Konusunu Oylayın.: Aşure günüyle ilgili bir vaaz nasıl olmalı?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Aşure günüyle ilgili bir vaaz nasıl olmalı?
  1. 10.Aralık.2010, 19:45
    1
    Misafir

    Aşure günüyle ilgili bir vaaz nasıl olmalı?

  2. 12.Aralık.2010, 08:27
    2
    İslam
    Kur'an Hadimi

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 02.Nisan.2009
    Üye No: 47685
    Mesaj Sayısı: 783
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 8
    Bulunduğu yer: evim

    aşure günüyle ilgili bir vaaz örneği




    aşure günüyle ilgili bir vaaz örneği

    Muhterem Mü’minler!


    Vaazımız, MUHARREM-İ ŞERÎF AYI VE ÂŞÛR GÜNܒNÜN FAZİLETİ hakkındadır
    Hicrî ayların ilki olan Muharrem-i Şerîf ayı; içinde zuhûra gelen ulvî hâdiseler, vukû bulan ilâhî tecellîler ve islâmî bir tarih başlangıcı kabul edilmesi bakımından Müslümanlar arasında büyük bir ehemmiyet arzeder Hicretin on altı veya onyedinci yılında toplanan İslâm şurâsında ileri sürülen muhtelif fikirler arasında Hz Ali (kv)’nin nokta-i nazarı kabûl edilip, ilk İslâm muhacirlerinin Muharrem ayında hicret etmeleri sebebiyle bu ay tarih başlangıcı olarak kabul edilmiştir Ayrıca; Muharrem ayının İslâmiyetten öncesine uzanan bir şöhreti ve kıymeti de vardır Denilebilir ki Muharrem ayı, bütün beşeriyet tarihinde yeri bulunan bir aydır
    Muharrem-i Şerîf ayının onuncu gününe gününe isâbet eden Âşûrâ günü de, yine dinimizce büyük ehemmiyet arz etmekte ve birçok ilâhî tecelliye zarf olmuş bulunmaktadır Fakih Ebulleys es-Semerkandî (rh) hazretlerinin beyanına göre Âşûrâ Gününde vâki’ olduğu rivâyet edilen hadiseleri zikredecek olursak;
    -HzÂdem(as)’ın halk edilmesi, Cennet’e girmesi ve Cennet’ten çıktıktan sonra tevbesinin kabûlü,
    -Hzİbrâhim(as)’ın velâdeti, Halîlüllah pâyesine ermesi, Nemrut’un ateşinden kurtulması,
    -Hzİdris(as)’ın semâya ref’ olunması ve HzEyyûb(as)’ın hastalıklardan kurtulması,
    -HzNuh(as)’ın, gemisinin Cûdi dağına oturması ve karaya ayak basması,
    -HzÎsâ(as)’ın velâdeti ve kendisine suikast hazırlayan Yahûdîlerin elinden kurtarılıp semaya yükseltilmesi ve
    -HzMûsâ(as) ve ümmetinin Fir’avn’ın zulmünden kurtuluşları ve Fir’av’nın suda boğulması gibi hadiseler Âşûrâ Gününde vâki olmuştur
    Muhterem Mü’minler!
    Muharrem-i Şerîf ayı geldiğinde mü’minlerin birbirlerinin yeni hicrî senelerini tebrîk etmeleri ve yeni senenin kendileri ve tüm İslâm âlemi ve İslami Hizmetlerimiz hakkında hayırlı olması için Cenâb-ı Hak’ka duâ ve ilticâ etmeleri icâb eder Ayrıca bu günlerde, fakirlere-yoksullara yardımda bulunmak, kimsesizleri ve hastaları ziyaret etmek de güzel görülmüştür Büyük ALLAh dostları tarafından beyan edilen, bu aya ve Aşûrâ gününe mahsus bir takım ibâdetler de mevcuttur Şöyle ki; Bu ayın ilk on gününde kılınması ehemmiyetle tavsiye olunan altı rek’at namaz vardır ki niyeti ve kılınış şekli duâ kitaplarında ve takvim yapraklarında beyan edilmektedir
    Âşûrâ Günü’nün bu müstesna kıymeti sebebiyle Rasûlüllâh Efendimiz bu günde oruç tutar ve eshâbınada tavsiye ederlerdi Bir Hadîs-i Şeriflerinde Rasûlüllâh Efendimiz meâlen: “Ramazan’dan sonra oruçların en faziletlisi, şehrullah olan Muharrem (ayında tutulan)dır Farzlardan sonra namaz(lar)ın en faziletlisi gece namazıdır” buyurmaktadırlar
    Abdullah ibn-i Abbas(ra) naklediyor: “ “Rasülüllah(sav)Efendimiz Âşûrâ günü oruç tuttu ve o günün orucunu tutmayı bizede emretti Ashâb: “Ey Allâh’ın Rasûlü, o(Âşûrâ) Yahûdi ve Nasrânî’lerin büyük saydıkları bir gün değilmidir?” dediler Rasûl-ü Ekrem Efendimiz: “Gelecek sene olduğunda -inşaAllah- dokuzuncu günü (ile birlikte) oruç tutarız” buyurdular Ertesi sene(nin Muharrem ayı) gelmeden önce Rasûlüllâh Efendimiz vefat etti”” İşte bu sebebledirki, Âşûrâ gününü tek başına değil, dokuzuncu günle beraber veya bu mümkün olmamış ise on birinci günle beraber tutulması tavsiye olunmaktadır
    Rasûlüllâh Efendimiz(sav) Ramazan orucundan sonra en fazla Âşûrâ orucuna ehemmiyet verirdi Nâfile olarak yapılan ibadetlerin sevabı, on mislidir Nafile olmasına rağmen Âşûrâ orucunun müstesnâ bir durumu vardır Peygamber(sav)Efendimiz bir Hadîs-i Şeriflerinde bu hususu şöyle izah buyurmaktadırlar: “Âşûrâ gününün orucu -Allâh’a karşı hüsn-ü zannım odur ki- bir önceki sene(de işlenen hata) yı örter” Yine bu ay içinde; Perşembe, Cuma, Cumartesi günleri peş peşe oruç tutulursa 900 senelik nafile oruç sevâbı verileceği müjdelenmektedir Âşûrâ gününde her mü’minin on kişiye birer selâm veya bir kişiye on selâm vermesi tavsiye edilmektedir Bu günde gusül abdesti alan kimsenin sene boyunca ufak tefek hastalıklardan berî olacağı ve o gün çoluk ve çocuğunun nafakasını geniş tutması halinde ecir ve berekete vesîle olacağı beyan edilmektedir Peygamber Efendimiz(sav) bir Hadîs-i Şeriflerinde meâlen: “Kim âile efrâdına Âşûrâ günü(nün nafakasını) geniş tutarsa ALLAh’da ona senenin tamamında genişlik verir” buyurmaktadırlar
    Muhterem Mü’minler!
    İslam şuuruna mâlik bulunan her mü’min, yukarıda da izah etmeye çalıştığımız hususlar müvâcehesinde bu günlere îcâb eden itinayı göstermeli ve sünnet müessesesini ayakta tutmaya çalışarak Mevlâmız’ın rızâsına nâil olabilmenin gayreti içersinde olmalıdır

    Aşurenin Fazileti

    Ibni Abbâs buyurur ki;
    «Peygamber 'imiz Medine'ye gelince Yahudilerin Asure Günü oruç tuttugunu gördü Sebebini sorunca O'na "Bu gün ulu ALLAh Hz Musa (AS) ile Israilogullarini Firavn'in kavmi karsisinda üstün çikardi Biz de Hz Musa'ya (AS) duydugumuz hürmete dayanarak bu gün oruç tutuyoruz" diye cevap verdiler

    Bunun üzerine Peygamber 'imiz onlara «Biz Hz Musa'ya (AS) sizden daha saygiliyiz» diye buyurarak ümmetine asure günü oruç tutmalarini emretti


    Asure Günü'nün üstünlük sebebi hakkinda bize genis bilgiler gelmistir Bunlara göre bu gün Hz Âdem'in {AS) tevbesi kabul edildi, yine Hz Âdem (AS) bu gün yaratildi ve Cennete girisi de bu güne rastlar

    Ars, Kürsî, Gökler, yeryüzü, günes, ay, yildizlar ve Cennet bu gün yaratildi Hz Ibrahim (AS) bu gün yaratildi ve yine bu gün atesten yanmaksizin kurtulduYine bu gün Hz Musa (AS) ile yanindaki mü'minler, suda bogulmaktan kurtuldular Fir'avn ve adamlari bugün boguldu

    Hz Isâ (AS) bu gün dogdu ve yine bu gün göge Çikarildi Yine bu gün Hz Idris (AS) göge çikarildi Nuh (AS)'un Gemisi bu gün Cûdî tepesinde karaya oturtuldu Hz Süleyman (AS)'a muhtesem saltanat bu gün verildi

    Hz Yûnus (AS) baligin karnindan bu gün çikarildi Hz Yâkûb'un (AS) bu gün gözleri yeniden açildi Hz Yûsuf (AS)'un kuyudan çikarilmasi bu güne rastlar HzEyyüb (AS) tutuldugu hastaliktan bu gün kurtuldu Yeryüzüne ilk yagmurun düsmesi de bu güne rastlar

    Daha önceki ümmetler zamaninda bu gün oruç tutmak yaygindi Hatta Ramazandan önce bu günde oruç tutmanin önce farz kilinip sonra bu emrin ortadan kalktigi ileri sürülür

    Hicretten sonra bu günü oruçla geçiren Peygamber 'imiz Medine'ye gelince, emrini yeniledi

    Hattâ Peygamberimizin (SAS) fâni ömrünün son yilinda «Eger gelecek seneye kadar yasarsam Asure Günlerin dokuzuncu ve onuncusunda oruç tutacagim» diye buyurdugu ve fakat o ysl içinde ALLAh'a kavustugu, buna göre onuncu günden baska bir gün oruç tutmadi ise de bu arzuyu gösterdigi ileri sürülür

    Zilhicce'nin dokuzuncu ve onbirinci günü tutulmasi «Siz Asure Günü'nden bir gün önce ve bîr gün daha oruç tutarak Yahudilerin geleneginden ayrilin» seklindeki hadisine dayanir Cünki, yahudiler sirf Asure Günü oruç tutuyorlardi



    Beyhâkî'ye göre Peygamber'imiz (SAS) buyuruyor ki:

    «— Asure Günü kim aile halkina ve yakinlarina karsi cömert davranirsa ALLAh da onu bütün sene boyunca genislige kavusturur»

    Taberânî'nin kaydettigi ve rivayet zincirinde belirsizlik bulunan bir hadise göre Peygamber'imiz (SAS) buyuruyor ki:

    "Asure Günü verilen bir dîrhemlik sadakaya yediyüz bin dirhem gibi sevâb verilir"



    Öte yandan Asure Günü gözüne sürme çekenin o yil göz agrisina yakalanmiyacagini ve o gün yikananin hasta olmiyacagini ileri süren hadis uydurmadir

    Hakim'in belirttigine göre, o gün gözlere sürme çekmek, bid´attir, Ibni Kayyum (RA) «Asure Günü sürme çekmeyi, tanegillerden yemek pisirmeyi, yag sürün meyi ve kokulanmayi tesvik ettigi Heri sürülen hadis, yakmalarin uydurmasidir» der

    Bilesin ki, Asure Günü Hz Hüseyin (RA)'in ugradigi ihanet, onun derece yüceliginin artisina ve Allâh Katindaki yüksek mertebesini ve temiz ehli beytin safina katilisini gösteren bir delildir

    Bu günde Hz Hüseyin'in (RA) ugradigi ihaneti anmak isteyen kimse, ALLAhın emrine uyarak ve Ulu ALLAhın «Onlara Allâh'dan magfiret ve rahmet vardir Iste onlar hidayete erenlerdir» mealindeki âyetle Hz Hüseyin'e (RA) ayirdigi mertebeye saygi duyarak sadece sik sik «Innâ lillâhi ve in-na ileyhl râciûn» demesi gerekir

    Bunun disinda hic kimsenin, sakin ve sakin râfizilerin ve benzerlerinin yas tutma, aglasma ve dögünme gibi geleneklerine uymamalidir Çünki böyle davranmak, mü'min ahlâkina uymaz Eger böyle davranmak mesru olsaydi, Hz Hüseyin'in (RA) dedesi olan Peygamber imizin ölüm gününde yas tutmak daha yerinde oturdu
    Yüce Allâh, bize kafidir, O ne gürel vekildir


  3. 12.Aralık.2010, 08:27
    2
    Kur'an Hadimi



    aşure günüyle ilgili bir vaaz örneği

    Muhterem Mü’minler!


    Vaazımız, MUHARREM-İ ŞERÎF AYI VE ÂŞÛR GÜNܒNÜN FAZİLETİ hakkındadır
    Hicrî ayların ilki olan Muharrem-i Şerîf ayı; içinde zuhûra gelen ulvî hâdiseler, vukû bulan ilâhî tecellîler ve islâmî bir tarih başlangıcı kabul edilmesi bakımından Müslümanlar arasında büyük bir ehemmiyet arzeder Hicretin on altı veya onyedinci yılında toplanan İslâm şurâsında ileri sürülen muhtelif fikirler arasında Hz Ali (kv)’nin nokta-i nazarı kabûl edilip, ilk İslâm muhacirlerinin Muharrem ayında hicret etmeleri sebebiyle bu ay tarih başlangıcı olarak kabul edilmiştir Ayrıca; Muharrem ayının İslâmiyetten öncesine uzanan bir şöhreti ve kıymeti de vardır Denilebilir ki Muharrem ayı, bütün beşeriyet tarihinde yeri bulunan bir aydır
    Muharrem-i Şerîf ayının onuncu gününe gününe isâbet eden Âşûrâ günü de, yine dinimizce büyük ehemmiyet arz etmekte ve birçok ilâhî tecelliye zarf olmuş bulunmaktadır Fakih Ebulleys es-Semerkandî (rh) hazretlerinin beyanına göre Âşûrâ Gününde vâki’ olduğu rivâyet edilen hadiseleri zikredecek olursak;
    -HzÂdem(as)’ın halk edilmesi, Cennet’e girmesi ve Cennet’ten çıktıktan sonra tevbesinin kabûlü,
    -Hzİbrâhim(as)’ın velâdeti, Halîlüllah pâyesine ermesi, Nemrut’un ateşinden kurtulması,
    -Hzİdris(as)’ın semâya ref’ olunması ve HzEyyûb(as)’ın hastalıklardan kurtulması,
    -HzNuh(as)’ın, gemisinin Cûdi dağına oturması ve karaya ayak basması,
    -HzÎsâ(as)’ın velâdeti ve kendisine suikast hazırlayan Yahûdîlerin elinden kurtarılıp semaya yükseltilmesi ve
    -HzMûsâ(as) ve ümmetinin Fir’avn’ın zulmünden kurtuluşları ve Fir’av’nın suda boğulması gibi hadiseler Âşûrâ Gününde vâki olmuştur
    Muhterem Mü’minler!
    Muharrem-i Şerîf ayı geldiğinde mü’minlerin birbirlerinin yeni hicrî senelerini tebrîk etmeleri ve yeni senenin kendileri ve tüm İslâm âlemi ve İslami Hizmetlerimiz hakkında hayırlı olması için Cenâb-ı Hak’ka duâ ve ilticâ etmeleri icâb eder Ayrıca bu günlerde, fakirlere-yoksullara yardımda bulunmak, kimsesizleri ve hastaları ziyaret etmek de güzel görülmüştür Büyük ALLAh dostları tarafından beyan edilen, bu aya ve Aşûrâ gününe mahsus bir takım ibâdetler de mevcuttur Şöyle ki; Bu ayın ilk on gününde kılınması ehemmiyetle tavsiye olunan altı rek’at namaz vardır ki niyeti ve kılınış şekli duâ kitaplarında ve takvim yapraklarında beyan edilmektedir
    Âşûrâ Günü’nün bu müstesna kıymeti sebebiyle Rasûlüllâh Efendimiz bu günde oruç tutar ve eshâbınada tavsiye ederlerdi Bir Hadîs-i Şeriflerinde Rasûlüllâh Efendimiz meâlen: “Ramazan’dan sonra oruçların en faziletlisi, şehrullah olan Muharrem (ayında tutulan)dır Farzlardan sonra namaz(lar)ın en faziletlisi gece namazıdır” buyurmaktadırlar
    Abdullah ibn-i Abbas(ra) naklediyor: “ “Rasülüllah(sav)Efendimiz Âşûrâ günü oruç tuttu ve o günün orucunu tutmayı bizede emretti Ashâb: “Ey Allâh’ın Rasûlü, o(Âşûrâ) Yahûdi ve Nasrânî’lerin büyük saydıkları bir gün değilmidir?” dediler Rasûl-ü Ekrem Efendimiz: “Gelecek sene olduğunda -inşaAllah- dokuzuncu günü (ile birlikte) oruç tutarız” buyurdular Ertesi sene(nin Muharrem ayı) gelmeden önce Rasûlüllâh Efendimiz vefat etti”” İşte bu sebebledirki, Âşûrâ gününü tek başına değil, dokuzuncu günle beraber veya bu mümkün olmamış ise on birinci günle beraber tutulması tavsiye olunmaktadır
    Rasûlüllâh Efendimiz(sav) Ramazan orucundan sonra en fazla Âşûrâ orucuna ehemmiyet verirdi Nâfile olarak yapılan ibadetlerin sevabı, on mislidir Nafile olmasına rağmen Âşûrâ orucunun müstesnâ bir durumu vardır Peygamber(sav)Efendimiz bir Hadîs-i Şeriflerinde bu hususu şöyle izah buyurmaktadırlar: “Âşûrâ gününün orucu -Allâh’a karşı hüsn-ü zannım odur ki- bir önceki sene(de işlenen hata) yı örter” Yine bu ay içinde; Perşembe, Cuma, Cumartesi günleri peş peşe oruç tutulursa 900 senelik nafile oruç sevâbı verileceği müjdelenmektedir Âşûrâ gününde her mü’minin on kişiye birer selâm veya bir kişiye on selâm vermesi tavsiye edilmektedir Bu günde gusül abdesti alan kimsenin sene boyunca ufak tefek hastalıklardan berî olacağı ve o gün çoluk ve çocuğunun nafakasını geniş tutması halinde ecir ve berekete vesîle olacağı beyan edilmektedir Peygamber Efendimiz(sav) bir Hadîs-i Şeriflerinde meâlen: “Kim âile efrâdına Âşûrâ günü(nün nafakasını) geniş tutarsa ALLAh’da ona senenin tamamında genişlik verir” buyurmaktadırlar
    Muhterem Mü’minler!
    İslam şuuruna mâlik bulunan her mü’min, yukarıda da izah etmeye çalıştığımız hususlar müvâcehesinde bu günlere îcâb eden itinayı göstermeli ve sünnet müessesesini ayakta tutmaya çalışarak Mevlâmız’ın rızâsına nâil olabilmenin gayreti içersinde olmalıdır

    Aşurenin Fazileti

    Ibni Abbâs buyurur ki;
    «Peygamber 'imiz Medine'ye gelince Yahudilerin Asure Günü oruç tuttugunu gördü Sebebini sorunca O'na "Bu gün ulu ALLAh Hz Musa (AS) ile Israilogullarini Firavn'in kavmi karsisinda üstün çikardi Biz de Hz Musa'ya (AS) duydugumuz hürmete dayanarak bu gün oruç tutuyoruz" diye cevap verdiler

    Bunun üzerine Peygamber 'imiz onlara «Biz Hz Musa'ya (AS) sizden daha saygiliyiz» diye buyurarak ümmetine asure günü oruç tutmalarini emretti


    Asure Günü'nün üstünlük sebebi hakkinda bize genis bilgiler gelmistir Bunlara göre bu gün Hz Âdem'in {AS) tevbesi kabul edildi, yine Hz Âdem (AS) bu gün yaratildi ve Cennete girisi de bu güne rastlar

    Ars, Kürsî, Gökler, yeryüzü, günes, ay, yildizlar ve Cennet bu gün yaratildi Hz Ibrahim (AS) bu gün yaratildi ve yine bu gün atesten yanmaksizin kurtulduYine bu gün Hz Musa (AS) ile yanindaki mü'minler, suda bogulmaktan kurtuldular Fir'avn ve adamlari bugün boguldu

    Hz Isâ (AS) bu gün dogdu ve yine bu gün göge Çikarildi Yine bu gün Hz Idris (AS) göge çikarildi Nuh (AS)'un Gemisi bu gün Cûdî tepesinde karaya oturtuldu Hz Süleyman (AS)'a muhtesem saltanat bu gün verildi

    Hz Yûnus (AS) baligin karnindan bu gün çikarildi Hz Yâkûb'un (AS) bu gün gözleri yeniden açildi Hz Yûsuf (AS)'un kuyudan çikarilmasi bu güne rastlar HzEyyüb (AS) tutuldugu hastaliktan bu gün kurtuldu Yeryüzüne ilk yagmurun düsmesi de bu güne rastlar

    Daha önceki ümmetler zamaninda bu gün oruç tutmak yaygindi Hatta Ramazandan önce bu günde oruç tutmanin önce farz kilinip sonra bu emrin ortadan kalktigi ileri sürülür

    Hicretten sonra bu günü oruçla geçiren Peygamber 'imiz Medine'ye gelince, emrini yeniledi

    Hattâ Peygamberimizin (SAS) fâni ömrünün son yilinda «Eger gelecek seneye kadar yasarsam Asure Günlerin dokuzuncu ve onuncusunda oruç tutacagim» diye buyurdugu ve fakat o ysl içinde ALLAh'a kavustugu, buna göre onuncu günden baska bir gün oruç tutmadi ise de bu arzuyu gösterdigi ileri sürülür

    Zilhicce'nin dokuzuncu ve onbirinci günü tutulmasi «Siz Asure Günü'nden bir gün önce ve bîr gün daha oruç tutarak Yahudilerin geleneginden ayrilin» seklindeki hadisine dayanir Cünki, yahudiler sirf Asure Günü oruç tutuyorlardi



    Beyhâkî'ye göre Peygamber'imiz (SAS) buyuruyor ki:

    «— Asure Günü kim aile halkina ve yakinlarina karsi cömert davranirsa ALLAh da onu bütün sene boyunca genislige kavusturur»

    Taberânî'nin kaydettigi ve rivayet zincirinde belirsizlik bulunan bir hadise göre Peygamber'imiz (SAS) buyuruyor ki:

    "Asure Günü verilen bir dîrhemlik sadakaya yediyüz bin dirhem gibi sevâb verilir"



    Öte yandan Asure Günü gözüne sürme çekenin o yil göz agrisina yakalanmiyacagini ve o gün yikananin hasta olmiyacagini ileri süren hadis uydurmadir

    Hakim'in belirttigine göre, o gün gözlere sürme çekmek, bid´attir, Ibni Kayyum (RA) «Asure Günü sürme çekmeyi, tanegillerden yemek pisirmeyi, yag sürün meyi ve kokulanmayi tesvik ettigi Heri sürülen hadis, yakmalarin uydurmasidir» der

    Bilesin ki, Asure Günü Hz Hüseyin (RA)'in ugradigi ihanet, onun derece yüceliginin artisina ve Allâh Katindaki yüksek mertebesini ve temiz ehli beytin safina katilisini gösteren bir delildir

    Bu günde Hz Hüseyin'in (RA) ugradigi ihaneti anmak isteyen kimse, ALLAhın emrine uyarak ve Ulu ALLAhın «Onlara Allâh'dan magfiret ve rahmet vardir Iste onlar hidayete erenlerdir» mealindeki âyetle Hz Hüseyin'e (RA) ayirdigi mertebeye saygi duyarak sadece sik sik «Innâ lillâhi ve in-na ileyhl râciûn» demesi gerekir

    Bunun disinda hic kimsenin, sakin ve sakin râfizilerin ve benzerlerinin yas tutma, aglasma ve dögünme gibi geleneklerine uymamalidir Çünki böyle davranmak, mü'min ahlâkina uymaz Eger böyle davranmak mesru olsaydi, Hz Hüseyin'in (RA) dedesi olan Peygamber imizin ölüm gününde yas tutmak daha yerinde oturdu
    Yüce Allâh, bize kafidir, O ne gürel vekildir





+ Yorum Gönder