Konusunu Oylayın.: En kisa sekilde bayram hutbesini aciklarmisniz

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
En kisa sekilde bayram hutbesini aciklarmisniz
  1. 15.Kasım.2010, 19:25
    1
    Misafir

    En kisa sekilde bayram hutbesini aciklarmisniz






    En kisa sekilde bayram hutbesini aciklarmisniz Mumsema selamun aleykum en kisa sekilde bayram hutbesini aciklarmisniz


  2. 15.Kasım.2010, 19:25
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 16.Temmuz.2013, 04:57
    2
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,584
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 335
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: en kisa sekilde bayram hutbesini aciklarmisniz




    Bayram Hutbesi Ve Hükümleri


    Gerek cuma, gerekse bayram günlerinde hatibin minberden mü'minlere seslenmesinin ayrı bir yeri ve önemi vardır. Zira din*darlık daha çok öğüt, vaat ve tavsiyeyle kalplerde yer eder ve güçlü hatiplerin, uzman ilim adamlarının hutbe, vaaz ve konferanslarıyla ruhlar üzerinde olumlu tesirler uyandırır.

    O bakımdan İslam bilgiye ne kadar takdir sunmuşsa, bir o kadar güzel, çekici ve çarpıcı konudan hatiplere de o nisbette tak*dir sunup ilgi göstermiştir.

    Şüphesiz nesli dini ahlak potasında şekillendiren, kitleyi doğruya yönelten, katı kalpleri yumuşatıp incelten, kötü niyet ve fena düşünceleri gideren dini, ahlaki konuşmalardır. Tabii bu konuşmayı beceren, bilgi dağarcığı dolu olan kişiler yüklendiği takdirde öyledir.

    Bunun için Rasulüllah (s.a.v.) münasebet düştükçe, ihtiyaç hissedildikçe konuşur; ancak konuşmasını bıkkınlık vermeyecek, tesirini kaybetmeyecek çizgide tutardı, az konuşup çok şey öğretmeye özen gösterirdi. Cuma ve bayram hutbelerini kısa, fa*kat kapsamlı ve tesirli tutar; kalp ve kafalara çok ustaca işlemeye bilhassa dikkat ederdi.

    Böylece Rasulüllah (s.a.v.) Efendimiz hutbeyi birtakım kural*lara bağlayıp onu gelişigüzellikten, başıboşluktan kurtarmış ve kendisinden sonraki hatiplere sağlam, tesirli misal ve kıstaslar emanet etmiştir.



    Konuyla İlgili Hadisler:


    Ebu Said (r.a.) den yapıları rivayette, adı geçen diyor ki:

    "Peygamber (s.a.v.) Efendimiz fıtr ve adha (ramazan ve kurban bayramı) günü namaz kılınacak yere çıkar ve ora*da ilk yaptığı şey, namaza başlamak olurdu. Namazı biti*rince, ayağa kalkıp cemaate döner -ki cemaat de kendi sa*flarında oturmuş halde bulunurlardı- onlara vaaz eder, tavsiyelerde bulunur ve birtakım emirler verirdi: Bir tai*feyi görevli olarak bir yere göndermeyi veya başka bir şeyi emretmeyi dilediği zaman onunla emreder ve ayrılırdı."[514]

    Tarık b. Şihab (r.a.) den yapılan rivayette, adı geçenin şöyle dediği belirtilmiştir:

    "Mervan bir bayram günü minbere çıktı, henüz bayram namazını kıldırmadan hutbeye başladı. Bu*nun üzerine cemaatten bir adam kalkıp şöyle dedi:

    "Ya Mervanî Sünnete muhalefet ettin, bayram günü minberi (dışarı) çıkarttın ki o çıkarılmazdı; aynı zamanda namaz*dan önce hutbeye başladın."

    Ebu Said diyor ki:

    "Şüphesiz o adam kendine düşeni yaptı. Çünkü Rasulüllah (s.a.v.) Efendimizin şöyle buyur*duğunu işittim:

    "Sizden kim bir münker (sünnet ve kitap dışı bir olay) görürse, gücü yetiyorsa onu eliyle gidersin; buna gücü yetiniyorsa diliyle onu değiştirmeye çalışsın.

    Ona da gücü yetmiyorsa, kalbiyle giderme (yollarını araştırsın ve tiksinsin) ki bu imanın en zayıf yanıdır."[515]

    Cabir (r.a.) den yapılan rivayette, diyor ki:

    "Bayram günü Rasulüllah (s.a.v.) ile birlikte hazır bu*lundum. Hutbeden önce, ezansız ve ikametsiz olarak namaza başladı. Sonra Bilal'e dayanarak kalktı, ALLAH'tan kork*mayı emretti, O'na taat-ü ibadette bulunmaya teşvikte bulundu; cemaate vaaz edip birtakım öğütlerde ve hatırlatmalarda bulundu. Sonra yürüyüp kadınların bu*lunduğu kısma geldi, onlara da vaaz edip, öğüt ve hatırlatmalarda bulundu.."[516]

    Sa'd el-Müezzin (r.a.) diyor ki:

    "Peygamber (s.a.v.) Efendimiz hutbenin bölüm ve kısımlarında tekbir getirir ve iki bayram hutbesinde tekbir getirmeyi çoğaltırdı."[517]

    Ubeydullah b. Abdillah b. Utbe (r.a.) den yapılan rivayette, diyor ki:

    "İmamın bayram gününde iki hutbe okuması ve ara*larında bir süre oturması sünnettir."[518]

    Ata’dan, o da Abdullah b. Saib (r.a.) den rivayet etmiştir. Adı geçen şöyle demiştir:

    "Peygamber (s.a.v.) Efendimizle birlikte bayram namazına hazır oldum. Namazı kılıp tamam*layınca, buyurdu ki:

    "Şüphesiz biz hutbe okuruz; artık hut*be için oturup (dinlemek) isteyen otursun; gitmek isteyen de gitsin."[519]



    Hadislerin Işığında Müctehidlerin İstidlal Ve İhticacları


    a) Hanefilere göre: Bayram namazından sonra iki hutbe ardarda irad edilir. Birinci hutbeye peşpeşe dokuz tekbir getirile*rek başlanır; ikinci hutbe ise yedi tekbir getirilerek yerine getirilir. Bu tekbirleri getirmenin müstehab olduğunu el-Bahr sahibi kendi eserinde belirtmiştir. el-Mücteba'da ise "Bayram hutbesinde 14 tekbir getirmek sünnettir" denilmiştir. Bayram hutbesinde daha çok günün önemi üzerinde durulur. Fıtr bayramı ise, fitre konusu da işlenir. Kurban bayramı ise, kurban kesmek hakkında aydınlatıcı bilgi verilir.[520]

    b) Şafîîlere göre: Bayramlarda erkan ve sünnetleriyle cuma hutbesi gibi hutbe okunur. Ramazan bayramında fitreyle il*gili bilgi verilir. Kurban bayramında ise, kurban hakkında bilgi verilerek cemaat aydınlatılır.

    Birinci hutbeye dokuz, ikinci hutbeye yedi tekbir ile başlamak sünnettir.[521]

    c) Hanbelilere göre: Bayram namazından sonra iki hutbe okumak meşrudur. Birinci hutbeye dokuz, ikinciye yedi tekbir ile başlanır. Ramazan bayramında fitre konusu işlenir, sadakanın öneminden bahsedilir. Kurbân bayramında kurban hakkında bilgi verilir.

    Her iki hutbe de sünnettir. Hutbelere hazır olmak vacib ol*madığı gibi, dinlemek de vacib değildir. Vakti müsait olanların oturup dinlemesi müstehabdir.[522]

    d) Malikilere göre: Bayram hutbesi cuma hutbesine benz*er. Hatip minbere çıkınca az oturup öylece birinci hutbeye başlar.[523]

    Bayram hutbesi sünnettir. İmam Malik'e göre, menduptur. Aynı zamanda namazdan sonra yerine getirilir. Cuma hutbesine hamd ile başlanırken, bayram hutbesine tekbir ile başlanır.[524]



    Tahliller Ve Diğer Rivayetler


    499 nolu Ebu Said hadisi sahihtir. Hutbede vaaz edip öğütte ve tavsiyede bulunmanın istihbabına delalet etmektedir. Aynı za*manda hutbenin namazdan sonra yerine getirilmesinin sünnet olduğuna delalet etmektedir.

    500 nolu Tarık rivayeti, emr-i bi'1-ma'rufun ve nehy-i ani'l-münkerin el ile, olmadığı takdirde dil ile yapılmasının meşruiyetine delalet etmektedir.

    501 nolu Cabir hadisi, namazın hutbeden önce kılınmasına ve aynı zamanda bayram namazının ezansız, ikametsiz kılınmasına delalet etmektedir. Ayrıca hutbede öğüt, tavsiye ve vaazda bulunmanın müstehab olduğunu göstermekte; diğer yan*dan bayram günü kadınlara da vaaz-u nasihatte bulunmanın müstehab olduğu anlaşılmaktadır.

    502 nolu Sa'd hadisinin isnadında Abdurrahman b. Sa'd b. Ammar bulunuyor ki bu zat zayıftır.

    Ancak Beyhaki bu hadisi kuvvetlendirir anlamda Ubeydullah b. Abdillah b. Utbe'den şunu rivayet etmiştir:

    "Birinci hut*beye ardarda olmak üzere dokuz, ikinci hutbeye yedi tek*bir ile başlamak sünnettir."

    503 nolu Şafii hadisi ise, bayramda, aralarında oturmak üzere iki hutbenin meşruiyetine delalet etmekte ve bunun sünnet olduğu anlaşılmaktadır.

    504 nolu Ata' hadisi murseldir; yani senedinden bir sahabi düşmüştür. Ebu Davud'da aynı tesbitte bulunmuştur. Böylece bayram hutbesinin sünnet olduğuna delalet etmektedir.



    Çıkarılan Hükümler


    1- Bayram hutbesi dört mezhebe göre sünnettir.

    2- Bayram hutbesi, bayram namazından sonra yerine getiri*lir.

    3- Hutbelere genellikle hamd ile başlandığı halde, bayram hutbelerine tekbir ile başlamak sünnet veya müstehabdır.

    4- Birinci hutbeye dokuz, ikinci hutbeye yedi tekbir ile başlamak müstehabdır.

    5- Tekbirler dışında bayram hutbesiyle cuma hutbesi arasında erkan ve sünnet bakımından fark yoktur.

    6- Ramazan bayramında sadaka konusunu işlemek müstehabdır. Fitrenin özellikleri ve yararları, aynı zamanda nisbeti üzerinde de durulur.

    7- Kurban bayramında daha çok kurbanlık hayvanlardan, onların kesilmesinden, dağıtılmasından bahsedilmesi müstehabdır.

    8- Bayram hutbesi farz ve vacip olmadığından cemaatin onu dinlemek üzere camide oturup beklemesi gerekmemektedir. Otur*up dinleyen me'cur olur, işi olan kimsenin de çıkıp gitmesinde bir sakınca yoktur. Müctehidlerden bir kısmına göre, terkinde kera*het vardır.

    9- Bayram hutbesinde imam minbere çıkınca ezan okunmaz. Ancak imamın hutbeye başlamadan az bir süre oturup öylece ayağa kalkması müstehaptır.


  4. 16.Temmuz.2013, 04:57
    2
    Moderatör



    Bayram Hutbesi Ve Hükümleri


    Gerek cuma, gerekse bayram günlerinde hatibin minberden mü'minlere seslenmesinin ayrı bir yeri ve önemi vardır. Zira din*darlık daha çok öğüt, vaat ve tavsiyeyle kalplerde yer eder ve güçlü hatiplerin, uzman ilim adamlarının hutbe, vaaz ve konferanslarıyla ruhlar üzerinde olumlu tesirler uyandırır.

    O bakımdan İslam bilgiye ne kadar takdir sunmuşsa, bir o kadar güzel, çekici ve çarpıcı konudan hatiplere de o nisbette tak*dir sunup ilgi göstermiştir.

    Şüphesiz nesli dini ahlak potasında şekillendiren, kitleyi doğruya yönelten, katı kalpleri yumuşatıp incelten, kötü niyet ve fena düşünceleri gideren dini, ahlaki konuşmalardır. Tabii bu konuşmayı beceren, bilgi dağarcığı dolu olan kişiler yüklendiği takdirde öyledir.

    Bunun için Rasulüllah (s.a.v.) münasebet düştükçe, ihtiyaç hissedildikçe konuşur; ancak konuşmasını bıkkınlık vermeyecek, tesirini kaybetmeyecek çizgide tutardı, az konuşup çok şey öğretmeye özen gösterirdi. Cuma ve bayram hutbelerini kısa, fa*kat kapsamlı ve tesirli tutar; kalp ve kafalara çok ustaca işlemeye bilhassa dikkat ederdi.

    Böylece Rasulüllah (s.a.v.) Efendimiz hutbeyi birtakım kural*lara bağlayıp onu gelişigüzellikten, başıboşluktan kurtarmış ve kendisinden sonraki hatiplere sağlam, tesirli misal ve kıstaslar emanet etmiştir.



    Konuyla İlgili Hadisler:


    Ebu Said (r.a.) den yapıları rivayette, adı geçen diyor ki:

    "Peygamber (s.a.v.) Efendimiz fıtr ve adha (ramazan ve kurban bayramı) günü namaz kılınacak yere çıkar ve ora*da ilk yaptığı şey, namaza başlamak olurdu. Namazı biti*rince, ayağa kalkıp cemaate döner -ki cemaat de kendi sa*flarında oturmuş halde bulunurlardı- onlara vaaz eder, tavsiyelerde bulunur ve birtakım emirler verirdi: Bir tai*feyi görevli olarak bir yere göndermeyi veya başka bir şeyi emretmeyi dilediği zaman onunla emreder ve ayrılırdı."[514]

    Tarık b. Şihab (r.a.) den yapılan rivayette, adı geçenin şöyle dediği belirtilmiştir:

    "Mervan bir bayram günü minbere çıktı, henüz bayram namazını kıldırmadan hutbeye başladı. Bu*nun üzerine cemaatten bir adam kalkıp şöyle dedi:

    "Ya Mervanî Sünnete muhalefet ettin, bayram günü minberi (dışarı) çıkarttın ki o çıkarılmazdı; aynı zamanda namaz*dan önce hutbeye başladın."

    Ebu Said diyor ki:

    "Şüphesiz o adam kendine düşeni yaptı. Çünkü Rasulüllah (s.a.v.) Efendimizin şöyle buyur*duğunu işittim:

    "Sizden kim bir münker (sünnet ve kitap dışı bir olay) görürse, gücü yetiyorsa onu eliyle gidersin; buna gücü yetiniyorsa diliyle onu değiştirmeye çalışsın.

    Ona da gücü yetmiyorsa, kalbiyle giderme (yollarını araştırsın ve tiksinsin) ki bu imanın en zayıf yanıdır."[515]

    Cabir (r.a.) den yapılan rivayette, diyor ki:

    "Bayram günü Rasulüllah (s.a.v.) ile birlikte hazır bu*lundum. Hutbeden önce, ezansız ve ikametsiz olarak namaza başladı. Sonra Bilal'e dayanarak kalktı, ALLAH'tan kork*mayı emretti, O'na taat-ü ibadette bulunmaya teşvikte bulundu; cemaate vaaz edip birtakım öğütlerde ve hatırlatmalarda bulundu. Sonra yürüyüp kadınların bu*lunduğu kısma geldi, onlara da vaaz edip, öğüt ve hatırlatmalarda bulundu.."[516]

    Sa'd el-Müezzin (r.a.) diyor ki:

    "Peygamber (s.a.v.) Efendimiz hutbenin bölüm ve kısımlarında tekbir getirir ve iki bayram hutbesinde tekbir getirmeyi çoğaltırdı."[517]

    Ubeydullah b. Abdillah b. Utbe (r.a.) den yapılan rivayette, diyor ki:

    "İmamın bayram gününde iki hutbe okuması ve ara*larında bir süre oturması sünnettir."[518]

    Ata’dan, o da Abdullah b. Saib (r.a.) den rivayet etmiştir. Adı geçen şöyle demiştir:

    "Peygamber (s.a.v.) Efendimizle birlikte bayram namazına hazır oldum. Namazı kılıp tamam*layınca, buyurdu ki:

    "Şüphesiz biz hutbe okuruz; artık hut*be için oturup (dinlemek) isteyen otursun; gitmek isteyen de gitsin."[519]



    Hadislerin Işığında Müctehidlerin İstidlal Ve İhticacları


    a) Hanefilere göre: Bayram namazından sonra iki hutbe ardarda irad edilir. Birinci hutbeye peşpeşe dokuz tekbir getirile*rek başlanır; ikinci hutbe ise yedi tekbir getirilerek yerine getirilir. Bu tekbirleri getirmenin müstehab olduğunu el-Bahr sahibi kendi eserinde belirtmiştir. el-Mücteba'da ise "Bayram hutbesinde 14 tekbir getirmek sünnettir" denilmiştir. Bayram hutbesinde daha çok günün önemi üzerinde durulur. Fıtr bayramı ise, fitre konusu da işlenir. Kurban bayramı ise, kurban kesmek hakkında aydınlatıcı bilgi verilir.[520]

    b) Şafîîlere göre: Bayramlarda erkan ve sünnetleriyle cuma hutbesi gibi hutbe okunur. Ramazan bayramında fitreyle il*gili bilgi verilir. Kurban bayramında ise, kurban hakkında bilgi verilerek cemaat aydınlatılır.

    Birinci hutbeye dokuz, ikinci hutbeye yedi tekbir ile başlamak sünnettir.[521]

    c) Hanbelilere göre: Bayram namazından sonra iki hutbe okumak meşrudur. Birinci hutbeye dokuz, ikinciye yedi tekbir ile başlanır. Ramazan bayramında fitre konusu işlenir, sadakanın öneminden bahsedilir. Kurbân bayramında kurban hakkında bilgi verilir.

    Her iki hutbe de sünnettir. Hutbelere hazır olmak vacib ol*madığı gibi, dinlemek de vacib değildir. Vakti müsait olanların oturup dinlemesi müstehabdir.[522]

    d) Malikilere göre: Bayram hutbesi cuma hutbesine benz*er. Hatip minbere çıkınca az oturup öylece birinci hutbeye başlar.[523]

    Bayram hutbesi sünnettir. İmam Malik'e göre, menduptur. Aynı zamanda namazdan sonra yerine getirilir. Cuma hutbesine hamd ile başlanırken, bayram hutbesine tekbir ile başlanır.[524]



    Tahliller Ve Diğer Rivayetler


    499 nolu Ebu Said hadisi sahihtir. Hutbede vaaz edip öğütte ve tavsiyede bulunmanın istihbabına delalet etmektedir. Aynı za*manda hutbenin namazdan sonra yerine getirilmesinin sünnet olduğuna delalet etmektedir.

    500 nolu Tarık rivayeti, emr-i bi'1-ma'rufun ve nehy-i ani'l-münkerin el ile, olmadığı takdirde dil ile yapılmasının meşruiyetine delalet etmektedir.

    501 nolu Cabir hadisi, namazın hutbeden önce kılınmasına ve aynı zamanda bayram namazının ezansız, ikametsiz kılınmasına delalet etmektedir. Ayrıca hutbede öğüt, tavsiye ve vaazda bulunmanın müstehab olduğunu göstermekte; diğer yan*dan bayram günü kadınlara da vaaz-u nasihatte bulunmanın müstehab olduğu anlaşılmaktadır.

    502 nolu Sa'd hadisinin isnadında Abdurrahman b. Sa'd b. Ammar bulunuyor ki bu zat zayıftır.

    Ancak Beyhaki bu hadisi kuvvetlendirir anlamda Ubeydullah b. Abdillah b. Utbe'den şunu rivayet etmiştir:

    "Birinci hut*beye ardarda olmak üzere dokuz, ikinci hutbeye yedi tek*bir ile başlamak sünnettir."

    503 nolu Şafii hadisi ise, bayramda, aralarında oturmak üzere iki hutbenin meşruiyetine delalet etmekte ve bunun sünnet olduğu anlaşılmaktadır.

    504 nolu Ata' hadisi murseldir; yani senedinden bir sahabi düşmüştür. Ebu Davud'da aynı tesbitte bulunmuştur. Böylece bayram hutbesinin sünnet olduğuna delalet etmektedir.



    Çıkarılan Hükümler


    1- Bayram hutbesi dört mezhebe göre sünnettir.

    2- Bayram hutbesi, bayram namazından sonra yerine getiri*lir.

    3- Hutbelere genellikle hamd ile başlandığı halde, bayram hutbelerine tekbir ile başlamak sünnet veya müstehabdır.

    4- Birinci hutbeye dokuz, ikinci hutbeye yedi tekbir ile başlamak müstehabdır.

    5- Tekbirler dışında bayram hutbesiyle cuma hutbesi arasında erkan ve sünnet bakımından fark yoktur.

    6- Ramazan bayramında sadaka konusunu işlemek müstehabdır. Fitrenin özellikleri ve yararları, aynı zamanda nisbeti üzerinde de durulur.

    7- Kurban bayramında daha çok kurbanlık hayvanlardan, onların kesilmesinden, dağıtılmasından bahsedilmesi müstehabdır.

    8- Bayram hutbesi farz ve vacip olmadığından cemaatin onu dinlemek üzere camide oturup beklemesi gerekmemektedir. Otur*up dinleyen me'cur olur, işi olan kimsenin de çıkıp gitmesinde bir sakınca yoktur. Müctehidlerden bir kısmına göre, terkinde kera*het vardır.

    9- Bayram hutbesinde imam minbere çıkınca ezan okunmaz. Ancak imamın hutbeye başlamadan az bir süre oturup öylece ayağa kalkması müstehaptır.


  5. 16.Temmuz.2013, 04:57
    3
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,584
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 335
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: en kisa sekilde bayram hutbesini aciklarmisniz

    Bayram Hutbesi:



    Hz. Peygamber (s.a.) namazı tamamladığında, cemaat saflarında otu*rurken onlara karşı dönüp ayakta kendilerine va'zeder, tavsiyelerde bulu*nur, ne emredilecekse emreder ne yasaklanacaksa yasaklardı. Bu esnada kimilerini gazaya göndermek gerekirse gönderir, bir şeyin yapılmasını em*redecek olursa emrederdi[1090]' Orada üzerine çıkıp konuşacağı bir minber yoktu. Medine'deki minberi dışan çıkardığı da olmazdı. Toprak üzerinde ayakta durarak halka hitap ederdi.

    Câbir diyor ki: "Bir bayram namazında ALLAH Rasûlü (s.a.) ile bera*ber bulundum. Önce ezansız ve kâmetsiz olarak hutbeye geçmeden namazı kıldırdı. Sonra Biiâl'e dayanarak ayağa kalktı. ALLAH'tan sakınmayı emre*dip, O'nun emirlerine uymaya teşvik etti. Halka va'z ve nasihat ettikten sonra yürüdü, kadınların yanlarına kadar gitti. Onlara da va'z ve nasihat etti." Hadis, Buharî ve Müslim tarafından rivayet edilmiştir[1091]

    Ebu Saîd el-Hudrî anlatıyor: "Hz. Peygamber (s.a.) Ramazan ve Kur*ban bayramı günlerinde musallaya çıkardı. İlk yaptığı iş namaz olurdu. Sonra cemaat saflarında otururken ayakta onlara dönüp kendilerine vâ'z ve nasihat ederdi." Hadisi, Müslim rivayet etmiştir[1092]

    Yine Ebu Saîd el-Hudrî anlatıyor: Hz. Peygamber (s.a.) bayram günü çıkar, insanlara iki rekât namaz kıldırırdı. Selâm verip namazdan çıkınca, cemaat saflarında otuıurken onlara dönüp —devesi— üzerinde durur: "Bağış yapın" buyururdu. En çok bağış yapan kadınlar olur, küpe, yüzük ve nele*ri varsa verirlerdi. Şayet bir ihtiyacı olur, bir bölük ordu-asker göndermek gereği duyarsa cemaate hatırlatırdı. Böyle birşey olmazsa döner giderdi[1093]

    Hafız Bakî b. Mahled'in, bu hadisi Müsned'inde zikrettiğini görünce*ye kadar bunun bir vehim olduğunu, çünkü Hz. Peygamber'in (s.a.) bay*ram namazına, önünde mızrak götürülür şekilde yaya olarak çıktığını sa*dece kurban bayramı günü (veda haccmda) Minâ'da devesi üzerinde hutbe söylediğini düşünürdüm. Hafız Bakî b. Mahled bu hadisi Müsned'mde, Ebu Bekir b. Ebî Şeybe -Abdullah b. Nümeyr -Davud b. Kays- Iyâz b. Abdullah b. Sa'd b. Ebu Serh-Ebu Saîd el-Hudrî senediyle "ALLAH Rasûlü (s.a.) Ramazan bayramı günü çıkar, cemaata şu iki rekât namazı kıldırırdı. Selâm verince cemaata döner, onlara: Bağış yapınız, buyururdu. En çok bağış yapan kadınlar olurdu..." diye rivayet edip hadisin devamını zikrediyor.

    Sonra Hafız Bakî, Ebu Bekir b. Hallâd -Ebu Âmir- Davud -Iyâz- Ebu Saîd senediyle: "Hz. Peygamber (s.a.) Ramazan bayramı günü çıkar cema*ata namaz kıldırırdı. İlk iş olarak iki rekât namazı kıldırdıktan sonra otu*ran cemaata karşı döner, onlara: Bağış yapınız, buyururdu." hadisini riva*yet edip yukandakine benzer şekilde devamını zikrediyor. Hadisi aynı se-nedle, ancak senetteki Ebu Küreyb -Ebu-Üsâme- Davud farkıyla, İbn Mâ-ce de rivayet etmiştir[1094] Herhalde Câbir'in de: "Bilâl'e dayanarak ayağa kalktı" sözünde olduğu gibi "sonra ayaküstü durdu," şeklinde olup, kâtip tarafından yapılan bir hata ile "devesi üstünde" şekline çevrilmiş olsa ge*rektir. ALLAH en iyi bilendir.

    Soru: Buharî ve Müslim Sû/î/Vı'Ierinde îbn Abbas'ın şöyle anlattığını rivayet ederler: "Ben Ramazan bayramı namazında Hz. Peygamber (s.a.) ile, Ebu Bekir, Ömer ve Osman -ALLAH onlardan razı olsun- ile beraber bulundum. Hepsi de namazı hutbeden önce kıldırırlar, sonra hutbe okur*lardı. ALLAH Rasûlü (s.a.) hutbeden indi. -Eliyle erkeklere oturun diye işa*ret ettiği hâlâ gözümün önündedir.- Sonra erkeklerin saflarını yararak ka*dın saflarına kadar gitti. Bilâl de beraberinde idi. Hz. Peygamber (s.a.): 'Ey Peygamber! Mü'min kadınlar sana gelip de ALLAH'a hiçbir şeyi ortak koşmamak üzere biat etmek isterlerse../ âyetin[1095] sonuna kadar okudu. [1096]

    Yine Buhârî ve Müslim'in Sahih'lennde C^bir'den nakledilen diğer bir hadise göre: "Hz. Peygamber (s.a.) ayağa kalktı önce namaz kıldırdı. Son*ra ardından cemaata hitap etti. ALLAH'ın Peygamberi fs.a.) hutbeyi bitirip indi. Kadınların yanlarına kadar geldi, onlara va'z etti...[1097]

    Bu hadisler, Hz. Peygamber'in (s.a.) bir minber yahut devesi üzerinde hutbe okuduğunu gösterir. Belki de kerpiç, çamur veya buna benzer bir şeyden onun için bir minber yapılmış olabilir?

    Cevap: Bu iki hadisin sahih olduğunda şüphe yoktur. Yine Mescid-i Nebevî'deki minberin dışarı çıkartılmadığında ve onu ilk defa Mervan b. Hakem'in dışarı çıkartmış olduğunda, hatta ona bu yüzden karşı gelindi*ğinde de şüphe yoktur. Kerpiç ve çamurdan yapılan minbere gelince; Bu*harı ve Müslim'in Sahih'lerinde naklettikleri üzere böyle bir minberi ilk olarak yapan -Mervan'm Medine emirliği sırasında- Kesîr b. Salt olmuş*tur.[1098] Herhalde Hz. Peygamber (s.a.) musallada yüksekçe kürsü üzerin*de dururdu. Sonra oradan aşağı iner, kadınların yanına giderdi. Karşıların*da durur, onlara hitap eder; va'z ve nasihatta bulunurdu. ALLAH en iyi bilendir.

    Bütün hutbelerine ALLAH'a hamdederek başlardı. Bayram hutbelerinde tekbirle başladığına dair bir tek hadis bile nakledilmemiştir. Yalnız İbn Mâce, Sünen'mdt Peygamberimizin müezzini Sa'd el-Karaz'dan nakleder ki. ALLAH Rasûlü (s.a."i hutbe aralarında ve bayramlardaki hutbelerde çokça tekbir getirirdi.[1099] Bu hadis, Hz. Peygamber'in (s.a.) bayram hutbesi' ne tekbirle başladığına delil olmaz.

    Bayramlarda ve yağmur duasında okunan hutbelere hangi sözle başla*nılacağında âlimler farklı görüşler ileri sürmüşlerdir. Kimileri her ikisine de tekbirle başlanacağını, kimileri yağmur duası hutbesine istiğfar ederek başlanacağını ve kimileri de her ikisine ALLAH'a hamdederek başlanacağını söylemiştir. Şeyhülislâm İbn Teymiye diyor ki: Doğru olan bu üçüncüsü-dür. Çünkü Hz. Peygamber (s.a.): "ALLAH'a hamdla başlanılmayan her önem*li iş sonuçta eksiktir. "[1100] buyurmuştur.

    Bütün hutbelerine ALLAH'a hamdederek başlardı.

    Hz. Peygamber (s.a.) bayram namazına katılan kimseleri, hutbeyi din*lemek için oturmakla gitmek arasında serbest bırakmıştır. Bayram cumaya denk geldiğinde onlara bayram namazıyla yetinebileceklerini ,cumaya gel*melerinin gerekli olmadığını bir ruhsat olarak bildirmiştir.[1101]

    [1090] Buharî, 13/6.

    [1091] Buharı, 13/7; Müslim, 885.

    [1092] Müslim, 889.

    [1093] İsnadı sahihtir. Az aşağıda müellif, seneddeki râvileri söyleyecektir.

    [1094] tbn Mâce, 1288. İsnadı sahihtir. Ahmed, Müsned, 3/36, 42, 54; Abdürrezzak, Musan-nef, 5634; Beyhakî, Sünen, 3/297.

    [1095] Mümtehine: 60/12. '

    [1096] Buharı, 13/19; Müslim, 884; Ebu Davud, 1143 ve 1144; Nesâî, 3/184; İbn Mâce, 1273.

    [1097] Buharı, 13/19; Müslim, 885; Ebu Davud, 1141.

    [1098] Buharı, 13/6; Müslim, 889; Ebu Davud, 1140; ibn Mâce, 1275. Kesîr b. Salt b. Ma'-dîkerb, Abdülmelik b. Mervan'ın mektup kâtibiydi.

    [1099] îbn Mâce, 1287. Senedi zayıftır.

    [1100] Ahmed, Müsned, 8697; Ebu Davud, 4840; tbn Mâce, 1894; îbn Hibbân, 1/135. Sene*di zayıftır.

    [1101] Ebu Davud, 1073; İbn Mâce, 1311: Ebu Hureyre'nin rivayetine göre ALLAH Rasûlü (s.a.) buyurdular ki: "Bu gününüzde iki bayram bir araya geldi. Dileyen cumayı kıl*mayabilir. Biz cumayı kılarız." Senedi hasendir. Busîrî, Zevâiifde sahih olduğunu söylemiştir. Bu konuda şu kaynaklarda da hadisler vardır: Ahmed 4/372; Ebu Davud, 1070; Nesâî, 3/194; İbn Mâce, 1310 ve 1312. İbn Kudâme, el-Muğnî (2/358)'de diyor ki: Bayram cuma gününe

    rastlarsa, İmam {devlet başkanı) dışında, bayram namazım kılanlardan cumanın farziyeti düşer. Ama cumayı kıldıracağı kimseler bulunmaması hali dışında imamdan farziyet asla düşmez. Denildi ki: İmama bu durumda farz olup olmaması hususunda iki görüş vardır: 1- Düşeceğini söyleyenler; Şa'bî, Nehaî ve Evzâ-î'dir. Hz. Ömer, Hz. Osman, Hz. Ali, Saîd, İbn Ömer, İbn Abbas ve İbn Zübeyr'in de bu görüşte olduğu söylenmektedir. 2- Fakihlerin çoğunluğu farz olur diyor.

    İbn Kayyim el-Cevziyye, Za’du’l-Mead, İklim Yayınları: 1/416-419.


  6. 16.Temmuz.2013, 04:57
    3
    Moderatör
    Bayram Hutbesi:



    Hz. Peygamber (s.a.) namazı tamamladığında, cemaat saflarında otu*rurken onlara karşı dönüp ayakta kendilerine va'zeder, tavsiyelerde bulu*nur, ne emredilecekse emreder ne yasaklanacaksa yasaklardı. Bu esnada kimilerini gazaya göndermek gerekirse gönderir, bir şeyin yapılmasını em*redecek olursa emrederdi[1090]' Orada üzerine çıkıp konuşacağı bir minber yoktu. Medine'deki minberi dışan çıkardığı da olmazdı. Toprak üzerinde ayakta durarak halka hitap ederdi.

    Câbir diyor ki: "Bir bayram namazında ALLAH Rasûlü (s.a.) ile bera*ber bulundum. Önce ezansız ve kâmetsiz olarak hutbeye geçmeden namazı kıldırdı. Sonra Biiâl'e dayanarak ayağa kalktı. ALLAH'tan sakınmayı emre*dip, O'nun emirlerine uymaya teşvik etti. Halka va'z ve nasihat ettikten sonra yürüdü, kadınların yanlarına kadar gitti. Onlara da va'z ve nasihat etti." Hadis, Buharî ve Müslim tarafından rivayet edilmiştir[1091]

    Ebu Saîd el-Hudrî anlatıyor: "Hz. Peygamber (s.a.) Ramazan ve Kur*ban bayramı günlerinde musallaya çıkardı. İlk yaptığı iş namaz olurdu. Sonra cemaat saflarında otururken ayakta onlara dönüp kendilerine vâ'z ve nasihat ederdi." Hadisi, Müslim rivayet etmiştir[1092]

    Yine Ebu Saîd el-Hudrî anlatıyor: Hz. Peygamber (s.a.) bayram günü çıkar, insanlara iki rekât namaz kıldırırdı. Selâm verip namazdan çıkınca, cemaat saflarında otuıurken onlara dönüp —devesi— üzerinde durur: "Bağış yapın" buyururdu. En çok bağış yapan kadınlar olur, küpe, yüzük ve nele*ri varsa verirlerdi. Şayet bir ihtiyacı olur, bir bölük ordu-asker göndermek gereği duyarsa cemaate hatırlatırdı. Böyle birşey olmazsa döner giderdi[1093]

    Hafız Bakî b. Mahled'in, bu hadisi Müsned'inde zikrettiğini görünce*ye kadar bunun bir vehim olduğunu, çünkü Hz. Peygamber'in (s.a.) bay*ram namazına, önünde mızrak götürülür şekilde yaya olarak çıktığını sa*dece kurban bayramı günü (veda haccmda) Minâ'da devesi üzerinde hutbe söylediğini düşünürdüm. Hafız Bakî b. Mahled bu hadisi Müsned'mde, Ebu Bekir b. Ebî Şeybe -Abdullah b. Nümeyr -Davud b. Kays- Iyâz b. Abdullah b. Sa'd b. Ebu Serh-Ebu Saîd el-Hudrî senediyle "ALLAH Rasûlü (s.a.) Ramazan bayramı günü çıkar, cemaata şu iki rekât namazı kıldırırdı. Selâm verince cemaata döner, onlara: Bağış yapınız, buyururdu. En çok bağış yapan kadınlar olurdu..." diye rivayet edip hadisin devamını zikrediyor.

    Sonra Hafız Bakî, Ebu Bekir b. Hallâd -Ebu Âmir- Davud -Iyâz- Ebu Saîd senediyle: "Hz. Peygamber (s.a.) Ramazan bayramı günü çıkar cema*ata namaz kıldırırdı. İlk iş olarak iki rekât namazı kıldırdıktan sonra otu*ran cemaata karşı döner, onlara: Bağış yapınız, buyururdu." hadisini riva*yet edip yukandakine benzer şekilde devamını zikrediyor. Hadisi aynı se-nedle, ancak senetteki Ebu Küreyb -Ebu-Üsâme- Davud farkıyla, İbn Mâ-ce de rivayet etmiştir[1094] Herhalde Câbir'in de: "Bilâl'e dayanarak ayağa kalktı" sözünde olduğu gibi "sonra ayaküstü durdu," şeklinde olup, kâtip tarafından yapılan bir hata ile "devesi üstünde" şekline çevrilmiş olsa ge*rektir. ALLAH en iyi bilendir.

    Soru: Buharî ve Müslim Sû/î/Vı'Ierinde îbn Abbas'ın şöyle anlattığını rivayet ederler: "Ben Ramazan bayramı namazında Hz. Peygamber (s.a.) ile, Ebu Bekir, Ömer ve Osman -ALLAH onlardan razı olsun- ile beraber bulundum. Hepsi de namazı hutbeden önce kıldırırlar, sonra hutbe okur*lardı. ALLAH Rasûlü (s.a.) hutbeden indi. -Eliyle erkeklere oturun diye işa*ret ettiği hâlâ gözümün önündedir.- Sonra erkeklerin saflarını yararak ka*dın saflarına kadar gitti. Bilâl de beraberinde idi. Hz. Peygamber (s.a.): 'Ey Peygamber! Mü'min kadınlar sana gelip de ALLAH'a hiçbir şeyi ortak koşmamak üzere biat etmek isterlerse../ âyetin[1095] sonuna kadar okudu. [1096]

    Yine Buhârî ve Müslim'in Sahih'lennde C^bir'den nakledilen diğer bir hadise göre: "Hz. Peygamber (s.a.) ayağa kalktı önce namaz kıldırdı. Son*ra ardından cemaata hitap etti. ALLAH'ın Peygamberi fs.a.) hutbeyi bitirip indi. Kadınların yanlarına kadar geldi, onlara va'z etti...[1097]

    Bu hadisler, Hz. Peygamber'in (s.a.) bir minber yahut devesi üzerinde hutbe okuduğunu gösterir. Belki de kerpiç, çamur veya buna benzer bir şeyden onun için bir minber yapılmış olabilir?

    Cevap: Bu iki hadisin sahih olduğunda şüphe yoktur. Yine Mescid-i Nebevî'deki minberin dışarı çıkartılmadığında ve onu ilk defa Mervan b. Hakem'in dışarı çıkartmış olduğunda, hatta ona bu yüzden karşı gelindi*ğinde de şüphe yoktur. Kerpiç ve çamurdan yapılan minbere gelince; Bu*harı ve Müslim'in Sahih'lerinde naklettikleri üzere böyle bir minberi ilk olarak yapan -Mervan'm Medine emirliği sırasında- Kesîr b. Salt olmuş*tur.[1098] Herhalde Hz. Peygamber (s.a.) musallada yüksekçe kürsü üzerin*de dururdu. Sonra oradan aşağı iner, kadınların yanına giderdi. Karşıların*da durur, onlara hitap eder; va'z ve nasihatta bulunurdu. ALLAH en iyi bilendir.

    Bütün hutbelerine ALLAH'a hamdederek başlardı. Bayram hutbelerinde tekbirle başladığına dair bir tek hadis bile nakledilmemiştir. Yalnız İbn Mâce, Sünen'mdt Peygamberimizin müezzini Sa'd el-Karaz'dan nakleder ki. ALLAH Rasûlü (s.a."i hutbe aralarında ve bayramlardaki hutbelerde çokça tekbir getirirdi.[1099] Bu hadis, Hz. Peygamber'in (s.a.) bayram hutbesi' ne tekbirle başladığına delil olmaz.

    Bayramlarda ve yağmur duasında okunan hutbelere hangi sözle başla*nılacağında âlimler farklı görüşler ileri sürmüşlerdir. Kimileri her ikisine de tekbirle başlanacağını, kimileri yağmur duası hutbesine istiğfar ederek başlanacağını ve kimileri de her ikisine ALLAH'a hamdederek başlanacağını söylemiştir. Şeyhülislâm İbn Teymiye diyor ki: Doğru olan bu üçüncüsü-dür. Çünkü Hz. Peygamber (s.a.): "ALLAH'a hamdla başlanılmayan her önem*li iş sonuçta eksiktir. "[1100] buyurmuştur.

    Bütün hutbelerine ALLAH'a hamdederek başlardı.

    Hz. Peygamber (s.a.) bayram namazına katılan kimseleri, hutbeyi din*lemek için oturmakla gitmek arasında serbest bırakmıştır. Bayram cumaya denk geldiğinde onlara bayram namazıyla yetinebileceklerini ,cumaya gel*melerinin gerekli olmadığını bir ruhsat olarak bildirmiştir.[1101]

    [1090] Buharî, 13/6.

    [1091] Buharı, 13/7; Müslim, 885.

    [1092] Müslim, 889.

    [1093] İsnadı sahihtir. Az aşağıda müellif, seneddeki râvileri söyleyecektir.

    [1094] tbn Mâce, 1288. İsnadı sahihtir. Ahmed, Müsned, 3/36, 42, 54; Abdürrezzak, Musan-nef, 5634; Beyhakî, Sünen, 3/297.

    [1095] Mümtehine: 60/12. '

    [1096] Buharı, 13/19; Müslim, 884; Ebu Davud, 1143 ve 1144; Nesâî, 3/184; İbn Mâce, 1273.

    [1097] Buharı, 13/19; Müslim, 885; Ebu Davud, 1141.

    [1098] Buharı, 13/6; Müslim, 889; Ebu Davud, 1140; ibn Mâce, 1275. Kesîr b. Salt b. Ma'-dîkerb, Abdülmelik b. Mervan'ın mektup kâtibiydi.

    [1099] îbn Mâce, 1287. Senedi zayıftır.

    [1100] Ahmed, Müsned, 8697; Ebu Davud, 4840; tbn Mâce, 1894; îbn Hibbân, 1/135. Sene*di zayıftır.

    [1101] Ebu Davud, 1073; İbn Mâce, 1311: Ebu Hureyre'nin rivayetine göre ALLAH Rasûlü (s.a.) buyurdular ki: "Bu gününüzde iki bayram bir araya geldi. Dileyen cumayı kıl*mayabilir. Biz cumayı kılarız." Senedi hasendir. Busîrî, Zevâiifde sahih olduğunu söylemiştir. Bu konuda şu kaynaklarda da hadisler vardır: Ahmed 4/372; Ebu Davud, 1070; Nesâî, 3/194; İbn Mâce, 1310 ve 1312. İbn Kudâme, el-Muğnî (2/358)'de diyor ki: Bayram cuma gününe

    rastlarsa, İmam {devlet başkanı) dışında, bayram namazım kılanlardan cumanın farziyeti düşer. Ama cumayı kıldıracağı kimseler bulunmaması hali dışında imamdan farziyet asla düşmez. Denildi ki: İmama bu durumda farz olup olmaması hususunda iki görüş vardır: 1- Düşeceğini söyleyenler; Şa'bî, Nehaî ve Evzâ-î'dir. Hz. Ömer, Hz. Osman, Hz. Ali, Saîd, İbn Ömer, İbn Abbas ve İbn Zübeyr'in de bu görüşte olduğu söylenmektedir. 2- Fakihlerin çoğunluğu farz olur diyor.

    İbn Kayyim el-Cevziyye, Za’du’l-Mead, İklim Yayınları: 1/416-419.


  7. 16.Temmuz.2013, 04:58
    4
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,584
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 335
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: en kisa sekilde bayram hutbesini aciklarmisniz

    Ramazan Bayramı Hutbesi


    الله ُأَكْبَرُ الله ُأَكْبَرُ لاَ إِلَهَ إِلاَّ الله ُوَ الله ُأَكْبَرُ الله ُأَكْبَرُ وَ ِللهِ الْحَمْدُالْحَمْدُ ِللهِ الْحَمْدُ ِللهِ الْحَمْدُ ِللهِ الَّذِي مَنَّ عَلَيْناَ بِاْلأِيماَنِ وَ اْلإِسْلاَمِ وَ عَلَّمَ دِيَنناَ بِرِساَلَةِ سَيِّدِ اْلأَناَمِ وَ جَعَلَ يَوْمَ اْلعِيدِ إِفْطارًا لِمَنْ صاَمِ

    كَبرِّوُا الله َتَكْبيِراً

    الْحَمْدُ ِللهِ الَّذِي أَثاَبَناَ بِثَواَبِ الصِّياَمِ وَ الْقِيَامِ وَ لاَ يَقْطَعُ نِعْمَتَهُ عَناَّ بِالْمَعاَصِي وَ اْلأَثاَمِ وَ يَسْتَغْفِرُونَ لَناَ وَ يَدْعُونَ ربنَّاَ لِدُخُولِناَ الْجِناَنِ مَلآئِكَةُ اْلكِراَمِ

    كَبرِّوُا الله َتَكْبيِراً

    سُبْحاَنَ الَّذِي قَدَّرَ اْلأَقْواَتِ

    سُبْحاَنَ الَّذِي أَجاَبَ الدَّعوَاتِ

    سُبْحاَنَ الَّذِي بَعَثَ الأَمْواَتِ

    كَبرِّوُا الله َتَكْبيِراً

    الْحَمْدُ ِللهِ الَّذِي قاَلَ فِي كِتَابِهِ الْكَرِيمِ
    أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
    ﴿شَهْرُرَمَضَانَ الَّذِيَ أُنزِلَ فِيهِ الْقُرْآنُ هُدًى لِّلنَّاسِوَبَيِّنَاتٍ مِّنَ الْهُدَى وَالْفُرْقَانِصَدَقَ الله ُالْعَظِي



    وَ بَلَّغَناَ رَسُولُهُ النَّبِيُّ الْكَرِيمُ
    وَ قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى الله ُعَلَيْهِ وَ سَلَّمَ:
    لاَ يُؤْمِنُ أَحَدُكُمْ حَتَّى يُحِبَّ ِلأَخِيهِ ماَ يُحِبُّ لِنَفْسِهِ

    صَدَقَ رَسُولُ اللهِ فِيمَا قَالَ أو كما قال

    Muhterem Müslümanlar!

    Rahmet ve mağfiretiyle gönüllerimizi Allah’a yaklaştıran, fazilet ve bereketiyle ruhlarımızı olgunlaştıran, orucu, teravihi, mukabelesi, iftarı, sahuru, Kadir gecesi, zekât ve fıtır sadakaları ve de diğer ibadetleriyle; bizleri Müslüman olduğumuzun şuuruna erdiren; mübarek bir Ramazanı üzüntüyle geride bırakmış; yine, Ramazanı ihya etmenin sevinciyle, böyle mübarek bir bayram sabahına ulaşmış bulunmaktayız.Bizlere bu günleri bahşeden yüce Rabbimize hamd-û senalar olsun.

    Değerli mü’minler!

    Bayram, bayram diyoruz! sevinci, heyecanı, acısı, tatlısıyla gönül bayramlarının ne olduğunu şöyle bir gözden geçirelim;
    Bayram; Allah’a bağlı olan kalplerin oruç tutarak, kulluk emrini yerine getirmelerinin bir sevinç ifadesidir
    Bayram; zekâtın, fıtır sadakasının ve diğer her tür yardımlaşmanın; Allah'’n emri olarak yerine getirilmesidirBayram; Allah’a gerçek manâda kul olmanın verdiği samimiyettir.
    Bayram; Allah’tan başka bütün İlâhları reddederek; yalnız ve yalnız Allah’a inanmak ve yalnız ve yalnız Ona ibadet edebilmektir.
    Bayram; karşılaşılan tüm menfaatlere rağmen, helâle helâl; harama haram diyebilecek imanı taşımaktır.
    Bayram; Allah’ın verdiği malı mülkü, yine Allah yolunda harcamasını bilmektir.
    Bayram; Kur’an’a sahip çıkmak ve hayatı onun kurallarına göre düzenlemek ve yaşadığı her ortamda Kur’an’ın havasını teneffüs edebilmektir.Bayram; Resulullah (s.a.v.)’ı sevmek kadar, onun düşündüğü gibi düşünmek ve onun yaşadığı gibi yaşayabilmektir.
    Bayram; cihad ruhunu anlayarak; küfre, zulme, ve nefse; karşı durmasını bilmektir.
    Bayram; Müslümanın; Müslüman onuru, Müslüman şahsiyeti ve Müslüman kimliği ile, İslâm atmosferinde korkusuzca yaşayabilmesidir.
    Bayram; Müslüman bir gencin istediği her okulda, hak ve hukuk eşitliği ile eğitim görebilmesidir.
    Bayram; Güzelim Ayasofya’nın ibadete açılması ve şerefelerinden ezan seslerinin yükselmesidir.Bayram; Mescid-i Aksa’nın hürriyete kavuşması ve İslâmla hasret gidermesidir.Bayram; dünyanın fitne mimarlarının dağılması ve tüm dünya insanlarının kendi inanç ve bağımsızlıklarıyla barış içinde huzurla yaşamalarıdır.
    Bayram; Müslümanların acı ve baskılarının bitip; yüzlerinin gülebileceği zamandır.
    Bayram; dini, dili, mezhebi ve tabiiyeti ne olursa olsun; her insanın hür bir şekilde fikrini açıklayabilmesidir.
    Bayram; insanların mallarını sömüren hainlerin, evler yıkıp ocaklar söndüren zalimlerin; kendi zulümlerinin pençesine yakalanmalarıdır.Bayram; içki, kumar ve fuhuş merkezlerinin ortadan kalkması ve toplumun ahlâk kurallarına saygı gösterilmesidir.Bayram; imanla yaşamak, imanla ölmek ve Rabbinin huzuruna imanla çıkabilmektir.
    Bayram; Allah için sevmek, Allah için sevilmek ve Allah için sevinmektir.

    Evet kıymetli mü’minler!

    Cenab-ı Mevlâ’mız bu dilek ve temennilerimizdeki bayramları gösterecektir inşaallah.Bu arada bayramın diğer bir özelliği; kırık kalpleri ve solgun yüzleri sevindirmektir.Elimizden geldiğince fakir ve kimsesizleri görüp gözetelim.Büyüklerimizin hayır dualarını alıp, küçüklerimizi sevindirelim.Fıtır sadakalarını vermemişsek verelim ve bildiğimiz bayramlık vazifelerimizi yerine getirelim.Kıymetli cemaat!Rabbimiz; cümle Ümmeti Muhammed'in bu bayramlarını hayırlara vesile kılsın ve gönüllerdeki bayramları nasip eylesin.İsteğiniz, arzunuz ve idealiniz; tüm dünya Müslümanlarının gönlüne göre yaşanacak bir, bayram nasip etsin.


    أَلاَ إِنَّ أَحْسَنَ الْكَلاَمِ وَ أَبْلَغَ النِّظاَمِ • كَلاَمُ الله ِالْمَلِكِ الْعَزِيزِ الْعَلاَّمِكَماَ قَالَ الله ُتَباَرَكَ وَ تَعاَلَى فِي الْكَلاَمِ • وَ إِذاَ قُرِئَ الْقُرْآنُ فَاسْتَمِعُوا لَهُ وَ أَنْصِتُوا لَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَ • أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ إِنَّ الدِّينَ عِنْدَ الله ِاْلإِسْلاَمُ صَدَقَ الله ُالْعَظِيمُ
    Bundan sonra hatip bulunduğu yere oturur.Bu oturuşta ellerini açarak sessizce şu duayı okur

    باَرَكَ الله ُلَناَ وَ لَكُمْ وً لِساَئِرِ الْمُؤْمِنِينَ وَ الْمُؤْمِناَتِ وَ الْمُسْلِمِينَ وَ الْمُسْلِماَتِ اْلأَحْياَءِ وَ اْلأَمْواَتِ بِرَحْمَتِكَ يآ أَرْحَمَ الراَّحِمِينَ• Bundan sonra tekrar ayağa kalkarak ikinci hutbeye başlar. İkinci hutbe metin olarakşöyledir:

    اَلْحَمْدُ للهِ حَمْداً كاَمِلاً وَ الصَّلاَةُ وَ السَّلاَمُ عَلىَ رَسُولِناَ مُحَمَّدٍ وَ عَلىَ آلِهِ وَ أَصْحاَبِهِ أَجْمَعيِنَ تَعْظِيماً لِنَبِيِّهِ وَ تَكْرِيماً لِفَخاَمَةِ شاَنِ صَفِيِّهِ فَقاَلَ عَزَّ وَ جَلَّ مِنْ قاَئِلٍ مُخْبِراً وَ آمِراً : إِنَّ الله َوَ مَلاَ ئِكَتَهُ يُصَلُّونَ عَلىَ النَّبِيِّ يآ أَيُّهاَ الَّذِينَ آمَنُوا صّلُّوا عَلَيْهِ وَ سَلِّمُوا تَسْلِيماً • أّلَّلهُمَّ صَلِّ عَلىَ مُحَمَّدٍ وَ عَلىَ آلِ مُحَمَّدٍ • كَماَ صَلَّيْتَ عَلىَ إِبْراَهِيمَ وَ عَلىَ آلِ إِبْراَهِيمَ إِنَّكَ حَمِيدٌ مَجِيدٌ• أّلَّلهُمَّ بَارِكْ عَلىَ مُحَمَّدٍ وَ عَلىَ آلِ مُحَمَّدٍ • كَماَ باَرَكْتَ عَلىَ إِبْراَهِيمَ وَ عَلىَ آلِ إِبْراَهِيمَ إِنَّكَ حَمِيدٌ مَجِيدٌ•
    Bundan sonra hatip, mihrap istikametine dönerek ellerin, açıp genellikle şu duayı okur:

    اَللَّهُمَّ فَصَلِّ وَ سَلِّمْ عَلىَعَبْدِكَ وَ رَسُولِكَ مُحَمَّدٍ وَ عَلىَ آلِهِ وَأَصْحاَبِهِ أَجْمَعِينَ • وَ ارْضَ الَّلهُمَّ عَنْ ساَداَتِناَ أَبِي بَكْرٍ وَ عُمَرَ وَ عُثْماَنَ وَ عَلِيٍّ ذَوِي الصِّدْقِ وَ الْوَفاَءِ وَ عَنْ اْلأَنْصاَرِ وَ اْلمُهاَجِرِينَ وَ التَّابِعِينَ إِلَى يَوْمِ اْلَجَزاَءِ وَ عَنْ كَافَّةِ اْلمُؤْمِنيِنَ وَ اْلمُؤْمِناَتِ وَ اْلمُسْلِمِينَ وَ اْلمُسْلِماَتِ اْلأَحْياَءِ وَ اْلأَمْواَتِ إِنَّكَ سَمِيعٌ بَصِيرٌ قَرِيبٌ مُجِيبُ الدَّعَواَتِ• اَلَّلهُمَّ إِناَّ نَعُوذُ بِكَ مِنَ اْلفَقْرِ وَ اْلقِلَّةِ وَ الذِّلَّةِ وَ الشِّقاَقِ وَ النِّفاَقِ وَ نَعُوذُ بِكَ مِنَ اْلبُخْلِ وَ اْلحَزَنِ وَ الْهَرَمِ وَ سُوءِ اْلأَخْلاَقِ .اَللَّهُمَّ إِناَّ نَسْأَلُكَ تَماَمَ النِّعْمَةِ وَ دَواَمَ اْلعاَفِيَةِ وَ حُسْنَ الْخاَتِمَةِ إِنَّكَ أَنْتَ الرَّحِيمُ الْكَرِيمُ بِرَحْمَتِكَ ياَ أَرْحَمَ الراَّحِمِينَوَ سَلاَمٌ عَلىَ الْمُرْسَلِينَ وَ الْحَمْدُ لله ِرَبِّ اْلعا لَمِينً•

    Dua bitince hatip tekrar hutbeyi irat ettiği yöne dönerek şu ayeti okuyarak hutbeyi bitirir:

    أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ وَقُلِ الْحَمْدُ لِلّهِ الَّذِي لَمْ يَتَّخِذْ وَلَدًا وَلَم يَكُنلَّهُ شَرِيكٌ فِي الْمُلْكِ وَلَمْ يَكُن لَّهُ وَلِيٌّ مِّنَ الذُّلَّ وَكَبِّرْهُ تَكْبِيرًا•





    Kurban Bayramı Hutbe Duası



    الله اكبر الله اكبر × الحمدلله كثيرا وسبحان الله بكرةواصيلا و الله اكبر كبيرا مانحرةالنحائر وطاف بالبيت دائر اولئك تؤمنون اجرهم مرتين بما صبروا وكبروالله تكبيرا سبحان الذي جعل هذاليوم عيدا سعادا وكبروالله تكبيرا

    قال الله تعالي في كتابه الكريم

    اعوذبالله من الشيطان الرجيم * بسم الله الرحمن الرحيم * انا اعطيناك الكوثر* فصل لربك وانحر* ان شانئك هوالابتر*





    Hutbe bittikten sonra hatip tekrar hutbeyi irat ettiği yöne dönerek şu ayeti okuyarak hutbeyi bitirir:

    أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ وَقُلِ الْحَمْدُ لِلّهِ الَّذِي لَمْ يَتَّخِذْ وَلَدًا وَلَم يَكُنلَّهُ شَرِيكٌ فِي الْمُلْكِ وَلَمْ يَكُن لَّهُ وَلِيٌّ مِّنَ الذُّلَّ وَكَبِّرْهُ تَكْبِيرًا•


  8. 16.Temmuz.2013, 04:58
    4
    Moderatör
    Ramazan Bayramı Hutbesi


    الله ُأَكْبَرُ الله ُأَكْبَرُ لاَ إِلَهَ إِلاَّ الله ُوَ الله ُأَكْبَرُ الله ُأَكْبَرُ وَ ِللهِ الْحَمْدُالْحَمْدُ ِللهِ الْحَمْدُ ِللهِ الْحَمْدُ ِللهِ الَّذِي مَنَّ عَلَيْناَ بِاْلأِيماَنِ وَ اْلإِسْلاَمِ وَ عَلَّمَ دِيَنناَ بِرِساَلَةِ سَيِّدِ اْلأَناَمِ وَ جَعَلَ يَوْمَ اْلعِيدِ إِفْطارًا لِمَنْ صاَمِ

    كَبرِّوُا الله َتَكْبيِراً

    الْحَمْدُ ِللهِ الَّذِي أَثاَبَناَ بِثَواَبِ الصِّياَمِ وَ الْقِيَامِ وَ لاَ يَقْطَعُ نِعْمَتَهُ عَناَّ بِالْمَعاَصِي وَ اْلأَثاَمِ وَ يَسْتَغْفِرُونَ لَناَ وَ يَدْعُونَ ربنَّاَ لِدُخُولِناَ الْجِناَنِ مَلآئِكَةُ اْلكِراَمِ

    كَبرِّوُا الله َتَكْبيِراً

    سُبْحاَنَ الَّذِي قَدَّرَ اْلأَقْواَتِ

    سُبْحاَنَ الَّذِي أَجاَبَ الدَّعوَاتِ

    سُبْحاَنَ الَّذِي بَعَثَ الأَمْواَتِ

    كَبرِّوُا الله َتَكْبيِراً

    الْحَمْدُ ِللهِ الَّذِي قاَلَ فِي كِتَابِهِ الْكَرِيمِ
    أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
    ﴿شَهْرُرَمَضَانَ الَّذِيَ أُنزِلَ فِيهِ الْقُرْآنُ هُدًى لِّلنَّاسِوَبَيِّنَاتٍ مِّنَ الْهُدَى وَالْفُرْقَانِصَدَقَ الله ُالْعَظِي



    وَ بَلَّغَناَ رَسُولُهُ النَّبِيُّ الْكَرِيمُ
    وَ قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى الله ُعَلَيْهِ وَ سَلَّمَ:
    لاَ يُؤْمِنُ أَحَدُكُمْ حَتَّى يُحِبَّ ِلأَخِيهِ ماَ يُحِبُّ لِنَفْسِهِ

    صَدَقَ رَسُولُ اللهِ فِيمَا قَالَ أو كما قال

    Muhterem Müslümanlar!

    Rahmet ve mağfiretiyle gönüllerimizi Allah’a yaklaştıran, fazilet ve bereketiyle ruhlarımızı olgunlaştıran, orucu, teravihi, mukabelesi, iftarı, sahuru, Kadir gecesi, zekât ve fıtır sadakaları ve de diğer ibadetleriyle; bizleri Müslüman olduğumuzun şuuruna erdiren; mübarek bir Ramazanı üzüntüyle geride bırakmış; yine, Ramazanı ihya etmenin sevinciyle, böyle mübarek bir bayram sabahına ulaşmış bulunmaktayız.Bizlere bu günleri bahşeden yüce Rabbimize hamd-û senalar olsun.

    Değerli mü’minler!

    Bayram, bayram diyoruz! sevinci, heyecanı, acısı, tatlısıyla gönül bayramlarının ne olduğunu şöyle bir gözden geçirelim;
    Bayram; Allah’a bağlı olan kalplerin oruç tutarak, kulluk emrini yerine getirmelerinin bir sevinç ifadesidir
    Bayram; zekâtın, fıtır sadakasının ve diğer her tür yardımlaşmanın; Allah'’n emri olarak yerine getirilmesidirBayram; Allah’a gerçek manâda kul olmanın verdiği samimiyettir.
    Bayram; Allah’tan başka bütün İlâhları reddederek; yalnız ve yalnız Allah’a inanmak ve yalnız ve yalnız Ona ibadet edebilmektir.
    Bayram; karşılaşılan tüm menfaatlere rağmen, helâle helâl; harama haram diyebilecek imanı taşımaktır.
    Bayram; Allah’ın verdiği malı mülkü, yine Allah yolunda harcamasını bilmektir.
    Bayram; Kur’an’a sahip çıkmak ve hayatı onun kurallarına göre düzenlemek ve yaşadığı her ortamda Kur’an’ın havasını teneffüs edebilmektir.Bayram; Resulullah (s.a.v.)’ı sevmek kadar, onun düşündüğü gibi düşünmek ve onun yaşadığı gibi yaşayabilmektir.
    Bayram; cihad ruhunu anlayarak; küfre, zulme, ve nefse; karşı durmasını bilmektir.
    Bayram; Müslümanın; Müslüman onuru, Müslüman şahsiyeti ve Müslüman kimliği ile, İslâm atmosferinde korkusuzca yaşayabilmesidir.
    Bayram; Müslüman bir gencin istediği her okulda, hak ve hukuk eşitliği ile eğitim görebilmesidir.
    Bayram; Güzelim Ayasofya’nın ibadete açılması ve şerefelerinden ezan seslerinin yükselmesidir.Bayram; Mescid-i Aksa’nın hürriyete kavuşması ve İslâmla hasret gidermesidir.Bayram; dünyanın fitne mimarlarının dağılması ve tüm dünya insanlarının kendi inanç ve bağımsızlıklarıyla barış içinde huzurla yaşamalarıdır.
    Bayram; Müslümanların acı ve baskılarının bitip; yüzlerinin gülebileceği zamandır.
    Bayram; dini, dili, mezhebi ve tabiiyeti ne olursa olsun; her insanın hür bir şekilde fikrini açıklayabilmesidir.
    Bayram; insanların mallarını sömüren hainlerin, evler yıkıp ocaklar söndüren zalimlerin; kendi zulümlerinin pençesine yakalanmalarıdır.Bayram; içki, kumar ve fuhuş merkezlerinin ortadan kalkması ve toplumun ahlâk kurallarına saygı gösterilmesidir.Bayram; imanla yaşamak, imanla ölmek ve Rabbinin huzuruna imanla çıkabilmektir.
    Bayram; Allah için sevmek, Allah için sevilmek ve Allah için sevinmektir.

    Evet kıymetli mü’minler!

    Cenab-ı Mevlâ’mız bu dilek ve temennilerimizdeki bayramları gösterecektir inşaallah.Bu arada bayramın diğer bir özelliği; kırık kalpleri ve solgun yüzleri sevindirmektir.Elimizden geldiğince fakir ve kimsesizleri görüp gözetelim.Büyüklerimizin hayır dualarını alıp, küçüklerimizi sevindirelim.Fıtır sadakalarını vermemişsek verelim ve bildiğimiz bayramlık vazifelerimizi yerine getirelim.Kıymetli cemaat!Rabbimiz; cümle Ümmeti Muhammed'in bu bayramlarını hayırlara vesile kılsın ve gönüllerdeki bayramları nasip eylesin.İsteğiniz, arzunuz ve idealiniz; tüm dünya Müslümanlarının gönlüne göre yaşanacak bir, bayram nasip etsin.


    أَلاَ إِنَّ أَحْسَنَ الْكَلاَمِ وَ أَبْلَغَ النِّظاَمِ • كَلاَمُ الله ِالْمَلِكِ الْعَزِيزِ الْعَلاَّمِكَماَ قَالَ الله ُتَباَرَكَ وَ تَعاَلَى فِي الْكَلاَمِ • وَ إِذاَ قُرِئَ الْقُرْآنُ فَاسْتَمِعُوا لَهُ وَ أَنْصِتُوا لَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَ • أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ إِنَّ الدِّينَ عِنْدَ الله ِاْلإِسْلاَمُ صَدَقَ الله ُالْعَظِيمُ
    Bundan sonra hatip bulunduğu yere oturur.Bu oturuşta ellerini açarak sessizce şu duayı okur

    باَرَكَ الله ُلَناَ وَ لَكُمْ وً لِساَئِرِ الْمُؤْمِنِينَ وَ الْمُؤْمِناَتِ وَ الْمُسْلِمِينَ وَ الْمُسْلِماَتِ اْلأَحْياَءِ وَ اْلأَمْواَتِ بِرَحْمَتِكَ يآ أَرْحَمَ الراَّحِمِينَ• Bundan sonra tekrar ayağa kalkarak ikinci hutbeye başlar. İkinci hutbe metin olarakşöyledir:

    اَلْحَمْدُ للهِ حَمْداً كاَمِلاً وَ الصَّلاَةُ وَ السَّلاَمُ عَلىَ رَسُولِناَ مُحَمَّدٍ وَ عَلىَ آلِهِ وَ أَصْحاَبِهِ أَجْمَعيِنَ تَعْظِيماً لِنَبِيِّهِ وَ تَكْرِيماً لِفَخاَمَةِ شاَنِ صَفِيِّهِ فَقاَلَ عَزَّ وَ جَلَّ مِنْ قاَئِلٍ مُخْبِراً وَ آمِراً : إِنَّ الله َوَ مَلاَ ئِكَتَهُ يُصَلُّونَ عَلىَ النَّبِيِّ يآ أَيُّهاَ الَّذِينَ آمَنُوا صّلُّوا عَلَيْهِ وَ سَلِّمُوا تَسْلِيماً • أّلَّلهُمَّ صَلِّ عَلىَ مُحَمَّدٍ وَ عَلىَ آلِ مُحَمَّدٍ • كَماَ صَلَّيْتَ عَلىَ إِبْراَهِيمَ وَ عَلىَ آلِ إِبْراَهِيمَ إِنَّكَ حَمِيدٌ مَجِيدٌ• أّلَّلهُمَّ بَارِكْ عَلىَ مُحَمَّدٍ وَ عَلىَ آلِ مُحَمَّدٍ • كَماَ باَرَكْتَ عَلىَ إِبْراَهِيمَ وَ عَلىَ آلِ إِبْراَهِيمَ إِنَّكَ حَمِيدٌ مَجِيدٌ•
    Bundan sonra hatip, mihrap istikametine dönerek ellerin, açıp genellikle şu duayı okur:

    اَللَّهُمَّ فَصَلِّ وَ سَلِّمْ عَلىَعَبْدِكَ وَ رَسُولِكَ مُحَمَّدٍ وَ عَلىَ آلِهِ وَأَصْحاَبِهِ أَجْمَعِينَ • وَ ارْضَ الَّلهُمَّ عَنْ ساَداَتِناَ أَبِي بَكْرٍ وَ عُمَرَ وَ عُثْماَنَ وَ عَلِيٍّ ذَوِي الصِّدْقِ وَ الْوَفاَءِ وَ عَنْ اْلأَنْصاَرِ وَ اْلمُهاَجِرِينَ وَ التَّابِعِينَ إِلَى يَوْمِ اْلَجَزاَءِ وَ عَنْ كَافَّةِ اْلمُؤْمِنيِنَ وَ اْلمُؤْمِناَتِ وَ اْلمُسْلِمِينَ وَ اْلمُسْلِماَتِ اْلأَحْياَءِ وَ اْلأَمْواَتِ إِنَّكَ سَمِيعٌ بَصِيرٌ قَرِيبٌ مُجِيبُ الدَّعَواَتِ• اَلَّلهُمَّ إِناَّ نَعُوذُ بِكَ مِنَ اْلفَقْرِ وَ اْلقِلَّةِ وَ الذِّلَّةِ وَ الشِّقاَقِ وَ النِّفاَقِ وَ نَعُوذُ بِكَ مِنَ اْلبُخْلِ وَ اْلحَزَنِ وَ الْهَرَمِ وَ سُوءِ اْلأَخْلاَقِ .اَللَّهُمَّ إِناَّ نَسْأَلُكَ تَماَمَ النِّعْمَةِ وَ دَواَمَ اْلعاَفِيَةِ وَ حُسْنَ الْخاَتِمَةِ إِنَّكَ أَنْتَ الرَّحِيمُ الْكَرِيمُ بِرَحْمَتِكَ ياَ أَرْحَمَ الراَّحِمِينَوَ سَلاَمٌ عَلىَ الْمُرْسَلِينَ وَ الْحَمْدُ لله ِرَبِّ اْلعا لَمِينً•

    Dua bitince hatip tekrar hutbeyi irat ettiği yöne dönerek şu ayeti okuyarak hutbeyi bitirir:

    أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ وَقُلِ الْحَمْدُ لِلّهِ الَّذِي لَمْ يَتَّخِذْ وَلَدًا وَلَم يَكُنلَّهُ شَرِيكٌ فِي الْمُلْكِ وَلَمْ يَكُن لَّهُ وَلِيٌّ مِّنَ الذُّلَّ وَكَبِّرْهُ تَكْبِيرًا•





    Kurban Bayramı Hutbe Duası



    الله اكبر الله اكبر × الحمدلله كثيرا وسبحان الله بكرةواصيلا و الله اكبر كبيرا مانحرةالنحائر وطاف بالبيت دائر اولئك تؤمنون اجرهم مرتين بما صبروا وكبروالله تكبيرا سبحان الذي جعل هذاليوم عيدا سعادا وكبروالله تكبيرا

    قال الله تعالي في كتابه الكريم

    اعوذبالله من الشيطان الرجيم * بسم الله الرحمن الرحيم * انا اعطيناك الكوثر* فصل لربك وانحر* ان شانئك هوالابتر*





    Hutbe bittikten sonra hatip tekrar hutbeyi irat ettiği yöne dönerek şu ayeti okuyarak hutbeyi bitirir:

    أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ وَقُلِ الْحَمْدُ لِلّهِ الَّذِي لَمْ يَتَّخِذْ وَلَدًا وَلَم يَكُنلَّهُ شَرِيكٌ فِي الْمُلْكِ وَلَمْ يَكُن لَّهُ وَلِيٌّ مِّنَ الذُّلَّ وَكَبِّرْهُ تَكْبِيرًا•





+ Yorum Gönder