Konusunu Oylayın.: Sahabeye şiir

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Sahabeye şiir
  1. 06.Aralık.2010, 21:17
    1
    Misafir

    Sahabeye şiir






    Sahabeye şiir Mumsema öğretmen sahabelerden birine şiir yazın dedi hangi sahabeye yza bilirim sizce lütfen biriniz fikir verin


  2. 06.Aralık.2010, 21:17
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 07.Aralık.2010, 13:37
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Yanıt: Sahabeye şiir




    Buyur kardeş bir iki örnek verelim
    artık sen bunlara bakaraktan birtane yazabilirsin
    sana kolay gelsin...

    _____________________________________________
    Dağfel bin Hanzale (RA)
    ((H. 65-M. 685 Haricilerle yapılan savaşta şehid)

    Dağfel bin Hanzale (RA)

    O’nun adına; Dağfel bin Hanzale bin Zeyd
    Es-Sedûsi eş-Şeybâni ez-Zühli denir,
    Nesep ilmi konusunda üstün biridir,
    Ası adı, Hacer olan yiğit Dağfel’im.

    Lakabının Dağfel olduğu söylenmekte,
    Bazı kaynaklar sahabe değil demekte,
    Bazı kaynakta Tabiin’dir denilmekte,
    Ensab konusunda üstün olan Dağfel’im.

    Buhari, Hanbel, Tirmizi sahabe saymaz,
    Berdici, İbni Hibbân sahabede sapmaz,
    O2nun sahabe oluşundan şüphe duymaz,
    Halife bin Hayyât, Tabiin der Dağfel’im.

    Sahabe olduğu “Tabakatname”de dir,
    İsmi sahabelerle birlikte söylenir,
    Müelliflerde sahabe kabul etmiştir,
    Sahabeyi çok iyi tanıyan Dağfel’im.

    İbn-i Şirin’de âlim olduğunu söyler,
    “Nesep konusunda çok büyük alimdir” der,
    Bu hususu İbn-i Sa’d da ifade eder,
    Muaviye devrinde yaşayan Dağfel’im.

    Muaviye bin Ebu Süfyân O’nu sevmiş,
    Oğlu Yezid’e hoca diye tayin etmiş,
    Yezid bin Muaviye’ye dini öğretmiş,
    Pek çok önemli eserler yazan Dağfel’im.

    Haricilerle Devlâb’ta bir savaş çıktı,
    Dağfel bin Hanzale’de savaşa katıldı,
    Bu savaşta şehitlik makamına vardı,
    Selamlar olsun sana Dağfel bi Hanzale’m.

    Tarih konusunda gece-gündüz çalışmış,
    “Es-Sıra an Dağfel Eş-Şeybâni”yi yazmış,
    Bu kitapla da pek çok ibretler anlatmış,
    “Siyasetnâme”si meşhur olan Dağfel’im.

    Milano Kütüphanesi’nde eserleri var,
    “Siyerü’l-Mülük”te güzel izahat yapar,
    “Kitâbü’t-Teâafür”de sohbetler yazar,
    “Et-Teşçir” eseri kayıp olan Dağfel’im.

    Sevdanın hakim olduğu gönül erinde,
    İlâhi esinti vardır O’nun evinde,
    Bunu görmek mümkündür sahabe devrinde,
    Hakk aşkıyla yaşayan kurtulur yiğidim.

    Hasetlik, bağnazlık, dedikodu ev yıkar,
    Kıskançlık asla kazandırmaz yürek yakar,
    Hasetler tezgahından onursuzluk çıkar,
    İnsan üzen Allah’ı üzermiş yiğidim.

    Helal lokma ile beslenen vücutlarda,
    Büyük kazançlar vardır bazı sükutlarda,
    Kul, kul olarak anılmalı yarınlarda,
    Huzur-u mahşerde hesap vardır yiğidim.

    Şair: Abdullah Yaşar Erdoğan
    _______________________________
    Çileye selam
    Gökteki yıldızlar Sahabe yolu
    Yoldaki ışıklar Kuran’dan kelam...
    Nur halkası onlar, Resul(as) okulu
    Dert tebessümde, çileye selam! ..

    Sahabe, asrın nöbetinde ‘deli’
    Asrın yüzü Sahabeye, ‘hayret’
    Dün, dünya taşırdı zevkle onları
    Bugün, dünya insan sırtına kambur

    Rağbetler mi değişti, arzular mı?
    Göz nereye kayar, ışık nereye?
    Gönül çeşmeleri ah, o pınarlar!
    Sanki önünde her biri taş duvar! ..

    Bedrettin Keleştimur

    ____________________________
    Naz Ehli
    Ömer bin hattab zamanında
    Yer kurudu, çıkıldı yağmur duasına
    Abdurrahman bin avf’a emir verdi
    “Ben değil, yağmur duasını sen yaptır” dedi
    Büyük sahabe, semaya uzattı ellerini
    “Rabbim” dedi. “Beni tanırsın, bilirsin
    Şu ellerime yağmur damlası düşmedikçe
    Ellerimi geri çekmem” dedi

    Herkesin gözü gökyüzünde iken
    Bulutlar göründü bilinmeyen bir yerden
    Yağmur yağmaya başladı, eller düştü yana
    Seven sevdiğine nazlandı, doydular yağmura
    “Naz ehli” denirdi, bunun gibi kullara

    Ali Varol

    _____________________________________


    İmanı Aşk
    Canım
    Şimdi beyazlarındasın imanın
    Melekleri saflıyorsun arkana
    Yüzünü paylaşamıyor nur kelebekleri
    Her eğilip doğruluşunda acizliğini sunuyorsun Allah'a
    O yüzün ak-ı pak eden yürek saflığınsa, bana da dua et emi
    Sana dünyalık sevgiler sunan bana
    Gül sunaklı peygamber sebebli ruhuma
    Sahabe beklentili imanıma
    Aşk günahkarına.

    Seni seviyorum Sümeyye'nin torunu
    İlk müslümanlardan aldım sevgi özümü
    Yasir'den kan damlatırım istersen kanıma
    Aliden sadakat ve ihtişam çalarım yanında durmak için
    Cihadlarına çıkarım sevginin
    Mucahidi olurum gözlerinin
    Mekke ve Medine'de ayrı kalmış sevgililer gibi
    Seni fethetmeye geldi gözyaşlarım
    Nerdesin?
    Oktay Baykurt


    _______________________________________



  4. 07.Aralık.2010, 13:37
    2
    Silent and lonely rains



    Buyur kardeş bir iki örnek verelim
    artık sen bunlara bakaraktan birtane yazabilirsin
    sana kolay gelsin...

    _____________________________________________
    Dağfel bin Hanzale (RA)
    ((H. 65-M. 685 Haricilerle yapılan savaşta şehid)

    Dağfel bin Hanzale (RA)

    O’nun adına; Dağfel bin Hanzale bin Zeyd
    Es-Sedûsi eş-Şeybâni ez-Zühli denir,
    Nesep ilmi konusunda üstün biridir,
    Ası adı, Hacer olan yiğit Dağfel’im.

    Lakabının Dağfel olduğu söylenmekte,
    Bazı kaynaklar sahabe değil demekte,
    Bazı kaynakta Tabiin’dir denilmekte,
    Ensab konusunda üstün olan Dağfel’im.

    Buhari, Hanbel, Tirmizi sahabe saymaz,
    Berdici, İbni Hibbân sahabede sapmaz,
    O2nun sahabe oluşundan şüphe duymaz,
    Halife bin Hayyât, Tabiin der Dağfel’im.

    Sahabe olduğu “Tabakatname”de dir,
    İsmi sahabelerle birlikte söylenir,
    Müelliflerde sahabe kabul etmiştir,
    Sahabeyi çok iyi tanıyan Dağfel’im.

    İbn-i Şirin’de âlim olduğunu söyler,
    “Nesep konusunda çok büyük alimdir” der,
    Bu hususu İbn-i Sa’d da ifade eder,
    Muaviye devrinde yaşayan Dağfel’im.

    Muaviye bin Ebu Süfyân O’nu sevmiş,
    Oğlu Yezid’e hoca diye tayin etmiş,
    Yezid bin Muaviye’ye dini öğretmiş,
    Pek çok önemli eserler yazan Dağfel’im.

    Haricilerle Devlâb’ta bir savaş çıktı,
    Dağfel bin Hanzale’de savaşa katıldı,
    Bu savaşta şehitlik makamına vardı,
    Selamlar olsun sana Dağfel bi Hanzale’m.

    Tarih konusunda gece-gündüz çalışmış,
    “Es-Sıra an Dağfel Eş-Şeybâni”yi yazmış,
    Bu kitapla da pek çok ibretler anlatmış,
    “Siyasetnâme”si meşhur olan Dağfel’im.

    Milano Kütüphanesi’nde eserleri var,
    “Siyerü’l-Mülük”te güzel izahat yapar,
    “Kitâbü’t-Teâafür”de sohbetler yazar,
    “Et-Teşçir” eseri kayıp olan Dağfel’im.

    Sevdanın hakim olduğu gönül erinde,
    İlâhi esinti vardır O’nun evinde,
    Bunu görmek mümkündür sahabe devrinde,
    Hakk aşkıyla yaşayan kurtulur yiğidim.

    Hasetlik, bağnazlık, dedikodu ev yıkar,
    Kıskançlık asla kazandırmaz yürek yakar,
    Hasetler tezgahından onursuzluk çıkar,
    İnsan üzen Allah’ı üzermiş yiğidim.

    Helal lokma ile beslenen vücutlarda,
    Büyük kazançlar vardır bazı sükutlarda,
    Kul, kul olarak anılmalı yarınlarda,
    Huzur-u mahşerde hesap vardır yiğidim.

    Şair: Abdullah Yaşar Erdoğan
    _______________________________
    Çileye selam
    Gökteki yıldızlar Sahabe yolu
    Yoldaki ışıklar Kuran’dan kelam...
    Nur halkası onlar, Resul(as) okulu
    Dert tebessümde, çileye selam! ..

    Sahabe, asrın nöbetinde ‘deli’
    Asrın yüzü Sahabeye, ‘hayret’
    Dün, dünya taşırdı zevkle onları
    Bugün, dünya insan sırtına kambur

    Rağbetler mi değişti, arzular mı?
    Göz nereye kayar, ışık nereye?
    Gönül çeşmeleri ah, o pınarlar!
    Sanki önünde her biri taş duvar! ..

    Bedrettin Keleştimur

    ____________________________
    Naz Ehli
    Ömer bin hattab zamanında
    Yer kurudu, çıkıldı yağmur duasına
    Abdurrahman bin avf’a emir verdi
    “Ben değil, yağmur duasını sen yaptır” dedi
    Büyük sahabe, semaya uzattı ellerini
    “Rabbim” dedi. “Beni tanırsın, bilirsin
    Şu ellerime yağmur damlası düşmedikçe
    Ellerimi geri çekmem” dedi

    Herkesin gözü gökyüzünde iken
    Bulutlar göründü bilinmeyen bir yerden
    Yağmur yağmaya başladı, eller düştü yana
    Seven sevdiğine nazlandı, doydular yağmura
    “Naz ehli” denirdi, bunun gibi kullara

    Ali Varol

    _____________________________________


    İmanı Aşk
    Canım
    Şimdi beyazlarındasın imanın
    Melekleri saflıyorsun arkana
    Yüzünü paylaşamıyor nur kelebekleri
    Her eğilip doğruluşunda acizliğini sunuyorsun Allah'a
    O yüzün ak-ı pak eden yürek saflığınsa, bana da dua et emi
    Sana dünyalık sevgiler sunan bana
    Gül sunaklı peygamber sebebli ruhuma
    Sahabe beklentili imanıma
    Aşk günahkarına.

    Seni seviyorum Sümeyye'nin torunu
    İlk müslümanlardan aldım sevgi özümü
    Yasir'den kan damlatırım istersen kanıma
    Aliden sadakat ve ihtişam çalarım yanında durmak için
    Cihadlarına çıkarım sevginin
    Mucahidi olurum gözlerinin
    Mekke ve Medine'de ayrı kalmış sevgililer gibi
    Seni fethetmeye geldi gözyaşlarım
    Nerdesin?
    Oktay Baykurt


    _______________________________________






+ Yorum Gönder