Konusunu Oylayın.: Şafiide abdest kuralları ve nikah tazeleme sebepleri nelerdir

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Şafiide abdest kuralları ve nikah tazeleme sebepleri nelerdir
  1. 01.Ekim.2010, 23:58
    1
    Misafir

    Şafiide abdest kuralları ve nikah tazeleme sebepleri nelerdir






    Şafiide abdest kuralları ve nikah tazeleme sebepleri nelerdir Mumsema başlıkla ilgili aydınlatırsanız sevinirim..


  2. 01.Ekim.2010, 23:58
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 02.Ekim.2010, 21:13
    2
    Şems-i Tebriz
    Genç Sufi

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 05.Eylül.2010
    Üye No: 78750
    Mesaj Sayısı: 216
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 3
    Bulunduğu yer: Mevlanadan....

    --->: Şafiide abdest kuralları ve nikah tazeleme sebepleri nelerdir




    Şafii abdest

    ABDESTİN FARZLARI ALTIDIR:

    1-Niyet etmek. Niyet: bir fi'li kasd ederek onu yapmaktır. Abdest alan bir kimse yüzün ilk kısmını yıkarken niyet etmesi lâzım olup şöyle niyet eder: Yani (farz olan abdesti almaya niyet ettim.) (3)

    Niyetin mahalli kalbdir. Lisânen söylemesi sünnettir. Ve bundan maksad ibâdetin âdet halindeki fiillerden ayrılmasıdır. Şartları da, Niyet edenin İslâm olması, temyiz kabiliyetinde olması, niyet edilen şeyi bilmesi, geciktirmemesi ve ibâdetin ilk vaktinde yapmasıdır.

    2- Yüzün yıkanması: Yüz uzunlamasına, alında saçın bittiği yerden çenenin ve iki çene kemiğinin altına kadar, enlemesine kulaktan kulağa olan kısımdır. Yüzün üzerinde suyun deriye değmesine mâni olacak kir ve çapakların giderilmesi lâzımdır.Yüz üzerinde kirpik, kaş, bıyık, alt dudak altındaki kıllar gibi bunların her tarafı yıkanması lâzımdır. Karşıdan bakınca derisi görünen hafif sakallı kimseler sakallarının altına da suyu değdirmeleri lâzımdır.Yüz derisi görünmeyen kesif sakallılar ise, sakalın görünen kısmını yıkamaları kâfidir.

    3-Elleri dirsekleriyle beraber yıkamak: El ve kol üzerindeki kıl ve çatlakların ve fazla et kısımlarının yıkanması lâzımdır.

    4- Başı mesh etmek: Başın hududu dâhilindeki derinin veya saçın en az bir şekilde mesh edilmesi kâfidir.

    5-Aşık kemikleri ile (4) beraber iki ayağı yıkamak: Parmak aralarının çatlaklıkların, tırnak altındaki kirlerin yıkanması lâzımdır.

    6-Tertib yapmak: Yani abdest âzâlarının yıkanmasını Âyeti Kerimedeki sıra ile yapmak. İlk önce yüz, sonra kollar, sonra başı mesh etmek, ve sonra ayakları yıkamak.Suya dalan bir kimse, daldıktan sonra abdeste niyet etse o anda tertib ondan sâkıt olur. Boy abdestinde de tertib sakıttır (5). Abdesti bitirmeden evvel veya bitirdikten sonra, bir âzânın yıkanmasında şüpheye düşen bir kimse, o âzâyı ve ondan sonrakileri yıkasa abdesti sahihtir. Fakat şüphesi niyet de ise yeniden abdest alması veya gusül etmesi lâzımdır.

    Abdestin sünnetleri otuz sekizdir:

    1-Kıbleye karşı dönmek,

    2-Sıçrantılardan sakınmak,

    3-Büyük bir kabdan su alıyorsa kabı sağına almak, ibrik gibi eliyle döktüğü bir şey ise soluna almak,

    4-İki eli yıkarken abdestin sünnetlerine kalben niyet etmek, etmezse sevabını kayb etmiş olur.

    5-Eûzu besmele çekmek,

    6-Şu duâyı okuyup ellerini bileklerine kadar yıkamak, (İslâm olduğuma ve onun nimetine Allaha hamd olsun, İslâmiyeti nur ve suyu temiz kılan Allâha hamd ederim. Ya Rabbi şeytanların vesvesesinden ve burada hazır bulunmalarından sana sığınırım. Ey Allâhım benim ellerimi sana karşı bütün ma'siyetlerden koru.)

    7-Misvak kullanmak, Yalnız oruçlu olanlar öğle vakti girdikten sonra misvak kullanamazlar. Peygamberimiz Sallalâhu aleyhi ve sellem buyuruyor ki: (Eğer ümmetime zahmet etmeseydim, her abdest alırken misvak kullanmalarını emrederdim.) Misvakı sağ eliyle alıp ağzının sağ tarafından başlar, sonra soldan ve dişlerinin iç, dış ve üzerinden, damaktan ve uzunlamasına dil üstünden geçirir ve o anda şu duayı okur:

    (Ey Allâhım bu misvakla dişlerimi beyazlat, diş etlerimi pekleştir, küçük dilimi sâbit kıl, onu bana mübarek kıl Yâ Erhamerrâhimin.) Uykudan kalkınca, ağız kokusu değiştiğinde, vesâir yerlerde misvak kullanmak sünnettir.

    8-Elin parmaklarını birbirine geçirmek sureti ile hilâllamak Ayak parmaklarını ise sol elin küçük parmağı ile sağ ayağın küçük parmağından başlayıp sol ayağın küçük parmağına kadar hilâllar. Peygamberimiz Sallallâhu aleyhi vesellem buyuruyor ki: (Parmaklarınızın arasını hilâllayınız ki, Allâhu Teâla aralarını ateşle hilâllamasın.)

    9-Mazmaza yapmak: Yâni üç kere ağzına su verip çalkalamak,

    10- İstinşak yapmak: Yâni üç kere burnuna su çekip içindekilerini çıkarmak,





  4. 02.Ekim.2010, 21:13
    2
    Şems-i Tebriz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Genç Sufi



    Şafii abdest

    ABDESTİN FARZLARI ALTIDIR:

    1-Niyet etmek. Niyet: bir fi'li kasd ederek onu yapmaktır. Abdest alan bir kimse yüzün ilk kısmını yıkarken niyet etmesi lâzım olup şöyle niyet eder: Yani (farz olan abdesti almaya niyet ettim.) (3)

    Niyetin mahalli kalbdir. Lisânen söylemesi sünnettir. Ve bundan maksad ibâdetin âdet halindeki fiillerden ayrılmasıdır. Şartları da, Niyet edenin İslâm olması, temyiz kabiliyetinde olması, niyet edilen şeyi bilmesi, geciktirmemesi ve ibâdetin ilk vaktinde yapmasıdır.

    2- Yüzün yıkanması: Yüz uzunlamasına, alında saçın bittiği yerden çenenin ve iki çene kemiğinin altına kadar, enlemesine kulaktan kulağa olan kısımdır. Yüzün üzerinde suyun deriye değmesine mâni olacak kir ve çapakların giderilmesi lâzımdır.Yüz üzerinde kirpik, kaş, bıyık, alt dudak altındaki kıllar gibi bunların her tarafı yıkanması lâzımdır. Karşıdan bakınca derisi görünen hafif sakallı kimseler sakallarının altına da suyu değdirmeleri lâzımdır.Yüz derisi görünmeyen kesif sakallılar ise, sakalın görünen kısmını yıkamaları kâfidir.

    3-Elleri dirsekleriyle beraber yıkamak: El ve kol üzerindeki kıl ve çatlakların ve fazla et kısımlarının yıkanması lâzımdır.

    4- Başı mesh etmek: Başın hududu dâhilindeki derinin veya saçın en az bir şekilde mesh edilmesi kâfidir.

    5-Aşık kemikleri ile (4) beraber iki ayağı yıkamak: Parmak aralarının çatlaklıkların, tırnak altındaki kirlerin yıkanması lâzımdır.

    6-Tertib yapmak: Yani abdest âzâlarının yıkanmasını Âyeti Kerimedeki sıra ile yapmak. İlk önce yüz, sonra kollar, sonra başı mesh etmek, ve sonra ayakları yıkamak.Suya dalan bir kimse, daldıktan sonra abdeste niyet etse o anda tertib ondan sâkıt olur. Boy abdestinde de tertib sakıttır (5). Abdesti bitirmeden evvel veya bitirdikten sonra, bir âzânın yıkanmasında şüpheye düşen bir kimse, o âzâyı ve ondan sonrakileri yıkasa abdesti sahihtir. Fakat şüphesi niyet de ise yeniden abdest alması veya gusül etmesi lâzımdır.

    Abdestin sünnetleri otuz sekizdir:

    1-Kıbleye karşı dönmek,

    2-Sıçrantılardan sakınmak,

    3-Büyük bir kabdan su alıyorsa kabı sağına almak, ibrik gibi eliyle döktüğü bir şey ise soluna almak,

    4-İki eli yıkarken abdestin sünnetlerine kalben niyet etmek, etmezse sevabını kayb etmiş olur.

    5-Eûzu besmele çekmek,

    6-Şu duâyı okuyup ellerini bileklerine kadar yıkamak, (İslâm olduğuma ve onun nimetine Allaha hamd olsun, İslâmiyeti nur ve suyu temiz kılan Allâha hamd ederim. Ya Rabbi şeytanların vesvesesinden ve burada hazır bulunmalarından sana sığınırım. Ey Allâhım benim ellerimi sana karşı bütün ma'siyetlerden koru.)

    7-Misvak kullanmak, Yalnız oruçlu olanlar öğle vakti girdikten sonra misvak kullanamazlar. Peygamberimiz Sallalâhu aleyhi ve sellem buyuruyor ki: (Eğer ümmetime zahmet etmeseydim, her abdest alırken misvak kullanmalarını emrederdim.) Misvakı sağ eliyle alıp ağzının sağ tarafından başlar, sonra soldan ve dişlerinin iç, dış ve üzerinden, damaktan ve uzunlamasına dil üstünden geçirir ve o anda şu duayı okur:

    (Ey Allâhım bu misvakla dişlerimi beyazlat, diş etlerimi pekleştir, küçük dilimi sâbit kıl, onu bana mübarek kıl Yâ Erhamerrâhimin.) Uykudan kalkınca, ağız kokusu değiştiğinde, vesâir yerlerde misvak kullanmak sünnettir.

    8-Elin parmaklarını birbirine geçirmek sureti ile hilâllamak Ayak parmaklarını ise sol elin küçük parmağı ile sağ ayağın küçük parmağından başlayıp sol ayağın küçük parmağına kadar hilâllar. Peygamberimiz Sallallâhu aleyhi vesellem buyuruyor ki: (Parmaklarınızın arasını hilâllayınız ki, Allâhu Teâla aralarını ateşle hilâllamasın.)

    9-Mazmaza yapmak: Yâni üç kere ağzına su verip çalkalamak,

    10- İstinşak yapmak: Yâni üç kere burnuna su çekip içindekilerini çıkarmak,





  5. 02.Ekim.2010, 21:13
    3
    Şems-i Tebriz
    Genç Sufi

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 05.Eylül.2010
    Üye No: 78750
    Mesaj Sayısı: 216
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 3
    Bulunduğu yer: Mevlanadan....

    --->: Şafiide abdest kuralları ve nikah tazeleme sebepleri nelerdir

    11- Mazmaza ve istinşakta oruçlu olmayanlar için mubâlağa yapmak. Yani su mazmazada boğazına kadar, istinşakta burnun katı yerine kadar vardırılır.

    12- Mazmaza esnasında şu duayı kumak (Allâhım, zikrine, şükrüne ve güzel bir şekilde ibâdetime yardım et.)

    13- İstinşak ânında şu duayı okumak, (Ya İlâhî bana cennet kokularını koklat)

    14- Yüz yıkandığında şu duâyı okumak: (Allâhım bazı yüzlerin beyazlanacağı ve bazı yüzlerin de kararacağı günde benim yüzümü ak kıl.)

    15-Yüzün yıkanmasında en üstten başlamak,

    16-Yüzün suyunu iki avucu ile almak,

    17-Suyu yüze çarpmamak,

    18-Kesif sakalı hilallamak,

    19- Sağ kolu yıkarken şunu söylemek: (Ya İlâhî, bana amel defterimi sağ tarafımdan ver ve benim hesâbımı kolay kıl.)

    20-Sol kolu yıkarken şu duâyı okumak: (Ya Rabbi, bana kitabımı sol tarafımdan ve arka cihetten verme.)

    21-Başın bütününü mesh etmek,

    22-Mesh sırasında şunu okumak: (Yâ İlâhî, kılımı ve derimi ateşe haram kıl.)

    23-Kulakların içi ve dışını yeni su ile yıkamak ve şu duayı okumak: (Yâ İlâhî, beni Hak söz işiden ve en güzel bir şekilde ittibâ eden kimselerden kıl.)

    24-İki ayağı yıkarken şu duayı okumak: (Yâ Rabbi, bir takım ayakların kayacağı günde iki ayağımı sırât üzerinde sâbit kıl.)

    25- Âzâları yıkarken ovalamak, bilhassa topukları,

    26-İlk önce sağ sonra solu yıkamak,

    27-Yüz hududunu aşarak yıkamak, El ve ayakta yıkamayı dirseklerden ve aşık kemiklerinden yukarıya uzatmak.,

    28-Yıkamada ve mesihde fiil ve sözleri üç kere yapmak, (niyetin lafzı hâriç)

    29-Âzâları birbiri arkasına kurumadan yıkamak, (idrarını tutamayan özür sahibi için bu vâcibdir.)

    30-Abdest esnasında konuşmayı terketmek,

    31-Başkasından yardım istememek,

    32-Kurulanmamak,

    33-Eğer sıçrantıların olduğuna tevehhüm ediyorsa su serpip elbisesini sıvazlamak (6).

    34-Zaruretsiz olarak suyu serpmemek,

    35-Abdestten sonra abdest suyundan içmek,

    36-Yüzüğü oynatmak,

    37-Abdesti bitirdikten sonra ellerini kaldırıp kıbleye dönerek şu duâyı okumak: (Allâhtan başka İlâh olmadığına, bir olup şeriki olmadığına, şehâdet ederim. Ve Seyyidimiz Hazreti Muhammed Sallallâhu aleyhi vesellemin onun kulu ve Resûlü olduğuna şehâdet ederim.Yâ İlâhî beni bütün günâhlardan tövbe edici ve bütün kötülüklerden temizlenici kimselerden kıl.Ey Allâhım, seni tesbîh ve tahmîd ederim, senden başka bir İlâh olmadığına şehâdet ederim, sana istiğfar ve tevbe ederim.Ey Allâhım Seyyidimiz Muhammed Sallallâhu aleyhi ve selleme ve onun ehli beytine ve eshabına salât-ü selâm olsun.

    38- İnnâ Enzelnâ Suresini üç defa okumak sünnettir. Peygamberimiz Sallallâhu aleyhi ve sellem buyuruyor ki: (Kim abdest alır ve en güzel bir şekilde abdestini tamamladıktan sonra gözünü semâya kaldırarak.(Eşhedü-en-lâ-İlâhe illallah...ilâ...) duâsını okursa (yukarda 37nci sünnette zikredilen duâ) cennetin sekiz kapısı kendisine açılır, hangisinden isterse girer.)(Müslim ve Tirmiziden rivayet.)

    Abdestin mekruhları on ikidir:

    1-Suda israf yapmak,

    2-Solu sağa takdim etmek,

    3-Üçten fazla veya eksik yıkamak,

    4-Özrü olmadığı halde âzâlarını yıkatmak, Eline su döktürmek evlânın hilâfıdır. Su hazırlatmakta bir beis yoktur.

    5-Oruçlu iken öğle vakti girdikten sonra misvak kullanmak,

    6-Oruçlu iken mazmazada suyu boğazına götürmek,

    7-Oruçlu iken istinşakta suyu genzine götürmek,

    8-Abdest esnasında konuşmak,

    9-Âzâları kurulamak,

    10-Özrü olmadan suyu silkelemek,

    11-Boynu mesh etmek bidattır (7).

    12-Helâda zaruret olmaksızın abdest almak,

    Abdesti bozan şeyler dörttür:

    1-Önden ve arkadan çıkan herşey,

    2-Bayılmak, delirmek sarhoş olmak, oturak yeri tamamen yere dayanmayarak, uyumak gibi aklın idrâkini izâle eden şeyler abdesti bozar. Mânasını anlamasa dahi konuşanların sözlerini işiderek uyuklamak abdesti bozmaz.Eğer uyudum mu? Uyukladım mı? Rüya mı gördüm?Yoksa kendi kendimin düşüncesi mi diye şüpheye düşse dahi abdesti yine bozulmamış sayılır (8).

    3-Unutarak veya kasden bir erkeğin derisinin yabancı bir kadının derisine değmesi ile dokunan ve dokunulanın abdestleri bozulur. Burada erkek ve kadından murâd, şehvet çağına bâliğ olan kimselerdir. Yabancı kadından murâd, zevce ve diğer yabancı kadınlar gibi hiç bir zaman nikâhı harâm olmayan kadınlarla, zevcenin kız kardeşi veya zevcenin halası veya teyzesi gibi, zevcenin bulunması dolayısıyla o zaman için nikâhı muvakkaten harâm olan kadınlar yabancı durumundadırlar, dokunma ânında abdesti bozarlar. Fakat nikâhı dâima harâm olan kadınlar abdesti bozmazlar. Erkeğin kızı, kız kardeşi ve annesi gibi. Şehvet çağına bâliğ olmamış küçük bir çocuğa veya diş, tırnak, kıl gibi şeylere değildiğinde, abdest bozulmaz (9).İhtiyatlı bir kavle göre bu küçüklük devresi 7 yaşına kadardır.Bu yaştan sonra ne kadar büyük olursa olsun abdesti bozar.

    4-Bir kimsenin ellerinin içi ile kendisinin veya başkasının ön veya arka avret mahallerine dokunması ile abdesti bozulur. Dokunulanın abdesti bozulmaz.Bu şekildeki abdestin bozulmasında küçük ve büyüğün farkı yoktur.Mak'adın ve bâsurun dışarıya çıkması ile de abdest bozulur. Abdestsiz olan bir kimseye de namâz, her türlü secde, tavaf, Kur'an-ı Kerîmi ellemek ve taşımak haramdır.

    (1) Muğni'l-Muhtac sa: 139 (2) Muğni'l-Muhtac sa: 52; El-Envar sa:21

    (3) İânetü-el-Tâlibin cild 1 sa: 36

    (4) Ayak bileginin iki tarafındaki kemik çıkıntıları (5) İânetü't-Tâlibin cild: 1 sa:41

    (6) İânetü't-Tâlibîn cild: 1,sa: 53

    (7) Muğni'l-Muhtac cild:1 sa: 64 İânetü't-Tâlibîn cild:1 sa:47

    (8) İânetü't-Tâlibîn sa: 59

    (9) Muğni'l-Muhtac (Şerh'ü Minhâc) sa: 37


    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet

    26-Ocak-2007 - 17:07:10

    Okunma Sayısı: 5866



  6. 02.Ekim.2010, 21:13
    3
    Şems-i Tebriz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Genç Sufi
    11- Mazmaza ve istinşakta oruçlu olmayanlar için mubâlağa yapmak. Yani su mazmazada boğazına kadar, istinşakta burnun katı yerine kadar vardırılır.

    12- Mazmaza esnasında şu duayı kumak (Allâhım, zikrine, şükrüne ve güzel bir şekilde ibâdetime yardım et.)

    13- İstinşak ânında şu duayı okumak, (Ya İlâhî bana cennet kokularını koklat)

    14- Yüz yıkandığında şu duâyı okumak: (Allâhım bazı yüzlerin beyazlanacağı ve bazı yüzlerin de kararacağı günde benim yüzümü ak kıl.)

    15-Yüzün yıkanmasında en üstten başlamak,

    16-Yüzün suyunu iki avucu ile almak,

    17-Suyu yüze çarpmamak,

    18-Kesif sakalı hilallamak,

    19- Sağ kolu yıkarken şunu söylemek: (Ya İlâhî, bana amel defterimi sağ tarafımdan ver ve benim hesâbımı kolay kıl.)

    20-Sol kolu yıkarken şu duâyı okumak: (Ya Rabbi, bana kitabımı sol tarafımdan ve arka cihetten verme.)

    21-Başın bütününü mesh etmek,

    22-Mesh sırasında şunu okumak: (Yâ İlâhî, kılımı ve derimi ateşe haram kıl.)

    23-Kulakların içi ve dışını yeni su ile yıkamak ve şu duayı okumak: (Yâ İlâhî, beni Hak söz işiden ve en güzel bir şekilde ittibâ eden kimselerden kıl.)

    24-İki ayağı yıkarken şu duayı okumak: (Yâ Rabbi, bir takım ayakların kayacağı günde iki ayağımı sırât üzerinde sâbit kıl.)

    25- Âzâları yıkarken ovalamak, bilhassa topukları,

    26-İlk önce sağ sonra solu yıkamak,

    27-Yüz hududunu aşarak yıkamak, El ve ayakta yıkamayı dirseklerden ve aşık kemiklerinden yukarıya uzatmak.,

    28-Yıkamada ve mesihde fiil ve sözleri üç kere yapmak, (niyetin lafzı hâriç)

    29-Âzâları birbiri arkasına kurumadan yıkamak, (idrarını tutamayan özür sahibi için bu vâcibdir.)

    30-Abdest esnasında konuşmayı terketmek,

    31-Başkasından yardım istememek,

    32-Kurulanmamak,

    33-Eğer sıçrantıların olduğuna tevehhüm ediyorsa su serpip elbisesini sıvazlamak (6).

    34-Zaruretsiz olarak suyu serpmemek,

    35-Abdestten sonra abdest suyundan içmek,

    36-Yüzüğü oynatmak,

    37-Abdesti bitirdikten sonra ellerini kaldırıp kıbleye dönerek şu duâyı okumak: (Allâhtan başka İlâh olmadığına, bir olup şeriki olmadığına, şehâdet ederim. Ve Seyyidimiz Hazreti Muhammed Sallallâhu aleyhi vesellemin onun kulu ve Resûlü olduğuna şehâdet ederim.Yâ İlâhî beni bütün günâhlardan tövbe edici ve bütün kötülüklerden temizlenici kimselerden kıl.Ey Allâhım, seni tesbîh ve tahmîd ederim, senden başka bir İlâh olmadığına şehâdet ederim, sana istiğfar ve tevbe ederim.Ey Allâhım Seyyidimiz Muhammed Sallallâhu aleyhi ve selleme ve onun ehli beytine ve eshabına salât-ü selâm olsun.

    38- İnnâ Enzelnâ Suresini üç defa okumak sünnettir. Peygamberimiz Sallallâhu aleyhi ve sellem buyuruyor ki: (Kim abdest alır ve en güzel bir şekilde abdestini tamamladıktan sonra gözünü semâya kaldırarak.(Eşhedü-en-lâ-İlâhe illallah...ilâ...) duâsını okursa (yukarda 37nci sünnette zikredilen duâ) cennetin sekiz kapısı kendisine açılır, hangisinden isterse girer.)(Müslim ve Tirmiziden rivayet.)

    Abdestin mekruhları on ikidir:

    1-Suda israf yapmak,

    2-Solu sağa takdim etmek,

    3-Üçten fazla veya eksik yıkamak,

    4-Özrü olmadığı halde âzâlarını yıkatmak, Eline su döktürmek evlânın hilâfıdır. Su hazırlatmakta bir beis yoktur.

    5-Oruçlu iken öğle vakti girdikten sonra misvak kullanmak,

    6-Oruçlu iken mazmazada suyu boğazına götürmek,

    7-Oruçlu iken istinşakta suyu genzine götürmek,

    8-Abdest esnasında konuşmak,

    9-Âzâları kurulamak,

    10-Özrü olmadan suyu silkelemek,

    11-Boynu mesh etmek bidattır (7).

    12-Helâda zaruret olmaksızın abdest almak,

    Abdesti bozan şeyler dörttür:

    1-Önden ve arkadan çıkan herşey,

    2-Bayılmak, delirmek sarhoş olmak, oturak yeri tamamen yere dayanmayarak, uyumak gibi aklın idrâkini izâle eden şeyler abdesti bozar. Mânasını anlamasa dahi konuşanların sözlerini işiderek uyuklamak abdesti bozmaz.Eğer uyudum mu? Uyukladım mı? Rüya mı gördüm?Yoksa kendi kendimin düşüncesi mi diye şüpheye düşse dahi abdesti yine bozulmamış sayılır (8).

    3-Unutarak veya kasden bir erkeğin derisinin yabancı bir kadının derisine değmesi ile dokunan ve dokunulanın abdestleri bozulur. Burada erkek ve kadından murâd, şehvet çağına bâliğ olan kimselerdir. Yabancı kadından murâd, zevce ve diğer yabancı kadınlar gibi hiç bir zaman nikâhı harâm olmayan kadınlarla, zevcenin kız kardeşi veya zevcenin halası veya teyzesi gibi, zevcenin bulunması dolayısıyla o zaman için nikâhı muvakkaten harâm olan kadınlar yabancı durumundadırlar, dokunma ânında abdesti bozarlar. Fakat nikâhı dâima harâm olan kadınlar abdesti bozmazlar. Erkeğin kızı, kız kardeşi ve annesi gibi. Şehvet çağına bâliğ olmamış küçük bir çocuğa veya diş, tırnak, kıl gibi şeylere değildiğinde, abdest bozulmaz (9).İhtiyatlı bir kavle göre bu küçüklük devresi 7 yaşına kadardır.Bu yaştan sonra ne kadar büyük olursa olsun abdesti bozar.

    4-Bir kimsenin ellerinin içi ile kendisinin veya başkasının ön veya arka avret mahallerine dokunması ile abdesti bozulur. Dokunulanın abdesti bozulmaz.Bu şekildeki abdestin bozulmasında küçük ve büyüğün farkı yoktur.Mak'adın ve bâsurun dışarıya çıkması ile de abdest bozulur. Abdestsiz olan bir kimseye de namâz, her türlü secde, tavaf, Kur'an-ı Kerîmi ellemek ve taşımak haramdır.

    (1) Muğni'l-Muhtac sa: 139 (2) Muğni'l-Muhtac sa: 52; El-Envar sa:21

    (3) İânetü-el-Tâlibin cild 1 sa: 36

    (4) Ayak bileginin iki tarafındaki kemik çıkıntıları (5) İânetü't-Tâlibin cild: 1 sa:41

    (6) İânetü't-Tâlibîn cild: 1,sa: 53

    (7) Muğni'l-Muhtac cild:1 sa: 64 İânetü't-Tâlibîn cild:1 sa:47

    (8) İânetü't-Tâlibîn sa: 59

    (9) Muğni'l-Muhtac (Şerh'ü Minhâc) sa: 37


    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet

    26-Ocak-2007 - 17:07:10

    Okunma Sayısı: 5866



  7. 02.Ekim.2010, 21:15
    4
    Şems-i Tebriz
    Genç Sufi

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 05.Eylül.2010
    Üye No: 78750
    Mesaj Sayısı: 216
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 3
    Bulunduğu yer: Mevlanadan....

    --->: Şafiide abdest kuralları ve nikah tazeleme sebepleri nelerdir

    Nikah tazeleme
    Değerli Kardeşimiz;


    Boşamak için kullanılan kelimeleri erkeğin hanımına karşı söylemesi ile talak yani boşama hasıl olur. Boşamak için kullanılan sözler iki çeşittir: Açık sözler ve kinayeli sözler.

    "Sen benden boş ol", "Ben seni boşadım" gibi sözler açık sözdür. Bu sözleri, şaka olarak veya şaşırarak da söylediği anda, manasını bilmese bile, boşamış olur.

    "Seni bıraktım, seni terk ettim" kelimeleri açık söz kabul edilir. Bir veya iki defa böyle açık sözle boşamaya, yani geri dönüşü mümkün olan boşamaya talak-ı rici denir. Ama yine de üç haktan biri gitmiş olur. Bu sözlerden herhangi biri bir defa söylendiğinde, pişman olunmuşsa, eski nikaha dönmek niyetiyle hanımının elini tutarsa tekrar nikah yapmadan iki bağ ile evliliğe devam eder.

    Evlilikte üç bağ vardır. Yani, boşama sözleri üç defa tekrarlanırsa, "seni boşadım, boşadım, boşadım" derse, veya "seni üç defa boşadım" derse üç bağı birden koparmış, geri dönüşü olmayacak şekilde boşamış olur. Böyle üç kere boşayınca talak-ı rici, talak-ı baine dönmüş olur.

    "Babanın evine git!", "Defol git!", "Cehenneme git!", "Senin kocan değilim artık" gibi, başka manalarda da kullanılan sözler kinayeli, kapalı sözlerdir. Bu sözler, boşamak niyeti ile söyleyince boşamış olur. Buna bain talak, yani iddet müddeti içinde geri dönüşü olmayan kesin boşama denir.

    Bu şekilde boşamada, iddet müddeti geçip yeniden nikah yapılmadıkça bir araya gelinemez.

    Kayın pederine "Ben senin kızını istemem, kime ister ise varsın" demek ve hanımı gezmek için izin istediğinde, "Ben seni ip ile bağlamadım git", "İstediğin yere gidersin. Bana hanım olmazsın" veya "Artık ben seni istemem”, "Seni boşamak istiyorum" gibi şeyler söylese, boşamak niyet etmedikçe, boşamış olmaz.

    "Şart olsun", "Dilediğini yap!" sözleri, boşamak manasına kullanılan yerlerde, hanımına böyle söyleyince, niyet etmese bile, bir bain talak olur.

    Hanımına, anam, kızım, kardeşim demekle boşama olmaz. Fakat (şimdiden sonra anam, kızım veya kardeşim ol) derse boşama olur. Bu bir talak-ı bain olur.

    Kinayeli sözle boşamada, bain talak iddetinde, hanımının odasına giremez. Kadın süslenemez, koku sürünemez, yabancı kadın gibi talak veren kocasından uzak durur. İddet sonunda yeniden nikah lazımdır.

    Boşamada, sayı bildirilmezse bir boşama olur. Üç veya fazla sayı söylerse, üç talak ile boşamış olur. "Bedenimdeki kıllar adedince" veya "Denizdeki balıklar adedince" yahut "Gökteki yıldızlar kadar" veya "üçten dokuza" deyince, yine üç boşama olur.

    Hanımını boşayan erkeğin akıllı ve uyanık olması gerekir. Sarhoşun, hastanın ve tehdit edilenin sözü ile veya mektubu ile, e-maili ile, faksı ile boşama geçerli olur. Bunlar kadının eline vardığı anda, boş olur. Yani kadın bu boşamayı öğrenince, haberdar olunca boşama gerçekleşmiş olur.

    Delinin, bunağın, baygının, uyuyanın ve hastalıkla ve kızarak dalgın olanın söylemesi ile boşama olmaz. Kızarak dalgın olmak, söylediğini bilmemek demektir. Bu da iki türlü olur:

    Manasını bilmeden, kast ve arzu etmeden söyleyince, boşama olmaz. Bu kinaye sözler içindir. Yoksa açık kelime ile yani seni boşadım dese, kast ve arzusu olmasa bile yine talak vaki olur.

    Manasını bilerek ve isteyerek söyleyip, sonra söylediğini bilmemek, hatırlamamaktır. Bu sözünü iki şahit işitip, sonra söylerlerse, boşama olur. Yani seni boşadım der, fakat sonra bunu hiç hatırlamaz, sen böyle demiştin denilince hayır ben hiç hatırlamıyorum, böyle bir şey söylemedim derse, eğer iki şahit, evet biz duyduk bu hanımını boşadı derse, o zaman boşama vuku bulur. Demezlerse, adam inkâr ettiği için boşama vaki olmaz.

    Hiç ilişki olmamış veya bir odada veya tenha bir yerde hiç beraber kalınmamış ise, bir kere boşayınca, kadın iddet beklemeden aynı gün bile, başkası ile evlenebilir.

    Hanımına başka başka üç zamanda birer kere boşarsa veya bir defa, "Üç kere boşadım" derse, geri dönüşü olmayacak şekilde nikah bozulmuş olur.

    Bu kadını tekrar alabilmek için, hulle lazım olur. Hulle demek, kadın başka erkekle nikahlanıp, düğün olup, ilişki olup, o erkek de boşayıp ve bundan sonra, tekrar iddet zamanı geçmek demektir. Ancak bundan sonra, birinci kocası yeni bir nikah ile tekrar alabilir.

    Bu ise, bir erkek için zillettir, aşağılıktır. Allahü teâlâ, erkeklere boşamak hakkını verdi ise de, bu hakkı gelişi güzel kullanmamaları ve kadınlar, erkeklerin elinde oyuncak olmamaları için, erkeklere bu hulle zilletini yüklemiştir. Hulle korkusundan müslüman bir erkek, boşama lafını ağzına bile alamaz. Aile arasında boşanmak lafı, şakası olamaz.

    Korkutmak için şaka için de olsa boşama sözlerini hiç kullanmamalıdır. Hatta ayrılmaya karar verilse bile yine bu kelimeleri kullanmamalıdır. Daha sonra ayrılmaktan vazgeçilebilir. Yakınları ile dostları ile istişare edip ayrılmaya kesin karar verildikten sonra bir talak vermelidir. Hiçbir zaman üç talak birden vermemelidir. Zaten üç talak birden vermek günahtır. Hayat şartları insanı birçok şeye katlanmayı gerektirebilir. Olmaz denilen şey olabilir. Bir talakla boşama yapılırsa kapı tamamen kapatılmamış olur. Boşamamak bir risk getirmez; ancak boşamak hele üç talak vermek çok büyük risktir. Telafisi mümkün olmayabilir.

    İddet, boşanmadan sonra, kadının yeniden evlenmesi haram olan zamandır. İlk temizlik başından, üçüncü hayzın sonuna kadar olan zamandır. Hayz görmüyorsa, talak için üç ay, ölüm için dört ay on gündür.

    Nikahı bozan şeyler: Boşadım demek, boşamak niyetiyle kinaye sözler söylemek, mesela hanımına çık git demek. Bir de küfre düşürücü söz söylemek.

    İnsan elfaz-ı küfür söyleyince imanı ve nikahı gidiyor mu? Nikah tazelemesi nasıl yapılır?

    Nikah tazelemek demek, yeniden nikah yapmak demektir. Bunu bir hocanın nezaretinde yapmak gerekmez. Nikah tazelemek için hanımdan vekalet aldıktan sonra, iki erkek şahit yanında, (Öteden beri, nikahlım olan hanımımı, onun tarafından vekaleten ve tarafımdan asaleten kendime nikah ettim) denirse nikah tazelenmiş olur.

    Boşamak ayrı, küfre düşmek ayrı. Bu talak sayılmıyor. Yani bağın biri kopmuyor. Bin kere küfre düşse bin kere nikah tazelemek gerekir, fakat bu talak sayılmaz.

    Sual: Bir kadın, boşanma hakkı kendi elinde olmak üzere nikahlanmak için ne yapması gerekiyor?

    Kadın, boşanmak benim elimde olmak üzere seninle evlendim der ve erkek de bunu kabul ettim derse, kadının boşanması kendi elinde de olur. Erkek eşine (İşin, senin elinde olsun) veya (Kendini sen boşa) yahut (Diler isen boşsun) gibi cümlelerden birini söylerse, kadın, ancak o oturumda kendisini boşayabilir. Kocası (Ne zaman istersen kendini boşa) derse, o oturuma mahsus olmaz. Kadın istediği zaman, kendini boşayabilir.

    Kendisine boşanmak hakkı verilen kadın, kocasına (Seni boşadım) derse, boşanma işi gerçekleşmez. (Kendimi boşadım) demesi lazımdır. Nikah yapılırken kadın, (Ne vakit istersem, kendimi senden boşamak üzere...) diyerek, şart ederse, erkek de, nikah yapılırken, bu şartı kabul ettim derse, böyle şartlı nikah sahih olur ve kadın da boşanmak hakkına sahip olur.

    Erkek boşanma hakkını verse, kadın (Ben boşanma hakkını istemem) dese de, hakkını red etmiş olmaz. Dilediği zamanda, kendini boşayabilir. Erkek nikah yaparken, (Boşanmak senin elinde olmak üzere, seni nikah ettim) derse, nikah sahih olup, boşanmak hakkı kadının elinde olmaz. Fakat, önce kadın, (istediğim zaman, boşanma hakkı elimde olmak üzere sana nikahlandım) der, erkek de, (kabul ettim) derse, hem nikah sahih olur, hem de, boşanmak kadının elinde olur.

    Küfre düşen karı-kocanın, tecdid-i imandan sonra, iki şahit yanında tecdid-i nikah yapmaları gerekir. Kolaylık olmak için, nikahı yenilemeye hanımdan vekalet almalı, iki erkek şahit yanında, (Öteden beri, nikahım altında bulunan hanımımı, onun tarafından vekil olarak ve tarafımdan asil olarak kendime nikah ettim) demelidir. Camilerde yapılan meşhur tecdid-i iman ve tecdid-i nikahı cemaat ile okumak bu hükme dayanmaktadır.


    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet

    18-Ağustos-2006 - 15:00:04



  8. 02.Ekim.2010, 21:15
    4
    Şems-i Tebriz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Genç Sufi
    Nikah tazeleme
    Değerli Kardeşimiz;


    Boşamak için kullanılan kelimeleri erkeğin hanımına karşı söylemesi ile talak yani boşama hasıl olur. Boşamak için kullanılan sözler iki çeşittir: Açık sözler ve kinayeli sözler.

    "Sen benden boş ol", "Ben seni boşadım" gibi sözler açık sözdür. Bu sözleri, şaka olarak veya şaşırarak da söylediği anda, manasını bilmese bile, boşamış olur.

    "Seni bıraktım, seni terk ettim" kelimeleri açık söz kabul edilir. Bir veya iki defa böyle açık sözle boşamaya, yani geri dönüşü mümkün olan boşamaya talak-ı rici denir. Ama yine de üç haktan biri gitmiş olur. Bu sözlerden herhangi biri bir defa söylendiğinde, pişman olunmuşsa, eski nikaha dönmek niyetiyle hanımının elini tutarsa tekrar nikah yapmadan iki bağ ile evliliğe devam eder.

    Evlilikte üç bağ vardır. Yani, boşama sözleri üç defa tekrarlanırsa, "seni boşadım, boşadım, boşadım" derse, veya "seni üç defa boşadım" derse üç bağı birden koparmış, geri dönüşü olmayacak şekilde boşamış olur. Böyle üç kere boşayınca talak-ı rici, talak-ı baine dönmüş olur.

    "Babanın evine git!", "Defol git!", "Cehenneme git!", "Senin kocan değilim artık" gibi, başka manalarda da kullanılan sözler kinayeli, kapalı sözlerdir. Bu sözler, boşamak niyeti ile söyleyince boşamış olur. Buna bain talak, yani iddet müddeti içinde geri dönüşü olmayan kesin boşama denir.

    Bu şekilde boşamada, iddet müddeti geçip yeniden nikah yapılmadıkça bir araya gelinemez.

    Kayın pederine "Ben senin kızını istemem, kime ister ise varsın" demek ve hanımı gezmek için izin istediğinde, "Ben seni ip ile bağlamadım git", "İstediğin yere gidersin. Bana hanım olmazsın" veya "Artık ben seni istemem”, "Seni boşamak istiyorum" gibi şeyler söylese, boşamak niyet etmedikçe, boşamış olmaz.

    "Şart olsun", "Dilediğini yap!" sözleri, boşamak manasına kullanılan yerlerde, hanımına böyle söyleyince, niyet etmese bile, bir bain talak olur.

    Hanımına, anam, kızım, kardeşim demekle boşama olmaz. Fakat (şimdiden sonra anam, kızım veya kardeşim ol) derse boşama olur. Bu bir talak-ı bain olur.

    Kinayeli sözle boşamada, bain talak iddetinde, hanımının odasına giremez. Kadın süslenemez, koku sürünemez, yabancı kadın gibi talak veren kocasından uzak durur. İddet sonunda yeniden nikah lazımdır.

    Boşamada, sayı bildirilmezse bir boşama olur. Üç veya fazla sayı söylerse, üç talak ile boşamış olur. "Bedenimdeki kıllar adedince" veya "Denizdeki balıklar adedince" yahut "Gökteki yıldızlar kadar" veya "üçten dokuza" deyince, yine üç boşama olur.

    Hanımını boşayan erkeğin akıllı ve uyanık olması gerekir. Sarhoşun, hastanın ve tehdit edilenin sözü ile veya mektubu ile, e-maili ile, faksı ile boşama geçerli olur. Bunlar kadının eline vardığı anda, boş olur. Yani kadın bu boşamayı öğrenince, haberdar olunca boşama gerçekleşmiş olur.

    Delinin, bunağın, baygının, uyuyanın ve hastalıkla ve kızarak dalgın olanın söylemesi ile boşama olmaz. Kızarak dalgın olmak, söylediğini bilmemek demektir. Bu da iki türlü olur:

    Manasını bilmeden, kast ve arzu etmeden söyleyince, boşama olmaz. Bu kinaye sözler içindir. Yoksa açık kelime ile yani seni boşadım dese, kast ve arzusu olmasa bile yine talak vaki olur.

    Manasını bilerek ve isteyerek söyleyip, sonra söylediğini bilmemek, hatırlamamaktır. Bu sözünü iki şahit işitip, sonra söylerlerse, boşama olur. Yani seni boşadım der, fakat sonra bunu hiç hatırlamaz, sen böyle demiştin denilince hayır ben hiç hatırlamıyorum, böyle bir şey söylemedim derse, eğer iki şahit, evet biz duyduk bu hanımını boşadı derse, o zaman boşama vuku bulur. Demezlerse, adam inkâr ettiği için boşama vaki olmaz.

    Hiç ilişki olmamış veya bir odada veya tenha bir yerde hiç beraber kalınmamış ise, bir kere boşayınca, kadın iddet beklemeden aynı gün bile, başkası ile evlenebilir.

    Hanımına başka başka üç zamanda birer kere boşarsa veya bir defa, "Üç kere boşadım" derse, geri dönüşü olmayacak şekilde nikah bozulmuş olur.

    Bu kadını tekrar alabilmek için, hulle lazım olur. Hulle demek, kadın başka erkekle nikahlanıp, düğün olup, ilişki olup, o erkek de boşayıp ve bundan sonra, tekrar iddet zamanı geçmek demektir. Ancak bundan sonra, birinci kocası yeni bir nikah ile tekrar alabilir.

    Bu ise, bir erkek için zillettir, aşağılıktır. Allahü teâlâ, erkeklere boşamak hakkını verdi ise de, bu hakkı gelişi güzel kullanmamaları ve kadınlar, erkeklerin elinde oyuncak olmamaları için, erkeklere bu hulle zilletini yüklemiştir. Hulle korkusundan müslüman bir erkek, boşama lafını ağzına bile alamaz. Aile arasında boşanmak lafı, şakası olamaz.

    Korkutmak için şaka için de olsa boşama sözlerini hiç kullanmamalıdır. Hatta ayrılmaya karar verilse bile yine bu kelimeleri kullanmamalıdır. Daha sonra ayrılmaktan vazgeçilebilir. Yakınları ile dostları ile istişare edip ayrılmaya kesin karar verildikten sonra bir talak vermelidir. Hiçbir zaman üç talak birden vermemelidir. Zaten üç talak birden vermek günahtır. Hayat şartları insanı birçok şeye katlanmayı gerektirebilir. Olmaz denilen şey olabilir. Bir talakla boşama yapılırsa kapı tamamen kapatılmamış olur. Boşamamak bir risk getirmez; ancak boşamak hele üç talak vermek çok büyük risktir. Telafisi mümkün olmayabilir.

    İddet, boşanmadan sonra, kadının yeniden evlenmesi haram olan zamandır. İlk temizlik başından, üçüncü hayzın sonuna kadar olan zamandır. Hayz görmüyorsa, talak için üç ay, ölüm için dört ay on gündür.

    Nikahı bozan şeyler: Boşadım demek, boşamak niyetiyle kinaye sözler söylemek, mesela hanımına çık git demek. Bir de küfre düşürücü söz söylemek.

    İnsan elfaz-ı küfür söyleyince imanı ve nikahı gidiyor mu? Nikah tazelemesi nasıl yapılır?

    Nikah tazelemek demek, yeniden nikah yapmak demektir. Bunu bir hocanın nezaretinde yapmak gerekmez. Nikah tazelemek için hanımdan vekalet aldıktan sonra, iki erkek şahit yanında, (Öteden beri, nikahlım olan hanımımı, onun tarafından vekaleten ve tarafımdan asaleten kendime nikah ettim) denirse nikah tazelenmiş olur.

    Boşamak ayrı, küfre düşmek ayrı. Bu talak sayılmıyor. Yani bağın biri kopmuyor. Bin kere küfre düşse bin kere nikah tazelemek gerekir, fakat bu talak sayılmaz.

    Sual: Bir kadın, boşanma hakkı kendi elinde olmak üzere nikahlanmak için ne yapması gerekiyor?

    Kadın, boşanmak benim elimde olmak üzere seninle evlendim der ve erkek de bunu kabul ettim derse, kadının boşanması kendi elinde de olur. Erkek eşine (İşin, senin elinde olsun) veya (Kendini sen boşa) yahut (Diler isen boşsun) gibi cümlelerden birini söylerse, kadın, ancak o oturumda kendisini boşayabilir. Kocası (Ne zaman istersen kendini boşa) derse, o oturuma mahsus olmaz. Kadın istediği zaman, kendini boşayabilir.

    Kendisine boşanmak hakkı verilen kadın, kocasına (Seni boşadım) derse, boşanma işi gerçekleşmez. (Kendimi boşadım) demesi lazımdır. Nikah yapılırken kadın, (Ne vakit istersem, kendimi senden boşamak üzere...) diyerek, şart ederse, erkek de, nikah yapılırken, bu şartı kabul ettim derse, böyle şartlı nikah sahih olur ve kadın da boşanmak hakkına sahip olur.

    Erkek boşanma hakkını verse, kadın (Ben boşanma hakkını istemem) dese de, hakkını red etmiş olmaz. Dilediği zamanda, kendini boşayabilir. Erkek nikah yaparken, (Boşanmak senin elinde olmak üzere, seni nikah ettim) derse, nikah sahih olup, boşanmak hakkı kadının elinde olmaz. Fakat, önce kadın, (istediğim zaman, boşanma hakkı elimde olmak üzere sana nikahlandım) der, erkek de, (kabul ettim) derse, hem nikah sahih olur, hem de, boşanmak kadının elinde olur.

    Küfre düşen karı-kocanın, tecdid-i imandan sonra, iki şahit yanında tecdid-i nikah yapmaları gerekir. Kolaylık olmak için, nikahı yenilemeye hanımdan vekalet almalı, iki erkek şahit yanında, (Öteden beri, nikahım altında bulunan hanımımı, onun tarafından vekil olarak ve tarafımdan asil olarak kendime nikah ettim) demelidir. Camilerde yapılan meşhur tecdid-i iman ve tecdid-i nikahı cemaat ile okumak bu hükme dayanmaktadır.


    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet

    18-Ağustos-2006 - 15:00:04






+ Yorum Gönder