Konusunu Oylayın.: İslamda tokalaşmanın hükmünü öğrenmek istiyorum

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
İslamda tokalaşmanın hükmünü öğrenmek istiyorum
  1. 03.Aralık.2010, 16:02
    1
    Misafir

    İslamda tokalaşmanın hükmünü öğrenmek istiyorum

  2. 03.Aralık.2010, 16:25
    2
    VanLi*
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 02.Nisan.2010
    Üye No: 74830
    Mesaj Sayısı: 1,056
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 12
    Bulunduğu yer: Van Erciş

    Yanıt: islamda tokalaşmanın hükmünü öğrenmek istiyorum




    Tokalaşma adabı

    İslâmda tokalaşma sünnettir; Rasûl-i Ekrem (s.a.)'in hem emir ve tavsiyesi, hem de bizzat uygulaması ile sünnet olduğu tesbit edilmiştir. Nitekim el-Berâ b. Âzib'in rivâyetine göre Rasûlullah (s.a.) şöyle buyurmuştur: "İki müslüman karşılaşıp tokalaştığı, Allah'a hamdedip yarlıgamasını diledikleri zaman her ikisi de yarlıganır (günahları bağışlanır)" Yine aynı râvinin naklettiği bir başka hadiste de "Karşılaşıp tokalaşan hiç iki müslüman yoktur ki ayrılmadan önce bağışlanmış olmasınlar" buyurulmuştur. (Ebû-Dâvûd, Ahmed, İbn Mâce)

    Tokalaşmanın nasıl yapılacağı hakkında Hz. Peygamber (s.a.v.)'den bir tarif nakledilmiş değildir. Bunun sebebi tokalaşmanın örfî, âdetle bilinen, malûm olan bir fiil olmasıdır; bilinen birşeyi Rasûlullah değiştirmeyecek ise bunun için bir tarif vermesi gerekmez. Sonrakiler, gerek Rasûlullah'ın ve gerekse ashâbın nasıl tokalaştıklarını öğrenmek istedikleri zaman hadis şerhlerine ve lûgat kitaplarına bakacaklardır. İşte biz de bu iki kaynağa başvurduğumuzda şunları tesbit ettik: Tokalaşma (musâfaha), tokalaşanların ellerinin iç taraflarının birbirine temas ederek kavranması ve yüzlerinin de birbirine dönük olmasıdır. Lûgat kitaplarının tarifine göre musâfaha, başparmak ve çevresinin karşılıklı kavranması ile değil, avuçların karşı karşıya gelerek birbirine temas etmeleri ve elin böylece tutulmasıyla gerçekleşir. Tek elle mi, çift elle mi yapılacağına gelince, her ikisi hakkında da rivayet bulunmakla beraber birer el ile yapılacağını ifade eden hadis ve nakiller daha umûmî ve yaygın tatbikatı aksettirmektedir. İbn Abdilberr'in Ubeydullah b. Büsr'e dayanan bir senedle naklettiği sahih bir hadiste Ubeydullah (r. a.) bir elini (tabîî sağ elini) göstererek şöyle demiştir: "Şu elimi görüyor musunuz; ben bununla, Rasûlullah ile tokalaştım!..." Buhârî'nin İbn Mes'ûd'dan naklettiği ve Hz. Peygamber'in ona teşehhüdü "et-tahiyyâtü lillahi..." öğrettiğini anlatan hadiste İbn Mes'ûd "benim (bir) elim, O'nun iki eli arasında oluduğu halde ..." demiş ve yine Buhârinin rivâyetinde Hammâd b. Zeyd'in Abdullah b. Mübârek ile, iki eliyle musâfaha ettiği zikredilmiştir. Bu sahih rivâyetlerle, yukarıda zikrettiğimiz sahih rivâyeti şöyle telif etmek mümkündür: Tokalaşma çift el ve tek el ile yapılabilir. Normal hallerde tek el ile, fevkalâde ve husûsi hallerde çift el ile yapılmış olması da muhtemeldir.
    Nevevî'nin naklettiğine göre tokalaşmanın sünnet olduğunda ittifak vardır; ancak sünnet olan bu fiil, iki insanın normal olarak karşılaşmaları halinde yapılır. Yabancı bir erkekle kadının; yâni nikâhlanmaları câiz olan bir erkekle bir kadının tokalaşmaları câiz değildir. (Bazı müellifler, kadınla erkeğin tokalaşmalarının yasak olmasını cinsî duygulanma ihtimaline bağlamış, böyle bir ihtimalin bulunmaması halinde caiz olur demişlerdir.) Bazı namazlardan sonra cemâatin toplu halde tokalaşmaları, musâfaha etmeleri ise sünnet değil, bid'attir. Nevevî ve İbn Abdisselâm gibi bazı âlimler "bid'at olmakla beraber mübahtır, yapılabilir." demişlerdir. Ancak Aliyyülkarî haklı olarak bu ifadeyi reddetmiş ve "sünnet olan musafaha, karşılaşan iki müslümanın, ilk karşılaştıklarında yaptıkları tokalaşma olduğuna göre buna uymayan bir şekilde ve namazdan sonra toplu musâfaha çirkin bir bid'attır" demiş, Ebu Dâvûd şârihi Şemsülhak da ona katılmıştır.
    Hz. Peygamber ve sahâbe devrinde, namazlardan sonra toplu musâfaha edilmemiştir, böyle bir uygulama mevcut değildir. (Şemsü'l-hak, Avnu'l-Ma'bud (Sünenü-Ebî-Dâvûd şerhi), Medine, 1969, C. XIV, s. 118-123; el-Münâvî, Feyzu'l-Kadîr, Kahire 1938, c. V, s. 499; el-Aynî, Umdetü'l-Kari (Buhârî şerhi), el-Âmira tab'ı, c. X, s. 494 vd.)



  3. 03.Aralık.2010, 16:25
    2
    Devamlı Üye



    Tokalaşma adabı

    İslâmda tokalaşma sünnettir; Rasûl-i Ekrem (s.a.)'in hem emir ve tavsiyesi, hem de bizzat uygulaması ile sünnet olduğu tesbit edilmiştir. Nitekim el-Berâ b. Âzib'in rivâyetine göre Rasûlullah (s.a.) şöyle buyurmuştur: "İki müslüman karşılaşıp tokalaştığı, Allah'a hamdedip yarlıgamasını diledikleri zaman her ikisi de yarlıganır (günahları bağışlanır)" Yine aynı râvinin naklettiği bir başka hadiste de "Karşılaşıp tokalaşan hiç iki müslüman yoktur ki ayrılmadan önce bağışlanmış olmasınlar" buyurulmuştur. (Ebû-Dâvûd, Ahmed, İbn Mâce)

    Tokalaşmanın nasıl yapılacağı hakkında Hz. Peygamber (s.a.v.)'den bir tarif nakledilmiş değildir. Bunun sebebi tokalaşmanın örfî, âdetle bilinen, malûm olan bir fiil olmasıdır; bilinen birşeyi Rasûlullah değiştirmeyecek ise bunun için bir tarif vermesi gerekmez. Sonrakiler, gerek Rasûlullah'ın ve gerekse ashâbın nasıl tokalaştıklarını öğrenmek istedikleri zaman hadis şerhlerine ve lûgat kitaplarına bakacaklardır. İşte biz de bu iki kaynağa başvurduğumuzda şunları tesbit ettik: Tokalaşma (musâfaha), tokalaşanların ellerinin iç taraflarının birbirine temas ederek kavranması ve yüzlerinin de birbirine dönük olmasıdır. Lûgat kitaplarının tarifine göre musâfaha, başparmak ve çevresinin karşılıklı kavranması ile değil, avuçların karşı karşıya gelerek birbirine temas etmeleri ve elin böylece tutulmasıyla gerçekleşir. Tek elle mi, çift elle mi yapılacağına gelince, her ikisi hakkında da rivayet bulunmakla beraber birer el ile yapılacağını ifade eden hadis ve nakiller daha umûmî ve yaygın tatbikatı aksettirmektedir. İbn Abdilberr'in Ubeydullah b. Büsr'e dayanan bir senedle naklettiği sahih bir hadiste Ubeydullah (r. a.) bir elini (tabîî sağ elini) göstererek şöyle demiştir: "Şu elimi görüyor musunuz; ben bununla, Rasûlullah ile tokalaştım!..." Buhârî'nin İbn Mes'ûd'dan naklettiği ve Hz. Peygamber'in ona teşehhüdü "et-tahiyyâtü lillahi..." öğrettiğini anlatan hadiste İbn Mes'ûd "benim (bir) elim, O'nun iki eli arasında oluduğu halde ..." demiş ve yine Buhârinin rivâyetinde Hammâd b. Zeyd'in Abdullah b. Mübârek ile, iki eliyle musâfaha ettiği zikredilmiştir. Bu sahih rivâyetlerle, yukarıda zikrettiğimiz sahih rivâyeti şöyle telif etmek mümkündür: Tokalaşma çift el ve tek el ile yapılabilir. Normal hallerde tek el ile, fevkalâde ve husûsi hallerde çift el ile yapılmış olması da muhtemeldir.
    Nevevî'nin naklettiğine göre tokalaşmanın sünnet olduğunda ittifak vardır; ancak sünnet olan bu fiil, iki insanın normal olarak karşılaşmaları halinde yapılır. Yabancı bir erkekle kadının; yâni nikâhlanmaları câiz olan bir erkekle bir kadının tokalaşmaları câiz değildir. (Bazı müellifler, kadınla erkeğin tokalaşmalarının yasak olmasını cinsî duygulanma ihtimaline bağlamış, böyle bir ihtimalin bulunmaması halinde caiz olur demişlerdir.) Bazı namazlardan sonra cemâatin toplu halde tokalaşmaları, musâfaha etmeleri ise sünnet değil, bid'attir. Nevevî ve İbn Abdisselâm gibi bazı âlimler "bid'at olmakla beraber mübahtır, yapılabilir." demişlerdir. Ancak Aliyyülkarî haklı olarak bu ifadeyi reddetmiş ve "sünnet olan musafaha, karşılaşan iki müslümanın, ilk karşılaştıklarında yaptıkları tokalaşma olduğuna göre buna uymayan bir şekilde ve namazdan sonra toplu musâfaha çirkin bir bid'attır" demiş, Ebu Dâvûd şârihi Şemsülhak da ona katılmıştır.
    Hz. Peygamber ve sahâbe devrinde, namazlardan sonra toplu musâfaha edilmemiştir, böyle bir uygulama mevcut değildir. (Şemsü'l-hak, Avnu'l-Ma'bud (Sünenü-Ebî-Dâvûd şerhi), Medine, 1969, C. XIV, s. 118-123; el-Münâvî, Feyzu'l-Kadîr, Kahire 1938, c. V, s. 499; el-Aynî, Umdetü'l-Kari (Buhârî şerhi), el-Âmira tab'ı, c. X, s. 494 vd.)






+ Yorum Gönder