Konusunu Oylayın.: Muharrem ayının İslam dinindeki yeri ve önemi nedir?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Muharrem ayının İslam dinindeki yeri ve önemi nedir?
  1. 06.Aralık.2010, 18:43
    1
    Misafir

    Muharrem ayının İslam dinindeki yeri ve önemi nedir?

  2. 08.Temmuz.2013, 14:04
    2
    jerusselam
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 25.Şubat.2013
    Üye No: 100353
    Mesaj Sayısı: 4,172
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 42

    Cevap: Muharrem ayının İslam dinindeki yeri ve önemi nedir?




    Muharrem ayının İslam dinindeki yeri ve önemi nedir?



    muharrem ayının, dinimizdeki yeri ve önemi çok büyüktür. Muharrem hicri sene başımızdır. Zilhicce ayını son günü, muharrem ayının ilk gecesidir. Bu kutsal geceyi ve mübarek günü, ne şekilde geçirirsek, 365 günlük bir yılımızın defteri kapanıp, yeni yılımızın ilk sahifesi o şekilde açılmış olur. Bu yazımızla, Muharrem ayı hakkındaki bilgilerinizi tazelemek ve bu gecenin önemi belirtilmek istenmiştir. Cenab-ı Hakk (cc) bu ve bunun gibi nice sene başlarını idrak edip, Müslümanlık ve insanlık alemi için mutlu ve hayırlı olmasını dilemeyi, memleket ve milletimize saadet, sulh ve selamet getirmesini can-ı gönülden tazarru ve niyaz etmeyi nasib-i müyesser buyursun.


    Hepimizin malumudur ki; zaman akımı, elektrik akımından daha süratli geçmektedir. Geçen bir anın, bir daha iadesinin mümkün olamayacağı aşikardır. Öyleyse cümlemiz, her gün yirmi dört saatlik mesaimizin; sene sonunda da geçirdiğimiz bütün senenin bilançosunu yaparak, kendimize hesap vermek zorundayız. Bu hesap lehimize tecelli ederse; Cenab-ı Halık-ı Zülcelal’e hamd-ü senalar edip, yeni yılımıza yüz aklığı, alın paklığı ile girmiş oluruz. Şayet aksi zuhur ederse, pişmanlık duyarak telafisine çalışmalıyız. Yeni yılımıza daha uyanık, Hak yolunda daha hesaplı bir tarzda girmemiz icap eder. Zira Cenab-ı Peygamber (sav): “ Menisteva yevmahu fehüve mağbunün – İki günü bür geçen ziyandadır.” Kelam-ı mübarekeleri ile bizleri uyarıp, dünkü günümüzden bugünümüzü, bugünümüzde yarınımızı, daha verimli kılmayı emretmişlerdir. “ Günahlarına sıdk ile tevbe edenler, hiç günah işlememiş gibi olurlar.” müjdesiyle de bizleri uyandırmış, bir an evvel zarar ve ziyandan dönüş yaparak hayıra koşmamızı tavsiye ve emir buyurmuşlardır.

    Muharrem ayının, şu üç esas üzere ayrı bir kıymeti vardır. Birincisi; kameri (astronomik) bir esasa dayanan bir takvimde ilk ay olmasıdır. İkincisi; dini bir sene başı olmasıdır. Üçüncüsü de bu ayın sene başı olarak tesbitinde, ilk muhacir kafilesinin Mekke’den Medine’ye başlaması gibi kıymetli bir tarihi hadisenin sebep olarak kabul edilmesidir.

    Hz. Ömer (ra) nezdinde, eshabı kiramdan kurulan bir mecliste Hz. İmam-ı ali Kerremallahu Veçhe’nin teklifi üzerine ittifakla muharrem ayı hicri sene başı olarak kabul edilmiştir. O günden itibaren, İslamıın sene başı olarak bir değer taşımakta ve bu mana üzerine tes’id edilmektedir (kutlanmaktadır). Oruç, namaz ve sadaka gibi ibadet ve taatlerle ihya edilegelmiş ve ilanihaye edilecektir.

    Muharrem ayı hicret gibi müstesna bir hadisenin yıldönümüdür. Onun için bu tarih bizim dini yılbaşımızdır. Hicret hadisesinden otuz yıl kadar kısa bir müddet sonra, Endülüs’ten Çin’e kadar dünyanın en kıymetli bölgelerine yayılan İslam Devleti, işte bu hicret hadisesiyle gelişti, olgunlaştı ve kainatı zulmetten kurtardı. Ehl-i imanın bu günü unutmaması gerekir.bu mutlu gün şerefine, birbirimizle tebrikleşmeliyiz. Bu günü büyük bir huşu içinde, ibadet taatle geçirip, Allah-u Teala’ya hamd-ü senalarda bulunmalıyız.


  3. 08.Temmuz.2013, 14:04
    2
    Devamlı Üye



    Muharrem ayının İslam dinindeki yeri ve önemi nedir?



    muharrem ayının, dinimizdeki yeri ve önemi çok büyüktür. Muharrem hicri sene başımızdır. Zilhicce ayını son günü, muharrem ayının ilk gecesidir. Bu kutsal geceyi ve mübarek günü, ne şekilde geçirirsek, 365 günlük bir yılımızın defteri kapanıp, yeni yılımızın ilk sahifesi o şekilde açılmış olur. Bu yazımızla, Muharrem ayı hakkındaki bilgilerinizi tazelemek ve bu gecenin önemi belirtilmek istenmiştir. Cenab-ı Hakk (cc) bu ve bunun gibi nice sene başlarını idrak edip, Müslümanlık ve insanlık alemi için mutlu ve hayırlı olmasını dilemeyi, memleket ve milletimize saadet, sulh ve selamet getirmesini can-ı gönülden tazarru ve niyaz etmeyi nasib-i müyesser buyursun.


    Hepimizin malumudur ki; zaman akımı, elektrik akımından daha süratli geçmektedir. Geçen bir anın, bir daha iadesinin mümkün olamayacağı aşikardır. Öyleyse cümlemiz, her gün yirmi dört saatlik mesaimizin; sene sonunda da geçirdiğimiz bütün senenin bilançosunu yaparak, kendimize hesap vermek zorundayız. Bu hesap lehimize tecelli ederse; Cenab-ı Halık-ı Zülcelal’e hamd-ü senalar edip, yeni yılımıza yüz aklığı, alın paklığı ile girmiş oluruz. Şayet aksi zuhur ederse, pişmanlık duyarak telafisine çalışmalıyız. Yeni yılımıza daha uyanık, Hak yolunda daha hesaplı bir tarzda girmemiz icap eder. Zira Cenab-ı Peygamber (sav): “ Menisteva yevmahu fehüve mağbunün – İki günü bür geçen ziyandadır.” Kelam-ı mübarekeleri ile bizleri uyarıp, dünkü günümüzden bugünümüzü, bugünümüzde yarınımızı, daha verimli kılmayı emretmişlerdir. “ Günahlarına sıdk ile tevbe edenler, hiç günah işlememiş gibi olurlar.” müjdesiyle de bizleri uyandırmış, bir an evvel zarar ve ziyandan dönüş yaparak hayıra koşmamızı tavsiye ve emir buyurmuşlardır.

    Muharrem ayının, şu üç esas üzere ayrı bir kıymeti vardır. Birincisi; kameri (astronomik) bir esasa dayanan bir takvimde ilk ay olmasıdır. İkincisi; dini bir sene başı olmasıdır. Üçüncüsü de bu ayın sene başı olarak tesbitinde, ilk muhacir kafilesinin Mekke’den Medine’ye başlaması gibi kıymetli bir tarihi hadisenin sebep olarak kabul edilmesidir.

    Hz. Ömer (ra) nezdinde, eshabı kiramdan kurulan bir mecliste Hz. İmam-ı ali Kerremallahu Veçhe’nin teklifi üzerine ittifakla muharrem ayı hicri sene başı olarak kabul edilmiştir. O günden itibaren, İslamıın sene başı olarak bir değer taşımakta ve bu mana üzerine tes’id edilmektedir (kutlanmaktadır). Oruç, namaz ve sadaka gibi ibadet ve taatlerle ihya edilegelmiş ve ilanihaye edilecektir.

    Muharrem ayı hicret gibi müstesna bir hadisenin yıldönümüdür. Onun için bu tarih bizim dini yılbaşımızdır. Hicret hadisesinden otuz yıl kadar kısa bir müddet sonra, Endülüs’ten Çin’e kadar dünyanın en kıymetli bölgelerine yayılan İslam Devleti, işte bu hicret hadisesiyle gelişti, olgunlaştı ve kainatı zulmetten kurtardı. Ehl-i imanın bu günü unutmaması gerekir.bu mutlu gün şerefine, birbirimizle tebrikleşmeliyiz. Bu günü büyük bir huşu içinde, ibadet taatle geçirip, Allah-u Teala’ya hamd-ü senalarda bulunmalıyız.





+ Yorum Gönder