Konusunu Oylayın.: Hadis arıyorum yardımcı olursanız sevinirim (imam müslim zikir bölümü)

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Hadis arıyorum yardımcı olursanız sevinirim (imam müslim zikir bölümü)
  1. 11.Aralık.2010, 16:41
    1
    Misafir

    Hadis arıyorum yardımcı olursanız sevinirim (imam müslim zikir bölümü)

  2. 11.Aralık.2010, 17:05
    2
    @mir
    âb ü kil

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 12.Ağustos.2009
    Üye No: 49589
    Mesaj Sayısı: 3,358
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 36
    Yaş: 43
    Bulunduğu yer: Dârü'l-İmtihân

    Yanıt: hadis arıyorum yardımcı olursanız sevinirim (imam müslim zikir bölümü)




    27- Mağaraya Sığınan Üç Kişi Kıssası İle Salih Amellere Tevessül Babı


    100- (2743) Bana Muhammed bin İshak El-Müseyyebî rivayet etti. (Dedi ki) : Bana Enes (yâni Ebû Damra İbnû Iyâz) Musa b. Ukbe'den, o da Nâfi'den, o da Abdullah b. Ömer'den, o da Resûlüllah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet etti Ki, şöyle buyurmuşlar :
    «Bir zamanlar üç kişi yolda giderlerken kendilerini yağmur tutmuş ve dağda bir mağaraya sığınmışlar. Arkasından mağaranın ağzına dağdan bir kaya düşmüş ve onları kapamış. Bunun üzerine yolcular birbirlerine :
    — Bakın Allah için sâlih amel işledinizse, o ameller vasıtasıyle Allah'a duâ edin Ola ki, Allah bu kayayı sizden açar, demişler, içlerinden biri :
    — Allahım! Benim iki ihtiyar geçkin ana-babamla, bir karım ve kü­çük çocuklarım vardı, Onlara iyi bakardım. Hayvanlarımı yanlarına getirdiğim vakit süt sağar, evvelâ annemle babamdan başlayarak çocuklanmdan önce onlara içirirdim Şu var ki : Bir gün ağaçlık beni uzaklara gö­türdü de akşamlayıncaya kadar gelemedim. Ve onları uyumuş buldum. He­men evvelce yaptığım gibi süt sağdım Ve kabı getirerek başları ucuna di­kildim. Onları uykularından uyandırmaya kıyamıyor; çocuklara da onlar­dan evvel süt vermekten çekiniyordum. Çocuklar ayaklarımın dibinde çağ­rışıyorlardı. Benim ve çocukların hâli bu minval üzere fecir doğuncaya ka­dar devam etti. Eğer benim bunu senin rızanı dileyerek yaptığını biliyor­san, bu kayadan bize bir mikdarını arala da ondan gökyüzünü görelim, demiş. Bunun üzerine Allah kayanın bir mikdarını aralamış ve ondan gök­yüzünü görmüşler
    Diğeri :
    — Allahım! Benim bir amcam kızı vardı. Onu erkeklerin kadınları sevmesinin en son derecesiyle sevmiştim. Ondan kendisiyle evlenmek taleb ettim. Ama o, kendisine yüz altın getirmedikçe bunu kabul etmedi. (Çalışıp) Yoruldum. Nihayet yüz altını topladım ve ona götürdüm. Ayaklarının önü­ne oturduğumda :
    __ Ey Allah'ın kulu! Allah'dan kork ve bu mührü nahak yere açma!
    dedi. Ben de yanından kalktım. Eğer bunu senin rızânı dileyerek yaptığımı biliyorsan, bu kayanın bir kısmını bize aç, demiş Allah Teâla da onlara (bir miktar daha) açmış, öteki :
    __ Allahım! Ben bir ölçek pirince bir çırak tutmuştum, işini bitirdiği vakit :
    — Bana hakkımı ver! dedi. Ben de kendisine ölçeğini arzettim. Fakat o kabul etmedi. Onu ekmeye devam ettim. Nihayet o pirinçten çobanlarıyle birlikte bir sürü sığır elde eltim. Derken bana geldi ve :
    __ Allah'dan kork da benim hakkıma zulmetme! dedi
    Ben :
    __ Çobanlarıyle beraber şu sığırlara git de onları al! dedim (Bu sefer):
    — Allah'dan kork! Benimle alay etme! dedi
    __ Ben seninle alay etmiyorum Bu sığırları çobanlarıyle birlikte al!
    dedim. O da aldı, götürdü. Eğer bunu senin rızanı taleb için yaptığımı bi­liyorsan, bize (kayanın) kalan kısmını da aç! demiş. Bunun üzerine Allah kalan kısmı da açmış.»

    (...) Bize İshûk b. Mansûr ile Abd b. Humeyd de rivayet ettiler. (De­diler ki) : Bize Ebû Asım, İbnû Cüreyc'den naklen haber verdi. (Demiş ki) : Bana Musa b. Ukbe haber verdi.
    Bana Süveyd b. Saîd de rivayet etti. (Dedi ki) : Bize Ali b. Mûshir Ubeydullah'dan rivayet etli.
    Bana Ebû Kûreyb ile Muhammed b. Tarif El-Becelî dahi rivayet et­tiler. (Dediler ki) : Bize İbnû Fudayl rivayet etti. (Dedi ki) : Bize E!û Varakabe b. Meskale rivayet etti.
    Bana Züheyr b. Harb ile Hasan El-Hulvâni ve Alı d b. Humeyd de rivayet ettiler. (Dediler ki) : Bize Ya'kub (yâni; İbni İbrahim b. Sa'd) rivayet etti. (Dedi ki) : Bize babam, Salih b. Keysan'dan rivayet etti. Bu râvilerin hepsi Nâfi'den, o da İbnû Ömer'den, o da Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) 'den naklen Ebû Damre'nin Musa bin Ukbe'den rivayet et­tiği hadîs mânâsında rivayette bulunmuşlardır Onlar hadîslerinde : «yü­rümeye çıkmışlardı...» cümlesini de ziyâde etmişlerdir. Salih'in hadîs'inde: «gezinti yapıyorlardı...» cümlesi vardır. Yalnız Ubeydullah müstes­na! Çünkü onun hadîsinde: «çıkmışlardı...» cümlesi vardır Ondan sonra bir şey anmamıştır

    (...) Bana Muhammed b. Schl Et-Temînıî ile Abdullah b. Abdirrah­man b. Behram ve Ebû Bekr b. İshâk rivayet ettiler. (İbnû Sehl: Haddesena, dedi. Ötekiler : Ahberana tâbirini kullandılar. Dediler ki) : Bize Ebû'l-Yeman haber verdi. (Dedi ki) : Bize Şuayb, Zührî'den naklen ha­ber verdi. (Demiş ki) : Bana Salim b. Abdillah haber verdi ki, Abdullah b. Ömer şöyle demiş: Ben Resûlüllah (Sallallahii Aleyhi ve Sellem) 'i şöyle buyururken dinledim:
    «Sizden öncekilerden üç kişi yola koyuldular. Nihayet onları geceleme (ihtiyacı) bir mağaraya sığındırdı...»
    Ve râvi hadîsi Nâfi'in, İbnû Ömer'den rivayet ettiği hadîs mânâsında anlatmıştır Şu kadar var ki o :
    «Onlardan bir adam : Allahım! Benim ihtiyar yaşlı anne-babam vardı. Ben onlardan önce ne aileye içeceği bir şey verirdim, ne de mala...» de­miştir. Bir de şöyle demiştir : «Kız bana gelmekten imtina etti. Hattâ kıtlığa duçar oldu. Bunun üzerine bana geldi. Ben de ona yüz yirmi altın verdim.» Şunu da söylemiştir : «Ben onun ücretini ürettim. Hattâ ondan dalga dalga birçok inallar meydana geldi.» Şunu da söylemiştir : «Mütea­kiben mağaradan çıkıp gittiler.
    Bu hadîsi Buhârî «Kitâbu'l-Büyu'»da tahric etmiştir
    «Ayaklarının önüne oturdum...» tâbirinden murad; cinsî münasebet için oturmaktır
    «Mührü nahak yere açma» tâbiri, bekâretimi zina ile bozma, de­mekten kinayedir

    Bu Hadisden Çıkarılan Hükümler :


    1- Bir insanın baş sıkısında ve yağmur duası gibi şeylerde Allah Teâlâ'ya kendi ameliyle tevessül etmesi caizdir
    2- Hadîs-i şerif, anneye babaya itaat ve hizmetin, onları zevce ve evlâd üzerine tercih etmenin faziletine delildir
    3- Hadîs-i şerîf elinde olup, arzu ettiği halde, sırf Allah rızâsı için haram olan şeylerden sakınmanın faziletine de delildir
    4- îcâre, yâni kiraya verme caizdir
    5- Hanefîler'le diğer bazı ulema bu hadîsle istidlal ederek sonradan sahibi razı olmak şartıyle bir kimsenin malını izni olmaksızın satabileceğine kail olmuşlardır Çünkü bu hadîste mal sahibi, çırağın izni olmadan onun pirincini ekmiş, üretmiştir. Şâfiî1er'e göre böyle bir tasarruf caiz değildir
    6- Hadîs-i şerîf evliyanın kerameti hak olduğuna delildir Ehl-i Sün­netin mezhebi de budur


  3. 11.Aralık.2010, 17:05
    2
    âb ü kil



    27- Mağaraya Sığınan Üç Kişi Kıssası İle Salih Amellere Tevessül Babı


    100- (2743) Bana Muhammed bin İshak El-Müseyyebî rivayet etti. (Dedi ki) : Bana Enes (yâni Ebû Damra İbnû Iyâz) Musa b. Ukbe'den, o da Nâfi'den, o da Abdullah b. Ömer'den, o da Resûlüllah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet etti Ki, şöyle buyurmuşlar :
    «Bir zamanlar üç kişi yolda giderlerken kendilerini yağmur tutmuş ve dağda bir mağaraya sığınmışlar. Arkasından mağaranın ağzına dağdan bir kaya düşmüş ve onları kapamış. Bunun üzerine yolcular birbirlerine :
    — Bakın Allah için sâlih amel işledinizse, o ameller vasıtasıyle Allah'a duâ edin Ola ki, Allah bu kayayı sizden açar, demişler, içlerinden biri :
    — Allahım! Benim iki ihtiyar geçkin ana-babamla, bir karım ve kü­çük çocuklarım vardı, Onlara iyi bakardım. Hayvanlarımı yanlarına getirdiğim vakit süt sağar, evvelâ annemle babamdan başlayarak çocuklanmdan önce onlara içirirdim Şu var ki : Bir gün ağaçlık beni uzaklara gö­türdü de akşamlayıncaya kadar gelemedim. Ve onları uyumuş buldum. He­men evvelce yaptığım gibi süt sağdım Ve kabı getirerek başları ucuna di­kildim. Onları uykularından uyandırmaya kıyamıyor; çocuklara da onlar­dan evvel süt vermekten çekiniyordum. Çocuklar ayaklarımın dibinde çağ­rışıyorlardı. Benim ve çocukların hâli bu minval üzere fecir doğuncaya ka­dar devam etti. Eğer benim bunu senin rızanı dileyerek yaptığını biliyor­san, bu kayadan bize bir mikdarını arala da ondan gökyüzünü görelim, demiş. Bunun üzerine Allah kayanın bir mikdarını aralamış ve ondan gök­yüzünü görmüşler
    Diğeri :
    — Allahım! Benim bir amcam kızı vardı. Onu erkeklerin kadınları sevmesinin en son derecesiyle sevmiştim. Ondan kendisiyle evlenmek taleb ettim. Ama o, kendisine yüz altın getirmedikçe bunu kabul etmedi. (Çalışıp) Yoruldum. Nihayet yüz altını topladım ve ona götürdüm. Ayaklarının önü­ne oturduğumda :
    __ Ey Allah'ın kulu! Allah'dan kork ve bu mührü nahak yere açma!
    dedi. Ben de yanından kalktım. Eğer bunu senin rızânı dileyerek yaptığımı biliyorsan, bu kayanın bir kısmını bize aç, demiş Allah Teâla da onlara (bir miktar daha) açmış, öteki :
    __ Allahım! Ben bir ölçek pirince bir çırak tutmuştum, işini bitirdiği vakit :
    — Bana hakkımı ver! dedi. Ben de kendisine ölçeğini arzettim. Fakat o kabul etmedi. Onu ekmeye devam ettim. Nihayet o pirinçten çobanlarıyle birlikte bir sürü sığır elde eltim. Derken bana geldi ve :
    __ Allah'dan kork da benim hakkıma zulmetme! dedi
    Ben :
    __ Çobanlarıyle beraber şu sığırlara git de onları al! dedim (Bu sefer):
    — Allah'dan kork! Benimle alay etme! dedi
    __ Ben seninle alay etmiyorum Bu sığırları çobanlarıyle birlikte al!
    dedim. O da aldı, götürdü. Eğer bunu senin rızanı taleb için yaptığımı bi­liyorsan, bize (kayanın) kalan kısmını da aç! demiş. Bunun üzerine Allah kalan kısmı da açmış.»

    (...) Bize İshûk b. Mansûr ile Abd b. Humeyd de rivayet ettiler. (De­diler ki) : Bize Ebû Asım, İbnû Cüreyc'den naklen haber verdi. (Demiş ki) : Bana Musa b. Ukbe haber verdi.
    Bana Süveyd b. Saîd de rivayet etti. (Dedi ki) : Bize Ali b. Mûshir Ubeydullah'dan rivayet etli.
    Bana Ebû Kûreyb ile Muhammed b. Tarif El-Becelî dahi rivayet et­tiler. (Dediler ki) : Bize İbnû Fudayl rivayet etti. (Dedi ki) : Bize E!û Varakabe b. Meskale rivayet etti.
    Bana Züheyr b. Harb ile Hasan El-Hulvâni ve Alı d b. Humeyd de rivayet ettiler. (Dediler ki) : Bize Ya'kub (yâni; İbni İbrahim b. Sa'd) rivayet etti. (Dedi ki) : Bize babam, Salih b. Keysan'dan rivayet etti. Bu râvilerin hepsi Nâfi'den, o da İbnû Ömer'den, o da Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) 'den naklen Ebû Damre'nin Musa bin Ukbe'den rivayet et­tiği hadîs mânâsında rivayette bulunmuşlardır Onlar hadîslerinde : «yü­rümeye çıkmışlardı...» cümlesini de ziyâde etmişlerdir. Salih'in hadîs'inde: «gezinti yapıyorlardı...» cümlesi vardır. Yalnız Ubeydullah müstes­na! Çünkü onun hadîsinde: «çıkmışlardı...» cümlesi vardır Ondan sonra bir şey anmamıştır

    (...) Bana Muhammed b. Schl Et-Temînıî ile Abdullah b. Abdirrah­man b. Behram ve Ebû Bekr b. İshâk rivayet ettiler. (İbnû Sehl: Haddesena, dedi. Ötekiler : Ahberana tâbirini kullandılar. Dediler ki) : Bize Ebû'l-Yeman haber verdi. (Dedi ki) : Bize Şuayb, Zührî'den naklen ha­ber verdi. (Demiş ki) : Bana Salim b. Abdillah haber verdi ki, Abdullah b. Ömer şöyle demiş: Ben Resûlüllah (Sallallahii Aleyhi ve Sellem) 'i şöyle buyururken dinledim:
    «Sizden öncekilerden üç kişi yola koyuldular. Nihayet onları geceleme (ihtiyacı) bir mağaraya sığındırdı...»
    Ve râvi hadîsi Nâfi'in, İbnû Ömer'den rivayet ettiği hadîs mânâsında anlatmıştır Şu kadar var ki o :
    «Onlardan bir adam : Allahım! Benim ihtiyar yaşlı anne-babam vardı. Ben onlardan önce ne aileye içeceği bir şey verirdim, ne de mala...» de­miştir. Bir de şöyle demiştir : «Kız bana gelmekten imtina etti. Hattâ kıtlığa duçar oldu. Bunun üzerine bana geldi. Ben de ona yüz yirmi altın verdim.» Şunu da söylemiştir : «Ben onun ücretini ürettim. Hattâ ondan dalga dalga birçok inallar meydana geldi.» Şunu da söylemiştir : «Mütea­kiben mağaradan çıkıp gittiler.
    Bu hadîsi Buhârî «Kitâbu'l-Büyu'»da tahric etmiştir
    «Ayaklarının önüne oturdum...» tâbirinden murad; cinsî münasebet için oturmaktır
    «Mührü nahak yere açma» tâbiri, bekâretimi zina ile bozma, de­mekten kinayedir

    Bu Hadisden Çıkarılan Hükümler :


    1- Bir insanın baş sıkısında ve yağmur duası gibi şeylerde Allah Teâlâ'ya kendi ameliyle tevessül etmesi caizdir
    2- Hadîs-i şerif, anneye babaya itaat ve hizmetin, onları zevce ve evlâd üzerine tercih etmenin faziletine delildir
    3- Hadîs-i şerîf elinde olup, arzu ettiği halde, sırf Allah rızâsı için haram olan şeylerden sakınmanın faziletine de delildir
    4- îcâre, yâni kiraya verme caizdir
    5- Hanefîler'le diğer bazı ulema bu hadîsle istidlal ederek sonradan sahibi razı olmak şartıyle bir kimsenin malını izni olmaksızın satabileceğine kail olmuşlardır Çünkü bu hadîste mal sahibi, çırağın izni olmadan onun pirincini ekmiş, üretmiştir. Şâfiî1er'e göre böyle bir tasarruf caiz değildir
    6- Hadîs-i şerîf evliyanın kerameti hak olduğuna delildir Ehl-i Sün­netin mezhebi de budur





+ Yorum Gönder