Konusunu Oylayın.: Ezanın önemi ve ezan okunduk sonra okunması gereken dua

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Ezanın önemi ve ezan okunduk sonra okunması gereken dua
  1. 22.Kasım.2010, 13:34
    1
    Misafir

    Ezanın önemi ve ezan okunduk sonra okunması gereken dua






    Ezanın önemi ve ezan okunduk sonra okunması gereken dua Mumsema benezan okunduk sonra ezan duası okamak istiyorum ama benim tec vid bilgim fazla olmadı için ezan duasunı okumak da zorlanıyorum ne yapmam gerek


  2. 22.Kasım.2010, 13:34
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 18.Temmuz.2013, 05:01
    2
    Ramadan
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 24.Ağustos.2009
    Üye No: 51064
    Mesaj Sayısı: 1,163
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 12
    Yaş: 32

    Cevap: ezanın önemi ve ezan okunduk sonra okunması gereken dua




    "Allahumme rabbe hâzihî'd-da'veti't-tâmmeh ve's-salâti'l kâimeh, âti Muhammeden'il vesîlete ve'l-fadîlete ve'b'ashu mekamen Mahmûden ellezi veadteh. İnneke la tuhliful mîâd.

    Bu duânın meâli şöyledir:

    "Allâh'ım! Ey bu tam dâvetin, yâni mübârek ezânın ve kılınmak üzere bulunan namazın mukaddes Rabbi. Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.)'e vesîleyi ve fazîleti ihsan et ve O'nu, kendisine va'd buyurmuş olduğun Makâm-ı Muhmûd'a eriştir. Şüphe yok ki, sen va'dinden dönmezsin."

    Alıntı
    Ezandan sonra duâ
    Ezân-ı Muhammedî okunurken, müezzinin dedikleri aynen tekrarlanmalıdır. Tabi ki bu tekrar kuru bir tekrar olmamalı. Kalpteki derin imandan kaynaklanan, daima şuurdan beslenen, bir iman tazeleme ameliyesi şeklinde olmalıdır. Allah Resûlü (s.a.s.) emir buyurdukları gibi: “İmanınızı ‘Lâilâhe illâllah’ ile, yani ‘Allah tan başka ilah yoktur’ kelime-i tevhidiyle yenileyin.”35 İnsan her an yenilenmeye muhtaç. İnsan nisyanla ma’lul, her an hatırlamaya muhtaç. O’nun yüce adını, sözüne sertaç etmeye muhtaç. Zikrini kalbine mi’rac etmeye muhtaç. Kitabını kendine minhaç etmeye muhtaç. O’nu anmaya her an aç. Bu açlığı duyabilmek, biz kullara mi’rac.

    İşte ezan lafızlarının tekrarı, böyle rûhânî bir coşku ve neşve içinde yapılmalıdır. Bu, ezana ve ezandaki hakikate, hem sevgi, hem de saygının gerçek bir ifadesidir. Ezan cümlelerinin neşveyle tekrarı, imanımıza iman katmak, içimizdeki imanî hakikatlerin gelişmesine güzel bir zemin hazırlamaktır. Ezandan sonra ise okunması sünnet olan duâ şöyledir: “Allah’tan başka ilah olmadığına, ortağı bulunmadığına ve Muhammedin (s.a.s.) onun kulu ve Resûlü olduğuna şehadet ederim. Allah’tan Rab, Muhammed (s.a.s.) den Resûl, İslâm’dan din olarak razı oldum.36 Ey bu eksiksiz tam davetin ve kılınan namazın sahibi Allah’ım! Muhammed’e‚ Vesîle’yi ve fazîleti ver. O’nu, vaad ettiğin makâm-ı Mahmûd’u ver.”

    Kim ezandan sonra böyle duâ ederse, ona Kıyâmet günü mutlaka şefaatim helal olur.”
    Bu duânın önemiyle ilgili Abdullah b. Amr ibnu’l-As, Resûlullah (s.a.s.)’dan şu hadisi rivayet etmektedir: “Müezzini işittiğiniz vakit siz de onun dediğini deyin. Sonra bana duâ edin. Çünkü her kim bana bir defa salavat getirirse (duâ ederse) Allah ona on defa rahmet eder. Sonra Allah’tan benim için vesîleyi isteyin. Zira vesîle cennette bir makamdır. Ona, Allah’ın kullarından bir tanesi layıktır. Umarım ki o bir kişi de ben olayım. Şimdi kim benim için vesileyi isterse ona şefaatim vacib olur.”38

    Evet bu nurlu beyan, bizleri, gök kapılarının rahmetle açıldığı bir anda duâya teşvik etmektedir. Rahmet yağmurları altında yıkanmaya davet etmektedir. Bir semavî sofra kurulmuştur, o sofradan istifadeye buyur etmektedir. Evet “Nebiyy-i Zîşân’ın Makâm-ı Mahmûd’u, İlahî bir maide ve Rabbanî bir sofra hükmündedir. Dağıtılan lütuflar, feyizler, nimetler o sofradan akıyor. Resûl-i Zîşan’a (s.a.s.) okunan salavât-ı şerîfe, o sofraya edilen davete icabettir. Ve keza salavât-ı şerîfeyi getiren adam Zât-ı Peygamberîyi bir sıfatla tavsif ettiği zaman, o sıfatın nereye taalluk ettiğini düşünsün ki, tekrar be tekrar salavat getirmeye teşvikçisi olsun.” 39

    Hergün, günde bir kaç kez gelip-geçen dakikalar ve yakalayamadığımız bu saniyeler, bizim olmayan saatlerdir. Zira fırsatı değerlendiremediğimiz anlar veya değerlendirmediğimiz fırsatlar, asla bizim olamaz. Evet, bize, hakikat adına bir şeyler kazandırmayan zamanlar bizim değildir. İçinde ruh ve gönül olarak yıkanıp her türlü kötülüklerden arınamadığımız bu kıymetli saatler, nasıl ve neleri ile bize ait olabilir ki? Zatı itibarıyle kıymetli olsalar bile bize bir şey kazandırabilirler mi?




  4. 18.Temmuz.2013, 05:01
    2
    Devamlı Üye



    "Allahumme rabbe hâzihî'd-da'veti't-tâmmeh ve's-salâti'l kâimeh, âti Muhammeden'il vesîlete ve'l-fadîlete ve'b'ashu mekamen Mahmûden ellezi veadteh. İnneke la tuhliful mîâd.

    Bu duânın meâli şöyledir:

    "Allâh'ım! Ey bu tam dâvetin, yâni mübârek ezânın ve kılınmak üzere bulunan namazın mukaddes Rabbi. Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.)'e vesîleyi ve fazîleti ihsan et ve O'nu, kendisine va'd buyurmuş olduğun Makâm-ı Muhmûd'a eriştir. Şüphe yok ki, sen va'dinden dönmezsin."

    Alıntı
    Ezandan sonra duâ
    Ezân-ı Muhammedî okunurken, müezzinin dedikleri aynen tekrarlanmalıdır. Tabi ki bu tekrar kuru bir tekrar olmamalı. Kalpteki derin imandan kaynaklanan, daima şuurdan beslenen, bir iman tazeleme ameliyesi şeklinde olmalıdır. Allah Resûlü (s.a.s.) emir buyurdukları gibi: “İmanınızı ‘Lâilâhe illâllah’ ile, yani ‘Allah tan başka ilah yoktur’ kelime-i tevhidiyle yenileyin.”35 İnsan her an yenilenmeye muhtaç. İnsan nisyanla ma’lul, her an hatırlamaya muhtaç. O’nun yüce adını, sözüne sertaç etmeye muhtaç. Zikrini kalbine mi’rac etmeye muhtaç. Kitabını kendine minhaç etmeye muhtaç. O’nu anmaya her an aç. Bu açlığı duyabilmek, biz kullara mi’rac.

    İşte ezan lafızlarının tekrarı, böyle rûhânî bir coşku ve neşve içinde yapılmalıdır. Bu, ezana ve ezandaki hakikate, hem sevgi, hem de saygının gerçek bir ifadesidir. Ezan cümlelerinin neşveyle tekrarı, imanımıza iman katmak, içimizdeki imanî hakikatlerin gelişmesine güzel bir zemin hazırlamaktır. Ezandan sonra ise okunması sünnet olan duâ şöyledir: “Allah’tan başka ilah olmadığına, ortağı bulunmadığına ve Muhammedin (s.a.s.) onun kulu ve Resûlü olduğuna şehadet ederim. Allah’tan Rab, Muhammed (s.a.s.) den Resûl, İslâm’dan din olarak razı oldum.36 Ey bu eksiksiz tam davetin ve kılınan namazın sahibi Allah’ım! Muhammed’e‚ Vesîle’yi ve fazîleti ver. O’nu, vaad ettiğin makâm-ı Mahmûd’u ver.”

    Kim ezandan sonra böyle duâ ederse, ona Kıyâmet günü mutlaka şefaatim helal olur.”
    Bu duânın önemiyle ilgili Abdullah b. Amr ibnu’l-As, Resûlullah (s.a.s.)’dan şu hadisi rivayet etmektedir: “Müezzini işittiğiniz vakit siz de onun dediğini deyin. Sonra bana duâ edin. Çünkü her kim bana bir defa salavat getirirse (duâ ederse) Allah ona on defa rahmet eder. Sonra Allah’tan benim için vesîleyi isteyin. Zira vesîle cennette bir makamdır. Ona, Allah’ın kullarından bir tanesi layıktır. Umarım ki o bir kişi de ben olayım. Şimdi kim benim için vesileyi isterse ona şefaatim vacib olur.”38

    Evet bu nurlu beyan, bizleri, gök kapılarının rahmetle açıldığı bir anda duâya teşvik etmektedir. Rahmet yağmurları altında yıkanmaya davet etmektedir. Bir semavî sofra kurulmuştur, o sofradan istifadeye buyur etmektedir. Evet “Nebiyy-i Zîşân’ın Makâm-ı Mahmûd’u, İlahî bir maide ve Rabbanî bir sofra hükmündedir. Dağıtılan lütuflar, feyizler, nimetler o sofradan akıyor. Resûl-i Zîşan’a (s.a.s.) okunan salavât-ı şerîfe, o sofraya edilen davete icabettir. Ve keza salavât-ı şerîfeyi getiren adam Zât-ı Peygamberîyi bir sıfatla tavsif ettiği zaman, o sıfatın nereye taalluk ettiğini düşünsün ki, tekrar be tekrar salavat getirmeye teşvikçisi olsun.” 39

    Hergün, günde bir kaç kez gelip-geçen dakikalar ve yakalayamadığımız bu saniyeler, bizim olmayan saatlerdir. Zira fırsatı değerlendiremediğimiz anlar veya değerlendirmediğimiz fırsatlar, asla bizim olamaz. Evet, bize, hakikat adına bir şeyler kazandırmayan zamanlar bizim değildir. İçinde ruh ve gönül olarak yıkanıp her türlü kötülüklerden arınamadığımız bu kıymetli saatler, nasıl ve neleri ile bize ait olabilir ki? Zatı itibarıyle kıymetli olsalar bile bize bir şey kazandırabilirler mi?







+ Yorum Gönder