Konusunu Oylayın.: İşlediğim günahları affetirmek mümkün mü?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
İşlediğim günahları affetirmek mümkün mü?
  1. 21.Ekim.2010, 16:00
    1
    Misafir

    İşlediğim günahları affetirmek mümkün mü?






    İşlediğim günahları affetirmek mümkün mü? Mumsema işlenilen günahlar hiç olmamış sayılabilr mi tövbe edince o günahlar silinir mii bunu nasıl yapabilirim?


  2. 21.Ekim.2010, 16:19
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    --->: İşlediğim günahları affetirmek mümkün mü?




    Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "Sizden öncekilerin içinde doksandokuz kişiyi öldüren bir adam vardı. Yeryüzünün en bilgin insanını sordu. Ona, "Falan yerde bir rahip var, git durumunu ona anlat," dediler.
    Rahibe gidip, doksandokuz kişiyi öldürdüğünü, tevbe etse kabul edilip edilmeyeceğini sordu. Rahip, "Hayır!" deyince, onu da öldürüp, yüze tamamladı.
    Yine yeryüzünün en bilgin insanını sordu. Ona, falan yerdedir, dediler. Ona gidip, yüz kişiyi öldürdüğünü, tevbe etse kabul edilip edilmeyeceğini sordu.
    Alim, "Evet, kabul edilir. Kimse buna engel olamaz. Falan yere git, insanlar orada Allaha ibadet ediyorlar, sen de onlara katıl ve ibadet et! Ayrıca ülkene de bir daha dönme! Çünkü, senin ülken kötü bir ülkedir," dedi.
    Bunun üzerine adam yola revan oldu. Henüz o ülkeye varmadan, yol ortasında ölüm gelip ona yetişti.
    Onun hakkında, rahmet melekleri ile azap melekleri tartıştılar. Rahmet melekleri dediler ki:
    "Onun canını biz alacağız. Çünkü bu adam tevbe edip, tam bir ihlas içinde Allaha ibadet edilen yere gidiyordu. Suçsuzdur."
    Azap melekleri ise, aksini iddia edip, şöyle dediler:
    "O, şimdiye kadar hiçbir hayır yapmamıştır. Nasıl olur da iyi bir adam olabilir. Bu nedenle, onun ruhunu biz alacağız."
    Derken, insan sûretinde bir melek geldi. Onu aralarında hakem tayin ettiler. O şöyle dedi:
    "iki ülke arasını ölçün. Hangisi daha yakın ise, bu adam oraya ait olur."
    iki ülke arasını ölçtüler ve adamın, gitmek üzere olduğu ülkeye daha yakın olduğunu tesbit ettiler. Bunun üzerine, onun ruhunu rahmet melekleri aldı."
    Ebû Saîd radıyallahu anh. Buhârî.

    892. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "Her insan hata yapar. Hata edenlerin en hayırlıları tevbe edenlerdir."
    Enes radıyallahu anh. Tirmizî.

    893. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "Bir adam, üzerinde yiyeceği ve suyu bulunan bir hayvanı ile ıssız bir yerde konaklar. Orada dinlenmek için hafif bir uyku uyumak ister ve uyur. Uyanınca hayvanını göremez.
    Her tarafta aramağa başlar, ancak bulamaz, ümidini keserek, kendi kendine:
    "Haydi geldiğim yere döneyim ve orada ölünceye kadar uyuyayım," der.
    Döner, ölmek için, başını kolunun üzerine koyar, biraz kestirdikten sonra uyanır. Bir de ne görsün, üstünde azığı ve suyuyla hayvanı başı ucunda durmuyor mu!
    işte Allah, kulunun tevbesine, bu adamın hayvanını bulduğu zamanki sevincinden daha çok sevinir."
    Haris radıyallahu anh. Buhârî.




  3. 21.Ekim.2010, 16:19
    2
    Silent and lonely rains



    Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "Sizden öncekilerin içinde doksandokuz kişiyi öldüren bir adam vardı. Yeryüzünün en bilgin insanını sordu. Ona, "Falan yerde bir rahip var, git durumunu ona anlat," dediler.
    Rahibe gidip, doksandokuz kişiyi öldürdüğünü, tevbe etse kabul edilip edilmeyeceğini sordu. Rahip, "Hayır!" deyince, onu da öldürüp, yüze tamamladı.
    Yine yeryüzünün en bilgin insanını sordu. Ona, falan yerdedir, dediler. Ona gidip, yüz kişiyi öldürdüğünü, tevbe etse kabul edilip edilmeyeceğini sordu.
    Alim, "Evet, kabul edilir. Kimse buna engel olamaz. Falan yere git, insanlar orada Allaha ibadet ediyorlar, sen de onlara katıl ve ibadet et! Ayrıca ülkene de bir daha dönme! Çünkü, senin ülken kötü bir ülkedir," dedi.
    Bunun üzerine adam yola revan oldu. Henüz o ülkeye varmadan, yol ortasında ölüm gelip ona yetişti.
    Onun hakkında, rahmet melekleri ile azap melekleri tartıştılar. Rahmet melekleri dediler ki:
    "Onun canını biz alacağız. Çünkü bu adam tevbe edip, tam bir ihlas içinde Allaha ibadet edilen yere gidiyordu. Suçsuzdur."
    Azap melekleri ise, aksini iddia edip, şöyle dediler:
    "O, şimdiye kadar hiçbir hayır yapmamıştır. Nasıl olur da iyi bir adam olabilir. Bu nedenle, onun ruhunu biz alacağız."
    Derken, insan sûretinde bir melek geldi. Onu aralarında hakem tayin ettiler. O şöyle dedi:
    "iki ülke arasını ölçün. Hangisi daha yakın ise, bu adam oraya ait olur."
    iki ülke arasını ölçtüler ve adamın, gitmek üzere olduğu ülkeye daha yakın olduğunu tesbit ettiler. Bunun üzerine, onun ruhunu rahmet melekleri aldı."
    Ebû Saîd radıyallahu anh. Buhârî.

    892. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "Her insan hata yapar. Hata edenlerin en hayırlıları tevbe edenlerdir."
    Enes radıyallahu anh. Tirmizî.

    893. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "Bir adam, üzerinde yiyeceği ve suyu bulunan bir hayvanı ile ıssız bir yerde konaklar. Orada dinlenmek için hafif bir uyku uyumak ister ve uyur. Uyanınca hayvanını göremez.
    Her tarafta aramağa başlar, ancak bulamaz, ümidini keserek, kendi kendine:
    "Haydi geldiğim yere döneyim ve orada ölünceye kadar uyuyayım," der.
    Döner, ölmek için, başını kolunun üzerine koyar, biraz kestirdikten sonra uyanır. Bir de ne görsün, üstünde azığı ve suyuyla hayvanı başı ucunda durmuyor mu!
    işte Allah, kulunun tevbesine, bu adamın hayvanını bulduğu zamanki sevincinden daha çok sevinir."
    Haris radıyallahu anh. Buhârî.




  4. 21.Ekim.2010, 16:21
    3
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    --->: İşlediğim günahları affetirmek mümkün mü?

    Günah,Tevbe Pişmanlık Ümit ile ilgili Hadis-i Şerifler


    Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "Yedi helâk ediciden kaçının!"
    Denildi ki:
    "Ey Allahın Resûlü, onlar nedir?"
    Şöyle buyurdu:
    "Allaha ortak koşmak, sihir yapmak, haksız yere adam öldürmek, yetim malı yemek, zina etmek, cihad günü cepheden kaçmak, namuslu hanımlara iftira atmak."
    Ebû Hureyre radıyallahu anh. Buhârî.

    878. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "Mümini öldürmek, Allah katında, dünyanın yıkılmasından daha büyüktür."
    Büreyde radıyallahu anh. Nesêî.

    879. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "Eğer gök ehli ile yer ehli ortaklaşa bir mümini öldürseler, Allah hepsini ateşte yüz üstü süründürür."
    Ebû Hureyre radıyallahu anh. Tirmizî.

    880. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "Kim kendini asarsa, cehennemde de kendini asacak. Kim kendini bir âletle öldürürse, cehennemde de kendini âletle yaralayacaktır."
    Ebû Hureyre radıyallahu anh. Buhârî.

    881. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "Ümmetimin tamamı affedilmiştir, ancak günahlarını ilan edenler müstesna!"
    Ebû Hureyre radıyallahu anh. Buhârî.

    882. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "Açıkça günah işleyen fâsıkın aleyhinde konuşmak gıybet sayılmaz. Açıkça günah işleyen hâriç, ümmetimin her ferdi affedilecektir."
    Ebû Hureyre radıyallahu anh. Rezîn.

    883. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "Canım elinde olan Allaha yemin ederim ki, eğer siz günah işlemeseydiniz, Allah sizi yok eder, yerinize günah işleyip tevbe eden, Allahın da bağışladığı başka bir toplum getirirdi."
    Ebû Hureyre radıyallahu anh. Müslim.

    884. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "Allah, dünyada bir kulunun ayıbını örterse, kıyamet gününde de mutlaka onun ayıp ve kusurunu örter."
    Ebû Hureyre radıyallahu anh. Müslim.

    885. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellemin zamanında, bir adamın ismi Abdullah, lâkabı Hımâr idi. Bazen Peygamber sallallahu aleyhi ve sellemi güldürürdü. içki içtiği için, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem onu cezalandırmıştı.
    Bir keresinde yine içmiş ve sarhoş olarak getirilmişti. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem emretti, ceza uygulandı.
    Bunun üzerine cemaatten bir adam: "Allahım! Ona lânet et, amma da çok içiyor ve cezalandırılıyor bu adam!" deyince, Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
    "Onu lânetleme! Bu adam hakkında bildiğim tek şey, onun Allah ve Resûlünü sevmiş olmasıdır."
    Ömer radıyallahu anh. Buhârî.

    886. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "Bir kul tekrar tekrar günah işler ve her defasında, "Allahım! Benim günahımı bağışla!" der.
    Allah da: "Kulum günah işledi, affedecek, ya da sorumlu tutacak bir Rabbinin bulunduğunu bildi. Haydi istediğini yap! Ben seni bağışladım!" buyurur."
    Ebû Hureyre radıyallahu anh. Buhârî.

    887. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem, bize sabaha kadar eski toplumları anlatırdı, sadece namaz için kalkardı.
    İbn Amr radıyallahu anh. Ebû Dâvud.

    888. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "Hayatında hiçbir iyilik yapmamış bir adam ailesine dedi ki:
    "Ölürsem beni yakın, sonra yanık bedenimi öğütün, külümü rüzgâra saçın!"
    Ölünce, çocukları onun vasiyetini yerine getirmişler.
    Bunun üzerine Allah, yere: "Haydi onun parçalarını biraraya getir!" emrini vermiş. Yer de bu emri yerine getirmiş ve adam hemen dirilmiş.
    Allah buyurmuş:
    "Niçin böyle yaptın?"
    "Sen en iyi bilensin Rabbim! Ben bunu senden korktuğum için yaptım," deyince, Allah onu hemen bağışlamış."
    Ebû Hureyre radıyallahu anh. Buhârî.

    889. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "Eski zamanlarda birbirine zıt iki kişi vardı. Biri günahkâr, diğeri son derece dindardı. Dindar olan öbürüne:
    "Yapma, günah işlemekten geri dur!" derdi.
    Bir gün yine onu günah işlerken görünce, şöyle dedi: "Vazgeç!"
    Öteki: "Beni Rabbimle başbaşa bırak, aramıza girme! Başıma muhafız mı gönderildin!" diye çıkıştı.
    Dindar olan, "Vallahi, Allah seni asla bağışlamaz!" dedi.
    Derken, Allah onların ruhlarını aldı. Alemlerin Rabbi huzurunda biraraya geldiler.
    Allah teâlâ, son derece dindar olana, "Benim elimde olanı önlemeye senin gücün yeter miydi!" dedi.
    Günahkâr olana ise:
    "Haydi sen git, rahmetim sayesinde cennete gir!"
    Öteki için de:
    "Haydi bunu da ateşe götürün!" buyurdu."
    Ebû Hureyre radıyallahu anh. Ebû Dâvud.

    890. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "Sizden önce yaşayanlar arasında Kifl adında bir adam vardı. Hiçbir günahı işlemekten çekinmezdi. Muhtaç olduğunu bildiği bir kadına geldi ve ona çok para verdi. Onunla yatmak istediğinde, kadın titremeye ve ağlamaya başladı.
    "Neden ağlıyorsun?" diye sordu.
    "Ben bu işi hayatımda hiç yapmadım. ihtiyacım olduğu için bu duruma düştüm," deyince, adam kendini şöyle demekten alamadı:
    "Sen Allah korkusuyla böyle davranıyorsun ha! Öyleyse ben neden Allahtan korkmayayım? Verdiklerim senin olsun, haydi git! Serbestsin. Vallahi ben de bundan sonra Allaha asi gelmeyeceğim."
    Adam o gece öldü. Kapısına, "Allah, Kifli bağışlamıştır," diye yazıldı. Halk, bunu görünce şaşıp kaldılar. Bunun üzerine Allah, peygamberlerine vahyedip, onun durumunu bildirdi."
    İbn Ömer .adıyallahu ranh. Rezîn


  5. 21.Ekim.2010, 16:21
    3
    Silent and lonely rains
    Günah,Tevbe Pişmanlık Ümit ile ilgili Hadis-i Şerifler


    Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "Yedi helâk ediciden kaçının!"
    Denildi ki:
    "Ey Allahın Resûlü, onlar nedir?"
    Şöyle buyurdu:
    "Allaha ortak koşmak, sihir yapmak, haksız yere adam öldürmek, yetim malı yemek, zina etmek, cihad günü cepheden kaçmak, namuslu hanımlara iftira atmak."
    Ebû Hureyre radıyallahu anh. Buhârî.

    878. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "Mümini öldürmek, Allah katında, dünyanın yıkılmasından daha büyüktür."
    Büreyde radıyallahu anh. Nesêî.

    879. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "Eğer gök ehli ile yer ehli ortaklaşa bir mümini öldürseler, Allah hepsini ateşte yüz üstü süründürür."
    Ebû Hureyre radıyallahu anh. Tirmizî.

    880. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "Kim kendini asarsa, cehennemde de kendini asacak. Kim kendini bir âletle öldürürse, cehennemde de kendini âletle yaralayacaktır."
    Ebû Hureyre radıyallahu anh. Buhârî.

    881. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "Ümmetimin tamamı affedilmiştir, ancak günahlarını ilan edenler müstesna!"
    Ebû Hureyre radıyallahu anh. Buhârî.

    882. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "Açıkça günah işleyen fâsıkın aleyhinde konuşmak gıybet sayılmaz. Açıkça günah işleyen hâriç, ümmetimin her ferdi affedilecektir."
    Ebû Hureyre radıyallahu anh. Rezîn.

    883. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "Canım elinde olan Allaha yemin ederim ki, eğer siz günah işlemeseydiniz, Allah sizi yok eder, yerinize günah işleyip tevbe eden, Allahın da bağışladığı başka bir toplum getirirdi."
    Ebû Hureyre radıyallahu anh. Müslim.

    884. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "Allah, dünyada bir kulunun ayıbını örterse, kıyamet gününde de mutlaka onun ayıp ve kusurunu örter."
    Ebû Hureyre radıyallahu anh. Müslim.

    885. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellemin zamanında, bir adamın ismi Abdullah, lâkabı Hımâr idi. Bazen Peygamber sallallahu aleyhi ve sellemi güldürürdü. içki içtiği için, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem onu cezalandırmıştı.
    Bir keresinde yine içmiş ve sarhoş olarak getirilmişti. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem emretti, ceza uygulandı.
    Bunun üzerine cemaatten bir adam: "Allahım! Ona lânet et, amma da çok içiyor ve cezalandırılıyor bu adam!" deyince, Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
    "Onu lânetleme! Bu adam hakkında bildiğim tek şey, onun Allah ve Resûlünü sevmiş olmasıdır."
    Ömer radıyallahu anh. Buhârî.

    886. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "Bir kul tekrar tekrar günah işler ve her defasında, "Allahım! Benim günahımı bağışla!" der.
    Allah da: "Kulum günah işledi, affedecek, ya da sorumlu tutacak bir Rabbinin bulunduğunu bildi. Haydi istediğini yap! Ben seni bağışladım!" buyurur."
    Ebû Hureyre radıyallahu anh. Buhârî.

    887. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem, bize sabaha kadar eski toplumları anlatırdı, sadece namaz için kalkardı.
    İbn Amr radıyallahu anh. Ebû Dâvud.

    888. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "Hayatında hiçbir iyilik yapmamış bir adam ailesine dedi ki:
    "Ölürsem beni yakın, sonra yanık bedenimi öğütün, külümü rüzgâra saçın!"
    Ölünce, çocukları onun vasiyetini yerine getirmişler.
    Bunun üzerine Allah, yere: "Haydi onun parçalarını biraraya getir!" emrini vermiş. Yer de bu emri yerine getirmiş ve adam hemen dirilmiş.
    Allah buyurmuş:
    "Niçin böyle yaptın?"
    "Sen en iyi bilensin Rabbim! Ben bunu senden korktuğum için yaptım," deyince, Allah onu hemen bağışlamış."
    Ebû Hureyre radıyallahu anh. Buhârî.

    889. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "Eski zamanlarda birbirine zıt iki kişi vardı. Biri günahkâr, diğeri son derece dindardı. Dindar olan öbürüne:
    "Yapma, günah işlemekten geri dur!" derdi.
    Bir gün yine onu günah işlerken görünce, şöyle dedi: "Vazgeç!"
    Öteki: "Beni Rabbimle başbaşa bırak, aramıza girme! Başıma muhafız mı gönderildin!" diye çıkıştı.
    Dindar olan, "Vallahi, Allah seni asla bağışlamaz!" dedi.
    Derken, Allah onların ruhlarını aldı. Alemlerin Rabbi huzurunda biraraya geldiler.
    Allah teâlâ, son derece dindar olana, "Benim elimde olanı önlemeye senin gücün yeter miydi!" dedi.
    Günahkâr olana ise:
    "Haydi sen git, rahmetim sayesinde cennete gir!"
    Öteki için de:
    "Haydi bunu da ateşe götürün!" buyurdu."
    Ebû Hureyre radıyallahu anh. Ebû Dâvud.

    890. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "Sizden önce yaşayanlar arasında Kifl adında bir adam vardı. Hiçbir günahı işlemekten çekinmezdi. Muhtaç olduğunu bildiği bir kadına geldi ve ona çok para verdi. Onunla yatmak istediğinde, kadın titremeye ve ağlamaya başladı.
    "Neden ağlıyorsun?" diye sordu.
    "Ben bu işi hayatımda hiç yapmadım. ihtiyacım olduğu için bu duruma düştüm," deyince, adam kendini şöyle demekten alamadı:
    "Sen Allah korkusuyla böyle davranıyorsun ha! Öyleyse ben neden Allahtan korkmayayım? Verdiklerim senin olsun, haydi git! Serbestsin. Vallahi ben de bundan sonra Allaha asi gelmeyeceğim."
    Adam o gece öldü. Kapısına, "Allah, Kifli bağışlamıştır," diye yazıldı. Halk, bunu görünce şaşıp kaldılar. Bunun üzerine Allah, peygamberlerine vahyedip, onun durumunu bildirdi."
    İbn Ömer .adıyallahu ranh. Rezîn


  6. 21.Ekim.2010, 16:39
    4
    kadirba72
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 28.Eylül.2010
    Üye No: 79212
    Mesaj Sayısı: 32
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 27

    --->: İşlediğim günahları affetirmek mümkün mü?

    Allah razı olsun kardes güzel paylaşım sağolasın Allah (c.c) günahlarımızı bagıslasın. Ona layık kul olmayı nasip etsin


  7. 21.Ekim.2010, 16:39
    4
    kadirba72 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye
    Allah razı olsun kardes güzel paylaşım sağolasın Allah (c.c) günahlarımızı bagıslasın. Ona layık kul olmayı nasip etsin


  8. 21.Ekim.2010, 16:42
    5
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    --->: İşlediğim günahları affetirmek mümkün mü?

    Alıntı

    Allah razı olsun kardes güzel paylaşım sağolasın Allah (c.c) günahlarımızı bagıslasın. Ona layık kul olmayı nasip etsin
    amin kardeşim amin İnşaAllah,
    Allah c.c cümle Müslümanları bağışlasın,


  9. 21.Ekim.2010, 16:42
    5
    Silent and lonely rains
    Alıntı

    Allah razı olsun kardes güzel paylaşım sağolasın Allah (c.c) günahlarımızı bagıslasın. Ona layık kul olmayı nasip etsin
    amin kardeşim amin İnşaAllah,
    Allah c.c cümle Müslümanları bağışlasın,


  10. 21.Ekim.2010, 16:58
    6
    ali74
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 18.Ekim.2010
    Üye No: 79755
    Mesaj Sayısı: 1
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    --->: İşlediğim günahları affetirmek mümkün mü?

    Allah razı olsun da siz resim nasıl koyuyorsunuz?


  11. 21.Ekim.2010, 16:58
    6
    ali74 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye
    Allah razı olsun da siz resim nasıl koyuyorsunuz?


  12. 21.Ekim.2010, 17:02
    7
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    --->: İşlediğim günahları affetirmek mümkün mü?

    Alıntı
    Allah razı olsun da siz resim nasıl koyuyorsunuz?
    amin ecmain resimden kasıt kullanıcı avatarımı soruyorsun kardeş???


  13. 21.Ekim.2010, 17:02
    7
    Silent and lonely rains
    Alıntı
    Allah razı olsun da siz resim nasıl koyuyorsunuz?
    amin ecmain resimden kasıt kullanıcı avatarımı soruyorsun kardeş???


  14. 21.Ekim.2010, 19:36
    8
    YaZaROW
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 31.Temmuz.2010
    Üye No: 77650
    Mesaj Sayısı: 1,125
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    --->: İşlediğim günahları affetirmek mümkün mü?

    Eğer siz günah işlemeseydiniz, Allah sizi helak eder ve yerinize, günah işleyip, peşinden tövbe eden kullar yaratırdı. (Müslim, Tevbe, 9, 10, 11)

    Sadece peygamberler masumdur. Yani onlar günahsızdır. Hatasız kul olmaz lafı boşuna söylenmemiş. Biz günah işleyeceğiz ki Rabbimizden af dileyebilelim.


    Aman diyeyim buradan sakın günah işleyin anlamı çıkarmayın. Bilmeyerek ve gaflete düşerek günah işlemekten bahsediyorum. Daha doğrusu günah işledikten sonra tövbe edebilmekten bahsediyorum.



  15. 21.Ekim.2010, 19:36
    8
    YaZaROW - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Eğer siz günah işlemeseydiniz, Allah sizi helak eder ve yerinize, günah işleyip, peşinden tövbe eden kullar yaratırdı. (Müslim, Tevbe, 9, 10, 11)

    Sadece peygamberler masumdur. Yani onlar günahsızdır. Hatasız kul olmaz lafı boşuna söylenmemiş. Biz günah işleyeceğiz ki Rabbimizden af dileyebilelim.


    Aman diyeyim buradan sakın günah işleyin anlamı çıkarmayın. Bilmeyerek ve gaflete düşerek günah işlemekten bahsediyorum. Daha doğrusu günah işledikten sonra tövbe edebilmekten bahsediyorum.






+ Yorum Gönder