+ Yorum Gönder
1. Sayfa 12 ... SonuncuSonuncu
Soru ve Cevaplar ve Misafir Soruları Kategorisinden Anne karnında ölen bebeklerin dinen durumu nedir? Konusununa Bakıyorsunuz..
  1. Misafir

    Anne karnında ölen bebeklerin dinen durumu nedir?






  2. Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Yanıt: anne karnında ölen bebeklerin dinen durumu nedir?


    Reklam



    Cevap: Henüz dört aylık olmayan gebeliğe son verilebileceği görüşünde olan bazı fakihler varsa da, gebelik gerçekleştikten sonra, dört aylık süre içinde de olsa, bir zaruret olmaksızın rahimdeki nutfe ve ceninin gerek ilaç, gerekse diğer etki ve işlemlerle düşürülmesi veya aldırılması (kürtaj) İslam bilginlerinin büyük çoğunluğu tarafından caiz görülmemiştir. Dört aylıktan sonra ise, annenin hayatının kurtarılması dışında bir sebeple gebeliğe son vermenin (kürtajın) haram ve cinayet hükmünde olduğunda İslam müctehit ve fakihleri ittifak etmişlerdir.

    Sonuç olarak denilebilir ki, gebeliği önleyici tedbirlere başvurarak doğumu kontrol altında bulundurmak, istenmeyen durumlarda gebeliğe engel olmak caiz ve mümkündür. Ancak, gebelikten sonra, annenin hayatî tehlikesi gibi haklı, kesin ve meşru bir zaruret olmaksızın, düşürmek veya aldırmak (kürtaj) yolu ile bir canlının hayatına son verilmesi caiz değildir.

    Gebeliği önleyici tedbirlere başvurarak doğumu kontrol altında bulundurmak, istenmeyen durumlarda gebeliğe engel olmak caiz ve mümkündür. Ancak, gebelikten sonra, haklı, kesin ve meşru bir zaruret olmaksızın, düşürmek veya aldırmak (kürtaj) yolu ile bir canlının hayatına son verilmesi caiz değildir.

    Ancak anne karnında öldüğü belirlenen bir ceninin alınmasının hiç bir sakıncası yoktur. Hatta anne sağlığı açısından mutlaka alınması gerekebilir.

    Organlarının yaratılışı tam olan veya bazı organları belli olan düşük yıkanır ve bir beze sarılarak defnedilir, namazı kılınmaz. Hiçbir organı belli olmayan bir düşük ise yıkanmaz ve üzerine de namaz kılınmaz.

    Düşük veya ölü olarak doğan çocukla ilgili hükümler nelerdir?

    Dört aydan önce düşük olması durumunda bebek yıkanmaz, namazı kılınmaz. Bir beze sarılır ve defnedilir. Bu konuda ihtilaf yoktur. Fakat dört ay ve sonrasında düşük olması durumunda iki farklı görüş vardır:

    1. Eğer çocuk canlı doğmuşsa hem yıkanır hem de cenaze namazı kılınır. Bu konuda ittifak vardır. Fakat doğarken herhangi bir canlılık alameti görülmemişse Hanefiler, İmam Malik, el-Evzâî ve Hasan-ı Basrî’ye göre bu bebeğin cenazesi yıkanır ama namazı kılınmaz. Bu görüşte olanlar şu hadisi delil getirmişlerdir:

    “Eğer çocuk doğduğu zaman ağlar (yani bir canlılık alameti gösterir) de sonra ölürse onun namazı kılınır ve ona varis olunur.” (Ebu Davud, Cenâiz, 44-45; Nesâî, Cenâiz, 26; Dârimî, Ferâiz, 47.) Görüldüğü gibi hadiste bu çocuğun namazının kılınması için ağlaması / canlılık alameti göstermesi şart koşulmuştur. (Seyyid Sâbık, Fıkhu’s-Sünne, 12. Bs., Müessesetu’r-Risâle, Beyrut, 1996, cilt: 1, sayfa: 277)

    2. Çocuğun ölü doğması ile canlı doğması arasında fark yoktur; her iki durumda da namazı kılınır. Ahmed b. Hanbel, Saîd b. Cübeyr, İbn Sîrîn ve İshâk b. Râheveyh bu görüştedirler. Onlar bu konuda anne karnındaki çocuğa dördüncü ayda ruh üflenmesini esas alırlar. Çünkü cenîn ruh üflendikten sonra artık tam bir insan haline gelir ve canlı olarak doğup sonra ölen bebek gibi bunun da cenaze namazı kılınır. Bu görüşte olanlar ayrıca yukarıdaki hadisin muzdarip[1] olduğunu ve kendisinden daha kuvvetli olan ruh üflenme hadisine muârız olduğunu dolayısıyla bunun delil olarak kabul edilemeyeceğini söylerler. (Bkz.: Seyyid Sâbık, Fıkhu’s-Sünne, c: 1, s: 277)

    Bu son görüş, Kur’an’a uygundur. Çünkü çocuğun vücut yapısı tamamlanınca ona ruh üflendiği, o andan itibaren tam insan olduğu Kur’an’ın hükmüdür. Allah Teâlâ şöyle buyurur:

    “Yarattığı her şeyi güzel yaratan odur. İnsanı yaratmaya sulanmış topraktan (tîn) başlamıştır.

    Sonra onun soyunu süzülmüş bir özden, dayanıksız bir sudan yaratmıştır.

    Sonra onu düzenli bir şekle sokmuş ve içine ruhundan üflemiştir. Sizin için kulaklar, gözler ve gönüller var etmiştir. Ne kadar az şükrediyorsunuz!” (Secde 32/7-9)

    Ayetler arası karşılaştırma yapıldığında ruhun 16. haftada üflendiği ortaya çıkmaktadır. Allah Teala şöyle buyurmaktadır:

    “Biz insana, ana babasına karşı tavsiyede bulunduk. Anası onu zar zor taşıdı, sütten kesimi de iki sene içinde oldu.” (Lokman 31/14)

    “Biz insana, ana babasına karşı iyilikte bulunmasını tavsiye ettik. Anası onu zahmetle taşıdı ve zahmetle doğurdu, taşıması ve sütten kesimi otuz ay sürer.” (Ahkâf 46/15)

    Süt emzirme süresi 24 ay, ananın cenini bir insan olarak taşıdığı süreyle birlikte bu süre 30 ay olduğu için burada sözü edilen sürenin 6 ay olduğu ortaya çıkar.

    Toplam hamilelik 40 haftadan biraz fazla yani 282 gün kabul edilir. Altı ay, kameri ay olacağı için yarısının 29 gün çektiğini düşünürsek toplam 177 gün eder. Bunu 282’den çıkarınca geriye 105 gün kalır. Onu da 7’ye bölersek toplam 15 hafta eder. Bundan sonra 16. hafta gelir. İşte altı aylık sürenin başlangıcı olan 16. hafta çocuğa ruhun üflendiği haftadır.

    Kur'an bu haftadan itibaren cenine insan adı vermektedir. Dolayısıyla ikinci görüşte belirtildiği gibi bu aydan sonra çocuk ölü olarak da doğsa diğer insanlar gibi cenazesinin yıkanması ve namazının kılınması gerekir.

    S-İ-E


  3. mumsema
    aydınlatmaya devam...
    Ölü Doğan Bebeğin Namazı Kılınır mı?

    Evet, mesele bilinirse şüphelenmeye mahal kalmaz, halledilir. Bilinmezse, bir sürü rahatsızlığa sebep olur, hiç lüzumu olmadığı halde şüphe ve tereddütlere düşülür. Halbuki kitaplarımızda bunların hepsi açık seçik izah edilmiştir. Şaşırmaya hiç mi hiç lüzum yoktur. Bilinmesi gereken hususlar şunlardır:
    1) Çocuk doğarken canlı doğmuşsa, yâni bağırmış, yahut hareket etmiş, canlı doğduğuna kanaat getirilmişse, bu çocuk tıpkı büyük insan gibi muamele görür. Canlı olarak doğduktan hemen sonra da vefat etse, cenazesi yıkanır, bir beze sarılır, namazı kılınır ve sonra defnedilir. Yeter ki canlı doğduğuna kâni olunsun. Hattâ, ismi de konulur. Defni, ismi konduktan sonra yapılır.
    2) Şâyet, doğan çocuk canlılık işareti göstermemişse, ağlamamış, aksırmamış, esnememiş, ölü olarak doğduğuna kanaat getirilmişse, yine bir isim verilir, yıkanır, bir beze sarılır, ama namazı kılınmadan defnedilir. Ölü olarak doğması, sadece namazdan mahrum bırakır, diğer hususlar aynen icrâ edilir. Hattâ düşük dahi böyle defnedilir. Ölü olarak doğan, yahut düşen çocuğun yıkanıp, beze sarılarak defin yapılması, insanlığın kerameti içindir. İnsan oluşu, onu böyle bir hizmete lâyık kılar. Çünkü insan küçük de olsa mükerremdir, hürmete lâyıktır. Ölü olarak doğan, yahut düşen çocuğun namazı kılınmadığı gibi, haksız olarak, kasten babasını, anasını öldüren hayırsız evlâdın da namazı kılınmaz. Ana-babasını haksız yere öldüren çocuk da, sanki düşük gibidir. Yaşadığı hayatının ona bir fayda sağlamadığı, işlediği azim cinayetinden anlaşılmıştır. Bu kâtil bu cinayetinden dolayı kısas yapılıp öldürülse namazı kılınmaz.

    Ahmet Şahin

  4. Hoca
    erimeye devam...
    Şâyet, doğan çocuk canlılık işareti göstermemişse, ağlamamış, aksırmamış, esnememiş, ölü olarak doğduğuna kanaat getirilmişse, yine bir isim verilir, yıkanır, bir beze sarılır, ama namazı kılınmadan defnedilir. Ölü olarak doğması, sadece namazdan mahrum bırakır, diğer hususlar aynen icrâ edilir. Hattâ düşük dahi böyle defnedilir. Ölü olarak doğan, yahut düşen çocuğun yıkanıp, beze sarılarak defin yapılması, insanlığın kerameti içindir

  5. Misafir
    Bebeğim karnımda iki aylıkken kalp atışı durduğu ve beni zehirleme ihtimali olduğu için alındı, inşallah ahirette görebilecek miyim, şefaat hakkı olacak mı?

  6. @hmet
    Üye
    Doğarken yani anne karnından çıkarken canlı doğmayan her bebeğin hükmü aynıdır, bir insan hükmünde değildir.
    Allah en iyi bilendir.

  7. Misafir
    Bebeğimi doğuma 3 gun kala kaybettim 9aylık tı beni tanırmı mezarlığa gıttı imde goruyormu

  8. Misafir
    Tabikide seni tanir benimde bebegim dokuz ay dort gunlukken karnimda kaybettim bende mezarligina gitmedim allah nasip ederse gidicem benim ilkti sizinde ilk bebeginizmiydi

  9. Misafir
    Eşim tam 3ay 1 haftalık hamileydi
    Üzücü bir haberle doktor Bebeğin kalbi Durmuş dedi
    Hastahanede bebeği alacaklar
    Anne baba olarak bizlere Düşen görev nelerdir
    Dinimizce ne yapmalıyız .. Allah'ım kimsenın başına vermesin .

  10. Misafir
    İkiz bebeklerim 5 aylıkken karnimda öldüler ve bir mezarlıkları var.ama merak ettiğim ahirette anne ve baba olarak bizleri bileceklermi şefaatcimiz olurlar mi?ve bizi kaç yasında olarak karşılarlar?

  11. mum
    Administrator
    Anne karnında ölen bebeğin ahiretteki durumu
    ahirette anne ve baba olarak bizleri bileceklermi şefaatcimiz olurlar mi?
    Anne karnında ölen bebeklerin 4 mezhebe göre hükmü yok ama yeni çoğu alimler ahirette diriltilecekler ve şefaatçi olacaklar diyorlar.
    Yaşları 33 olacak inşallah

  12. Misafir
    Bende mayisda 8 aylikken ölü dogum yaptim cok aci bir durum allahim hepimize sabir versin arkadaslar.. bol bol dua ve namaz ferahlatacaktir sizleri ..

+ Yorum Gönder
1. Sayfa 12 ... SonuncuSonuncu
Anne karnında ölen bebeğin ahiretteki durumu,  anne karninda olen bebek sefaatci olur mu,  anne karnında ölen bebek şefaatçi olur mu,  anne karnında ölen bebek,  anne karnında ölen bebek dinen,  anne karnında ölen bebek ahirette,  düşen bebeklerin ahiretteki durumu