Konusunu Oylayın.: Allah'a yakın olmak için bir tarikata bağlı olmak şart mı?

5 üzerinden 5.00 | Toplam: 4 kişi oyladı.

  1. 02.Ekim.2010, 06:51
    1
    Misafir

    Allah'a yakın olmak için bir tarikata bağlı olmak şart mı?






    Allah'a yakın olmak için bir tarikata bağlı olmak şart mı? Mumsema selamun aleyküm
    değerli gönül dostları bir bilgi edinmek istiyorum ben şimdi bir müslüman önce bir cemaate sonra resulullaha sora Allaha ulaşır diyolar
    yani şimdi ben bir cemaate bağlı olmadan direk efendimizi örnek alıp yaşamakla Allaha yakınlık olurmu illa cemaate katılmam şartmı
    bana öyle diolar ama ben bi türlü inanmıyorum öyle şey olmaz diyorum
    kendi fikrim şu tamam onlar Allah dostlarıdır karalıyacak söz kesinlikle söyleyemem ama ben cemaatlere bağlı değilim herhangi bir müridi rabıta etmeden efendimizi örnek alarak ibadetlerimi yapıyorum bu doğru değilmi sizce illa rabıta etmemmi gerek illa bir cemaate bağlı olup onların vesilesilemi Allaha ulaşılır


  2. 02.Ekim.2010, 06:51
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    selamun aleyküm
    değerli gönül dostları bir bilgi edinmek istiyorum ben şimdi bir müslüman önce bir cemaate sonra resulullaha sora Allaha ulaşır diyolar
    yani şimdi ben bir cemaate bağlı olmadan direk efendimizi örnek alıp yaşamakla Allaha yakınlık olurmu illa cemaate katılmam şartmı
    bana öyle diolar ama ben bi türlü inanmıyorum öyle şey olmaz diyorum
    kendi fikrim şu tamam onlar Allah dostlarıdır karalıyacak söz kesinlikle söyleyemem ama ben cemaatlere bağlı değilim herhangi bir müridi rabıta etmeden efendimizi örnek alarak ibadetlerimi yapıyorum bu doğru değilmi sizce illa rabıta etmemmi gerek illa bir cemaate bağlı olup onların vesilesilemi Allaha ulaşılır


    Benzer Konular
  3. Allah'a yakın olmak için ne yapılmalı
  4. İçim sıkılıyor kendimi hep dışlanmış hissediyorum Allah'a yakın olmak istiyorum
  5. Allah yolunda olmak için tarikatta olmak zorunlumudur ?
  6. Herhangi bir tarikata bağlı olmak şartmı
  7. Hiç bir tarikata bağlı değilim,herhangi bir tarikata bağlanmam gereklimidir?
  8. 02.Ekim.2010, 22:18
    2
    YaZaROW
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 31.Temmuz.2010
    Üye No: 77650
    Mesaj Sayısı: 1,132
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    --->: Allah'a yakın olmak için bir tarikata bağlı olmak şart mı?




    Yok kardeş o kadar baskı yok. Sünneti yapanlarla beraber olmak amaçlı tekke ve tarikatları tavsiye ediyorlardır. Ama siz Peygamberimiz s.a.v'in hareketlerini yaparak Allah'a yakınlaşmak istiyorsanız da o en iyi yoldur. Bir çok evliya yanlız başına Allah dostu olmuştur. Hayatları hakkında edindiğim malumatların çoğu böyledir. Kendileri peygamber efendimizin yolunda ilerleyerek cemaate katılmamışlar, kendi cemaatleri oluşmuş. Kendinizi cemaatlere tarikatlara zorlamayın. Fakat iyilikleri de yok denilemez asla. Evde vesveseye düşebileceğiniz bir konuda bir ibadethanede asla düşmeyebilirsiniz. Akıl ve güç tabii ki sizin elinizde.

    Selametle



  9. 02.Ekim.2010, 22:18
    2
    YaZaROW - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli



    Yok kardeş o kadar baskı yok. Sünneti yapanlarla beraber olmak amaçlı tekke ve tarikatları tavsiye ediyorlardır. Ama siz Peygamberimiz s.a.v'in hareketlerini yaparak Allah'a yakınlaşmak istiyorsanız da o en iyi yoldur. Bir çok evliya yanlız başına Allah dostu olmuştur. Hayatları hakkında edindiğim malumatların çoğu böyledir. Kendileri peygamber efendimizin yolunda ilerleyerek cemaate katılmamışlar, kendi cemaatleri oluşmuş. Kendinizi cemaatlere tarikatlara zorlamayın. Fakat iyilikleri de yok denilemez asla. Evde vesveseye düşebileceğiniz bir konuda bir ibadethanede asla düşmeyebilirsiniz. Akıl ve güç tabii ki sizin elinizde.

    Selametle



  10. 02.Ekim.2010, 22:59
    3
    sekiz kelvin
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 08.Eylül.2010
    Üye No: 78822
    Mesaj Sayısı: 34
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    --->: Allah'a yakın olmak için bir tarikata bağlı olmak şart mı?

    Kardeş sana bir hikaye nakletmeye çalışayım.

    Hazreti Musa bir gün bir başına dağları dolanırken, uzaktan yoksul ve yalnız bir çoban görmüş. Çoban dizüstü çökmüş, ellerini semaya açıp dua etmekteymiş. Bu durum Musa'nın çok hoşuna gitmiş ama yaklaşıp da çobanın duasını duyunca çok şaşırmış.

    "Kurban olduğum Allah'ım. Seni ne kadar severim, bir bilsen. Ne istersen yaparım, yeter ki Sen iste. Sürüdeki en yağlı koyunu kes desen, gözümü kırpmadan keserim Senin için. Koyun kavurması gözeldir Allah'ım, kuyruk yağını da alır pilavına katarsın, tadından yenmez olur."

    Musa, duaya kulak kabartarak çobana yaklaşmış.

    "Yeter ki Sen dile, ayaklarını yıkarım. Kulaklarını temizler, bitlerini ayıklarım. Ne kadar çok severim ben Seni. Sana çok hayranım!"

    Duydukları karşısında Musa öfkeden küplere binmiş. Bağıra çağıra kesmiş çobanın duasını: "Sus, seni cahil adam! Ne yaptığını sanırsın. Allah hiç pilav yer mi? Allah'ın ayakları mı var ki yıkayasın? Böyle dua mı olurmuş! Külliyen günaha giriyorsun. Derhal tövbe et!"

    Çoban, Musa'dan azarı işitince kulaklarına kadar kızarmış, utancından yerin dibine geçmiş. Özür üstüne özür dilemiş, bir daha böyle kafasına göre dua etmeyeceğine yeminler etmiş. O gün akşama kadar Musa çobanın yanında durup ona temel dualar ezberletmiş. Sonra "Allah benden razı olur, iyi bir iş yaptım" diye düşünüp yoluna devam etmiş.
    Ama o gece bir ses işitmiş. Seslenen Allah(CC) imiş.
    "Ey Musa, sen bugün ne yaptın? Sen ayırmaya mı geldin buluşturmaya mı? Şu garip çobanı azarladın. Ağzından çıkan lafı bilmese de, o çoban inancında samimiydi. Kalbi temiz, niyeti halisti. Biz kelimelere bakmayız. Niyete bakarız. Kelimelere bakacak olsak yeryüzünde insan kalmazdı! Biz çobandan razıydık. Başkasına medîh olan söz sana zemdir. Ona bal olan sana zehirdir. Sen işittiklerini inkar ve küfür saydın ama bilsen ki bir kabahati varsa bile, ne tatlı kabahattir onunki"

    Musa hatasını anlamış. Ertesi gün güneş doğar doğmaz, çobanı görmek için tekrar dağa çıkmış. Çoban yine duaya durmuşmuş. Ama dünkü heyecanından, samimiyetinden eser yokmuş artık. Öğretildiği gibi yakarmaya gayret gösterdiğinden, aman bir yanlış laf etmeyeyim diye takılıyor, kekeliyor, terliyormuş. Musa, çobana ettiğinden pişman olup sırtını okşamış ve demiş ki:

    "Ey dost, ben hatalıyım, ne olur affet. Bildiğin gibi dua et. Allah'ın nazarında böylesi daha kıymetlidir.

    Çoban, Musa'dan bunları işitince hayrete düşmüş ama bir o kadar da rahatlamış. Ne var ki o artık bir üst aşamaya vasıl olduğundan, masum inkarına, tatlı günahına dönmeyip, Musa'nın öğrettiği ezbercilikte de kalmayıp, tüm bunların ötesine geçmiş. Rabb'ine yakın mutlu mesut, mübarek bir hayat sürmüş...

    ---

    Kıssadan hisse şu: Seni Rabbine yaklaştırmak için başkalarına değil, yüreğine ihtiyacın var.

    Putperestlik, İslamiyet ışığının indirilmesi ile yüzlerce yıl önce kalktı biliyorsun.

    Dinimizin en büyük gücü, seni yaratan (Allah CC) ile kul arasında bütün aracıların, ara basamakların, kaldırılmış olmasıdır. Benim kişisel kanaatim, insanın kendi başına, gecelerce kendi içine çekilip ibadet etmesi, okuması, düşünmesi; insanı daha rahat ışığa kavuşturduğu yönünde.

    Sen namazını düzenli olarak kılıyor musun, Kur'an-ı Kerim'i hakkıyla okuyor musun, Peygamber Efendimizin Hadislerini hakkıyla okuyup anladın mı; bunları gerçekleştirdiysen zaten ışığa ulaşmışsın; başka birşeye ihtiyacın yok.

    Kimlerin Allah(CC)'a yakın kullar olduğu, Kur'an-ı Kerim'de çok açık belirtilmiştir. Zaten bu şartları yerine getirirsen, doğru yolu bulmuş oluyorsun.

    "Filan tarikata girmeden Allah'a(CC) yaklaşamazsın" diyenlere de "A'raf/205" i okumalarını söyle ve de direk uzaklaş zira bu zihniyet direk küfre girer...

    Selam ve dua ile.


  11. 02.Ekim.2010, 22:59
    3
    Kardeş sana bir hikaye nakletmeye çalışayım.

    Hazreti Musa bir gün bir başına dağları dolanırken, uzaktan yoksul ve yalnız bir çoban görmüş. Çoban dizüstü çökmüş, ellerini semaya açıp dua etmekteymiş. Bu durum Musa'nın çok hoşuna gitmiş ama yaklaşıp da çobanın duasını duyunca çok şaşırmış.

    "Kurban olduğum Allah'ım. Seni ne kadar severim, bir bilsen. Ne istersen yaparım, yeter ki Sen iste. Sürüdeki en yağlı koyunu kes desen, gözümü kırpmadan keserim Senin için. Koyun kavurması gözeldir Allah'ım, kuyruk yağını da alır pilavına katarsın, tadından yenmez olur."

    Musa, duaya kulak kabartarak çobana yaklaşmış.

    "Yeter ki Sen dile, ayaklarını yıkarım. Kulaklarını temizler, bitlerini ayıklarım. Ne kadar çok severim ben Seni. Sana çok hayranım!"

    Duydukları karşısında Musa öfkeden küplere binmiş. Bağıra çağıra kesmiş çobanın duasını: "Sus, seni cahil adam! Ne yaptığını sanırsın. Allah hiç pilav yer mi? Allah'ın ayakları mı var ki yıkayasın? Böyle dua mı olurmuş! Külliyen günaha giriyorsun. Derhal tövbe et!"

    Çoban, Musa'dan azarı işitince kulaklarına kadar kızarmış, utancından yerin dibine geçmiş. Özür üstüne özür dilemiş, bir daha böyle kafasına göre dua etmeyeceğine yeminler etmiş. O gün akşama kadar Musa çobanın yanında durup ona temel dualar ezberletmiş. Sonra "Allah benden razı olur, iyi bir iş yaptım" diye düşünüp yoluna devam etmiş.
    Ama o gece bir ses işitmiş. Seslenen Allah(CC) imiş.
    "Ey Musa, sen bugün ne yaptın? Sen ayırmaya mı geldin buluşturmaya mı? Şu garip çobanı azarladın. Ağzından çıkan lafı bilmese de, o çoban inancında samimiydi. Kalbi temiz, niyeti halisti. Biz kelimelere bakmayız. Niyete bakarız. Kelimelere bakacak olsak yeryüzünde insan kalmazdı! Biz çobandan razıydık. Başkasına medîh olan söz sana zemdir. Ona bal olan sana zehirdir. Sen işittiklerini inkar ve küfür saydın ama bilsen ki bir kabahati varsa bile, ne tatlı kabahattir onunki"

    Musa hatasını anlamış. Ertesi gün güneş doğar doğmaz, çobanı görmek için tekrar dağa çıkmış. Çoban yine duaya durmuşmuş. Ama dünkü heyecanından, samimiyetinden eser yokmuş artık. Öğretildiği gibi yakarmaya gayret gösterdiğinden, aman bir yanlış laf etmeyeyim diye takılıyor, kekeliyor, terliyormuş. Musa, çobana ettiğinden pişman olup sırtını okşamış ve demiş ki:

    "Ey dost, ben hatalıyım, ne olur affet. Bildiğin gibi dua et. Allah'ın nazarında böylesi daha kıymetlidir.

    Çoban, Musa'dan bunları işitince hayrete düşmüş ama bir o kadar da rahatlamış. Ne var ki o artık bir üst aşamaya vasıl olduğundan, masum inkarına, tatlı günahına dönmeyip, Musa'nın öğrettiği ezbercilikte de kalmayıp, tüm bunların ötesine geçmiş. Rabb'ine yakın mutlu mesut, mübarek bir hayat sürmüş...

    ---

    Kıssadan hisse şu: Seni Rabbine yaklaştırmak için başkalarına değil, yüreğine ihtiyacın var.

    Putperestlik, İslamiyet ışığının indirilmesi ile yüzlerce yıl önce kalktı biliyorsun.

    Dinimizin en büyük gücü, seni yaratan (Allah CC) ile kul arasında bütün aracıların, ara basamakların, kaldırılmış olmasıdır. Benim kişisel kanaatim, insanın kendi başına, gecelerce kendi içine çekilip ibadet etmesi, okuması, düşünmesi; insanı daha rahat ışığa kavuşturduğu yönünde.

    Sen namazını düzenli olarak kılıyor musun, Kur'an-ı Kerim'i hakkıyla okuyor musun, Peygamber Efendimizin Hadislerini hakkıyla okuyup anladın mı; bunları gerçekleştirdiysen zaten ışığa ulaşmışsın; başka birşeye ihtiyacın yok.

    Kimlerin Allah(CC)'a yakın kullar olduğu, Kur'an-ı Kerim'de çok açık belirtilmiştir. Zaten bu şartları yerine getirirsen, doğru yolu bulmuş oluyorsun.

    "Filan tarikata girmeden Allah'a(CC) yaklaşamazsın" diyenlere de "A'raf/205" i okumalarını söyle ve de direk uzaklaş zira bu zihniyet direk küfre girer...

    Selam ve dua ile.


  12. 02.Ekim.2010, 23:45
    4
    pamukprenses
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 14.Eylül.2010
    Üye No: 78910
    Mesaj Sayısı: 4
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Bulunduğu yer: kocaeli

    --->: Allah'a yakın olmak için bir tarikata bağlı olmak şart mı?

    allah razı olsun bende bılgılendım


  13. 02.Ekim.2010, 23:45
    4
    allah razı olsun bende bılgılendım


  14. 03.Ekim.2010, 07:18
    5
    Rayyan Emir
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 10.Mayıs.2010
    Üye No: 75986
    Mesaj Sayısı: 796
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 11
    Yaş: 36

    --->: Allah'a yakın olmak için bir tarikata bağlı olmak şart mı?

    arkadaslar guzel ozetlemis mum hocamizin babasi da naksilerin halifesiymis yanlis hatilamiyorsam babasi da oyle demis illa sart yoktur insan kendisi de yolunu bulabilir diye.. 8 kelvin arkadasin verdigi ayet ve abese suresini okumani rica ediyorum bunlarin hepsinde ibret vardir ozundeki manayi anlarsan sevinirim


  15. 03.Ekim.2010, 07:18
    5
    Devamlı Üye
    arkadaslar guzel ozetlemis mum hocamizin babasi da naksilerin halifesiymis yanlis hatilamiyorsam babasi da oyle demis illa sart yoktur insan kendisi de yolunu bulabilir diye.. 8 kelvin arkadasin verdigi ayet ve abese suresini okumani rica ediyorum bunlarin hepsinde ibret vardir ozundeki manayi anlarsan sevinirim


  16. 03.Ekim.2010, 08:20
    6
    Hamitoğlu
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 25.Ağustos.2010
    Üye No: 78303
    Mesaj Sayısı: 50
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 39
    Bulunduğu yer: Alanya

    --->: Allah'a yakın olmak için bir tarikata bağlı olmak şart mı?

    Arkadaşlar verdiğiniz örnekler güzel fakat bu pencerenin bir boyutu.
    Başka bir açıdan da konuyu ele almakta fayda görüyorum.
    Cemaatler İslamda olmazsa olmaz değildir.
    Fakat cemaat dışında kalan insanların yanlışa meyli cemaat içinde kalanlarla aynı değildir.
    İman olayı çok farklıdır.
    Sürekli imanı beslemek, korumak gerekiyor.
    iman aslında her zaman yükseklerdedir ama alçalan bizim nefsimizdir.
    Nefsimizi tehlikelerden korumak için ya ciddi anlamda prensip sahibi olup "İkra" emri üzre okumaya devam edecek ve kendimizi geliştireceğiz.
    Veyahutta bir cemaate bağlanıp orada manevi iklim deryasında yüzeceğiz.
    Ben şahsıma birlikte dirliği görenlerdenim.
    Evliyaların bir kısmı cemaatte olmasa bile şu anda hak olarak gördüğümüz dört mezhebin imamları bir bilene gidip ders görmüşlerdir.
    "
    Imam-i A’zam Hazretleri, vefatlarindan iki sene önce
    kendi ögrencilerinden birine intisâb ederek tarikat
    almis, vefât ederken de: «Son iki senem olmasaydi
    helâk olurdum» buyurmustur.

    Imam Sâfi’î Hazretleri ise, aslen ümmî, fakat gönlü
    ilm-i ledünnî ile dolu Seybân-i Râ’î gibi bir zâtin
    önünde, anasinin dizi dibinde oturan bir çocuk gibi
    mütevâzi bir tavir içinde bulunur ve teveccüh için
    beklerdi. Hattâ Imam-i Hanbelî Hazretleri :
    »—Yâ Imâm-i Sâfi’i! Seybân-i Râ’î gibi bir ümmiye
    karsi niçin bu kadar tevâzû gösteriyorsunuz?»
    diye sordugunda O:«—Yâ imâm-i Hanbelî!
    Bizim ilim ve îman konusundaki
    sözlerimiz bu zâtta fi’len yasanilan bir hâl
    ve davranis seklinde tezâhür etmistir» diye cevap vermistir.
    Hattâ Imâm-i Hanbelî, imtihan etmek ve ilmî
    seviyesini ölçmek maksadiyla Seybân-i Râ’î Hazretleri’ne,
    fikhin en çetrefil mes’elelerinden birkaç soru
    sormus, aldigi pek ince ve nükte dolu cevap karsisinda
    hayret etmekten kendini alamamis ve düsüp bayilmistir.
    Bu hâdiseden sonra da Imâm-i Sâfi’î ile birlikte
    Seybân-i Râ’î’nin zikir ve sohbet meclislerine katilmislar,
    diger âlim ve ögrencilerine de süfiyye meclislerine
    devam etmelerini tavsiye buyurmuslardir.
    Imam Azam Ebû Hanife rahmetullah aleyh’in vefâtindan
    iki sene önce sûfiyye yolunu benimseyerek
    talebelerinden birine intisâb edip ondan tarikat aldigi,

    vefâti esnâsinda da
    «Ömrümün son iki senesi olmasaydi
    Nu’man helâk olurdu» sözleriyle de bunu vecizelestirdigi
    ve ölümsüzlestirdigi bilinmelidir.

    (Mektûbât-i Rabbani)"

    Ayrılıkta zillet, birleşmede izzet vardır.
    Bence cemaatlere gidip toplu sohbetler yapmak, zikrin halkalarından biri olmak çok önemlidir.
    Hele günümüzde ki fitne fücurun oyuncağı olmamak adına çok önemlidir.

    Lütfen fikirlerimi muhalefet olarak görmeyin.
    Doğru bir tanedir ve biz o doğruyu bulup onun peşinden gitmeye çelışalım.
    Selam ve dua ile...


  17. 03.Ekim.2010, 08:20
    6
    Devamlı Üye
    Arkadaşlar verdiğiniz örnekler güzel fakat bu pencerenin bir boyutu.
    Başka bir açıdan da konuyu ele almakta fayda görüyorum.
    Cemaatler İslamda olmazsa olmaz değildir.
    Fakat cemaat dışında kalan insanların yanlışa meyli cemaat içinde kalanlarla aynı değildir.
    İman olayı çok farklıdır.
    Sürekli imanı beslemek, korumak gerekiyor.
    iman aslında her zaman yükseklerdedir ama alçalan bizim nefsimizdir.
    Nefsimizi tehlikelerden korumak için ya ciddi anlamda prensip sahibi olup "İkra" emri üzre okumaya devam edecek ve kendimizi geliştireceğiz.
    Veyahutta bir cemaate bağlanıp orada manevi iklim deryasında yüzeceğiz.
    Ben şahsıma birlikte dirliği görenlerdenim.
    Evliyaların bir kısmı cemaatte olmasa bile şu anda hak olarak gördüğümüz dört mezhebin imamları bir bilene gidip ders görmüşlerdir.
    "
    Imam-i A’zam Hazretleri, vefatlarindan iki sene önce
    kendi ögrencilerinden birine intisâb ederek tarikat
    almis, vefât ederken de: «Son iki senem olmasaydi
    helâk olurdum» buyurmustur.

    Imam Sâfi’î Hazretleri ise, aslen ümmî, fakat gönlü
    ilm-i ledünnî ile dolu Seybân-i Râ’î gibi bir zâtin
    önünde, anasinin dizi dibinde oturan bir çocuk gibi
    mütevâzi bir tavir içinde bulunur ve teveccüh için
    beklerdi. Hattâ Imam-i Hanbelî Hazretleri :
    »—Yâ Imâm-i Sâfi’i! Seybân-i Râ’î gibi bir ümmiye
    karsi niçin bu kadar tevâzû gösteriyorsunuz?»
    diye sordugunda O:«—Yâ imâm-i Hanbelî!
    Bizim ilim ve îman konusundaki
    sözlerimiz bu zâtta fi’len yasanilan bir hâl
    ve davranis seklinde tezâhür etmistir» diye cevap vermistir.
    Hattâ Imâm-i Hanbelî, imtihan etmek ve ilmî
    seviyesini ölçmek maksadiyla Seybân-i Râ’î Hazretleri’ne,
    fikhin en çetrefil mes’elelerinden birkaç soru
    sormus, aldigi pek ince ve nükte dolu cevap karsisinda
    hayret etmekten kendini alamamis ve düsüp bayilmistir.
    Bu hâdiseden sonra da Imâm-i Sâfi’î ile birlikte
    Seybân-i Râ’î’nin zikir ve sohbet meclislerine katilmislar,
    diger âlim ve ögrencilerine de süfiyye meclislerine
    devam etmelerini tavsiye buyurmuslardir.
    Imam Azam Ebû Hanife rahmetullah aleyh’in vefâtindan
    iki sene önce sûfiyye yolunu benimseyerek
    talebelerinden birine intisâb edip ondan tarikat aldigi,

    vefâti esnâsinda da
    «Ömrümün son iki senesi olmasaydi
    Nu’man helâk olurdu» sözleriyle de bunu vecizelestirdigi
    ve ölümsüzlestirdigi bilinmelidir.

    (Mektûbât-i Rabbani)"

    Ayrılıkta zillet, birleşmede izzet vardır.
    Bence cemaatlere gidip toplu sohbetler yapmak, zikrin halkalarından biri olmak çok önemlidir.
    Hele günümüzde ki fitne fücurun oyuncağı olmamak adına çok önemlidir.

    Lütfen fikirlerimi muhalefet olarak görmeyin.
    Doğru bir tanedir ve biz o doğruyu bulup onun peşinden gitmeye çelışalım.
    Selam ve dua ile...


  18. 03.Ekim.2010, 08:27
    7
    Rayyan Emir
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 10.Mayıs.2010
    Üye No: 75986
    Mesaj Sayısı: 796
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 11
    Yaş: 36

    --->: Allah'a yakın olmak için bir tarikata bağlı olmak şart mı?

    yo asla degil kardesim estafirullah.. gercekten eger iyi bir disiplinle ibadet etmiyorsan olmuyor.. ben cemaat uyesi degilim fakat cokca oldugumu dusunup canlandiririm zihnimde sik sik kabir ziyaretine giderim maneviyatimda birseyler eksildiginde. kabir ziyaretleri insani gafletten uyandiriyor ' ey yolcu bak sonun burasi karatoprak sende birgun gireceksin diye sesleniyor sanki'

    kendimi disipline etmek icin zikir cekerim tespihle. gonenli mehmet efendi sohbet notlarinin derlendigi kitaplari okurum,mahmut usta osmanoglu sozleri uzerinde dusunurum notlar alir fosforlu kalemle cizer yasantima uygularim cogu seyi. kendimi bu sekilde disipline ediyorum. yoksa iman tazelenmedikce yas tutulmadikca bazi seyler eksik kaliyor.ibadetin sevki gidiyor..


  19. 03.Ekim.2010, 08:27
    7
    Devamlı Üye
    yo asla degil kardesim estafirullah.. gercekten eger iyi bir disiplinle ibadet etmiyorsan olmuyor.. ben cemaat uyesi degilim fakat cokca oldugumu dusunup canlandiririm zihnimde sik sik kabir ziyaretine giderim maneviyatimda birseyler eksildiginde. kabir ziyaretleri insani gafletten uyandiriyor ' ey yolcu bak sonun burasi karatoprak sende birgun gireceksin diye sesleniyor sanki'

    kendimi disipline etmek icin zikir cekerim tespihle. gonenli mehmet efendi sohbet notlarinin derlendigi kitaplari okurum,mahmut usta osmanoglu sozleri uzerinde dusunurum notlar alir fosforlu kalemle cizer yasantima uygularim cogu seyi. kendimi bu sekilde disipline ediyorum. yoksa iman tazelenmedikce yas tutulmadikca bazi seyler eksik kaliyor.ibadetin sevki gidiyor..


  20. 03.Ekim.2010, 09:02
    8
    ehli-sunnet
    Feseyekfikehumullah

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 19.Eylül.2010
    Üye No: 79032
    Mesaj Sayısı: 2,041
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 21
    Bulunduğu yer: Uzaklardan..

    --->: Allah'a yakın olmak için bir tarikata bağlı olmak şart mı?

    Kardeşim Bir tarikata Bağlı olman Gerekmez Ama bağlı Olursanız Daha İyidir Sizin İçin sanırsam Nakşibendi <> Kadiri bu 2 Tarikatın Yoluda Mevlaya gider Bu Tarikatların Kurucusu Çok Büyük Evliyalardır


    NakşiBendi> ŞÂH-I NAKŞIBEND MUHAMMED BAHÂEDDİN RH.A HAZRETLERİ

    Kadiri> GAVS`UL AZAM SEYH SEYYiD ABDULKADiR GEYLANi (ks) HAZRETLERi

    Bunların Haricinde Bir sürü Tarikat Cemaat Var Ama ben bu 2 tarikatada girdim tavsiyede ederim veselam



  21. 03.Ekim.2010, 09:02
    8
    Feseyekfikehumullah
    Kardeşim Bir tarikata Bağlı olman Gerekmez Ama bağlı Olursanız Daha İyidir Sizin İçin sanırsam Nakşibendi <> Kadiri bu 2 Tarikatın Yoluda Mevlaya gider Bu Tarikatların Kurucusu Çok Büyük Evliyalardır


    NakşiBendi> ŞÂH-I NAKŞIBEND MUHAMMED BAHÂEDDİN RH.A HAZRETLERİ

    Kadiri> GAVS`UL AZAM SEYH SEYYiD ABDULKADiR GEYLANi (ks) HAZRETLERi

    Bunların Haricinde Bir sürü Tarikat Cemaat Var Ama ben bu 2 tarikatada girdim tavsiyede ederim veselam



  22. 07.Ağustos.2015, 11:18
    9
    Misafir

    Cevap: --->: Allah'a yakın olmak için bir tarikata bağlı olmak şart mı?

    Öncelikle sunu ifade etmek istiyorum, sizin yazdikalrinizi cok okurdum bir kac yerde'de sakincali diye de düsündüysem aslen niyetiniz halis oldugunu umarak yorum yazmiyordum..

    Artik vakti zamani mi doldu desem, mutlaka bir iki cümle iel yorumlamak istiyorum
    Yazdiklarinizi…
    Bakin Hz. Ali Efendimizin R.A. her güzel kelamindan bir güzelini aktramk istiyorum
    „insanlar bir büyük göl kenarinda dursalar ve sadece bir insan da diger bir ucunda dursa ve o tek bir insan o göle bevvil etse o binlerce insan o gölden ne kadar büyük de olsa icemez..!

    Siz de aynen öyle yaptiniz yazdiklariniz ile…
    Hz. Musa tek Hz. Musa diyorsunuz A.s. demeden
    Sonra siz sünnet-i farz-i yerine getirin diyorsunuz ve Allah dostlarini gerek görmüyorsunuz
    Olsa da olur olmasada olur gibi …oysa
    „Ad-i üstü Allah Dostu

    Siz doktora gitmeden kafaniza göre ilac alir kullanirsaniz o ilac size zehir olabilir
    Fakat doktor araciliyla kallanirsaniz mutlaka Sifaa icin sebep olur….
    Fazala uzatmiyacagim
    Allah Dostunu seven Allah dost eder, Allah dostunu sevmeyen Allah düsman eder


  23. 07.Ağustos.2015, 11:18
    9
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Öncelikle sunu ifade etmek istiyorum, sizin yazdikalrinizi cok okurdum bir kac yerde'de sakincali diye de düsündüysem aslen niyetiniz halis oldugunu umarak yorum yazmiyordum..

    Artik vakti zamani mi doldu desem, mutlaka bir iki cümle iel yorumlamak istiyorum
    Yazdiklarinizi…
    Bakin Hz. Ali Efendimizin R.A. her güzel kelamindan bir güzelini aktramk istiyorum
    „insanlar bir büyük göl kenarinda dursalar ve sadece bir insan da diger bir ucunda dursa ve o tek bir insan o göle bevvil etse o binlerce insan o gölden ne kadar büyük de olsa icemez..!

    Siz de aynen öyle yaptiniz yazdiklariniz ile…
    Hz. Musa tek Hz. Musa diyorsunuz A.s. demeden
    Sonra siz sünnet-i farz-i yerine getirin diyorsunuz ve Allah dostlarini gerek görmüyorsunuz
    Olsa da olur olmasada olur gibi …oysa
    „Ad-i üstü Allah Dostu

    Siz doktora gitmeden kafaniza göre ilac alir kullanirsaniz o ilac size zehir olabilir
    Fakat doktor araciliyla kallanirsaniz mutlaka Sifaa icin sebep olur….
    Fazala uzatmiyacagim
    Allah Dostunu seven Allah dost eder, Allah dostunu sevmeyen Allah düsman eder


  24. 15.Ekim.2015, 11:47
    10
    Misafir

    Cevap: --->: Allah'a yakın olmak için bir tarikata bağlı olmak şart mı?

    Allah kabul etsin ibadetlerinizi sıkça mezarlığa gittiğinizi yazmışsın benim kayınpederim de gidermiş ve şuan alzaymır hastası elbetteki bu yazcagım şeyle direk baglantısı yok ama etkenlerden biride o diye düşünürüz bazen mezarlıkta ki yazıları okumayın derler unutkanlık yapar derler


  25. 15.Ekim.2015, 11:47
    10
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Allah kabul etsin ibadetlerinizi sıkça mezarlığa gittiğinizi yazmışsın benim kayınpederim de gidermiş ve şuan alzaymır hastası elbetteki bu yazcagım şeyle direk baglantısı yok ama etkenlerden biride o diye düşünürüz bazen mezarlıkta ki yazıları okumayın derler unutkanlık yapar derler


  26. 25.Aralık.2015, 14:18
    11
    Misafir

    Cevap: Allah'a yakın olmak için bir tarikata bağlı olmak şart mı?

    yazdıklarınızdan yazılanları yanlış anladığınızı yada anlamadığınızı düşünüyorum. bu tavır sa çok sakıncalı kanaatindeyim. anlamamak yanlış anlamak ve üstüne yorum yapmak.


  27. 25.Aralık.2015, 14:18
    11
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    yazdıklarınızdan yazılanları yanlış anladığınızı yada anlamadığınızı düşünüyorum. bu tavır sa çok sakıncalı kanaatindeyim. anlamamak yanlış anlamak ve üstüne yorum yapmak.


  28. 21.Şubat.2016, 17:31
    12
    Misafir

    Cevap: Allah'a yakın olmak için bir tarikata bağlı olmak şart mı?




    Ben dünya hayatından sıkıldım.Allaha yalvarıyorum. Kimseyi de memnun edemiyorum.ne yapacigimida bilmiyorum.sıkıntısı olan biriyim.çok günah isledim.bir turlu huzur bulamıyorum.Ahiret hayatini.merak ediyorum.fakat çok korkuyorum.yedikleri m ictkiklerim hep günah gibi geliyor.insanlar hemen yargılıyor.cennet.cehennem gibi kavramlar beni düşündürüyor.keşke çocukken olseydim.bu kadar günah islemezdim.Allah beni affettsin


  29. 21.Şubat.2016, 17:31
    12
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    Ben dünya hayatından sıkıldım.Allaha yalvarıyorum. Kimseyi de memnun edemiyorum.ne yapacigimida bilmiyorum.sıkıntısı olan biriyim.çok günah isledim.bir turlu huzur bulamıyorum.Ahiret hayatini.merak ediyorum.fakat çok korkuyorum.yedikleri m ictkiklerim hep günah gibi geliyor.insanlar hemen yargılıyor.cennet.cehennem gibi kavramlar beni düşündürüyor.keşke çocukken olseydim.bu kadar günah islemezdim.Allah beni affettsin



Git 12 Sonuncu