Konusunu Oylayın.: Evlilik için hicret eden sahabi

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Evlilik için hicret eden sahabi
  1. 04.Aralık.2010, 18:09
    1
    Misafir

    Evlilik için hicret eden sahabi

  2. 04.Aralık.2010, 18:18
    2
    meryemgül1
    ~~Medinenin Gülü ~~

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Haziran.2009
    Üye No: 48911
    Mesaj Sayısı: 3,926
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 77
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Yanıt: evlilik için hicret eden sahabi




    İbn Hacer, “Fethu’l-Bari”de bu hadisin sebeb-i vürudu ile ilgili şöyle bir olay anlatır: Rasulüllah’ın Medine’ye hicret etmesi üzerine, Müslümanlar Mekke’yi terk ederler. Muhacirlerden bir hanım sahabiye olan Ümmü Kays da, Medine’ye hicret etmek ister. Bu arada bir sahabi Ümmü Kays’a evlenmek üzere talip olmuş, kadın da, “Benimle Medine’ye hicret edersen seninle orada evlenirim.” demiştir. Bu sahabe Medine’ye hicret etmeye gönlü olmadığı hâlde, sırf o kadınla evlenmek için Medine’ye hicret etmiş ve sonra da orada evlenmişlerdir. Sırf Ümmü Kays’la evlenmek için hicret eden bu şahsın niyeti, sahabe arasında bilindiği için bu kişiye; “Muhaciru Ümmi Kays” (Ümmü Kays’ın muhaciri) lakabı takılmıştır. (el-Askalanî, İbn Hacer, Fethu’l-Barî, Kahire, 1986, I, 24) Durum Hz. Peygambere ulaşınca Hz. Peygamber bu hadisi söylemiştir.
    Demek ki, hicret için niyetin halis olması gerekir. Hem evlenmek gibi dünyevi bir maksat hem de hicret gibi bir niyet beraber olabilir. Ancak birinci ve esas niyetin ne olduğu önemlidir. Örneğin oruç tutup bununla hem ibadet ve hem de perhiz niyet edenin hâli de böyledir. Sırf perhiz için tutulan orucun sevabı yoksa da, her ikisine niyet edene, niyetinin derecesine göre bir sevap vardır. Eğer perhiz niyeti galebe çalarsa, Gazalî’ye göre bunun sevabı yoktur. (el-Askalanî, İbn Hacer, Fethu’l-Barî, I, 25) İşte bütün ameller böyledir, niyetimizde Allah rızası galip olursa sevap alırız, değilse hiçbir sevap alamayız.
    Niyet, dinin üçte biridir. İslam'ın amel boyutunun üçte biridir. Nitekim bazı âlimler niyet hadisinin, İslam'ın üçte birini, bazıları da dörtte birini teşkil ettiğini söylemişlerdir.


  3. 04.Aralık.2010, 18:18
    2
    ~~Medinenin Gülü ~~



    İbn Hacer, “Fethu’l-Bari”de bu hadisin sebeb-i vürudu ile ilgili şöyle bir olay anlatır: Rasulüllah’ın Medine’ye hicret etmesi üzerine, Müslümanlar Mekke’yi terk ederler. Muhacirlerden bir hanım sahabiye olan Ümmü Kays da, Medine’ye hicret etmek ister. Bu arada bir sahabi Ümmü Kays’a evlenmek üzere talip olmuş, kadın da, “Benimle Medine’ye hicret edersen seninle orada evlenirim.” demiştir. Bu sahabe Medine’ye hicret etmeye gönlü olmadığı hâlde, sırf o kadınla evlenmek için Medine’ye hicret etmiş ve sonra da orada evlenmişlerdir. Sırf Ümmü Kays’la evlenmek için hicret eden bu şahsın niyeti, sahabe arasında bilindiği için bu kişiye; “Muhaciru Ümmi Kays” (Ümmü Kays’ın muhaciri) lakabı takılmıştır. (el-Askalanî, İbn Hacer, Fethu’l-Barî, Kahire, 1986, I, 24) Durum Hz. Peygambere ulaşınca Hz. Peygamber bu hadisi söylemiştir.
    Demek ki, hicret için niyetin halis olması gerekir. Hem evlenmek gibi dünyevi bir maksat hem de hicret gibi bir niyet beraber olabilir. Ancak birinci ve esas niyetin ne olduğu önemlidir. Örneğin oruç tutup bununla hem ibadet ve hem de perhiz niyet edenin hâli de böyledir. Sırf perhiz için tutulan orucun sevabı yoksa da, her ikisine niyet edene, niyetinin derecesine göre bir sevap vardır. Eğer perhiz niyeti galebe çalarsa, Gazalî’ye göre bunun sevabı yoktur. (el-Askalanî, İbn Hacer, Fethu’l-Barî, I, 25) İşte bütün ameller böyledir, niyetimizde Allah rızası galip olursa sevap alırız, değilse hiçbir sevap alamayız.
    Niyet, dinin üçte biridir. İslam'ın amel boyutunun üçte biridir. Nitekim bazı âlimler niyet hadisinin, İslam'ın üçte birini, bazıları da dörtte birini teşkil ettiğini söylemişlerdir.





+ Yorum Gönder