Konusunu Oylayın.: Sağlığımız açısından temizliğin önemi nedir

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Sağlığımız açısından temizliğin önemi nedir
  1. 30.Kasım.2010, 19:04
    1
    Misafir

    Sağlığımız açısından temizliğin önemi nedir

  2. 03.Aralık.2010, 13:55
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Yanıt: sağlığımız açısından temizliğin önemi nedir




    Sağlık ve Temizliğin Önemi

    Resulullah Efendimiz (sav) ümmetin sağlığına ve temizliğine büyük önem vermiştir. Sağlıklı bir kişinin, kendisine dikkat etmediği için sağlığı bozulan kişiden üstün olduğunu söylemiştir. Bir hadiste, "Bileği kuvvetli olan zayıf olandan daha hayırlıdır" (Müslim) buyuruluyor. Kuran'da Hz. Yahya (a.s.) anlatılırken şöyle buyrulmuştur:
    "Katımızdan ona bir sevgi duyarlılığı ve temizlik(de verdik). O, çok takva sahibi biriydi." (Meryem Suresi, 13)
    Yemek yemeden evvel ve yedikten sonra ellerin yıkanmasını tavsiye etmesi, abdest konusundaki titizliği ve vücut temizliği konularındaki hadisleri Peygamberimiz (sav)'in sağlık ve temizliğe verdiği önemi en iyi şekilde anlamaktadır.
    Kuran'da, ibadet edilen yerlerin ve ibadet eden kişinin temizliği üzerinde durulmuştur. İbadetler kirli bir vücut ve kirli elbiselerle yapılamayacağına göre müminlerin temizlik konusu üzerinde titizlikle durmaları gerekir. Bir hadiste "Temizlik imanın yarısıdır." (Müslim) buyurulmuştur. Bu yüzden diğer imani ve itikadi konular kadar, temizlik de oldukça önemli bir konudur.
    Efendimiz Hz. Muhammed (sav)'in abdest konusunda bazı tavsiyeleri vardır. Bu hikmetli tavsiyeler şunlardır:
    1) Misvak kullanmak:
    Ebu Hureyre'den nakille sevgili Peygamberimiz (sav) şöyle buyurmuştur:
    "Eğer ümmetimin üzerine zahmet vermeyecek olsaydım, her namazda misvak kullanmalarını emrederdim." (Müslim)
    Misvak kullanmanın bazı faydaları:
    Dişleri parlatır, diş etlerini kuvvetlendirir, ağız sağlığını sağlar, ağız kokusunu giderir, dişleri sağlamlaştırır, diş taşlarını giderir, mideyi takviye edip, mide hastalıklarını önler. Hazmın kolaylaşmasını sağlar. Peygamberimiz (sav)'in sünneti yerine getirilir, Allah (cc)'ın rızasını kazanmaya vesiledir.
    2) Ellerin yıkanması:
    "Biriniz uykusundan uyanınca üç kez elini yıkamadan abdest almasın." (Buhari)
    3) Burun temizliği:
    "Kim abdest alırsa istinsakda bulunsun (burnunu temizlesin)." (Buhari)
    4) Sakal ve parmak aralarını yıkamak:
    Müstevrid İbnu Şeddad şöyle diyor:
    "Resulullah'ı gördüm. Abdest aldığı zaman sakalını ve parmak aralarını hilalliyordu." (Tirmizi, Ebu Davud)
    5) Kulakları meshetmek:
    "Resulullah abdest aldı (bu esnada) parmaklarını kulaklarının hücresine soktu." (Ebu Davud, hadis no:3636)
    6) Suyu israf etmemek:
    Sa'd abdest alırken Hz. Peygamber geldi. "Bu israfın ne?" diye müdahale etti." Sa'd "Abdestte israf olur mu?" diye sordu. Resulullah "Evet bir nehir kenarında olsanız da" diye cevap verdi.
    7) Yüzü kurulamak: Muaz (ra) diyor ki:
    "Resulullah'ı gördüm. Abdest alınca mendiliyle yüzünü siliyordu." (Tirmizi)
    Peygamberimiz (sav) hastalıklarla ilgili tavsiyede bulunurken doktorlara öncelik verirdi. Konu hakkında bilgisi olsa bile önce bir doktora götürülmesinin daha yararlı olacağını söylerdi.
    Resulullah zamanında bir insanın yarası açılmıştı. Adam, tıptan anlayan iki kişi çağırdı. Resulullah: "Hanginiz en iyi doktor?" diye sordu. Adamlardan biri dedi ki: "Tıpta deva var mı ey Allah'ın elçisi?" Resulullah onlara ?u cevabı verdi: "Derdi indiren devasını da indirmiştir." (Ebu Davud, Tıb, 1; Tirmizî, Tıb, 2; İbn Mace, Tib, 1)
    Ebu Derda Resulullah Efendimiz'den şöyle işittiğini rivayet etmiştir: "Allah, hastalık ve şifayı yeryüzüne beraber gönderdi ve her hastalık için bir şifa görevlendirdi. Şu halde tıbbi yoldan tedavi ol; fakat haram şeylerden sakın."
    Peygamberimiz (sav) her hastalığın çaresi olduğunu bu nedenle de insanların tedavi yollarını aramalarını tavsiye etmiştir.
    "Allah hastalığı da ilacı da indirmiştir ve her hastalığa bir ilaç varetmiştir. Öyleyse tedavi olun ancak haram olan şeylerle tedavi olmayın." (Ebu Davud)
    "Allah ne hastalık indirmişse onun devasını da indirmiştir. Tek bir hastalığın ilacı yoktur o da ihtiyarlıktır." (İbn-i Mace, Müslim)
    "Ey insanlar tedavi olun. Allah nerede bir hastalık yaratmışsa tedavi yollarını da yaratmıştır. Öyleyse tedavi yollarını araştırın." (Buhari)
    Peygamberimiz (sav), "İki nimet vardır ki insanların çoğu onlarla aldanma içindedir. Bunlar sıhhat ve boş vakittir." (Buhari) buyurmuştur.
    Sağlıklı olmanın büyük nimet olduğu, hiç bir zaman akıldan çıkarılmamalıdır. Resulullah (sav)'ın buyurduğu gibi boş vakit değerlendirilmediğinde ileride nasıl pişmanlık duyuluyorsa, sağlıklı olmanın ne kadar büyük nimet olduğu da ancak sağlığın kaybedilmesi durumunda anlaşılabilmektedir.
    Ebu Hureyre'den nakledilen bir hadis-i şerifte Resulullah Efendimiz şöyle buyuruyor:
    "Eğer bir kimse bir ay süreyle her sabah bal yerse onda hiçbir ağır hastalık bulunmaz."
    "Vücudu afiyette, ruhundan emin, bir günlük azığı olduğu halde sabahlayan, sanki dünya kendisine verilmiş gibidir." (Tirmizi)
    "Allah'tan kesin bilgi ve afiyet isteyin. Bir kula kesin bilgi ve afiyetten daha iyisi verilmemiştir." (İbn-i Mace)
    Peygamber Efendimiz bazı yiyeceklerin yenilmesinde fayda görmüştür. Bunların başında Kuran'da bahsi geçen bal gelir. Peygamberimiz (sav)'in yenilmesini tavsiye ettiği gıdalardan bazıları şunlardır:
    "Her kim sabah kahvaltısında yedi hurma yerse ona ne zehir isabet eder ne de sihir." (Müslim)
    "Mantar, Allah'ın Beni İsrail'e indirdiği madendir. Onun suyu da şifadır." (Müslim)
    Peygamber, aile efradına katık sordu. Onlar da sirkeden başka katığımız yok dediler. Sirkeyi istedi ve onunla yemeğe başladı. Hem de, "Sirke ne güzel katıktır, sirke ne güzel katıktır" diyordu.
    "Bir adam Resulullah'a gelerek kardeşimin midesi bozuldu" dedi. O da "Kardeşine bal şerbeti içir" buyurdu." (Müslim)

    mumsema İslam arşivinden...


  3. 03.Aralık.2010, 13:55
    2
    Silent and lonely rains



    Sağlık ve Temizliğin Önemi

    Resulullah Efendimiz (sav) ümmetin sağlığına ve temizliğine büyük önem vermiştir. Sağlıklı bir kişinin, kendisine dikkat etmediği için sağlığı bozulan kişiden üstün olduğunu söylemiştir. Bir hadiste, "Bileği kuvvetli olan zayıf olandan daha hayırlıdır" (Müslim) buyuruluyor. Kuran'da Hz. Yahya (a.s.) anlatılırken şöyle buyrulmuştur:
    "Katımızdan ona bir sevgi duyarlılığı ve temizlik(de verdik). O, çok takva sahibi biriydi." (Meryem Suresi, 13)
    Yemek yemeden evvel ve yedikten sonra ellerin yıkanmasını tavsiye etmesi, abdest konusundaki titizliği ve vücut temizliği konularındaki hadisleri Peygamberimiz (sav)'in sağlık ve temizliğe verdiği önemi en iyi şekilde anlamaktadır.
    Kuran'da, ibadet edilen yerlerin ve ibadet eden kişinin temizliği üzerinde durulmuştur. İbadetler kirli bir vücut ve kirli elbiselerle yapılamayacağına göre müminlerin temizlik konusu üzerinde titizlikle durmaları gerekir. Bir hadiste "Temizlik imanın yarısıdır." (Müslim) buyurulmuştur. Bu yüzden diğer imani ve itikadi konular kadar, temizlik de oldukça önemli bir konudur.
    Efendimiz Hz. Muhammed (sav)'in abdest konusunda bazı tavsiyeleri vardır. Bu hikmetli tavsiyeler şunlardır:
    1) Misvak kullanmak:
    Ebu Hureyre'den nakille sevgili Peygamberimiz (sav) şöyle buyurmuştur:
    "Eğer ümmetimin üzerine zahmet vermeyecek olsaydım, her namazda misvak kullanmalarını emrederdim." (Müslim)
    Misvak kullanmanın bazı faydaları:
    Dişleri parlatır, diş etlerini kuvvetlendirir, ağız sağlığını sağlar, ağız kokusunu giderir, dişleri sağlamlaştırır, diş taşlarını giderir, mideyi takviye edip, mide hastalıklarını önler. Hazmın kolaylaşmasını sağlar. Peygamberimiz (sav)'in sünneti yerine getirilir, Allah (cc)'ın rızasını kazanmaya vesiledir.
    2) Ellerin yıkanması:
    "Biriniz uykusundan uyanınca üç kez elini yıkamadan abdest almasın." (Buhari)
    3) Burun temizliği:
    "Kim abdest alırsa istinsakda bulunsun (burnunu temizlesin)." (Buhari)
    4) Sakal ve parmak aralarını yıkamak:
    Müstevrid İbnu Şeddad şöyle diyor:
    "Resulullah'ı gördüm. Abdest aldığı zaman sakalını ve parmak aralarını hilalliyordu." (Tirmizi, Ebu Davud)
    5) Kulakları meshetmek:
    "Resulullah abdest aldı (bu esnada) parmaklarını kulaklarının hücresine soktu." (Ebu Davud, hadis no:3636)
    6) Suyu israf etmemek:
    Sa'd abdest alırken Hz. Peygamber geldi. "Bu israfın ne?" diye müdahale etti." Sa'd "Abdestte israf olur mu?" diye sordu. Resulullah "Evet bir nehir kenarında olsanız da" diye cevap verdi.
    7) Yüzü kurulamak: Muaz (ra) diyor ki:
    "Resulullah'ı gördüm. Abdest alınca mendiliyle yüzünü siliyordu." (Tirmizi)
    Peygamberimiz (sav) hastalıklarla ilgili tavsiyede bulunurken doktorlara öncelik verirdi. Konu hakkında bilgisi olsa bile önce bir doktora götürülmesinin daha yararlı olacağını söylerdi.
    Resulullah zamanında bir insanın yarası açılmıştı. Adam, tıptan anlayan iki kişi çağırdı. Resulullah: "Hanginiz en iyi doktor?" diye sordu. Adamlardan biri dedi ki: "Tıpta deva var mı ey Allah'ın elçisi?" Resulullah onlara ?u cevabı verdi: "Derdi indiren devasını da indirmiştir." (Ebu Davud, Tıb, 1; Tirmizî, Tıb, 2; İbn Mace, Tib, 1)
    Ebu Derda Resulullah Efendimiz'den şöyle işittiğini rivayet etmiştir: "Allah, hastalık ve şifayı yeryüzüne beraber gönderdi ve her hastalık için bir şifa görevlendirdi. Şu halde tıbbi yoldan tedavi ol; fakat haram şeylerden sakın."
    Peygamberimiz (sav) her hastalığın çaresi olduğunu bu nedenle de insanların tedavi yollarını aramalarını tavsiye etmiştir.
    "Allah hastalığı da ilacı da indirmiştir ve her hastalığa bir ilaç varetmiştir. Öyleyse tedavi olun ancak haram olan şeylerle tedavi olmayın." (Ebu Davud)
    "Allah ne hastalık indirmişse onun devasını da indirmiştir. Tek bir hastalığın ilacı yoktur o da ihtiyarlıktır." (İbn-i Mace, Müslim)
    "Ey insanlar tedavi olun. Allah nerede bir hastalık yaratmışsa tedavi yollarını da yaratmıştır. Öyleyse tedavi yollarını araştırın." (Buhari)
    Peygamberimiz (sav), "İki nimet vardır ki insanların çoğu onlarla aldanma içindedir. Bunlar sıhhat ve boş vakittir." (Buhari) buyurmuştur.
    Sağlıklı olmanın büyük nimet olduğu, hiç bir zaman akıldan çıkarılmamalıdır. Resulullah (sav)'ın buyurduğu gibi boş vakit değerlendirilmediğinde ileride nasıl pişmanlık duyuluyorsa, sağlıklı olmanın ne kadar büyük nimet olduğu da ancak sağlığın kaybedilmesi durumunda anlaşılabilmektedir.
    Ebu Hureyre'den nakledilen bir hadis-i şerifte Resulullah Efendimiz şöyle buyuruyor:
    "Eğer bir kimse bir ay süreyle her sabah bal yerse onda hiçbir ağır hastalık bulunmaz."
    "Vücudu afiyette, ruhundan emin, bir günlük azığı olduğu halde sabahlayan, sanki dünya kendisine verilmiş gibidir." (Tirmizi)
    "Allah'tan kesin bilgi ve afiyet isteyin. Bir kula kesin bilgi ve afiyetten daha iyisi verilmemiştir." (İbn-i Mace)
    Peygamber Efendimiz bazı yiyeceklerin yenilmesinde fayda görmüştür. Bunların başında Kuran'da bahsi geçen bal gelir. Peygamberimiz (sav)'in yenilmesini tavsiye ettiği gıdalardan bazıları şunlardır:
    "Her kim sabah kahvaltısında yedi hurma yerse ona ne zehir isabet eder ne de sihir." (Müslim)
    "Mantar, Allah'ın Beni İsrail'e indirdiği madendir. Onun suyu da şifadır." (Müslim)
    Peygamber, aile efradına katık sordu. Onlar da sirkeden başka katığımız yok dediler. Sirkeyi istedi ve onunla yemeğe başladı. Hem de, "Sirke ne güzel katıktır, sirke ne güzel katıktır" diyordu.
    "Bir adam Resulullah'a gelerek kardeşimin midesi bozuldu" dedi. O da "Kardeşine bal şerbeti içir" buyurdu." (Müslim)

    mumsema İslam arşivinden...





+ Yorum Gönder