Konusunu Oylayın.: Başı açık bayanım bir sorum var

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Başı açık bayanım bir sorum var
  1. 07.Kasım.2010, 08:00
    1
    Misafir

    Başı açık bayanım bir sorum var






    Başı açık bayanım bir sorum var Mumsema Kapanmak çok ama çok istiyorum emir olduğunu biliyorum bu emre uymak istiyorum ama özel bir sebepten dolaayı başka bir şehire gittiğimizde olabileceği türünden bir şey oluştu aslında ailevi durumumu bilmediğiniz için yadırgayacaksınızdır .. Bu emri yapamadığım için kahroluyorum dışarıda eskiden gayet rahattım artık kendimden nefret ediyorum olabildiğince kapalı giyiniyorum Rabbim affetsin beni , özellikle dar giymemeye tunik türü gömlekler giymeye asında bir nevi kendimi kandırmaya başladım ama bunu biraz da bu kararımın zamanla zayıflamaması için yapıyorum yani saçımı örtemiyorsan tamamen de açılman gerekmez! diye telkin etmek için lütfen bir şey söyleyin başımı kapatana kadar sürekli af diliyorum Rabbim beni affetsin çok da zordayım ben müslümanım ya bu yolda olmak istiyorum ben hayatım bu benim ama gel gör ki olmuyor ''zaman geçmeliymiş biraz daha'' ne yapayım ailemi mi terkedeyim başka ülkeye mi gideyim siz söyleyin ne yapmalıyım memleketimi bırakıp gitsem kadın başıma ne yapayım ben ailemi seviyorum arkadaşlarımı seviyorum ama Rabbimi ve dinimi daha çok seviyorum ve önemsiyorum sizce ne yapmalıyım birden kapansam bir çok ama tahmin bile edemeyeceğiniz bir çok şey olacak özellikle de şu dönemlerde aksi gibi bir de başımızda bir başörtüsü polemiği şu siyaset olayları yok mu Allah'ım Kahhar'sın .. Of Of Of Ne olacak benim halim arkadaşlar


  2. 07.Kasım.2010, 08:00
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    Kapanmak çok ama çok istiyorum emir olduğunu biliyorum bu emre uymak istiyorum ama özel bir sebepten dolaayı başka bir şehire gittiğimizde olabileceği türünden bir şey oluştu aslında ailevi durumumu bilmediğiniz için yadırgayacaksınızdır .. Bu emri yapamadığım için kahroluyorum dışarıda eskiden gayet rahattım artık kendimden nefret ediyorum olabildiğince kapalı giyiniyorum Rabbim affetsin beni , özellikle dar giymemeye tunik türü gömlekler giymeye asında bir nevi kendimi kandırmaya başladım ama bunu biraz da bu kararımın zamanla zayıflamaması için yapıyorum yani saçımı örtemiyorsan tamamen de açılman gerekmez! diye telkin etmek için lütfen bir şey söyleyin başımı kapatana kadar sürekli af diliyorum Rabbim beni affetsin çok da zordayım ben müslümanım ya bu yolda olmak istiyorum ben hayatım bu benim ama gel gör ki olmuyor ''zaman geçmeliymiş biraz daha'' ne yapayım ailemi mi terkedeyim başka ülkeye mi gideyim siz söyleyin ne yapmalıyım memleketimi bırakıp gitsem kadın başıma ne yapayım ben ailemi seviyorum arkadaşlarımı seviyorum ama Rabbimi ve dinimi daha çok seviyorum ve önemsiyorum sizce ne yapmalıyım birden kapansam bir çok ama tahmin bile edemeyeceğiniz bir çok şey olacak özellikle de şu dönemlerde aksi gibi bir de başımızda bir başörtüsü polemiği şu siyaset olayları yok mu Allah'ım Kahhar'sın .. Of Of Of Ne olacak benim halim arkadaşlar


    Benzer Konular

    - Rüyada başı açık olan eşini başı kapalı görmek

    - Kadın başı açık dua edebilir mi

    - Başı açık bir bayanım bu yüzden de çalışmak istemiyorum suçlu hissetmeli miyim ?

    - Namazı Başı Açık Kılmak

    - Başı Açık Bayanla Evlilik

  3. 07.Kasım.2010, 11:03
    2
    aziz83
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 29.Ağustos.2010
    Üye No: 78582
    Mesaj Sayısı: 754
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    --->: Başı açık bayanım bir sorum var




    Bu aşk ile yanmanız bile çok güzel birşey...
    Allah'ım Maşuka kavuşmanızda yardımcı olsun inş...

    Hadis-i Şerif

    1641 - İbnu Mes'ud (radıyallâhu anh) anlatıyor:
    "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm): "Allah'tan hakkııyla hayâ edin!" buyurdular.
    Biz: "Ey Allah'ın Resûlü, elhamdülillah, biz Allah'tan hayâ ediyoruz" dedik.
    Ancak O, şu açıklamayı yaptı.:
    "Söylemek istediğim bu (sizin anladığınız haya) değil. Allah'tan hakkıyla haya etmek, başı ve onun taşıdıklarını, batnı ve onun ihtivâ ettiklerini muhafaza etmen, ölümü ve toprakta çürümeyi hatırlamandır. Kim ahireti dilerse dünya hayatının zinetini terketmeli, âhireti bu hayata tercih etmelidir. Kim bu söylenenleri yerine getirirse, Allah'tan hakkıyla haya etmiş olur. "

    Tirmizî, Kıyâmet 25, (2460)



    “Kınayıcının Kınamasından Korkmamak”


    Müminler her devirde, Allah'a kulluk etmeleri, O'nun emirlerini yerine getirmeleri, insanların değil de yalnızca Allah'ın rızasını gözetmeleri nedeniyle içerisinde yaşadıkları toplumlar tarafından yadırganmışlardır. İnkar edenlerin kendi içinde oluşturduğu çarpık yaşam biçimini ve felsefesini reddetmeleri, Kuran'da tarif edilen ideal modeli benimsemeleri nedeniyle çeşitli tepkilerle karşılaşmışlardır. Kuran ahlakının yaşanmadığı toplumlardaki kişilerin bu tepkisi, kavmin önde gelenleriyle idarecileri tarafından daha çok fiziksel saldırı ve eziyet şeklinde gerçekleşmiştir.

    Müminlerin yakın çevresinden ise bu tepki, karşı tavır alma, manevi baskı ve kınama şeklinde kendini göstermiştir. Ancak, Allah'a karşı tam bir güvene ve sarsılmaz bir imana sahip olan müminler, bu baskı ve kınamalar karşısında dinlerinden en ufak bir taviz vermemişlerdir. Bu durumlarından dolayı da Allah'ın yardım ve desteğini kazanarak, inkarcılara karşı zafer elde etmişlerdir.

    Ancak mümin, İslam'ı yaşarken her zaman böyle fiziksel bir saldırıyla karşılaşmayabilir. Fakat Allah'ın emirlerini yerine getirmedeki titizliği ve inkarcıların batıl fikir sistemini ezmedeki kararlılığı yüzünden etrafını saran kişiler tarafından çeşitli eleştiri ve kınamalara maruz kalabilir. Ancak bu kişiler kısa zamanda bu tür kınamalara taviz vermeyen, güçlü şahsiyete sahip, Allah'a ve kendine güveni tam olan müminleri yolundan saptıramayacağını anlarlar. Müminler yalnızca Allah'tan korkarlar ve kendilerini kınayanlardan korkmazlar. Tam tersine bu tür kınamalar müminleri daha da güçlendirir.

    Kınayanın kınamasından korkmak aynı zamanda da Allah'a karşı şirk koşmak demektir. Çünkü Allah ayetlerinde 'yalnızca Kendisi’nden korkulması gerektiğini' bildirmektedir. Böyle bir kişi ise İslam'a değil yalnızca kendine zarar verir. Allah onun yerine kınayanın kınamasından korkmayan ve aşağıdaki ayette sıralanan üstün vasıflarla donatılmış müminleri getirir:

    Ey iman edenler! Sizden kim dininden dönerse, bilsin ki Allah yakında öyle bir toplum getirir ki, Allah onları sever, onlar da Allah'ı severler; müminlere karşı yumuşak, kâfirlere karşı da onurlu ve şiddetlidirler; Allah yolunda mücahede eder, hiçbir kınayıcının kınamasından da korkmazlar. Bu, Allah'ın bir lütfudur, onu dilediğine verir. Allah, geniş ihsan sahibidir, her şeyi çok iyi bilendir. (Maide Suresi, 54)


  4. 07.Kasım.2010, 11:03
    2
    aziz83 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli



    Bu aşk ile yanmanız bile çok güzel birşey...
    Allah'ım Maşuka kavuşmanızda yardımcı olsun inş...

    Hadis-i Şerif

    1641 - İbnu Mes'ud (radıyallâhu anh) anlatıyor:
    "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm): "Allah'tan hakkııyla hayâ edin!" buyurdular.
    Biz: "Ey Allah'ın Resûlü, elhamdülillah, biz Allah'tan hayâ ediyoruz" dedik.
    Ancak O, şu açıklamayı yaptı.:
    "Söylemek istediğim bu (sizin anladığınız haya) değil. Allah'tan hakkıyla haya etmek, başı ve onun taşıdıklarını, batnı ve onun ihtivâ ettiklerini muhafaza etmen, ölümü ve toprakta çürümeyi hatırlamandır. Kim ahireti dilerse dünya hayatının zinetini terketmeli, âhireti bu hayata tercih etmelidir. Kim bu söylenenleri yerine getirirse, Allah'tan hakkıyla haya etmiş olur. "

    Tirmizî, Kıyâmet 25, (2460)



    “Kınayıcının Kınamasından Korkmamak”


    Müminler her devirde, Allah'a kulluk etmeleri, O'nun emirlerini yerine getirmeleri, insanların değil de yalnızca Allah'ın rızasını gözetmeleri nedeniyle içerisinde yaşadıkları toplumlar tarafından yadırganmışlardır. İnkar edenlerin kendi içinde oluşturduğu çarpık yaşam biçimini ve felsefesini reddetmeleri, Kuran'da tarif edilen ideal modeli benimsemeleri nedeniyle çeşitli tepkilerle karşılaşmışlardır. Kuran ahlakının yaşanmadığı toplumlardaki kişilerin bu tepkisi, kavmin önde gelenleriyle idarecileri tarafından daha çok fiziksel saldırı ve eziyet şeklinde gerçekleşmiştir.

    Müminlerin yakın çevresinden ise bu tepki, karşı tavır alma, manevi baskı ve kınama şeklinde kendini göstermiştir. Ancak, Allah'a karşı tam bir güvene ve sarsılmaz bir imana sahip olan müminler, bu baskı ve kınamalar karşısında dinlerinden en ufak bir taviz vermemişlerdir. Bu durumlarından dolayı da Allah'ın yardım ve desteğini kazanarak, inkarcılara karşı zafer elde etmişlerdir.

    Ancak mümin, İslam'ı yaşarken her zaman böyle fiziksel bir saldırıyla karşılaşmayabilir. Fakat Allah'ın emirlerini yerine getirmedeki titizliği ve inkarcıların batıl fikir sistemini ezmedeki kararlılığı yüzünden etrafını saran kişiler tarafından çeşitli eleştiri ve kınamalara maruz kalabilir. Ancak bu kişiler kısa zamanda bu tür kınamalara taviz vermeyen, güçlü şahsiyete sahip, Allah'a ve kendine güveni tam olan müminleri yolundan saptıramayacağını anlarlar. Müminler yalnızca Allah'tan korkarlar ve kendilerini kınayanlardan korkmazlar. Tam tersine bu tür kınamalar müminleri daha da güçlendirir.

    Kınayanın kınamasından korkmak aynı zamanda da Allah'a karşı şirk koşmak demektir. Çünkü Allah ayetlerinde 'yalnızca Kendisi’nden korkulması gerektiğini' bildirmektedir. Böyle bir kişi ise İslam'a değil yalnızca kendine zarar verir. Allah onun yerine kınayanın kınamasından korkmayan ve aşağıdaki ayette sıralanan üstün vasıflarla donatılmış müminleri getirir:

    Ey iman edenler! Sizden kim dininden dönerse, bilsin ki Allah yakında öyle bir toplum getirir ki, Allah onları sever, onlar da Allah'ı severler; müminlere karşı yumuşak, kâfirlere karşı da onurlu ve şiddetlidirler; Allah yolunda mücahede eder, hiçbir kınayıcının kınamasından da korkmazlar. Bu, Allah'ın bir lütfudur, onu dilediğine verir. Allah, geniş ihsan sahibidir, her şeyi çok iyi bilendir. (Maide Suresi, 54)





+ Yorum Gönder