Konusunu Oylayın.: Annenin evlat ayırımında nasıl davranılmalı ve evlat ayırmanın dinimizdeki yeri nedir?

5 üzerinden 4.87 | Toplam : 15 kişi
Annenin evlat ayırımında nasıl davranılmalı ve evlat ayırmanın dinimizdeki yeri nedir?
  1. 21.Kasım.2010, 21:48
    1
    Misafir

    Annenin evlat ayırımında nasıl davranılmalı ve evlat ayırmanın dinimizdeki yeri nedir?






    Annenin evlat ayırımında nasıl davranılmalı ve evlat ayırmanın dinimizdeki yeri nedir? Mumsema annenin evlat ayırımında nasıl davranılmalı ve evlat ayırmanın dinimizdeki yeri nedir


  2. 21.Kasım.2010, 21:48
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 21.Kasım.2010, 22:40
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    --->: annenin evlat ayırımında nasıl davranılmalı ve evlat ayırmanın dinimizdeki yeri nedir




    Hz. Peygamber (asv)'ın çocuk terbiyesinde ısrarla üzerinde durduğu bir husûs, eşit muâmeledir. Bu, aynı âile içerisindeki çocuklar arasında olduğu gibi, okulda aynı hocanın nezâreti altındaki çocuklar arasında da uygulanması gereken bir düstûrdur. Yani anne ve babalar çocukları arasında kızdır-erkektir, büyüktür-küçüktür, şudur-budur diye bir ayırım yapmaktan yasaklandığı gibi, hocalar da ders verdikleri talebeler arasında hür çocuğu-köle çocuğu, akrabâ çocuğu-yabancı çocuğu vs. gibi akla gelebilen her çeşit tefrîk ve ayırımlardan yasaklanmıştır.

    Nûman İbnu Bişr anlatıyor: “Babam bana malından bir şeyler hibe etmişti. Annem Amra Bintu Ravâha: “Bu hibeye Resûlullahı şâhit kılmazsan kabul etmiyorum” dedi. Bunun üzerine bana yaptığı hibeye şâhit kılmak için babam, beni de alarak Resûlullaha gitti.

    Durumu öğrenen Hz.Peygamber (asv): “Başka çocukların da var mı?” diye sordu. “Evet!” cevabı üzerine, “Aynı şekilde bütün çocuklarına hibede bulundun mu?” diye sordu.

    Babam: “Hayır!” deyince, “Allah'tan korkun, çocuklarınız husûsunda âdil olun!” dedi.

    Babam oradan ayrıldı ve hibeden rücû etti.” Bu hadîsin başka vecihlerinde, Hz. Peygamberin şu cümleleri de sarfettiği belirtilmektedir: “Çocuklarınızın arasını eşit tutun”, “Bunu iade et”, “Beni şâhit kılma, ben cevre (zulme) şahitlikte bulunamam”, “Bu doğru değil, ben ancak hakka şahâdet ederim”, “Buna benden başkasını şâhit kıl”, “... çocuğun senin üzerindeki haklarından biri, onlara eşit davranmandır.”

    Tirmizî'nin açıklamasına göre, bu hadîsten hareketle, İslâm âlimleri, “ihsân ve atiyye”de olduğu gibi “öpücüğe varıncaya kadar” zâhire akseden her husûsta eşitliği şart koşmuştur. (1)

    Ulemâ bu hükme giderken, Resûlullahın: “Allah, öpücüğe varıncaya kadar her husûsta, çocuklar arasında adâletli davranmanızı sever.” hadîsini esas almış olmalıdır. (2)

    Muallimlerin eşit davranmasıyla ilgili emir, Aleyhissalâtu vesselamın şu tâlimatından anlaşılır: “Bu ümmetten üç çocuğun talîmini üzerine alan bir muallim, bunların zengin ve fakirini yan yana müsâvî olarak talîm etmezse, kıyâmet günü hainlerle haşredilir.” (3)

    Evlâdlara eşit davranmanın gerekçesi, mevzûmuz, yani çocukları suç işlemekten koruma tedbîrleri açısından önemli ipuçları vermektedir. Yukarıda kaydettiğimiz Nûman İbnu Bişr hâdisesinde Hz.Peygamber (asv), Nûmanı, çocuklarına maddî bağışta farklı davranmaktan men ederken sorar: “Çocuklarının sana karşı hürmet ve lütufta adâletli olmaları seni memnûn etmez mi?” Nûman: “Evet Ya Resûllallah!” deyince: “Öyleyse başkasını şâhit kıl!” Bir başka rivâyette: “Onların sana eşit bir şekilde iyilik etmeleri nasıl senin hakkınsa, senin de onlara eşit muâmelede bulunman öylece onların hakkıdır.”

    Şu hâlde çocuğun babasına karşı hürmetini, kardeşlerine karşı da sevgi ve dayanışmasını korumak, aradaki “sıla-ı rahm” denen yüce bağları korumak, öncelikle bu adâletli davranışa bağlıdır. Nitekim Kur'ân-ı Kerîm'de Hz.Yûsuf ile ilgili kıssada, Cenab-ı Hakk, kardeşler arasındaki kin ve çekememezlik hislerini, babaları Hz.Yakub'un Yûsuf'a olan ziyâde alâkasıyla illetlendirir. Böyle bir his, kardeşleri Yûsuf'u kuyuya atma cinâyetini işletmeye sevk ettiği gibi, arkadan, babalarının gözlerini kaybetmesine sebep olacak üzüntülere ve sıkıntılara da sebebiyet vermiştir.

    Bu noktada şu hadîsi hatırlatmada da fayda var: “Çocuğunun kendisine iyi davranmasında ona yardımcı olan babaya Allah rahmetini bol kılsın.” (4)

    Çocuklar arasında eşit davranmayı vâcip gören İslâm âlimleri, şöyle bir muhâkeme yürütürler: “Eşit muâmele vâcibin mukaddemesidir. Çünkü kardeşliğin kopması ve ebeveyn hukukuna riâyetsizlik (katur-rahm vel-ukuk), dinen harâm kılınan iki husûstur. Öyle ise, bu iki harâma müeddî olan vâsıtalar da harâmdır. Çocukların birini öbürüne karşı kayırmak ise bu iki harâma müeddî olur.” (5)

    Bir başka âlim, bu adâletsizlik meselesini çok daha geniş bir buutta ele alarak şöyle der: “Dünyâ ve âhiretin intizâmı adâlete bağlıdır. Çocuklar arasında farklı muâmele, (kardeşler arasında) karşılıklı kin, buğz ve adâvete, ebeveyne karşı da bir kısmının muhabbeti ve diğer bir kısmının buğzuna sebep olur. Bu durumdan ebeveyne ve kardeşlere karşı haksızlıklar neşet eder.” (6)

    Şu hâlde, gerek evde ve gerek okulda çocuklar arasında adâletsiz davranış, çocukları çok farklı cürümlere itecek bir vetîrenin başlangıcı olmaktadır. Yûsuf Sûresi bu meselede güzel mesajlar vermektedir.

    Babanın evlatlarına eşit davranması her zaman için en iyi olanıdır. Ancak bir baba eşit davranmadığı zaman mesela, birine diğerinden fazla mal verse, ona haram işliyorsun denilmemeli. Nitekim, insan malından dilediği gibi helal yerlere harcama yetkisine sahiptir, hürdür. Bir kişi bir başkasına bir ev, araba veya başka bir malını verebilir. O halde neden evlatlarından birine veremesin, diye düşünmek mümkündür.

    Ancak yukarıda geçen hadislerde de belirtildiği gibi, evlatlar arası kıskançlık ve kırgınlıklara sebebiyet verebilir.

    Özetle söylemek gerekirse, bu konuda iki asıl görüş bulunmaktadır:

    1. Babanın evlatları arasında eşit muamele yapması şarttır, yoksa günahkar olur.

    2. Evlatlar arası eşit muamele istenen bir durum ise de bu konuda babayı zorlamak gerekmez. Yani eşit uygulama yapmazsa, haram işledin, denilmez. Nitekim, Peygamberimiz (asv) yasaklamamış, ancak memnun olmadığını da belirtmiş. Öyleyse haram derecesinde değildir. Mekruh yani hoş olmayan fakat caiz olan bir durumdur.

    Diğer taraftan evladın baba-anaya hürmeti ve onları üzmemesi de farzdır. Eğer davranışımız onları üzecekse çok dikkatli olmamız gerekir. Kaş yapalım derken göz çıkarmayalım. Biz de ana ve baba olacağız.

    Kaynaklar:

    1. Kaynaklar ve geniş bilgi için bk. Hz.Peygamberin Sünnetinde Terbiye, s. 172-177
    2. el-Câmius-Sağîr, 2, 297
    3. İbnu Sahnun, age, s. 353
    4. el-Câmius-Sağîr, 4, 29
    5. İbnu Hacer, Fethul-Bârî, 6, 141
    6. Münâvî, Feyzul-Kadîr, 5, 557

    Sorularla İslamiyet


  4. 21.Kasım.2010, 22:40
    2
    Silent and lonely rains



    Hz. Peygamber (asv)'ın çocuk terbiyesinde ısrarla üzerinde durduğu bir husûs, eşit muâmeledir. Bu, aynı âile içerisindeki çocuklar arasında olduğu gibi, okulda aynı hocanın nezâreti altındaki çocuklar arasında da uygulanması gereken bir düstûrdur. Yani anne ve babalar çocukları arasında kızdır-erkektir, büyüktür-küçüktür, şudur-budur diye bir ayırım yapmaktan yasaklandığı gibi, hocalar da ders verdikleri talebeler arasında hür çocuğu-köle çocuğu, akrabâ çocuğu-yabancı çocuğu vs. gibi akla gelebilen her çeşit tefrîk ve ayırımlardan yasaklanmıştır.

    Nûman İbnu Bişr anlatıyor: “Babam bana malından bir şeyler hibe etmişti. Annem Amra Bintu Ravâha: “Bu hibeye Resûlullahı şâhit kılmazsan kabul etmiyorum” dedi. Bunun üzerine bana yaptığı hibeye şâhit kılmak için babam, beni de alarak Resûlullaha gitti.

    Durumu öğrenen Hz.Peygamber (asv): “Başka çocukların da var mı?” diye sordu. “Evet!” cevabı üzerine, “Aynı şekilde bütün çocuklarına hibede bulundun mu?” diye sordu.

    Babam: “Hayır!” deyince, “Allah'tan korkun, çocuklarınız husûsunda âdil olun!” dedi.

    Babam oradan ayrıldı ve hibeden rücû etti.” Bu hadîsin başka vecihlerinde, Hz. Peygamberin şu cümleleri de sarfettiği belirtilmektedir: “Çocuklarınızın arasını eşit tutun”, “Bunu iade et”, “Beni şâhit kılma, ben cevre (zulme) şahitlikte bulunamam”, “Bu doğru değil, ben ancak hakka şahâdet ederim”, “Buna benden başkasını şâhit kıl”, “... çocuğun senin üzerindeki haklarından biri, onlara eşit davranmandır.”

    Tirmizî'nin açıklamasına göre, bu hadîsten hareketle, İslâm âlimleri, “ihsân ve atiyye”de olduğu gibi “öpücüğe varıncaya kadar” zâhire akseden her husûsta eşitliği şart koşmuştur. (1)

    Ulemâ bu hükme giderken, Resûlullahın: “Allah, öpücüğe varıncaya kadar her husûsta, çocuklar arasında adâletli davranmanızı sever.” hadîsini esas almış olmalıdır. (2)

    Muallimlerin eşit davranmasıyla ilgili emir, Aleyhissalâtu vesselamın şu tâlimatından anlaşılır: “Bu ümmetten üç çocuğun talîmini üzerine alan bir muallim, bunların zengin ve fakirini yan yana müsâvî olarak talîm etmezse, kıyâmet günü hainlerle haşredilir.” (3)

    Evlâdlara eşit davranmanın gerekçesi, mevzûmuz, yani çocukları suç işlemekten koruma tedbîrleri açısından önemli ipuçları vermektedir. Yukarıda kaydettiğimiz Nûman İbnu Bişr hâdisesinde Hz.Peygamber (asv), Nûmanı, çocuklarına maddî bağışta farklı davranmaktan men ederken sorar: “Çocuklarının sana karşı hürmet ve lütufta adâletli olmaları seni memnûn etmez mi?” Nûman: “Evet Ya Resûllallah!” deyince: “Öyleyse başkasını şâhit kıl!” Bir başka rivâyette: “Onların sana eşit bir şekilde iyilik etmeleri nasıl senin hakkınsa, senin de onlara eşit muâmelede bulunman öylece onların hakkıdır.”

    Şu hâlde çocuğun babasına karşı hürmetini, kardeşlerine karşı da sevgi ve dayanışmasını korumak, aradaki “sıla-ı rahm” denen yüce bağları korumak, öncelikle bu adâletli davranışa bağlıdır. Nitekim Kur'ân-ı Kerîm'de Hz.Yûsuf ile ilgili kıssada, Cenab-ı Hakk, kardeşler arasındaki kin ve çekememezlik hislerini, babaları Hz.Yakub'un Yûsuf'a olan ziyâde alâkasıyla illetlendirir. Böyle bir his, kardeşleri Yûsuf'u kuyuya atma cinâyetini işletmeye sevk ettiği gibi, arkadan, babalarının gözlerini kaybetmesine sebep olacak üzüntülere ve sıkıntılara da sebebiyet vermiştir.

    Bu noktada şu hadîsi hatırlatmada da fayda var: “Çocuğunun kendisine iyi davranmasında ona yardımcı olan babaya Allah rahmetini bol kılsın.” (4)

    Çocuklar arasında eşit davranmayı vâcip gören İslâm âlimleri, şöyle bir muhâkeme yürütürler: “Eşit muâmele vâcibin mukaddemesidir. Çünkü kardeşliğin kopması ve ebeveyn hukukuna riâyetsizlik (katur-rahm vel-ukuk), dinen harâm kılınan iki husûstur. Öyle ise, bu iki harâma müeddî olan vâsıtalar da harâmdır. Çocukların birini öbürüne karşı kayırmak ise bu iki harâma müeddî olur.” (5)

    Bir başka âlim, bu adâletsizlik meselesini çok daha geniş bir buutta ele alarak şöyle der: “Dünyâ ve âhiretin intizâmı adâlete bağlıdır. Çocuklar arasında farklı muâmele, (kardeşler arasında) karşılıklı kin, buğz ve adâvete, ebeveyne karşı da bir kısmının muhabbeti ve diğer bir kısmının buğzuna sebep olur. Bu durumdan ebeveyne ve kardeşlere karşı haksızlıklar neşet eder.” (6)

    Şu hâlde, gerek evde ve gerek okulda çocuklar arasında adâletsiz davranış, çocukları çok farklı cürümlere itecek bir vetîrenin başlangıcı olmaktadır. Yûsuf Sûresi bu meselede güzel mesajlar vermektedir.

    Babanın evlatlarına eşit davranması her zaman için en iyi olanıdır. Ancak bir baba eşit davranmadığı zaman mesela, birine diğerinden fazla mal verse, ona haram işliyorsun denilmemeli. Nitekim, insan malından dilediği gibi helal yerlere harcama yetkisine sahiptir, hürdür. Bir kişi bir başkasına bir ev, araba veya başka bir malını verebilir. O halde neden evlatlarından birine veremesin, diye düşünmek mümkündür.

    Ancak yukarıda geçen hadislerde de belirtildiği gibi, evlatlar arası kıskançlık ve kırgınlıklara sebebiyet verebilir.

    Özetle söylemek gerekirse, bu konuda iki asıl görüş bulunmaktadır:

    1. Babanın evlatları arasında eşit muamele yapması şarttır, yoksa günahkar olur.

    2. Evlatlar arası eşit muamele istenen bir durum ise de bu konuda babayı zorlamak gerekmez. Yani eşit uygulama yapmazsa, haram işledin, denilmez. Nitekim, Peygamberimiz (asv) yasaklamamış, ancak memnun olmadığını da belirtmiş. Öyleyse haram derecesinde değildir. Mekruh yani hoş olmayan fakat caiz olan bir durumdur.

    Diğer taraftan evladın baba-anaya hürmeti ve onları üzmemesi de farzdır. Eğer davranışımız onları üzecekse çok dikkatli olmamız gerekir. Kaş yapalım derken göz çıkarmayalım. Biz de ana ve baba olacağız.

    Kaynaklar:

    1. Kaynaklar ve geniş bilgi için bk. Hz.Peygamberin Sünnetinde Terbiye, s. 172-177
    2. el-Câmius-Sağîr, 2, 297
    3. İbnu Sahnun, age, s. 353
    4. el-Câmius-Sağîr, 4, 29
    5. İbnu Hacer, Fethul-Bârî, 6, 141
    6. Münâvî, Feyzul-Kadîr, 5, 557

    Sorularla İslamiyet


  5. 20.Kasım.2014, 15:59
    3
    Misafir

    Cevap: --->: annenin evlat ayırımında nasıl davranılmalı ve evlat ayırmanın dinimizdeki yeri nedir

    Annem babam beni çocuklarımın yanında hep aşağılıyor annem beni bir evlat olarak görmüyor ve ben çok sıkıldım artık hep ayırımcılık yapıyor bunu görüyorum bende şuanda konuşmuyorum ve konuşmayı da düşünmüyorum artık çok soğudum inanın görmek bile istemiyorum ama benim kpnuşmamamın sebebi fazlasıyla ayırımcılık yapmaları ve 35yaşında olmama rağmen sürekli aşağılamaları hemde çocuklarımın yanında çok buyuk sıkıntıdayım bana bir yol gösterin çok teşekkür ederim


  6. 20.Kasım.2014, 15:59
    3
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Annem babam beni çocuklarımın yanında hep aşağılıyor annem beni bir evlat olarak görmüyor ve ben çok sıkıldım artık hep ayırımcılık yapıyor bunu görüyorum bende şuanda konuşmuyorum ve konuşmayı da düşünmüyorum artık çok soğudum inanın görmek bile istemiyorum ama benim kpnuşmamamın sebebi fazlasıyla ayırımcılık yapmaları ve 35yaşında olmama rağmen sürekli aşağılamaları hemde çocuklarımın yanında çok buyuk sıkıntıdayım bana bir yol gösterin çok teşekkür ederim


  7. 23.Aralık.2014, 12:27
    4
    Misafir

    Cevap: annenin evlat ayırımında nasıl davranılmalı ve evlat ayırmanın dinimizdeki yeri nedir

    Ben sildim. Ölüleride dirileride benden uzak olsun. Hatta imkan olsa resmen ana baba reddi yapardım yasal olarak. Ve malları vs ne varsa feragat yapacağım.


  8. 23.Aralık.2014, 12:27
    4
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Ben sildim. Ölüleride dirileride benden uzak olsun. Hatta imkan olsa resmen ana baba reddi yapardım yasal olarak. Ve malları vs ne varsa feragat yapacağım.


  9. 03.Ağustos.2015, 23:27
    5
    Misafir

    Cevap: Annenin evlat ayırımında nasıl davranılmalı ve evlat ayırmanın dinimizdeki yeri nedir?

    Annem onu seviyorum ama kardeşimle aramızda bir konuşma yada tartışma olunca annem kardeşimi bana savunuyor ama bu savunmak değil psikolojik baskı.. Canım yanıyor zor ama gerçek şu ki ALLAH'ın dediği olur. Allah'a emanet olun.


  10. 03.Ağustos.2015, 23:27
    5
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Annem onu seviyorum ama kardeşimle aramızda bir konuşma yada tartışma olunca annem kardeşimi bana savunuyor ama bu savunmak değil psikolojik baskı.. Canım yanıyor zor ama gerçek şu ki ALLAH'ın dediği olur. Allah'a emanet olun.


  11. 22.Ekim.2015, 19:03
    6
    Misafir

    Cevap: Annenin evlat ayırımında nasıl davranılmalı ve evlat ayırmanın dinimizdeki yeri nedir?

    Biz 4 kardesiz ablam cocuklugunda çok sıkıntı çekmiş yoksulluk görmüş ablam annem ve babam için pırlanta değerinde maddi manevi konuda hep destekcileri oldum kendime yapacağım şeyleri bile onlara yaptım yaranamiyorum hep terazi olsun olcsunler kötü yanlış görmesinler istedim beceremediler sürekli bu yüzden evde huzursuzluk var bunları kimseyle paylasamiyorum kalplerini kirdigimda ise canım yanıyo çok Üzgünüm çocuklarım olsun asla ayrımcılık yapmiycam(


  12. 22.Ekim.2015, 19:03
    6
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Biz 4 kardesiz ablam cocuklugunda çok sıkıntı çekmiş yoksulluk görmüş ablam annem ve babam için pırlanta değerinde maddi manevi konuda hep destekcileri oldum kendime yapacağım şeyleri bile onlara yaptım yaranamiyorum hep terazi olsun olcsunler kötü yanlış görmesinler istedim beceremediler sürekli bu yüzden evde huzursuzluk var bunları kimseyle paylasamiyorum kalplerini kirdigimda ise canım yanıyo çok Üzgünüm çocuklarım olsun asla ayrımcılık yapmiycam(


  13. 11.Kasım.2015, 23:42
    7
    Misafir

    Cevap: Annenin evlat ayırımında nasıl davranılmalı ve evlat ayırmanın dinimizdeki yeri nedir?

    Ablamdan ablamın oğlundan annemden nefret ediyorum neden mi annem ablamı yeğenimi her şeyde benden çok seviyor annemdende onunla küs kaldığım için evine gidemediğim için babamdan uzak kalma sebebim olduğu için nefret ediyorum


  14. 11.Kasım.2015, 23:42
    7
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Ablamdan ablamın oğlundan annemden nefret ediyorum neden mi annem ablamı yeğenimi her şeyde benden çok seviyor annemdende onunla küs kaldığım için evine gidemediğim için babamdan uzak kalma sebebim olduğu için nefret ediyorum


  15. 23.Aralık.2015, 04:56
    8
    Misafir

    Cevap: Annenin evlat ayırımında nasıl davranılmalı ve evlat ayırmanın dinimizdeki yeri nedir?

    37 yaşındayım inanın size anlatsam anne ve babamın özellikle anneme olan kırgınlık sebeblerimi ağlamaz iseniz ben insan değilim.2010senesinde tüberküloz geçirdim üzüntüden ve 1 ay şok verem tedavisi gördüm doktorum senin gibi bakımlı biri nasıl olur da bu hastalığa kapılır neye bu kadar üzüldün sen dediğinde hiiiçç hocam derken yanımda annem,babam neyse aklıma geldikçe herşey.kimse ayet ve hadislere bakarak anne-babayı putlaştırmasın her türlü hataları yapsa da sen sabretmelisin diyerek durumu saptırmasın.anne babanın evlatlar arasındaki ayrımcılıklarıyla alakalı hadisleri arasın googledan sonra konuşsun.


  16. 23.Aralık.2015, 04:56
    8
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    37 yaşındayım inanın size anlatsam anne ve babamın özellikle anneme olan kırgınlık sebeblerimi ağlamaz iseniz ben insan değilim.2010senesinde tüberküloz geçirdim üzüntüden ve 1 ay şok verem tedavisi gördüm doktorum senin gibi bakımlı biri nasıl olur da bu hastalığa kapılır neye bu kadar üzüldün sen dediğinde hiiiçç hocam derken yanımda annem,babam neyse aklıma geldikçe herşey.kimse ayet ve hadislere bakarak anne-babayı putlaştırmasın her türlü hataları yapsa da sen sabretmelisin diyerek durumu saptırmasın.anne babanın evlatlar arasındaki ayrımcılıklarıyla alakalı hadisleri arasın googledan sonra konuşsun.


  17. 23.Aralık.2015, 13:12
    9
    Sabri
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 14.Aralık.2015
    Üye No: 107369
    Mesaj Sayısı: 330
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 4

    Cevap: Annenin evlat ayırımında nasıl davranılmalı ve evlat ayırmanın dinimizdeki yeri nedir?

    Alıntı
    kimse ayet ve hadislere bakarak anne-babayı putlaştırmasın her türlü hataları yapsa da sen sabretmelisin diyerek durumu saptırmasın
    Her anne baba seninkiler gibi değil milleti anne babaya karşı isyana teşvik etme


  18. 23.Aralık.2015, 13:12
    9
    Devamlı Üye
    Alıntı
    kimse ayet ve hadislere bakarak anne-babayı putlaştırmasın her türlü hataları yapsa da sen sabretmelisin diyerek durumu saptırmasın
    Her anne baba seninkiler gibi değil milleti anne babaya karşı isyana teşvik etme


  19. 11.Ocak.2016, 21:22
    10
    Misafir

    Cevap: Annenin evlat ayırımında nasıl davranılmalı ve evlat ayırmanın dinimizdeki yeri nedir?

    Arkadaslar ben şu sözü kullanırım Allah islah eylesin kumanda okudum.


  20. 11.Ocak.2016, 21:22
    10
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Arkadaslar ben şu sözü kullanırım Allah islah eylesin kumanda okudum.


  21. 27.Haziran.2017, 01:12
    11
    Misafir

    Yorum: Annenin evlat ayırımında nasıl davranılmalı ve evlat ayırmanın dinimizdeki yeri nedir?

    Ben çok çocuklu bir anne ve babanın evladıyım 17 yaşıma kadar annemin beni bayram dışında opmedini hatırlayıp içten acıya acıya eriyordum kimsenin beni sevip sevmemesi beni etkilemiyor ama ailemden hele annem ve babamdan gelen darbe kurşun gibi yüreğime saplanıyordu evet annem çocukları arasında feci ayırımcılık yapıyordu ne yaptıysam kendimi bir türlü sevdiremedim.annemin her ablamı sevmesinde ablamın bana kıskandın mı kıskandın mı diye sanki benim ićim kötüymüş gibi davranması beni çileden çıkarıyor fakat hiç bir sey diyemiyordum çünkü annem bana kızıyordu. geri dönüßümlü değil çünkü benim tek bir annem var ve benim cocuklugumu mafetti kalıcı olarak ve bu hayatıma yerleşti o günleri hatırlayıp hatırlayıp ağlıyorum bazen o kadar feci ağlıyorum ki boğuluyorum.o kadar kötü bir duyguki inşallah kimse yaşamaz


  22. 27.Haziran.2017, 01:12
    11
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Ben çok çocuklu bir anne ve babanın evladıyım 17 yaşıma kadar annemin beni bayram dışında opmedini hatırlayıp içten acıya acıya eriyordum kimsenin beni sevip sevmemesi beni etkilemiyor ama ailemden hele annem ve babamdan gelen darbe kurşun gibi yüreğime saplanıyordu evet annem çocukları arasında feci ayırımcılık yapıyordu ne yaptıysam kendimi bir türlü sevdiremedim.annemin her ablamı sevmesinde ablamın bana kıskandın mı kıskandın mı diye sanki benim ićim kötüymüş gibi davranması beni çileden çıkarıyor fakat hiç bir sey diyemiyordum çünkü annem bana kızıyordu. geri dönüßümlü değil çünkü benim tek bir annem var ve benim cocuklugumu mafetti kalıcı olarak ve bu hayatıma yerleşti o günleri hatırlayıp hatırlayıp ağlıyorum bazen o kadar feci ağlıyorum ki boğuluyorum.o kadar kötü bir duyguki inşallah kimse yaşamaz


  23. 25.Ağustos.2017, 20:24
    12
    Misafir

    Yorum: Annenin evlat ayırımında nasıl davranılmalı ve evlat ayırmanın dinimizdeki yeri nedir?

    Bende aynı sizler gibiyim kardeşlerin insan evlatları arasında asla ayrım yapmamlı cocuklar bizlere allahın emaneti şu an 18 yaşındayım beni sadece annem işine yaradıgında öpüp severdi temizlik yapardım daha fazlasını isterdi hiç birşeyden mutlu olmazdı kardeşimle aramda fazla yaş farkı yok kardeşim kücükken cok hasta olurdu annem devamlı onu öperdi severdi cocukluk aklı işte ben de allaha duva ederdim keşke bende hasta olsamda annem benide sevse diye


  24. 25.Ağustos.2017, 20:24
    12
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Bende aynı sizler gibiyim kardeşlerin insan evlatları arasında asla ayrım yapmamlı cocuklar bizlere allahın emaneti şu an 18 yaşındayım beni sadece annem işine yaradıgında öpüp severdi temizlik yapardım daha fazlasını isterdi hiç birşeyden mutlu olmazdı kardeşimle aramda fazla yaş farkı yok kardeşim kücükken cok hasta olurdu annem devamlı onu öperdi severdi cocukluk aklı işte ben de allaha duva ederdim keşke bende hasta olsamda annem benide sevse diye





+ Yorum Gönder