Konusunu Oylayın.: Sabrın selameti var mıdır?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Sabrın selameti var mıdır?
  1. 10.Aralık.2010, 03:58
    1
    Misafir

    Sabrın selameti var mıdır?






    Sabrın selameti var mıdır? Mumsema kocam iki çocuğumla bırakıp gitti 3senedir biz hayla onu bekliyoruz ben anlayışlı insanımseverek evlendik daha sonra beni beğenmedi çirkin bir insan değilim babamın sayesinde bakmaya çalışıyorum amaeşim hep macera peşinde oldu yuvamın bozulmasını istemiyorum


  2. 10.Aralık.2010, 03:58
    1
    YELİZ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    YELİZ
    Misafir



    kocam iki çocuğumla bırakıp gitti 3senedir biz hayla onu bekliyoruz ben anlayışlı insanımseverek evlendik daha sonra beni beğenmedi çirkin bir insan değilim babamın sayesinde bakmaya çalışıyorum amaeşim hep macera peşinde oldu yuvamın bozulmasını istemiyorum


    Benzer Konular

    - İslamiyette sabrın önemi

    - Küllün selameti için cüzün katli vaciptir diye bir söz var mıdır Varsa eğer bu sözün günümüz olaylar

    - Çocuğumun selameti için Dua

    - Sabrın çeşitleri

    - Kur'anda Sabrın Önemi

  3. 10.Aralık.2010, 11:35
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Yanıt: Sabrın selameti var mıdır?




    “Biz mutlaka sizi biraz korku ile, biraz açlık ile, yahut mala, cana veya ürünlere gelecek noksanlıklarla deneriz. Sen sabredenleri müjdele! Onlar öyle kimselerdir ki, başlarına musibet geldiğinde, ‘Biz Allah’a aidiz ve vakti geldiğinde elbette ona döneceğiz.’ derler. İşte Rableri tarafından bol mağfiret ve rahmete mazhar olanlar onlardır. Hidayete erenler de ancak onlardır.”(Bakara, 155-157).
    Hiçbir musibet, bir dikenin batması dahi karşılıksız kalmaz, onun da bir mükâfatı vardır. Şu hadis-i şerifte bu gerçeği görmekteyiz: Hz. Ebu Hureyre anlatıyor: Hz. Peygamber (a.s.m) şöyle buyurdu:
    “Bir Müslüman’a herhangi bir musibet, bir sıkıntı, bir keder, bir üzüntü, bir eziyet, bir gam dokunursa, hatta kendisine bir diken bile batarsa, mutlaka Allah bunları onun günahlarına kefaret yapar.” (Buharî, Marda,1; Müslim, Bir, 52).
    Sabırla ilgili çok hadisler vardır. Misal olarak İmam Ahmed’in rivayet ettiği şu hadisle iktifa edelim:
    Hz. Peygamber (a.s.m) buyurdu ki;
    “Allah’ın müminler için ön gördüğü hükmü / kararı beni oldukça sevindirmektedir. Şöyle ki; kendisine bir hayır / bir iyilik dokunsa Rabbine hamd eder ve şükreder. Başına bir musibet gelse hamd eder ve sabreder. Her durumda -hatta hanımının ağzına koyacağı bir lokmadan ötürü dahi- mümin için bir ücret / bir mükâfat vardır.”(Ahmed b. Hanbel, 1/173).
    Bu hadis de gösteriyor ki, müminin hayatı daima kârlı çarklar içinde dönmektedir. Sıkıntılarda sabreder, mükâfat alır, ferahlıkta şükreder, mükâfat alır. Ne mutlu istikamet dairesinde hayatını geçiren müminlere!

    Bir Müslümanın başına gelen her sıkıntı onun hakkında mutlaka hayırdır: Ya geçmiş günahlarını siler, ya gelecek bela ve musibetlere engel olur, ya ilahi bir ikaz ve uyarıdır, ya da manevi makamının daha da artması için bir imtihandır.


  4. 10.Aralık.2010, 11:35
    2
    Silent and lonely rains



    “Biz mutlaka sizi biraz korku ile, biraz açlık ile, yahut mala, cana veya ürünlere gelecek noksanlıklarla deneriz. Sen sabredenleri müjdele! Onlar öyle kimselerdir ki, başlarına musibet geldiğinde, ‘Biz Allah’a aidiz ve vakti geldiğinde elbette ona döneceğiz.’ derler. İşte Rableri tarafından bol mağfiret ve rahmete mazhar olanlar onlardır. Hidayete erenler de ancak onlardır.”(Bakara, 155-157).
    Hiçbir musibet, bir dikenin batması dahi karşılıksız kalmaz, onun da bir mükâfatı vardır. Şu hadis-i şerifte bu gerçeği görmekteyiz: Hz. Ebu Hureyre anlatıyor: Hz. Peygamber (a.s.m) şöyle buyurdu:
    “Bir Müslüman’a herhangi bir musibet, bir sıkıntı, bir keder, bir üzüntü, bir eziyet, bir gam dokunursa, hatta kendisine bir diken bile batarsa, mutlaka Allah bunları onun günahlarına kefaret yapar.” (Buharî, Marda,1; Müslim, Bir, 52).
    Sabırla ilgili çok hadisler vardır. Misal olarak İmam Ahmed’in rivayet ettiği şu hadisle iktifa edelim:
    Hz. Peygamber (a.s.m) buyurdu ki;
    “Allah’ın müminler için ön gördüğü hükmü / kararı beni oldukça sevindirmektedir. Şöyle ki; kendisine bir hayır / bir iyilik dokunsa Rabbine hamd eder ve şükreder. Başına bir musibet gelse hamd eder ve sabreder. Her durumda -hatta hanımının ağzına koyacağı bir lokmadan ötürü dahi- mümin için bir ücret / bir mükâfat vardır.”(Ahmed b. Hanbel, 1/173).
    Bu hadis de gösteriyor ki, müminin hayatı daima kârlı çarklar içinde dönmektedir. Sıkıntılarda sabreder, mükâfat alır, ferahlıkta şükreder, mükâfat alır. Ne mutlu istikamet dairesinde hayatını geçiren müminlere!

    Bir Müslümanın başına gelen her sıkıntı onun hakkında mutlaka hayırdır: Ya geçmiş günahlarını siler, ya gelecek bela ve musibetlere engel olur, ya ilahi bir ikaz ve uyarıdır, ya da manevi makamının daha da artması için bir imtihandır.





+ Yorum Gönder