Konusunu Oylayın.: Alevililk ve evlilik konusu

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Alevililk ve evlilik konusu
  1. 10.Aralık.2010, 20:15
    1
    Misafir

    Alevililk ve evlilik konusu

  2. 02.Temmuz.2013, 20:14
    2
    jerusselam
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 25.Şubat.2013
    Üye No: 100353
    Mesaj Sayısı: 4,172
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 42

    Cevap: alevililk ve evlilik konusu




    Alevi biri ile evlenmek caiz mi?

    Dilerseniz öncelikle evlenme meselesini kabaca zahirî fıkıh açısından ele alalım.

    Bilirsiniz Müslüman bir erkek, ancak kendisi gibi İmanın-İslam’ın şartlarını, emir ve yasaklarını kabul eden/inanan Müslüman bir hanımla evlenebilir. Elbette dindar olanını, ahlâken daha iyi bulunanı tercih etmesi tavsiye edilir.

    Müslüman kadın ve erkek, müşriklerle evlenemez. Müşrik kadın, Allah'a başka şeyleri ortak koşan, mesela puta, yıldızlara, ateşe ya da hayvana tapan kadındır.

    Allah Teâlâ şöyle buyuruyor:

    “İmana gelene kadar, müşrik kadınlarla evlenmeyin (onları nikâhlamayın). Bir müşrik kadın, sizin hoşunuza gitse bile, iman etmiş olan bir cariye herhalde ondan daha hayırlıdır. Müşrik erkeklere de mü’min kadınları nikâh ettirmeyin. Bir müşrik, sizin hoşunuza gitse bile, mü’min bir köle elbette ondan daha hayırlıdır. Onlar sizi ateşe davet ederler, Allah ise, kendi izniyle cennete ve mağfirete davet ediyor ve âyetlerini insanlara açıklıyor. Umulur ki onları hatırda tutup, öğüt alırlar.” [Bakara suresi, 221]

    Gelelim Alevilik meselesine…

    Alevilik başlı başına bir din değildir. Ehl-i Sünnet dışı bir mezheptir, Şîa’dan türemiştir. İslâm’la, dinle bir ilgilerinin olmadığını söyleyen Aleviler olduğu gibi, kendisini Müslüman olarak bilen, Allah’ı, Peygamberi tanıyan, Kur’an’ın bütün hükümlerini kabullenen ve elinden geldiği kadar bunları yerine getirmeye çalışan Aleviler de vardır. Sizin sorunuzda belirttiğiniz üzere kız Alevi olmadığını bilakis Sünni bir Müslüman olduğunu söylüyorsa –reşide bir kimse olarak ailesinin durumu onu bağlamaz- evlilikle ilgili diğer şartlar da yerine getirildiği takdirde böyle bir kişi ile evlenmekte şer’î açıdan herhangi bir sakınca olmaz.

    Fakat kendini Alevi olarak tanıtıp da İslam’ın koymuş olduğu hükümleri tanımayan, onları -hâşâ- gereksiz bulan ve Peygamberimiz (s.a.v.) hakkında, ashab-ı kiram (r.anhum) hakkında ileri geri konuşan bir kişi Müslüman sayılmaz. Böyleleri ile ilgili hükmü açıklayan ayet-i kerimeyi yukarıda zikrettik. Ayrıca bir şey demeğe gerek yok.

    Velhasıl uygun olanın, sünnî bir erkeğin sünnî bir kadınla evlenmesidir. Aksi takdirde bir yığın problemle karşılaşmaları kaçınılmazdır. Yani ilk etapta meselenin şer’i yönünü aşsalar bile, sosyal-kültürel açılardan sağlıklı ve sağlam bir aile ortamı oluşmaz. Bütün bunlar dikkatten uzak tutulmamalıdır.

    Evlenilecek erkek veya kadında ilk aranacak olan husus, kişinin hakikaten Müslüman olup olmamasıdır. Ölçü İslâm’dır. Kişinin sözleriyle uygulamalarının/hayatının birbirine uyup uymamasıdır.

    Son olarak mühim bir noktaya da işaret etmek isteriz; Alevîliği İslâm'ın içinde yorumlayan din kardeşimiz, dışında anlayan da neticede vatandaşımızdır. Biz hiçbir vatandaşımıza da saygısızlık etmek istemeyiz. Karşılıklı anlayış içinde yaşamak isteriz. Bu bizim Müslümanlığımızın da gereğidir.

    Biz Alevî-Sünnî ihtilafını körükleyip ayrılık-gayrılık meydana getirme taraftarı değiliz, olamayız. Birlik ve beraberlikten yanayız, öyle de olmalıyız elbette. İhtilâfları körüklemekten, farklı anlayışları alevlendirip birliğimizi bozmaktan hiç kimseye fayda gelmez, ancak zarar görürüz. Bunu böyle biliyor, böyle de inanıyoruz.


  3. 02.Temmuz.2013, 20:14
    2
    Devamlı Üye



    Alevi biri ile evlenmek caiz mi?

    Dilerseniz öncelikle evlenme meselesini kabaca zahirî fıkıh açısından ele alalım.

    Bilirsiniz Müslüman bir erkek, ancak kendisi gibi İmanın-İslam’ın şartlarını, emir ve yasaklarını kabul eden/inanan Müslüman bir hanımla evlenebilir. Elbette dindar olanını, ahlâken daha iyi bulunanı tercih etmesi tavsiye edilir.

    Müslüman kadın ve erkek, müşriklerle evlenemez. Müşrik kadın, Allah'a başka şeyleri ortak koşan, mesela puta, yıldızlara, ateşe ya da hayvana tapan kadındır.

    Allah Teâlâ şöyle buyuruyor:

    “İmana gelene kadar, müşrik kadınlarla evlenmeyin (onları nikâhlamayın). Bir müşrik kadın, sizin hoşunuza gitse bile, iman etmiş olan bir cariye herhalde ondan daha hayırlıdır. Müşrik erkeklere de mü’min kadınları nikâh ettirmeyin. Bir müşrik, sizin hoşunuza gitse bile, mü’min bir köle elbette ondan daha hayırlıdır. Onlar sizi ateşe davet ederler, Allah ise, kendi izniyle cennete ve mağfirete davet ediyor ve âyetlerini insanlara açıklıyor. Umulur ki onları hatırda tutup, öğüt alırlar.” [Bakara suresi, 221]

    Gelelim Alevilik meselesine…

    Alevilik başlı başına bir din değildir. Ehl-i Sünnet dışı bir mezheptir, Şîa’dan türemiştir. İslâm’la, dinle bir ilgilerinin olmadığını söyleyen Aleviler olduğu gibi, kendisini Müslüman olarak bilen, Allah’ı, Peygamberi tanıyan, Kur’an’ın bütün hükümlerini kabullenen ve elinden geldiği kadar bunları yerine getirmeye çalışan Aleviler de vardır. Sizin sorunuzda belirttiğiniz üzere kız Alevi olmadığını bilakis Sünni bir Müslüman olduğunu söylüyorsa –reşide bir kimse olarak ailesinin durumu onu bağlamaz- evlilikle ilgili diğer şartlar da yerine getirildiği takdirde böyle bir kişi ile evlenmekte şer’î açıdan herhangi bir sakınca olmaz.

    Fakat kendini Alevi olarak tanıtıp da İslam’ın koymuş olduğu hükümleri tanımayan, onları -hâşâ- gereksiz bulan ve Peygamberimiz (s.a.v.) hakkında, ashab-ı kiram (r.anhum) hakkında ileri geri konuşan bir kişi Müslüman sayılmaz. Böyleleri ile ilgili hükmü açıklayan ayet-i kerimeyi yukarıda zikrettik. Ayrıca bir şey demeğe gerek yok.

    Velhasıl uygun olanın, sünnî bir erkeğin sünnî bir kadınla evlenmesidir. Aksi takdirde bir yığın problemle karşılaşmaları kaçınılmazdır. Yani ilk etapta meselenin şer’i yönünü aşsalar bile, sosyal-kültürel açılardan sağlıklı ve sağlam bir aile ortamı oluşmaz. Bütün bunlar dikkatten uzak tutulmamalıdır.

    Evlenilecek erkek veya kadında ilk aranacak olan husus, kişinin hakikaten Müslüman olup olmamasıdır. Ölçü İslâm’dır. Kişinin sözleriyle uygulamalarının/hayatının birbirine uyup uymamasıdır.

    Son olarak mühim bir noktaya da işaret etmek isteriz; Alevîliği İslâm'ın içinde yorumlayan din kardeşimiz, dışında anlayan da neticede vatandaşımızdır. Biz hiçbir vatandaşımıza da saygısızlık etmek istemeyiz. Karşılıklı anlayış içinde yaşamak isteriz. Bu bizim Müslümanlığımızın da gereğidir.

    Biz Alevî-Sünnî ihtilafını körükleyip ayrılık-gayrılık meydana getirme taraftarı değiliz, olamayız. Birlik ve beraberlikten yanayız, öyle de olmalıyız elbette. İhtilâfları körüklemekten, farklı anlayışları alevlendirip birliğimizi bozmaktan hiç kimseye fayda gelmez, ancak zarar görürüz. Bunu böyle biliyor, böyle de inanıyoruz.





+ Yorum Gönder