Konusunu Oylayın.: Rüşvet ile ilgili hutbe

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Rüşvet ile ilgili hutbe
  1. 25.Kasım.2010, 23:09
    1
    Misafir

    Rüşvet ile ilgili hutbe

  2. 25.Kasım.2010, 23:17
    2
    mumsema
    Administrator

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 19.Ocak.2007
    Üye No: 1
    Mesaj Sayısı: 10,075
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: Türkiye

    --->: Rüşvet ile ilgili hutbe




    قال الله تعالى: وَلَا تَأْكُلُوا أَمْوَالَكُمْ بَيْنَكُمْ بِالْبَاطِلِ وَتُدْلُوا بِهَا إِلَى الْحُكَّامِ لِتَأْكُلُوا فَرِيقًا مِنْ أَمْوَالِ النَّاسِ بِالْإِثْمِ وَأَنْتُمْ تَعْلَمُونَ
    قال رسول الله (صعلم): الرَّاشِي وَالْمُرْتَشِي فِي النَّارِ


    RÜŞVET
    Muhterem Müslümanlar!
    İnsanlar arasında güveni ve adaleti esas alan İslamiyet; insanlara keder ve acı getiren, vicdanları rencide eden, toplumda huzursuzluğa sebep olan her türlü davranışı yasaklamıştır. Bu tür kötü davranışlardan biri de rüşvetçiliktir.
    Rüşvet; yaptırılmak istenen işte meşru olmayan bir kolaylık sağlanması için, bir yetkiliye mal ya da para olarak sağlanan haksız çıkardır. Hakkımız olmayan bir yararın elde edilmesi için verilen her şey rüşvettir. Rüşvet bir hakkın iptali veya haksızı haklı çıkarmak için sağlanan kazançtır.
    Kur’an’da Yüce Allah şöyle buyurur; “Aranızda birbirinizin mallarını haksız yere yemeyin. İnsanların mallarından bir kısmını bile bile günaha girerek yemek için onları hâkimlere (rüşvet olarak) vermeyin.”[1]

    Aziz Müminler!
    Yüce dinimiz hem rüşvet vermeyi ve almayı, hem de aracılık etmeyi yasaklamıştır. Hz Peygamber (s.a.v), hadisi şeriflerinde, “Rüşvet alan da veren de cehennemdedir;”[2] “Allah rüşveti verene, alana ve aracılık yapana lanet etmiştir”[3] buyurur. Resûlüllah (s.a.v), memurun aldığı hediyenin rüşvet olacağını ifade sadedinde, “Sen annenin evinde otursaydın bu sana verilir miydi!”[4] buyurarak önemli bir ölçü koymuştur. Yine Efendimiz, kişiyi cehenneme sürükleyen tehlikeli davranışlardan birinin de ‘suht’ yani mahkemelerde alıp verilen rüşvet olduğunu[5] açıklamıştır.

    Aziz Cemaat!
    Rüşvet haklıyı haksız, haksızı haklı yapan, başkalarının hakkını yediren, haksız hüküm verdiren toplumsal bir hastalıktır. Rüşvetin yaygınlaştığı toplumlarda adalete olan güven zedelenir, emanetler ehline verilmez, vazifeler layık olana değil, parası ve gücü olan ehliyetsiz kişilere verilir, sonuçta güçsüz ve yoksullara zulmedilmiş olur.
    Yüce dinimizde açıkça yasaklanmasına rağmen rüşvet almak ve vermek, inanç zayıflığının ve ahlâk bozukluğunun da göstergesidir. Rüşvete bulaşan insan menfaat düşkünü, çıkarcı ve doyumsuz kimsedir.
    Kur’an-ı Kerim’de “Allah’ın en mükemmel bir şekilde yarattığı”[6] bildirilen insan, rüşvet almak ve vermekle alçalmakta, şahsiyetini yıpratmaktadır.
    Rüşvetin, verene de alana da zararı vardır. Bu işlere bulaşan insanlar, er geç dünyada veya ukbada yaptıkları işin kötülüğünü anlayacak, cezasını çekecektir.
    Hutbeme Peygamber Efendimizin (sav) bir hadisi şerifiyle son veriyorum: “ Allah’a yemin olsun ki sizden biriniz (başkasından) haksız yere bir şey alırsa kıyamet günü onu boynunda taşıyarak Allah’ın huzuruna gelecektir. …”[7]
    Yüce rabbimiz cümlemizi bu hallere düşmekten korusun.

    Muhterem Müslümanlar!
    16 Kasım Salı günü kurban bayramını idrak edeceğiz. Kurban kesimi konusunda ilgili kurumların ikaz ve tavsiyelerine kulak verelim. Kurban kesme vakti bayramın ilk üç günüdür. Gerekli aydınlatmanın yapılması durumunda gece de kurban kesilebilir. Bu sebeple ilk gün kesmek için kendimizi zorlayıp kesim yerlerinde sıkıntı çıkarmayalım. Kurbanlarımızı kendimiz kesebileceğimiz gibi güvendiğimiz kişi ve kurumlara vekâlet vererek de kestirebiliriz. Ayrıca kurban kesilmeden, bedelinin bir kişi veya kuruma bağışlanmasıyla kurban ibadetinin yerine gelmeyeceğini unutmayalım. Arefe günü sabah namazından itibaren dördüncü gün ikindi namazına kadar farz namazların peşinden tekbir almak vaciptir. Bu tekbirleri yerine getirelim.



    Mehmet AYÖZTEKİN
    Hüdayi Camii M.Kayyum – TUZLA

    [1] Bakara, 188
    [2] Ebu Davud, Akdiye 4
    [3] Tirmizi, Ahkam 9
    [4] Buhârî, Zekât, 3; Müslim, İmâre, 26.
    [5] Buhari, İcare, 16.
    [6] Tin 4
    [7] Buhârî, Zekât, 3; Müslim, İmâre, 26.
    İSTANBUL MÜFTÜLÜĞÜ



  3. 25.Kasım.2010, 23:17
    2
    Administrator



    قال الله تعالى: وَلَا تَأْكُلُوا أَمْوَالَكُمْ بَيْنَكُمْ بِالْبَاطِلِ وَتُدْلُوا بِهَا إِلَى الْحُكَّامِ لِتَأْكُلُوا فَرِيقًا مِنْ أَمْوَالِ النَّاسِ بِالْإِثْمِ وَأَنْتُمْ تَعْلَمُونَ
    قال رسول الله (صعلم): الرَّاشِي وَالْمُرْتَشِي فِي النَّارِ


    RÜŞVET
    Muhterem Müslümanlar!
    İnsanlar arasında güveni ve adaleti esas alan İslamiyet; insanlara keder ve acı getiren, vicdanları rencide eden, toplumda huzursuzluğa sebep olan her türlü davranışı yasaklamıştır. Bu tür kötü davranışlardan biri de rüşvetçiliktir.
    Rüşvet; yaptırılmak istenen işte meşru olmayan bir kolaylık sağlanması için, bir yetkiliye mal ya da para olarak sağlanan haksız çıkardır. Hakkımız olmayan bir yararın elde edilmesi için verilen her şey rüşvettir. Rüşvet bir hakkın iptali veya haksızı haklı çıkarmak için sağlanan kazançtır.
    Kur’an’da Yüce Allah şöyle buyurur; “Aranızda birbirinizin mallarını haksız yere yemeyin. İnsanların mallarından bir kısmını bile bile günaha girerek yemek için onları hâkimlere (rüşvet olarak) vermeyin.”[1]

    Aziz Müminler!
    Yüce dinimiz hem rüşvet vermeyi ve almayı, hem de aracılık etmeyi yasaklamıştır. Hz Peygamber (s.a.v), hadisi şeriflerinde, “Rüşvet alan da veren de cehennemdedir;”[2] “Allah rüşveti verene, alana ve aracılık yapana lanet etmiştir”[3] buyurur. Resûlüllah (s.a.v), memurun aldığı hediyenin rüşvet olacağını ifade sadedinde, “Sen annenin evinde otursaydın bu sana verilir miydi!”[4] buyurarak önemli bir ölçü koymuştur. Yine Efendimiz, kişiyi cehenneme sürükleyen tehlikeli davranışlardan birinin de ‘suht’ yani mahkemelerde alıp verilen rüşvet olduğunu[5] açıklamıştır.

    Aziz Cemaat!
    Rüşvet haklıyı haksız, haksızı haklı yapan, başkalarının hakkını yediren, haksız hüküm verdiren toplumsal bir hastalıktır. Rüşvetin yaygınlaştığı toplumlarda adalete olan güven zedelenir, emanetler ehline verilmez, vazifeler layık olana değil, parası ve gücü olan ehliyetsiz kişilere verilir, sonuçta güçsüz ve yoksullara zulmedilmiş olur.
    Yüce dinimizde açıkça yasaklanmasına rağmen rüşvet almak ve vermek, inanç zayıflığının ve ahlâk bozukluğunun da göstergesidir. Rüşvete bulaşan insan menfaat düşkünü, çıkarcı ve doyumsuz kimsedir.
    Kur’an-ı Kerim’de “Allah’ın en mükemmel bir şekilde yarattığı”[6] bildirilen insan, rüşvet almak ve vermekle alçalmakta, şahsiyetini yıpratmaktadır.
    Rüşvetin, verene de alana da zararı vardır. Bu işlere bulaşan insanlar, er geç dünyada veya ukbada yaptıkları işin kötülüğünü anlayacak, cezasını çekecektir.
    Hutbeme Peygamber Efendimizin (sav) bir hadisi şerifiyle son veriyorum: “ Allah’a yemin olsun ki sizden biriniz (başkasından) haksız yere bir şey alırsa kıyamet günü onu boynunda taşıyarak Allah’ın huzuruna gelecektir. …”[7]
    Yüce rabbimiz cümlemizi bu hallere düşmekten korusun.

    Muhterem Müslümanlar!
    16 Kasım Salı günü kurban bayramını idrak edeceğiz. Kurban kesimi konusunda ilgili kurumların ikaz ve tavsiyelerine kulak verelim. Kurban kesme vakti bayramın ilk üç günüdür. Gerekli aydınlatmanın yapılması durumunda gece de kurban kesilebilir. Bu sebeple ilk gün kesmek için kendimizi zorlayıp kesim yerlerinde sıkıntı çıkarmayalım. Kurbanlarımızı kendimiz kesebileceğimiz gibi güvendiğimiz kişi ve kurumlara vekâlet vererek de kestirebiliriz. Ayrıca kurban kesilmeden, bedelinin bir kişi veya kuruma bağışlanmasıyla kurban ibadetinin yerine gelmeyeceğini unutmayalım. Arefe günü sabah namazından itibaren dördüncü gün ikindi namazına kadar farz namazların peşinden tekbir almak vaciptir. Bu tekbirleri yerine getirelim.



    Mehmet AYÖZTEKİN
    Hüdayi Camii M.Kayyum – TUZLA

    [1] Bakara, 188
    [2] Ebu Davud, Akdiye 4
    [3] Tirmizi, Ahkam 9
    [4] Buhârî, Zekât, 3; Müslim, İmâre, 26.
    [5] Buhari, İcare, 16.
    [6] Tin 4
    [7] Buhârî, Zekât, 3; Müslim, İmâre, 26.
    İSTANBUL MÜFTÜLÜĞÜ






+ Yorum Gönder