Konusunu Oylayın.: Bir kişinin gönderdiği selamı sahibine ulaştırmazsak vebal olurmu günahmıdır

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Bir kişinin gönderdiği selamı sahibine ulaştırmazsak vebal olurmu günahmıdır
  1. 05.Ekim.2010, 00:09
    1
    Misafir

    Bir kişinin gönderdiği selamı sahibine ulaştırmazsak vebal olurmu günahmıdır






    Bir kişinin gönderdiği selamı sahibine ulaştırmazsak vebal olurmu günahmıdır Mumsema selam söyle deriz ve biz bize söyleneni yapmassak yani şu kişinin sana selamı var demessek vebal olurmu günahmıdır???


  2. 05.Ekim.2010, 09:14
    2
    ehli-sunnet
    Feseyekfikehumullah

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 19.Eylül.2010
    Üye No: 79032
    Mesaj Sayısı: 2,015
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 21
    Bulunduğu yer: Uzaklardan..

    --->: Bir kişinin gönderdiği selamı sahibine ulaştırmazsak vebal olurmu günahmıdır




    Selâmlaşmada âdâb: Ebû Hüreyre'den, Allah Rasûlü şöyle buyurmuştur: "Küçük büyüğe, yürüyen oturana ve sayıları az olanlar çok olanlara selâm versin. " (Buhârî, İsti'zân, 4-7; Müslim, Selâm, 1, Edeb, 46; İbn Hanbel, III, 444) Hz. Câbir (r.a.)'den: "Yaya giden iki kişi karşılaştıklarında hangisi önce selâm verirse o daha fazla ecir kazanır" hadisi rivâyet edilmektedir . -Selâm, müslümanlar arasında sevgi bağlarının kurulmasında önemli bir araçtır. Selâm vermek sünnet, almak ise farzdır. Peygamberimiz (s.a.s.) selâmı yaymamızı, tanısak da tanımasak da her müslümana selâm vermemiz gerektiğini bununla da imanımız olgunluğa erdiği için Cennet'e gireceğimizi müjdelemiştir. Bu nedenle gençler ihtiyarlara, binek üzerinde olanlar yürüyenlere, yürüyenler oturanlara, arkadan gelenler önden gidenlere, bir kişi çok kişiye selâm vermelidir. Selâma daha güzel bir şekil de karşılık vermek gerekir. "es-Selâmu aleykum" diyene "ve aleykumu'sselâm ve rahmetullâhi ve berekatuhu" denmelidir. Verilen selâmı alma durumunda olmayana selâm vermek mekruhtur. Yemek yiyene, namaz kılana, Kur'an okuyana, hutbe dinleyene selâm verilmemelidir. Kâfirlere selâm verilmez. Açıktan açığa Allah'ın emrini çiğneyen ve bu hâlinde ısrarlı olana da selâm verilmez. Topluma verilen selâma bir kişi karşılık verirse, diğerlerinin selâm alma sorumluluğu kalkar. Selâm getiren birinden selâmı almak, mektupta yazılı selâma ya mektupla ya da o anda sözle karşılık vermek gerekir. Eve girerken ev halkına selâm verildiği gibi ayrılırken de selâm vererek ayrılmak faziletli bir iştir. Boş bir yere girilirken de "es selâmu aleyna ve alâ ibâdillahi's-Sâlihîn" diyerek selâm verilir. Selâm, müminin mümine yaptığı hayırlı bir duadır. "Allah'ın selâmı, rahmeti ve bereketi üzerine olsun. " Mânasına gelen selâmlaşmanın yerini basit kelimeler tutmaz. -Karşılaşan iki müslüman birbirlerinin ellerini tutarak müsafaha eder, Peygamber'e (s.a.s.) salavât okur, hal hatır sorarlar. Bu durumda olan kişiler henüz birbirlerinden ayrılmadan Allah onlara mağfiret eder. Gönderilen selamı yerine ulaştırmak vaciptir. Ancak selamı gönderene "aleyküm selam" diye karşılık verirse selamı ulaştırmak vacip olmaz.




  3. 05.Ekim.2010, 09:14
    2
    Feseyekfikehumullah



    Selâmlaşmada âdâb: Ebû Hüreyre'den, Allah Rasûlü şöyle buyurmuştur: "Küçük büyüğe, yürüyen oturana ve sayıları az olanlar çok olanlara selâm versin. " (Buhârî, İsti'zân, 4-7; Müslim, Selâm, 1, Edeb, 46; İbn Hanbel, III, 444) Hz. Câbir (r.a.)'den: "Yaya giden iki kişi karşılaştıklarında hangisi önce selâm verirse o daha fazla ecir kazanır" hadisi rivâyet edilmektedir . -Selâm, müslümanlar arasında sevgi bağlarının kurulmasında önemli bir araçtır. Selâm vermek sünnet, almak ise farzdır. Peygamberimiz (s.a.s.) selâmı yaymamızı, tanısak da tanımasak da her müslümana selâm vermemiz gerektiğini bununla da imanımız olgunluğa erdiği için Cennet'e gireceğimizi müjdelemiştir. Bu nedenle gençler ihtiyarlara, binek üzerinde olanlar yürüyenlere, yürüyenler oturanlara, arkadan gelenler önden gidenlere, bir kişi çok kişiye selâm vermelidir. Selâma daha güzel bir şekil de karşılık vermek gerekir. "es-Selâmu aleykum" diyene "ve aleykumu'sselâm ve rahmetullâhi ve berekatuhu" denmelidir. Verilen selâmı alma durumunda olmayana selâm vermek mekruhtur. Yemek yiyene, namaz kılana, Kur'an okuyana, hutbe dinleyene selâm verilmemelidir. Kâfirlere selâm verilmez. Açıktan açığa Allah'ın emrini çiğneyen ve bu hâlinde ısrarlı olana da selâm verilmez. Topluma verilen selâma bir kişi karşılık verirse, diğerlerinin selâm alma sorumluluğu kalkar. Selâm getiren birinden selâmı almak, mektupta yazılı selâma ya mektupla ya da o anda sözle karşılık vermek gerekir. Eve girerken ev halkına selâm verildiği gibi ayrılırken de selâm vererek ayrılmak faziletli bir iştir. Boş bir yere girilirken de "es selâmu aleyna ve alâ ibâdillahi's-Sâlihîn" diyerek selâm verilir. Selâm, müminin mümine yaptığı hayırlı bir duadır. "Allah'ın selâmı, rahmeti ve bereketi üzerine olsun. " Mânasına gelen selâmlaşmanın yerini basit kelimeler tutmaz. -Karşılaşan iki müslüman birbirlerinin ellerini tutarak müsafaha eder, Peygamber'e (s.a.s.) salavât okur, hal hatır sorarlar. Bu durumda olan kişiler henüz birbirlerinden ayrılmadan Allah onlara mağfiret eder. Gönderilen selamı yerine ulaştırmak vaciptir. Ancak selamı gönderene "aleyküm selam" diye karşılık verirse selamı ulaştırmak vacip olmaz.







+ Yorum Gönder