Konusunu Oylayın.: Allahın Dünyayı Altı Günde Yaratmasının Hikmeti Nedir

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 4 kişi
Allahın Dünyayı Altı Günde Yaratmasının Hikmeti Nedir
  1. 27.Kasım.2010, 13:32
    1
    Misafir

    Allahın Dünyayı Altı Günde Yaratmasının Hikmeti Nedir

  2. 27.Kasım.2010, 13:37
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    --->: Allahın Dünyayı Altı Günde Yaratmasının Hikmeti Nedir




    Semavat ve arz altı devrede, safha safha yaratılmış. Ve sonunda şu gördüğümüz harikalar harikası kâinat çıkmış ortaya.

    Onun yaratılışındaki bu hikmet tecellisi ondaki hadiselerde de kendini göstermiş. Gece birden kaplamamış yeryüzünü; gündüz de âniden gelmemiş. Geceden seher vaktine geçilmiş ve onu güneşin doğuşu takip etmiş. Daha sonra güneşin yine yavaş yavaş yükselmesiyle öğle vaktine erişilmiş, onu da o bereketli ikindi vakti takip etmiş ve sonunda gurup.

    Gündüz âniden gelse, gece birden bastırsaydı ne seherden söz edebilirdik, ne öğleden, ne ikindiden.

    Bu hikmetli yaratılış, bitkiler âleminde de hüküm sürmüş. Çekirdekte ilâhî bir sanat ve hikmet gizli. Koca ağacın bütün programı o küçücük âlemde kader kâlemiyle çizilmiş. Ondaki, genetik şifre ilim adamlarını hayretler içinde bırakan bir mükemmellikte ve yine onları çaresiz kılacak kadar derin sırlarla dolu.

    Çekirdeğin açılması apayrı bir harika. Fettah isminin tecellisi. Yerin çekimine rağmen yukarıya doğru başlayan hikmetli ve intizamlı yürüyüş. Derken fidan devresine eriş. Boy atma ve kalınlaşma devreleri ve sonunda çiçek açıp meyve verme... Her meyvenin de büyümesi, kemâle ermesi ve o yumuşak meyveden sert çekirdeklerin süzülmesi yine birden bire değil, safhalar hâlinde gerçekleşmekte.

    Her safhası ilim ve hikmetle yürütülen bu akıl almaz faaliyetler, yeryüzünü değişik tablolarla doldurur ve fikir ehlini bu ilâhî sanatlara hayran bırakır.

    Dünyada hikmet, âhirette ise kudret hâkim. Dünya kudret âlemi olsaydı, şu muhteşem kâinat altı gün, yani altı devre yerine bir anda yaratılacaktı. Ondaki ağaçlar da bir anda bitecek ve son şekliyle boy göstereceklerdi. O zaman yukarıda sıraladığımız ilâhî sanat eserleri de vücut bulmayacaklardı.

    Çekirdekler âlemi, yoklukta kalacak, açılmaları, büyümeleri, fidan olmaları gerçekleşmeyecekti.

    Çekirdekler olmayınca, haliyle, yumurtalar ve nutfeler âlemi de yokluktan kurtulamayacaklar, bu âleme gelip, taşıdıkları rabbanî sanatları sergilemekten mahrum kalacaklardı.

    Fidanlar olmayınca bebekler de, kuzular da, buzağılar da olmayacaktı. Binlerce sanat bire inecek, yüzlerce güzellik ortadan kaybolacaktı.

    Terbiye ve tedbir fiillerinin tecellileri görülmeyecek, sadece ibda ve icat fiillerinin mahsûlleri, âlemde boy gösterecekti.

    İlâhî hikmet buna müsaade etmedi ve kâinatı bir anda yaratmak yerine altı devrede inşa etmeyi takdir buyurdu.
    semavat ve arzın 6 günde halk edilmesini nasıl anlamalıyız?
    Semavat ve arzın 6 günde halk edilmesini 6 devir olarak anlıyoruz.

    İnsan anne karnında 6 safhada yaratıldığı, dünyada ve berzahda 6 dönem geçirdiği gibi, 1 gün de 6 dönem ve devir geçirerek diğer güne geçiyor. Hatta her şeyin doğumu, kemali, ihtiyarlığı, ölümü, berzahı, unutulması gibi 6 devir geçirdiğini söylemek mümkündür.

    Semavat ve arzın 6 günde halk edilmesine gelince:

    İlk yaratılış 1. gün ve devir.
    Hz. Adem’in yaratılışı 2. gün ve devir.
    Hz. Muhammed aleyhissalatü vesselamın gönderilmesi 3. ve gün devir.
    Dünyanın kıyamet başlangıcındaki harabiyeti 4. gün ve devir.
    Bu imtihan dünyasının kıyamet ile bütün bütün kapanması 5. gün ve devir.
    Dünyanın kıyametinden haşir sabahına kadar geçen dönem ise 6. gün ve devir.

    Demek ki 6 gün kainatın ilk doğuşundan ve yaratılışından, haşir sabahına kadar geçen zaman, devir ve dönemi içine almaktadır.

    Bütün zamanlar haftalık bir saat gibi düşünülürse bu saatin 6 günü bu alemde geçiyor. 7. günü ise haşrin baharından sonsuza kadar gidecektir.



    Sorularla İslamiyet



  3. 27.Kasım.2010, 13:37
    2
    Silent and lonely rains



    Semavat ve arz altı devrede, safha safha yaratılmış. Ve sonunda şu gördüğümüz harikalar harikası kâinat çıkmış ortaya.

    Onun yaratılışındaki bu hikmet tecellisi ondaki hadiselerde de kendini göstermiş. Gece birden kaplamamış yeryüzünü; gündüz de âniden gelmemiş. Geceden seher vaktine geçilmiş ve onu güneşin doğuşu takip etmiş. Daha sonra güneşin yine yavaş yavaş yükselmesiyle öğle vaktine erişilmiş, onu da o bereketli ikindi vakti takip etmiş ve sonunda gurup.

    Gündüz âniden gelse, gece birden bastırsaydı ne seherden söz edebilirdik, ne öğleden, ne ikindiden.

    Bu hikmetli yaratılış, bitkiler âleminde de hüküm sürmüş. Çekirdekte ilâhî bir sanat ve hikmet gizli. Koca ağacın bütün programı o küçücük âlemde kader kâlemiyle çizilmiş. Ondaki, genetik şifre ilim adamlarını hayretler içinde bırakan bir mükemmellikte ve yine onları çaresiz kılacak kadar derin sırlarla dolu.

    Çekirdeğin açılması apayrı bir harika. Fettah isminin tecellisi. Yerin çekimine rağmen yukarıya doğru başlayan hikmetli ve intizamlı yürüyüş. Derken fidan devresine eriş. Boy atma ve kalınlaşma devreleri ve sonunda çiçek açıp meyve verme... Her meyvenin de büyümesi, kemâle ermesi ve o yumuşak meyveden sert çekirdeklerin süzülmesi yine birden bire değil, safhalar hâlinde gerçekleşmekte.

    Her safhası ilim ve hikmetle yürütülen bu akıl almaz faaliyetler, yeryüzünü değişik tablolarla doldurur ve fikir ehlini bu ilâhî sanatlara hayran bırakır.

    Dünyada hikmet, âhirette ise kudret hâkim. Dünya kudret âlemi olsaydı, şu muhteşem kâinat altı gün, yani altı devre yerine bir anda yaratılacaktı. Ondaki ağaçlar da bir anda bitecek ve son şekliyle boy göstereceklerdi. O zaman yukarıda sıraladığımız ilâhî sanat eserleri de vücut bulmayacaklardı.

    Çekirdekler âlemi, yoklukta kalacak, açılmaları, büyümeleri, fidan olmaları gerçekleşmeyecekti.

    Çekirdekler olmayınca, haliyle, yumurtalar ve nutfeler âlemi de yokluktan kurtulamayacaklar, bu âleme gelip, taşıdıkları rabbanî sanatları sergilemekten mahrum kalacaklardı.

    Fidanlar olmayınca bebekler de, kuzular da, buzağılar da olmayacaktı. Binlerce sanat bire inecek, yüzlerce güzellik ortadan kaybolacaktı.

    Terbiye ve tedbir fiillerinin tecellileri görülmeyecek, sadece ibda ve icat fiillerinin mahsûlleri, âlemde boy gösterecekti.

    İlâhî hikmet buna müsaade etmedi ve kâinatı bir anda yaratmak yerine altı devrede inşa etmeyi takdir buyurdu.
    semavat ve arzın 6 günde halk edilmesini nasıl anlamalıyız?
    Semavat ve arzın 6 günde halk edilmesini 6 devir olarak anlıyoruz.

    İnsan anne karnında 6 safhada yaratıldığı, dünyada ve berzahda 6 dönem geçirdiği gibi, 1 gün de 6 dönem ve devir geçirerek diğer güne geçiyor. Hatta her şeyin doğumu, kemali, ihtiyarlığı, ölümü, berzahı, unutulması gibi 6 devir geçirdiğini söylemek mümkündür.

    Semavat ve arzın 6 günde halk edilmesine gelince:

    İlk yaratılış 1. gün ve devir.
    Hz. Adem’in yaratılışı 2. gün ve devir.
    Hz. Muhammed aleyhissalatü vesselamın gönderilmesi 3. ve gün devir.
    Dünyanın kıyamet başlangıcındaki harabiyeti 4. gün ve devir.
    Bu imtihan dünyasının kıyamet ile bütün bütün kapanması 5. gün ve devir.
    Dünyanın kıyametinden haşir sabahına kadar geçen dönem ise 6. gün ve devir.

    Demek ki 6 gün kainatın ilk doğuşundan ve yaratılışından, haşir sabahına kadar geçen zaman, devir ve dönemi içine almaktadır.

    Bütün zamanlar haftalık bir saat gibi düşünülürse bu saatin 6 günü bu alemde geçiyor. 7. günü ise haşrin baharından sonsuza kadar gidecektir.



    Sorularla İslamiyet






+ Yorum Gönder