Konusunu Oylayın.: Kocam başka kadınlarla telefonda müstehcen konuşmalar yapıyor ve sonra da gidip onlarla görüşüyor!

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Kocam başka kadınlarla telefonda müstehcen konuşmalar yapıyor ve sonra da gidip onlarla görüşüyor!
  1. 05.Ekim.2010, 11:21
    1
    Misafir

    Kocam başka kadınlarla telefonda müstehcen konuşmalar yapıyor ve sonra da gidip onlarla görüşüyor!






    Kocam başka kadınlarla telefonda müstehcen konuşmalar yapıyor ve sonra da gidip onlarla görüşüyor! Mumsema bu apaçık zina bunun ahiretteki vebali nedir üstelik evli kadınlarla da görüşüyor ve zina yapıyor bense buna sabretmek zorundayım çünki çocuklarım eğitim çağında onların başında olmam lazım lütfen bana cevap verin.


  2. 05.Ekim.2010, 11:21
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 05.Ekim.2010, 11:45
    2
    ehli-sunnet
    Feseyekfikehumullah

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 19.Eylül.2010
    Üye No: 79032
    Mesaj Sayısı: 2,015
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 21
    Bulunduğu yer: Uzaklardan..

    --->: kocam başka kadınlarla telde seks yapıyor vesonrada gidib olarla görüşüyor




    Değerli Kardeşim Başlığı Biraz Daha Uygun açabilirdiniz

    Hile, aldatma, düzen kurma, insanın içinde gizlediği şeyin aksini açığa çıkarması. Dilimizdeki aldatmak kelimesi, huda kelimesinin karşılığıdır.
    İslâmda fertlerin birbirini aldatması yasak olduğu gibi, Müslümanın aldanmaması da bir esastır. Çünkü Müslüman bir başkasının hakkına tecavüz etmeyeceği gibi, kendi hakkını da başkasına çiğnetmez. Gerek alışverişte olsun, gerek diğer sosyal münasebetlerde olsun bir Müslüman ne aldatır, ne de aldanır. Böyle bir yola asla tenezzül de etmemeli ve bir Müslümanı asla aldatmamalıdır. Her Müslüman diğer Müslümanın kardeşi olduğu için toplumun birlik ve beraberliğini, bozmak bundan da öte kardeşliğini temelinden sarsan böyle bir yola tevessül etmek haramdır. Nitekim Hz. Peygamber(Sallallahu Aleyhi ve Sellem) çarşıda ıslak buğdayı, çuvalın altında kuru buğday ile kapatarak sattığı malın hatasını gizlemek suretiyle halkı aldatmaya çalışan kişiye:

    Bizi aldatan bizden değildir. Müslim : İmâm, 164

    ihtarında bulunmuştur. Kuranı Kerimde de huda kelimesi bazı ayetlerde geçmektedir:

    Münafıklar Allah(Azze ve Celle) ve müminleri aldatmaya çalışırlar halbuki yalnız kendilerini aldatırlar da, farkında bile olmazlar. Bakara : 9

    Münafıklar Allah(Azze ve Celle)ı aldatmaya çalışırlar, halbuki O, onların aldatmalarını kendilerine çevirir. Namaza kalktıkları zaman da üşene üşene kalkarlar, insanlara gösteriş yaparlar, Allah(Azze ve Celle)ı pek az anarlar. Nisâ : 142

    Görüldüğü gibi, âyetlerde münafıkların aldatıcılığından söz edilmekte, fakat Allah(Azze ve Celle) Teâlânın onların aldatmasına müsaade etmediği belirtilmektedir. Münafıkların, küfürlerini içlerinde gizleyip, sonra da dilleri ile Müslüman olduklarını söyleyerek, Allah(Azze ve Celle)ı müminleri aldatmaya çalıştıkları vahiyle açığa çıkarılmıştır. Çünkü yüce Allah(Azze ve Celle) insanın içinden geçenleri ve niyetlerini de bilir. Zira O, insana şah damarından daha yakındır . Dolayısıyla her şeye hâkim olan Allah(Azze ve Celle) asla aldatılamayacağını âyetleri ile açıklamıştır. Bu durum karşısında münâfıkların böyle bir yola tevessül etmeleri, kendilerini aldatmaktan başka bir şey değildir.
    Âyetlerde geçen münafıkların Allah(Azze ve Celle)ı aldatmaları sadece bir mecazdır. Çünkü aldatma, insanın içindeki bir çeşit hainlik olduğu için, âdeta münafıklar da şirklerini gizleyip, hile ve gurur ile iman ettiklerini ifade etmekle, huda yapmaya çalışmaktadırlar. Bu sebeple âyetteki aldatma ifadesi, münafıkların, normal bir insanı aldatmak için hilelere başvuran bir kişinin yaptığı işleri yaptıkları için kullanılmıştır.
    Münafikların bu hareketlerinin günahı kendilerine dönecektir. Bu sebeple de, kendilerinden başkasını aldatamamışlardır.
    Ayetteki bu kelimeler, münafıkların Allah(Azze ve Celle)ı aldatabileceklerini sanmalarına da hamledilebilir. Çünkü münafık bir kişi, gerçek mânada Allah(Azze ve Celle)ı ve sıfatlarını tanıyamamıştır.

    Harb aldatmadır hiledir. Buhârî, Cihâd, 157

    Âlimler bu hadise dayanarak, savaşta düşmana karşı aldatma ve hile yapmanın câiz olduğunda ittifak etmişlerdir. Savaşta imkanlar ölçüsünde hile ve tuzağın her türlüsüne başvurulabilir. Fakat bunu yaparken, yapılan anlaşmayı ve verilen emânı bozmamaya da gayret sarfedilmelidir. Bu tür anlaşmaları bozacak davranışlardan da azami ölçüde kaçınılır. Prensip olarak düşman anlaşma şartlarına uyduğu sürece İslâm Devleti de uyar. Düşman bunu çiğnerse, Müslümanlar için de misliyle mukabele etme hakkı doğar. Diğer yandan, yukarıdaki hadiste, savaş sırasında bütün kabiliyeti ortaya koyarak ve iyi düşünerek savaşı kazanma yollarını araştırmanın gerekliliğine de işaret vardır

    Recm Cezası
    Hz. Peygamber'in evli olarak zina edene recm cezası uyguladığı, tevatüre ulaşan hadislerle sabittir. Temelde kıyasa göre evlilere de yüz değnek (celde) cezası uygulanması gerekirken, bu konudaki hadislerle amel edilerek recm cezası öngörülmüştür.

    (zinayı yapan kadın veya erkek durumu değiştirmez)


    Şahsi Fikrim:
    Aldatılmak da aldatmak da elbette çok kötü bir şey. Bundan Allaha sığınırız. Efendimiz: "Bizi aldatan bizden değildir" buyurur. Ama her şeye rağmen insanlar nefislerine ya da şeytana mağlup olabiliyorlar. Bunun için Efendimiz aldatmayı bir boşanma sebebi saymış ve hanımının kendisini aldattığını söyleyen bir insana, "Öyleyse boşa" demiştir. Hala sevdiğini söyleyince de, "O halde katlan" buyurmuştur.
    Şimdi siz iki kötü durumla karsı karşıyasınız, bunlardan birisini seçmek zorundasınız: Ya boşanır ve bunun zorluklarını göze alır, bunlara katlanırsınız ki, bu çok zordur ve hangi kötülüklere sebep olacağını bilemezsiniz. Ya da bu ızdırabı içinizde sürekli taşır ve beraberliğe katlanırsınız. Şahsen ben size bunu tavsiye ederim. Çünkü böylece kocanızı da kurtarmış olursunuz. Tahammül için ve onun düzelmesi için Allaha sürekli dua edersiniz. Bu da sizin ibadetiniz olmuş olur. Ama her iki durumda da bu acıların mükâfatını Allahtan alırsınız.


  4. 05.Ekim.2010, 11:45
    2
    Feseyekfikehumullah



    Değerli Kardeşim Başlığı Biraz Daha Uygun açabilirdiniz

    Hile, aldatma, düzen kurma, insanın içinde gizlediği şeyin aksini açığa çıkarması. Dilimizdeki aldatmak kelimesi, huda kelimesinin karşılığıdır.
    İslâmda fertlerin birbirini aldatması yasak olduğu gibi, Müslümanın aldanmaması da bir esastır. Çünkü Müslüman bir başkasının hakkına tecavüz etmeyeceği gibi, kendi hakkını da başkasına çiğnetmez. Gerek alışverişte olsun, gerek diğer sosyal münasebetlerde olsun bir Müslüman ne aldatır, ne de aldanır. Böyle bir yola asla tenezzül de etmemeli ve bir Müslümanı asla aldatmamalıdır. Her Müslüman diğer Müslümanın kardeşi olduğu için toplumun birlik ve beraberliğini, bozmak bundan da öte kardeşliğini temelinden sarsan böyle bir yola tevessül etmek haramdır. Nitekim Hz. Peygamber(Sallallahu Aleyhi ve Sellem) çarşıda ıslak buğdayı, çuvalın altında kuru buğday ile kapatarak sattığı malın hatasını gizlemek suretiyle halkı aldatmaya çalışan kişiye:

    Bizi aldatan bizden değildir. Müslim : İmâm, 164

    ihtarında bulunmuştur. Kuranı Kerimde de huda kelimesi bazı ayetlerde geçmektedir:

    Münafıklar Allah(Azze ve Celle) ve müminleri aldatmaya çalışırlar halbuki yalnız kendilerini aldatırlar da, farkında bile olmazlar. Bakara : 9

    Münafıklar Allah(Azze ve Celle)ı aldatmaya çalışırlar, halbuki O, onların aldatmalarını kendilerine çevirir. Namaza kalktıkları zaman da üşene üşene kalkarlar, insanlara gösteriş yaparlar, Allah(Azze ve Celle)ı pek az anarlar. Nisâ : 142

    Görüldüğü gibi, âyetlerde münafıkların aldatıcılığından söz edilmekte, fakat Allah(Azze ve Celle) Teâlânın onların aldatmasına müsaade etmediği belirtilmektedir. Münafıkların, küfürlerini içlerinde gizleyip, sonra da dilleri ile Müslüman olduklarını söyleyerek, Allah(Azze ve Celle)ı müminleri aldatmaya çalıştıkları vahiyle açığa çıkarılmıştır. Çünkü yüce Allah(Azze ve Celle) insanın içinden geçenleri ve niyetlerini de bilir. Zira O, insana şah damarından daha yakındır . Dolayısıyla her şeye hâkim olan Allah(Azze ve Celle) asla aldatılamayacağını âyetleri ile açıklamıştır. Bu durum karşısında münâfıkların böyle bir yola tevessül etmeleri, kendilerini aldatmaktan başka bir şey değildir.
    Âyetlerde geçen münafıkların Allah(Azze ve Celle)ı aldatmaları sadece bir mecazdır. Çünkü aldatma, insanın içindeki bir çeşit hainlik olduğu için, âdeta münafıklar da şirklerini gizleyip, hile ve gurur ile iman ettiklerini ifade etmekle, huda yapmaya çalışmaktadırlar. Bu sebeple âyetteki aldatma ifadesi, münafıkların, normal bir insanı aldatmak için hilelere başvuran bir kişinin yaptığı işleri yaptıkları için kullanılmıştır.
    Münafikların bu hareketlerinin günahı kendilerine dönecektir. Bu sebeple de, kendilerinden başkasını aldatamamışlardır.
    Ayetteki bu kelimeler, münafıkların Allah(Azze ve Celle)ı aldatabileceklerini sanmalarına da hamledilebilir. Çünkü münafık bir kişi, gerçek mânada Allah(Azze ve Celle)ı ve sıfatlarını tanıyamamıştır.

    Harb aldatmadır hiledir. Buhârî, Cihâd, 157

    Âlimler bu hadise dayanarak, savaşta düşmana karşı aldatma ve hile yapmanın câiz olduğunda ittifak etmişlerdir. Savaşta imkanlar ölçüsünde hile ve tuzağın her türlüsüne başvurulabilir. Fakat bunu yaparken, yapılan anlaşmayı ve verilen emânı bozmamaya da gayret sarfedilmelidir. Bu tür anlaşmaları bozacak davranışlardan da azami ölçüde kaçınılır. Prensip olarak düşman anlaşma şartlarına uyduğu sürece İslâm Devleti de uyar. Düşman bunu çiğnerse, Müslümanlar için de misliyle mukabele etme hakkı doğar. Diğer yandan, yukarıdaki hadiste, savaş sırasında bütün kabiliyeti ortaya koyarak ve iyi düşünerek savaşı kazanma yollarını araştırmanın gerekliliğine de işaret vardır

    Recm Cezası
    Hz. Peygamber'in evli olarak zina edene recm cezası uyguladığı, tevatüre ulaşan hadislerle sabittir. Temelde kıyasa göre evlilere de yüz değnek (celde) cezası uygulanması gerekirken, bu konudaki hadislerle amel edilerek recm cezası öngörülmüştür.

    (zinayı yapan kadın veya erkek durumu değiştirmez)


    Şahsi Fikrim:
    Aldatılmak da aldatmak da elbette çok kötü bir şey. Bundan Allaha sığınırız. Efendimiz: "Bizi aldatan bizden değildir" buyurur. Ama her şeye rağmen insanlar nefislerine ya da şeytana mağlup olabiliyorlar. Bunun için Efendimiz aldatmayı bir boşanma sebebi saymış ve hanımının kendisini aldattığını söyleyen bir insana, "Öyleyse boşa" demiştir. Hala sevdiğini söyleyince de, "O halde katlan" buyurmuştur.
    Şimdi siz iki kötü durumla karsı karşıyasınız, bunlardan birisini seçmek zorundasınız: Ya boşanır ve bunun zorluklarını göze alır, bunlara katlanırsınız ki, bu çok zordur ve hangi kötülüklere sebep olacağını bilemezsiniz. Ya da bu ızdırabı içinizde sürekli taşır ve beraberliğe katlanırsınız. Şahsen ben size bunu tavsiye ederim. Çünkü böylece kocanızı da kurtarmış olursunuz. Tahammül için ve onun düzelmesi için Allaha sürekli dua edersiniz. Bu da sizin ibadetiniz olmuş olur. Ama her iki durumda da bu acıların mükâfatını Allahtan alırsınız.


  5. 05.Ekim.2010, 16:58
    3
    menekse23
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 04.Ağustos.2010
    Üye No: 77719
    Mesaj Sayısı: 288
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 3
    Bulunduğu yer: Almanya

    --->: Kocam başka kadınlarla telefonda müstehcen konuşmalar yapıyor ve sonra da gidip onlarla görüşüyor!

    olayin boyutunu tam bilmiyoruz. Yalnizca siz bilirsiniz. Biraz sabredin, ve cok Dua edin.

    Yalniz sizde esinize karsi biraz fazla ilgi göstermeye cabalayin, yani cinsel bakimdan.


  6. 05.Ekim.2010, 16:58
    3
    Devamlı Üye
    olayin boyutunu tam bilmiyoruz. Yalnizca siz bilirsiniz. Biraz sabredin, ve cok Dua edin.

    Yalniz sizde esinize karsi biraz fazla ilgi göstermeye cabalayin, yani cinsel bakimdan.





+ Yorum Gönder