Konusunu Oylayın.: Peygamber efendimize salavat getiren kimse 10 sevap ve 10 rahmet kazanıyor. Burada geçen Rahmet nedir?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Peygamber efendimize salavat getiren kimse 10 sevap ve 10 rahmet kazanıyor. Burada geçen Rahmet nedir?
  1. 07.Aralık.2010, 20:44
    1
    Misafir

    Peygamber efendimize salavat getiren kimse 10 sevap ve 10 rahmet kazanıyor. Burada geçen Rahmet nedir?






    Peygamber efendimize salavat getiren kimse 10 sevap ve 10 rahmet kazanıyor. Burada geçen Rahmet nedir? Mumsema hiç güzel değil hep bilkinen şeyler


  2. 07.Aralık.2010, 21:25
    2
    ehli-sunnet
    Feseyekfikehumullah

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 19.Eylül.2010
    Üye No: 79032
    Mesaj Sayısı: 2,015
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 21
    Bulunduğu yer: Uzaklardan..

    Yanıt: Peygamber efendimize salavat getiren kimse 10 sevap ve 10 rahmet kazanıyor. Burada geçen Rahmet nedir?




    Hadisin meali şöyledir: Hz. Peygamber(a.s.m) buyuruyor: “Kim bana bir defa salavat getirirse, Allah ona on defa salavat getirir, kendisinden on hata düşürülür ve kendisi on derece yükseltilir” (Nesaî, el-Fadlu fi’s-salatı ala’n-Nebî, 55).
    Buradaki rahmetten maksat, her bir salavat için on sevap verilmesidir. Çünkü, normal hak olarak bir iyiliğe karşı bir sevap vermek yeterlidir. Bunu on katına yükseltmek, bir rahmetin yansımasıdır. Her rahmet Allah’tan bir iltifattır. Her bir Rabbanî iltifatta ayrı bir derece, ayrı bir ulviyet, ayrı bir yücelik, ayrı bir ruhanî zevk vardır. Deyim yerindeyse, bir padişahın en yakınında bulunan bir Yaver-i ekremine olan iltifatını göstermek için, günde bir defa onun başını okşaması, arkasında olduğunu söylemesi ile, her gün birkaç defa başını okşaması, çevredeki insanlara ona karşı saygılı olmalarını, her fırsatı değerlendirerek ona olan saygılarını seslendirmelerini istemesi ve her fırsatta onun yanında olduğunu söylemesi arasında dağlar kadar fark vardır. İşte Allah’ın bir değil on kat fazla pirim vermek suretiyle kullarını Hz. Peygamber(a.s.m)’e salavat getirmelerini teşvik etmesinde bu gibi manalar vardır.
    Hz. Peygamber(a.s.m) habibullah unvanını almış bir peygamber olarak bu kadar salavata kendini muhtaç hissetmesinin hikmeti ise şudur: O, bütün ümmetinin saadetiyle alakadar ve ümmetinin her birinin mutluluğuyla hissedardır, onların musibetleriyle endişedardır. İşte kendisinin mertebeleri hadsiz olmakla beraber, ümmetinin hadsiz efradının hadsiz dertleriyle ilgili olup üzüntü duymasından ötürü hadsiz salavata ve rahmete muhtaçtır(bk. Nursi, Mektubat, 301).
    Bilgi için tıklayınız


    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet



  3. 07.Aralık.2010, 21:25
    2
    Feseyekfikehumullah



    Hadisin meali şöyledir: Hz. Peygamber(a.s.m) buyuruyor: “Kim bana bir defa salavat getirirse, Allah ona on defa salavat getirir, kendisinden on hata düşürülür ve kendisi on derece yükseltilir” (Nesaî, el-Fadlu fi’s-salatı ala’n-Nebî, 55).
    Buradaki rahmetten maksat, her bir salavat için on sevap verilmesidir. Çünkü, normal hak olarak bir iyiliğe karşı bir sevap vermek yeterlidir. Bunu on katına yükseltmek, bir rahmetin yansımasıdır. Her rahmet Allah’tan bir iltifattır. Her bir Rabbanî iltifatta ayrı bir derece, ayrı bir ulviyet, ayrı bir yücelik, ayrı bir ruhanî zevk vardır. Deyim yerindeyse, bir padişahın en yakınında bulunan bir Yaver-i ekremine olan iltifatını göstermek için, günde bir defa onun başını okşaması, arkasında olduğunu söylemesi ile, her gün birkaç defa başını okşaması, çevredeki insanlara ona karşı saygılı olmalarını, her fırsatı değerlendirerek ona olan saygılarını seslendirmelerini istemesi ve her fırsatta onun yanında olduğunu söylemesi arasında dağlar kadar fark vardır. İşte Allah’ın bir değil on kat fazla pirim vermek suretiyle kullarını Hz. Peygamber(a.s.m)’e salavat getirmelerini teşvik etmesinde bu gibi manalar vardır.
    Hz. Peygamber(a.s.m) habibullah unvanını almış bir peygamber olarak bu kadar salavata kendini muhtaç hissetmesinin hikmeti ise şudur: O, bütün ümmetinin saadetiyle alakadar ve ümmetinin her birinin mutluluğuyla hissedardır, onların musibetleriyle endişedardır. İşte kendisinin mertebeleri hadsiz olmakla beraber, ümmetinin hadsiz efradının hadsiz dertleriyle ilgili olup üzüntü duymasından ötürü hadsiz salavata ve rahmete muhtaçtır(bk. Nursi, Mektubat, 301).
    Bilgi için tıklayınız


    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet






+ Yorum Gönder