tamamını onun konusu haline getirmiştir. Nitekim İmam’a atfedilen akaid risalesinin adı da “el-Fıkhu’l-Ekber” yani “büyük fıkıh”tır.


    Mezhep ise “z-h-b” kökünden türemiş bir terimdir; “gidilen yol” manasına gelir. Hicri ikinci asırdan itibaren fıkıh mezhepleri teşekkül etmiştir. Önce Medine ve Irak, bir başka adlandırmayla Hadis ve Rey ekolleri şekillenmiş, ardından birçok mezhepler oluşmuştur. Bu mezheplerden bazılarının mensubu kalmadığından bunlar ortadan kalkmışlar, tarihte fazla işlenmemişlerdir. Sevri ve Leysi mezhepleri gibi. Bazıları ise büyük devletlerin hukukunu ve kalabalık kitlelerin günlük hayatını tanzim ettikleri için işlenerek gelişmiş ve genişlemişlerdir. Hanefi ve Maliki mezhepleri gibi... Mezhep kelimesinin “gidilen yol” anlamına geldiğini söylemiştik. O yoldan gidenler azaldıkça mezhep de mezhep olma kabiliyetini kaybetmeye başlar. Yol, gitmek içindir; üzerinde oturmak, çadır kurmak, ev yapmak için değildir. Bir yerde durmak murat edilseydi, adına mezhep değil “mevkıf” (durak) derlerdi.


    Mezhepler bir de sünni ve şii mezhepler olmak üzere ikiye ayrılır. Sünni mezheplerin toplam 13 mezhep olduğu kabul edilmekle birlikte en çok mensubu bulunanlar 4 tanedir. Şii fıkıh mezheplerin en önemlileri ise Ca’feriye, Zeydiyedir. Şii mezhepler içerisinde Zeydiye, sünniliğe en yakın mezhep kabul edilmektedir.


    Ana ilkeler ve karakteristik özellikler daha ziyade usûlde ortaya çıktığı için mezheplerin usûlü üzerinde durulacak; fakat fer’î bir mes’ele de, o mezhebin karakteristik özelliğini aksettiren bir mahiyet arz ediyorsa, bunlara da yer verilebilecektir. Görüşlerin mukayesesi genellikle o delili en çok kullanan mezhebin başlığı altında yapılacak, bu durumda diğer mezheplere temas edilirken o konu yeniden ele alınmayacaktır.



    Sünni mezhebine göre;
    Kelime-i Şehadet getirmek
    Günde beş vakit namaz kılmak
    Ramazan ayı boyunca oruç tutmak
    Zekat vermekle yükümlü olan kimse için Zekât vermek
    Hac'ca gitmekle yükümlü olan kimse için ömründe bir defa veya daha fazla hacca gitmek


    Şii mezhebine göre; İmmamiye ve İsmailliye olarak ikiye ayrılır.

    Furu al-Din (İmamiyye)
    Namaz
    Oruç
    Zekât
    Hums
    Cihat
    Emr-i Bil Maruf
    Nehyi Anil Münker
    Tevella
    Teberra
    7 Şart (İsmailiyye)
    Velayet
    Teharet
    Namaz
    Zekât
    Oruç
    Cihad

    Allah'ın tek Yaradan olduğuna inanmak.
    Allah'ın meleklerine inanmak.
    Allah'ın kitaplarına inanmak.
    Allah'ın peygamberlerine inanmak.
    Kaza ve kadere inanmak.
    Ahiret gününe inanmak





+ Yorum Gönder