Konusunu Oylayın.: İslâm harflerinin mukaddesliğinden bahsediliyor. Bâzı kimseler, “Tanrının dili yoktur. Kutsal kitapların hurûfâtı değil

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
İslâm harflerinin mukaddesliğinden bahsediliyor. Bâzı kimseler, “Tanrının dili yoktur. Kutsal kitapların hurûfâtı değil
  1. 11.Aralık.2010, 22:40
    1
    Misafir

    İslâm harflerinin mukaddesliğinden bahsediliyor. Bâzı kimseler, “Tanrının dili yoktur. Kutsal kitapların hurûfâtı değil






    İslâm harflerinin mukaddesliğinden bahsediliyor. Bâzı kimseler, “Tanrının dili yoktur. Kutsal kitapların hurûfâtı değil Mumsema İslâm harflerinin mukaddesliğinden bahsediliyor. Bâzı kimseler, “Tanrının dili yoktur. Kutsal kitapların hurûfâtı değil içeriği kutsaldır.” diyorlar. Arap alfabesinin İslâm dîninde yeri ve önemi nedir?


  2. 11.Aralık.2010, 22:40
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 12.Aralık.2010, 08:29
    2
    İslam
    Kur'an Hadimi

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 02.Nisan.2009
    Üye No: 47685
    Mesaj Sayısı: 783
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 8
    Bulunduğu yer: evim

    Yanıt: İslâm harflerinin mukaddesliğinden bahsediliyor. Bâzı kimseler, “Tanrının dili yoktur. Kutsal kitapların hurûfâtı




    Bâzı kitaplarda İslâm harflerinin mukaddesliğinden ve dînî kıymeti hâiz bulunduğundan bahsediliyor. Fakat bu fikre îtirâz sadedinde bâzı kimseler: “Tanrının dili yoktur. Kutsal kitapların hurûfâtı değil içeriği kutsaldır. Harflerde dînî kıymet görmek cehâlet ve taassubun ürünüdür” diyorlar. Sizin bu konuda görüşünüz nedir? Arap alfabesinin İslâm dîninde yeri ve önemi nedir?

    Bu konuyu birkaç madde halinde açıklamaya çalışacağız:

    - Arap harflerinin -Arapça harfler olduğu için- kutsal olduğunu söyleyemeyiz. Aynı harflerle iman esasları yazıldığı gibi, küfür esasları da yazılabilir. Bu açıdan bakıldığında bütün harfler kullanıldığı dilin sadece bir aracıdır.

    - Kur’an, hem lafız hem mana itibariyle Allah’ın kelamıdır ve Arapça’dır. Bu husus, ayetlerle sabit olduğu gibi (Nahl, 16/103; İbrahim, 14/4; Fussilet, 41/44), İslam alimlerinin de ortak görüşüdür. Arap harflerinden başka Latin ve benzeri harflerle Kur’an metnini sağlam yazmak mümkün değildir. Bu tecrübeyle sabittir.

    Konuya bu açıdan bakıldığı zaman, Kur’an’ın lafızları semavî, ilahî olduğuna göre, bu lafızları oluşturan Arapça harflerin de -kutsala vesile olmaları cihetiyle- bir nevi kutsallık kazanmaları söz konusu olabilir. Fakat harflerin bu kutsallığı Kur’an ile ilintili olduğu zamana mahsustur.

    Hadis-i şerifte “Kur’an’ın her bir harfine en az 10 sevap verileceği..” ((Tirmizî, Sevâbü’l Kur’an, 16, 2912) ifade edilirken “harfler”e de dikkat çekilmiştir.

    - Kur’an’ın mucizelik yönünün en bariz olan kısmı, onun Arapça ifade tarzındandır. Bu ifade tarzı ise, Arapça ifadenin barındırdığı Arapça kelimelerden oluşuyor. Arapça kelimelerin yazılışı ise -yukarıda ifade edildiği üzere- ancak Arapça harfleriyle -tam olarak- mümkündür. Diğer bir ifadeyle, Kur’an ifadelerinin manası yanında, ifadede geçen lafızların ve harflerin de bir nevi mucizeliği söz konusudur. Mesela, Sad suresinin başında geçen “Sad” harfi, Şura suresinin aşında geçen “Hâ-Ayn-kaf” harflerini Arapça dışındaki harflerle yazmak mümkün değildir. Oysa, bunların tek başına birer şifre, sayısal birer tevafuk, aynı surelerde geçen ilgili harfin nasıl, ne şekilde ve kaç defa geçtiği gibi -Arapça bir harf olarak icaz parıltılarını gösteren- görevleri vardır.

    - Kur’an’da “salat, zekât, riba” gibi bazı kelimeler “vav”la yazılmıştır. Bu yazı sitili sadece Kur’an’a mahsustur ve alimler bu yazıya bu açıdan çok önem vermişlerdir.

    - Bu ve benzeri daha pek çok noktalara dikkat çekmek mümkündür.

    - Bu açıklamalardan anlaşılıyor ki, İslam/Arapça harflerinin de diğer harfler gibi olduğunu savunanlar, ilk maddede işaret ettiğimiz hususu dikkate aldıkları için bu görüşte ısrar etmişlerdir. Bunlara kutsallık atfedenler ise, diğer maddelerdeki gerçekleri göz önünde bulundurdukları için bu görüşü savunmuşlardır. Bu açıdan her iki görüşün de -kendi sahasında ve kendi açısından- haklı olduğunu söylemek mümkündür.

    İlave bilgi için tıklayınız:

    Neden Kur'an Dili Arapça'dır? Bunu milliyetçilik olarak düşünenlere ne denilebilir? Kuran'ı tercümesinden okusak daha iyi olmaz mı? sorusunun cevabı için tıklayınız.


    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet


  4. 12.Aralık.2010, 08:29
    2
    Kur'an Hadimi



    Bâzı kitaplarda İslâm harflerinin mukaddesliğinden ve dînî kıymeti hâiz bulunduğundan bahsediliyor. Fakat bu fikre îtirâz sadedinde bâzı kimseler: “Tanrının dili yoktur. Kutsal kitapların hurûfâtı değil içeriği kutsaldır. Harflerde dînî kıymet görmek cehâlet ve taassubun ürünüdür” diyorlar. Sizin bu konuda görüşünüz nedir? Arap alfabesinin İslâm dîninde yeri ve önemi nedir?

    Bu konuyu birkaç madde halinde açıklamaya çalışacağız:

    - Arap harflerinin -Arapça harfler olduğu için- kutsal olduğunu söyleyemeyiz. Aynı harflerle iman esasları yazıldığı gibi, küfür esasları da yazılabilir. Bu açıdan bakıldığında bütün harfler kullanıldığı dilin sadece bir aracıdır.

    - Kur’an, hem lafız hem mana itibariyle Allah’ın kelamıdır ve Arapça’dır. Bu husus, ayetlerle sabit olduğu gibi (Nahl, 16/103; İbrahim, 14/4; Fussilet, 41/44), İslam alimlerinin de ortak görüşüdür. Arap harflerinden başka Latin ve benzeri harflerle Kur’an metnini sağlam yazmak mümkün değildir. Bu tecrübeyle sabittir.

    Konuya bu açıdan bakıldığı zaman, Kur’an’ın lafızları semavî, ilahî olduğuna göre, bu lafızları oluşturan Arapça harflerin de -kutsala vesile olmaları cihetiyle- bir nevi kutsallık kazanmaları söz konusu olabilir. Fakat harflerin bu kutsallığı Kur’an ile ilintili olduğu zamana mahsustur.

    Hadis-i şerifte “Kur’an’ın her bir harfine en az 10 sevap verileceği..” ((Tirmizî, Sevâbü’l Kur’an, 16, 2912) ifade edilirken “harfler”e de dikkat çekilmiştir.

    - Kur’an’ın mucizelik yönünün en bariz olan kısmı, onun Arapça ifade tarzındandır. Bu ifade tarzı ise, Arapça ifadenin barındırdığı Arapça kelimelerden oluşuyor. Arapça kelimelerin yazılışı ise -yukarıda ifade edildiği üzere- ancak Arapça harfleriyle -tam olarak- mümkündür. Diğer bir ifadeyle, Kur’an ifadelerinin manası yanında, ifadede geçen lafızların ve harflerin de bir nevi mucizeliği söz konusudur. Mesela, Sad suresinin başında geçen “Sad” harfi, Şura suresinin aşında geçen “Hâ-Ayn-kaf” harflerini Arapça dışındaki harflerle yazmak mümkün değildir. Oysa, bunların tek başına birer şifre, sayısal birer tevafuk, aynı surelerde geçen ilgili harfin nasıl, ne şekilde ve kaç defa geçtiği gibi -Arapça bir harf olarak icaz parıltılarını gösteren- görevleri vardır.

    - Kur’an’da “salat, zekât, riba” gibi bazı kelimeler “vav”la yazılmıştır. Bu yazı sitili sadece Kur’an’a mahsustur ve alimler bu yazıya bu açıdan çok önem vermişlerdir.

    - Bu ve benzeri daha pek çok noktalara dikkat çekmek mümkündür.

    - Bu açıklamalardan anlaşılıyor ki, İslam/Arapça harflerinin de diğer harfler gibi olduğunu savunanlar, ilk maddede işaret ettiğimiz hususu dikkate aldıkları için bu görüşte ısrar etmişlerdir. Bunlara kutsallık atfedenler ise, diğer maddelerdeki gerçekleri göz önünde bulundurdukları için bu görüşü savunmuşlardır. Bu açıdan her iki görüşün de -kendi sahasında ve kendi açısından- haklı olduğunu söylemek mümkündür.

    İlave bilgi için tıklayınız:

    Neden Kur'an Dili Arapça'dır? Bunu milliyetçilik olarak düşünenlere ne denilebilir? Kuran'ı tercümesinden okusak daha iyi olmaz mı? sorusunun cevabı için tıklayınız.


    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet





+ Yorum Gönder