Konusunu Oylayın.: Bir hadiste okudum, 30 deccal çıkmadan kıyamet kopmaz diye biz 1 tane deccal çıkacak biliyorduk, açıklar mısınız?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Bir hadiste okudum, 30 deccal çıkmadan kıyamet kopmaz diye biz 1 tane deccal çıkacak biliyorduk, açıklar mısınız?
  1. 01.Ekim.2010, 11:34
    1
    Misafir

    Bir hadiste okudum, 30 deccal çıkmadan kıyamet kopmaz diye biz 1 tane deccal çıkacak biliyorduk, açıklar mısınız?






    Bir hadiste okudum, 30 deccal çıkmadan kıyamet kopmaz diye biz 1 tane deccal çıkacak biliyorduk, açıklar mısınız? Mumsema Bir hadiste okudum, 30 deccal çıkmadan kıyamet kopmaz diye biz 1 tane deccal çıkacak biliyorduk, açıklar mısınız?


  2. 01.Ekim.2010, 11:34
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 01.Ekim.2010, 13:29
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    --->: Bir hadiste okudum, 30 deccal çıkmadan kıyamet kopmaz diye biz 1 tane deccal çıkacak biliyorduk, açıklar mısınız?




    MEKTUBATI RABBANİ’DE
    KIYAMET ALAMETLERİ VE MEHDİ
    Peygamberimizin haber verdiği kıyamet alametlerinin hepsi haktır. Onlarda meydana gelmeme ihtimali yoktur.
    Adetin hılafına, batıdan güneşin doğması.
    Mehdi (Aleyhisselam)’nin zuhuru.
    Ruhullah İsa (Aleyhisselam)’nın gökten inmesi.
    Deccal’ın çıkması.
    Ye’cüc ve Me’cücün çıkması.
    Dâbbetül arzın çıkması.
    Sonra bir dumanın ortalığı kaplayıp, onları elim bir azabla azablandırması.
    Sıkıntıdan insanlar şöyle der: “Ey Rabbimiz! Bizden azabı kaldır, biz mü’minleriz.”
    Son alamet, Aden tarafından çıkan bir ateş tir. (bu ateş insanları mahşere sürecek.)
    Cahillikten dolayı bir cemaat, Hindistan ehlinden mehdilik iddia eden birisinin Mehdi olduğunu zanetti. Onlara göre Mehdi geçti ve öldü, kabrinin “Kurre” denilen bir yerde olduğunu söyle diler. Halbuki şöhret ve tevatürü manevi derecesi ne ulaşan sahih hadisi şerifler bu taifeyi yalanlıyor. Zira Efendimiz, Mehdi için alametler beyan etti. Bu alametler o iddia edilen şahısta yoktur.
    Hadisi Nebevi’de şöyle geldi: “Mehdi çıkacak ve başının üzerinde bir parça bulut olacak, içinde bir melek şöyle nida edecek “şu şahıs Mehdi’dir, ona tabi olun.”
    Yine Efendimiz buyurdu ki “Yeryüzünün tamamının maliki dört tanedir. Zülkarneyn ve Süleyman mü’minlerdendir. Nemrud ve Buhtunnasır kafirlerdendir. Yeryüzüne ehli beytim den olan beşinci bir şahıs malik olacaktır.” (Bu Mehdidir.)
    Efendimiz buyurdu: “Benim ehli beytimden bir adamı Allah göndermedikçe dünya yok olmaz, onun ismi ismime uyar, babasının ismi babamın ismine uyar, zulum ve haksızlıkla dolduğu gibi yeryüzünü doğruluk ve adaletle doldurur.”
    Hadisi şerifte “Eshabı Kehf Mehdinin yardımcılarıdır” şeklinde buyuruldu.
    İsa (Aleyhisselam) Mehdinin zamanında ine cek, Mehdiye, Deccalı öldürmekte yardım edecek, saltanatının zahir ve (galib) olduğu zamanda ramazanın ondördünde güneş tutulacak ve ayın evvelinde ay tutulacak, bunlar normal adetin ve münec cimlerin hesabının hılafına olacak.
    İnsaf nazarıyla bakmak lazım, şu alametler o bahsedilen şu ölü şahısda var mı yok mu (yok.) Mehdi’nin, Efendimiz tarafından haber verilen diğer pek çok alametleri vardır. Şeyh İbni Hacer, Mehdinin alametleri beyanında bir risale yazdı ki o alametler ikiyüze ulaşıyor.

    **********************
    Ebu Hureyre (Radıyellahu anhu) şöyle dedi. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) buyurdu ki: “Davaları bir olan iki gurup savaşmadıkça kıyamet kopmaz.” (Buhari)
    ******************

    Ebu Hureyre (Radıyellahu anhu) şöyle dedi. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) buyurdu ki:İki gurup savaşmadıkça kıyamet kopmaz. Aralarında büyük ölümler olur. Davaları birdir. Otuz taneye yakın yalancı Deccallar gönderilmedikçe kıyamet kopmaz. Bunlardan herbiri, kendini Allah’ın Resulu zanneder.” (Buhari)
    *******************

    DECCAL
    Nevvas ibni Sem’an el Kelbi’den söyle demiştir.Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) Deccalı zikretti ve şöyle buyurdu “Ben içinizde iken Deccal çıkarsa ben onunla mücadele ederim, siz değil. Ben yok iken çıkarsa, kişi nefsini müdafaa edecektir. Allah, her müslüman üzerine vekildir.
    Sizden herkim Deccala kavuşursa, Kehf suresinin başını (on ayeti) ona karşı okusun. Onlar sizi Deccalın fitnesinden korur.”

    Dedikki ‘Dünyada kalması ne kadardır?’ Buyurduki ”Kırk gün. Bir günü bir sene gibidir. Bir günü, bir ay gibidir. Bir günü, Cuma gibidir. Diğer günleri, sizin günleriniz gibidir. “(Takriben 424 gün)
    Dedikki ‘Ya Resulellah! Şu bizim senemiz gibi olan günde, bir gün ve gecelik namaz bize yetermi?’ Buyurduki ”Hayır. Onun miktarını takdir edin. (Vakitlere taksim edin.)
    Sonra Meryemoğlu İsa (Aleyhisselam), doğu Dimaşk’ta (Şam) beyaz minarenin yanına inecektir. Deccali Lüddi kapısında yakalayacak ve öldürecektir.” (Ebu Davud)
    *******************
    Salimden, o babasından şöyle rivayet etti ‘Hayır, vallahi Resulullah, İsa için kırmızıdır deme di. Fakat şöyle buyurdu “Birara ben uyuyordum. Rüyamda Kabe’yi tavaf ediyorum. Kıvırcık saçlı bir adam, iki kişi arasında salınarak yürüyordu. Başından su damlıyordu veya başı su akıtıyordu. Bu kimdir? dedim. Dedilerki Meryemoğlu İsa’dır. Yürüyüp gittim. Birden bir kırmızı ve cüsseli bir adam, başı kıvırcık, sağ gözü kör. Sanki gözü üzüm salkımı (gibi sarkmış) Dedimki “Bu kimdir? Dedilerki ‘Bu Deccaldir’ İnsanların ona en çok benzeyeni İbni Katan’dır.” Zühri derki: Huzaa kabilesinden olan bir kişidir. Cahiliyye döneminde ölmüştür (Buhari).
    *******************
    HAK TAİFE
    Cabir ibni Abdullah derki Resulullah (Sallal lahu aleyhi ve sellem)‘in şöyle buyurduğunu işittim. “Ümmetimden bir taife, hak üzere savaş maktan zail olmayacaktır. (Hak üzere devam edecekler.) Kıyamet gününe kadar üstün olacaklar dır.”
    Şöyle buyurdu: “Meryemoğlu İsa (Aleyhisse lam) inecektir. (Mü’minlerin) Emiri derki ‘Gel, bize namaz kıldır.’(İsa) Derki ‘Hayır. Muhakkak sizin bazının, Allah’ın bu ümmete olan ikramı ile bazınız üzerine emirlersiniz.’ (Müslim)
    *********************
    Ebu Hureyre’den rivayet edildiki Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Rum (hıristiyan ordusu) A’mak veya Dâbık’a inmedikçe kıyamet kopmaz. Onlara karşı, Medine’den o vakitte yeryüzü müslümanlarının en hayırlılarından olan bir ordu çıkar. Karşılıklı saf olunca, Rumlar derki ‘Bizim ile bizden esir alanların arasını serbest bırakın ki onlarla savaşalım’
    Müslümanlar ‘Hayır! Vallahi sizin ile kardeş lerimizin arasını asla serbest bırakmayız.’ Onlarla (Rumlarla) savaşırlar. Ordunun üçte biri hezimete uğrar. (kaçar) Allah, onların ebediyyen tevbesini kabul etmez. Ordunun üçte biri şehid olur. Allah katında en faziletli şehidler bunlardır. Üçte biri savaşı kazanır. Bunlar ebediyyen fitnelenmezler (asi olmazlar) Kostantiniyye’yi (İstanbul’u) feth ederler.
    Onlar, kılıçlarını zeytin ağaçlarına astıkları halde ganimetleri taksim ederlerken, içlerinde şeytan nida ederek ‘Mesih Deccal arkanızdan ehlinize musallat oldu’ der. Yola çıkarlar, halbuki bu söz batıldır.
    Şam’a vardıklarında Deccal çıkmış olur. Bir de onlar savaşa hazırlanıp saf olduklarında namaz için kamet edilir. Meryemoğlu İsa (a.s) gökten iner. Onlara namaz kıldırır.
    Allahın düşmanı (Deccal) onu görünce tuzun suda eridiği gibi erir. Şayet onu kendi haline bıraksaydı elbette eriyip helak olurdu, fakat Allahu Teala O’nun elinde Deccal öldürür. Onlara kanını, süngüsünde gösterir.”
    *******************


  4. 01.Ekim.2010, 13:29
    2
    Silent and lonely rains



    MEKTUBATI RABBANİ’DE
    KIYAMET ALAMETLERİ VE MEHDİ
    Peygamberimizin haber verdiği kıyamet alametlerinin hepsi haktır. Onlarda meydana gelmeme ihtimali yoktur.
    Adetin hılafına, batıdan güneşin doğması.
    Mehdi (Aleyhisselam)’nin zuhuru.
    Ruhullah İsa (Aleyhisselam)’nın gökten inmesi.
    Deccal’ın çıkması.
    Ye’cüc ve Me’cücün çıkması.
    Dâbbetül arzın çıkması.
    Sonra bir dumanın ortalığı kaplayıp, onları elim bir azabla azablandırması.
    Sıkıntıdan insanlar şöyle der: “Ey Rabbimiz! Bizden azabı kaldır, biz mü’minleriz.”
    Son alamet, Aden tarafından çıkan bir ateş tir. (bu ateş insanları mahşere sürecek.)
    Cahillikten dolayı bir cemaat, Hindistan ehlinden mehdilik iddia eden birisinin Mehdi olduğunu zanetti. Onlara göre Mehdi geçti ve öldü, kabrinin “Kurre” denilen bir yerde olduğunu söyle diler. Halbuki şöhret ve tevatürü manevi derecesi ne ulaşan sahih hadisi şerifler bu taifeyi yalanlıyor. Zira Efendimiz, Mehdi için alametler beyan etti. Bu alametler o iddia edilen şahısta yoktur.
    Hadisi Nebevi’de şöyle geldi: “Mehdi çıkacak ve başının üzerinde bir parça bulut olacak, içinde bir melek şöyle nida edecek “şu şahıs Mehdi’dir, ona tabi olun.”
    Yine Efendimiz buyurdu ki “Yeryüzünün tamamının maliki dört tanedir. Zülkarneyn ve Süleyman mü’minlerdendir. Nemrud ve Buhtunnasır kafirlerdendir. Yeryüzüne ehli beytim den olan beşinci bir şahıs malik olacaktır.” (Bu Mehdidir.)
    Efendimiz buyurdu: “Benim ehli beytimden bir adamı Allah göndermedikçe dünya yok olmaz, onun ismi ismime uyar, babasının ismi babamın ismine uyar, zulum ve haksızlıkla dolduğu gibi yeryüzünü doğruluk ve adaletle doldurur.”
    Hadisi şerifte “Eshabı Kehf Mehdinin yardımcılarıdır” şeklinde buyuruldu.
    İsa (Aleyhisselam) Mehdinin zamanında ine cek, Mehdiye, Deccalı öldürmekte yardım edecek, saltanatının zahir ve (galib) olduğu zamanda ramazanın ondördünde güneş tutulacak ve ayın evvelinde ay tutulacak, bunlar normal adetin ve münec cimlerin hesabının hılafına olacak.
    İnsaf nazarıyla bakmak lazım, şu alametler o bahsedilen şu ölü şahısda var mı yok mu (yok.) Mehdi’nin, Efendimiz tarafından haber verilen diğer pek çok alametleri vardır. Şeyh İbni Hacer, Mehdinin alametleri beyanında bir risale yazdı ki o alametler ikiyüze ulaşıyor.

    **********************
    Ebu Hureyre (Radıyellahu anhu) şöyle dedi. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) buyurdu ki: “Davaları bir olan iki gurup savaşmadıkça kıyamet kopmaz.” (Buhari)
    ******************

    Ebu Hureyre (Radıyellahu anhu) şöyle dedi. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) buyurdu ki:İki gurup savaşmadıkça kıyamet kopmaz. Aralarında büyük ölümler olur. Davaları birdir. Otuz taneye yakın yalancı Deccallar gönderilmedikçe kıyamet kopmaz. Bunlardan herbiri, kendini Allah’ın Resulu zanneder.” (Buhari)
    *******************

    DECCAL
    Nevvas ibni Sem’an el Kelbi’den söyle demiştir.Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) Deccalı zikretti ve şöyle buyurdu “Ben içinizde iken Deccal çıkarsa ben onunla mücadele ederim, siz değil. Ben yok iken çıkarsa, kişi nefsini müdafaa edecektir. Allah, her müslüman üzerine vekildir.
    Sizden herkim Deccala kavuşursa, Kehf suresinin başını (on ayeti) ona karşı okusun. Onlar sizi Deccalın fitnesinden korur.”

    Dedikki ‘Dünyada kalması ne kadardır?’ Buyurduki ”Kırk gün. Bir günü bir sene gibidir. Bir günü, bir ay gibidir. Bir günü, Cuma gibidir. Diğer günleri, sizin günleriniz gibidir. “(Takriben 424 gün)
    Dedikki ‘Ya Resulellah! Şu bizim senemiz gibi olan günde, bir gün ve gecelik namaz bize yetermi?’ Buyurduki ”Hayır. Onun miktarını takdir edin. (Vakitlere taksim edin.)
    Sonra Meryemoğlu İsa (Aleyhisselam), doğu Dimaşk’ta (Şam) beyaz minarenin yanına inecektir. Deccali Lüddi kapısında yakalayacak ve öldürecektir.” (Ebu Davud)
    *******************
    Salimden, o babasından şöyle rivayet etti ‘Hayır, vallahi Resulullah, İsa için kırmızıdır deme di. Fakat şöyle buyurdu “Birara ben uyuyordum. Rüyamda Kabe’yi tavaf ediyorum. Kıvırcık saçlı bir adam, iki kişi arasında salınarak yürüyordu. Başından su damlıyordu veya başı su akıtıyordu. Bu kimdir? dedim. Dedilerki Meryemoğlu İsa’dır. Yürüyüp gittim. Birden bir kırmızı ve cüsseli bir adam, başı kıvırcık, sağ gözü kör. Sanki gözü üzüm salkımı (gibi sarkmış) Dedimki “Bu kimdir? Dedilerki ‘Bu Deccaldir’ İnsanların ona en çok benzeyeni İbni Katan’dır.” Zühri derki: Huzaa kabilesinden olan bir kişidir. Cahiliyye döneminde ölmüştür (Buhari).
    *******************
    HAK TAİFE
    Cabir ibni Abdullah derki Resulullah (Sallal lahu aleyhi ve sellem)‘in şöyle buyurduğunu işittim. “Ümmetimden bir taife, hak üzere savaş maktan zail olmayacaktır. (Hak üzere devam edecekler.) Kıyamet gününe kadar üstün olacaklar dır.”
    Şöyle buyurdu: “Meryemoğlu İsa (Aleyhisse lam) inecektir. (Mü’minlerin) Emiri derki ‘Gel, bize namaz kıldır.’(İsa) Derki ‘Hayır. Muhakkak sizin bazının, Allah’ın bu ümmete olan ikramı ile bazınız üzerine emirlersiniz.’ (Müslim)
    *********************
    Ebu Hureyre’den rivayet edildiki Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Rum (hıristiyan ordusu) A’mak veya Dâbık’a inmedikçe kıyamet kopmaz. Onlara karşı, Medine’den o vakitte yeryüzü müslümanlarının en hayırlılarından olan bir ordu çıkar. Karşılıklı saf olunca, Rumlar derki ‘Bizim ile bizden esir alanların arasını serbest bırakın ki onlarla savaşalım’
    Müslümanlar ‘Hayır! Vallahi sizin ile kardeş lerimizin arasını asla serbest bırakmayız.’ Onlarla (Rumlarla) savaşırlar. Ordunun üçte biri hezimete uğrar. (kaçar) Allah, onların ebediyyen tevbesini kabul etmez. Ordunun üçte biri şehid olur. Allah katında en faziletli şehidler bunlardır. Üçte biri savaşı kazanır. Bunlar ebediyyen fitnelenmezler (asi olmazlar) Kostantiniyye’yi (İstanbul’u) feth ederler.
    Onlar, kılıçlarını zeytin ağaçlarına astıkları halde ganimetleri taksim ederlerken, içlerinde şeytan nida ederek ‘Mesih Deccal arkanızdan ehlinize musallat oldu’ der. Yola çıkarlar, halbuki bu söz batıldır.
    Şam’a vardıklarında Deccal çıkmış olur. Bir de onlar savaşa hazırlanıp saf olduklarında namaz için kamet edilir. Meryemoğlu İsa (a.s) gökten iner. Onlara namaz kıldırır.
    Allahın düşmanı (Deccal) onu görünce tuzun suda eridiği gibi erir. Şayet onu kendi haline bıraksaydı elbette eriyip helak olurdu, fakat Allahu Teala O’nun elinde Deccal öldürür. Onlara kanını, süngüsünde gösterir.”
    *******************


  5. 01.Ekim.2010, 13:34
    3
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    --->: Bir hadiste okudum, 30 deccal çıkmadan kıyamet kopmaz diye biz 1 tane deccal çıkacak biliyorduk, açıklar mısınız?

    DECCALIN DOLAŞMASI


    Nevvas ibni Sem’an’dan (Radıyellahu anhu) şöyle dediği rivayet edildi: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) bir gün kuşluk vaktinde Deccal’i anlattı, hakkında hem küçümseyici, hem de mühimsenecek şeyler söyledi. Hatta onu hurma taifesi arasında zannettik. Sonra kendisine gittiğimizde, bizdeki üzüntünün farkına vardı ve:
    Neyiniz var? Diye sordu.
    Ey Allahın Resulü, Deccal’dan söz ettin; hakkında hem küçümseyici, hem de mühimsene cek şeyler söyledin. O kadar ki onu hurmalıklar taifesi arasında zannettik, dedik.
    Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem):
    Bana sizin için Deccaldan başkası daha korkuludur, dedi. Çünkü Deccal, ben aranızda iken çıkarsa, tek başıma onunla davalaşır ve iddiasını iptal ederim. Ben, aranızda yokken çıkarsa, herkesin bizzat kendisi davalaşmak zorundadır ve her müslüman için Allah, benim vekilliğimi yapar.
    Deccal, genç ve çokça kıvırcık saçlıdır, bir gözü kördür. Onu, Katanoğlu Abdül Uzza’ya sanki benzetiyorum. Kim, sizden ona yetişirse, Kehf suresinin ilk on ayetini okusun. O, Şam ile Irak arasındaki bir yerden çıkacaktır. Sağı, solu fesada boğacak, ey allahın kulları (hak’ta) sabit olunuz! buyurdu.
    Ey Allahın Resulu! Deccal yeryüzünde ne kadar kalacaktır? Diye sorduk.
    Kırk gün, fakat onun bir günü, bir sene, bir günü bir ay, bir günü de Cuma gibi, öteki günleride, sizin bu günkü günleriniz gibidir, dedi.
    Ey Allahın Resulu! Bir sene gibi olan o günde, bir günün namazı bize kafi gelecek mi? Diye sorduk.
    Hayır, onu takdir ederek (her 24 saatte beş vakit namaz kılmak suretiyle) hesablayın.
    Onun yer yüzündeki hızı ne olacak? Dedik.
    Peygamber (Sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: hızlı rüzgarlı yağmur gibi. Bir kavme gelecek. Onları davet edecek. Onlar da kendisine iman edip davetine koşacaklar. Göğe emir edecek, gök yağmur yağdıracak, yere emir edecek, yer bol bol bereketlerini çıkaracak, insanla rın hayvanları, meraları, cüsseleri en güzel şekilde, memeleri sütle dolu olduğu halde döneceklerdir.
    Sonra Deccal bir başka kavme gelecek. Onları davet edecek. Onlar ise onun davetini kabul etmeyecekler. Deccal da onlardan yüz çevirip gidecek. Ve onlar hemen büyük bir kıtlığa maruz kalıp ellerinde ne varsa bir şeyleri kalmayacak.
    Deccal bir harabeye uğrayacak ve: “definele rini çıkar” diyecek. Defineler, arı oğulu gibi arkasından gelecekler. Sonra gençlikle dolup, taşan birini çağıracak. Onu, kılıç darbesi ile iki parçaya bölecek. Sonra bunu çağıracak ve bu dirilip, güler yüzle kendisine gelecektir.
    Deccal bunları yaparken Allah, Meryemin oğlu İsa (Aleyhisselam) yı gönderecek.
    İsa (Aleyhisselam) iki elbise içinde, ellerini iki melek kanatları üzerine koymuş olarak Dimaşk doğusunda, Minare-i Beyza (Beyaz Minare) denilen yere inecek. Başını eğdiği vakit su damlaya cak, kaldırdığı vakitte inci daneleri gibi su damlaları dökülecektir. Nefesinin kokusunu duyan her bir kafir, derhal ölecektir. Nefesi ise, gözünün gördüğü yere kadar yayılmaktadır.
    İsa (Aleyhisselam) derhal Deccalı arayacak ve onu Lüddi denilen (Beyti Mukaddes yakınlarında) bir beldede kendisini yakalayıp öldürecektir.
    Sonra İsa’ya (Aleyhisselam), Allahın kendilerini Deccal’den koruduğu bir kavim gelecek, İsa (Aleyhisselam) onların yüzlerini mesh edecek ve cennetteki derecelerini anlatacaktır.
    İsa (Aleyhisselam) bu durumda iken Allah, kendisine “Ben kimsenin kendileri ile savaşmayıp öldüremeyeceği bir takım kullarımı ortaya çıkardım, sana tabi durumda olan kullarımı Tur dağına çıkar ve bunlardan koru” diye emredecek ve Allah, Ye’cüc ve Me’cüc’ü, her tepeden sürate iner oldukları halde gönderecek.
    İlk önde gelenler, Taberiyye gölüne uğrayacak ve bütün suyunu içecekler. Arkalarındakiler gelince “burada bir defa su vardı” diyecekler.
    İsa (Aleyhisselam) ile ona tabi olan mümin ler muhasarada kalmış olacaklar. O kadar ki, onlar için bir öküz başı, sizin için bu günki yüz dinardan daha değerli olacaktır. Allahın peygamberi İsa (Aleyhisselam) ve arkadaşları Allaha dua edecekler, Allah da onların (Ye’cüc ve Me’cüc) boyunlarına negaf denilen bir kurt gönderecek ve tek kişi gibi hepsi öleceklerdir.
    Sonra İsa (Aleyhisselam) arkadaşları ile Tur’dan inecekler ve yeryüzünde onların kokmuş pisliklerinin doldurmadığı bir yer bulamayacaklar. İsa (Aleyhisselam) ve arkadaşları Allah’a dua edecekler. Allah da, Horasan develerinin boyunları gibi bir takım kuşlar gönderecek, bunların kokmuş cesedlerini taşıyıp Allahın dilediği tarafa atacaklar dır. Sonra Allah bir yağmur gönderecek ki, bu yağmurdan ne çadırlar, ne de binalar kendini koru yamayacaktır. Yağmur yerleri ayna gibi yapıncaya kadar yıkacaktır.
    Sonra yere:
    “Bitir meyvelerini, çıkart bereketlerini” denilecek. Ve o gün cemaat narlardan yiyecekler ve kabukları ile gölgenecekler. Hayvanlarına öyle bereket verilecek ki, devenin sütü bir cemaata yetecek, ineğin sütü bir kabileye, koyunun sütü de insanların bir mahallesine yetecektir.
    İnsanlar bu halde iken; Allah, hoş bir rüzgar gönderecek, bu rüzgar insanları koltuk altla rından alıp, her mü’min ve müslimin ruhunu alacaktır. (Dünyada) yalnız yabani eşekler gibi, birbirine girmiş olduğu halde bulunan kötü insanlar kalacak tır. Ve, kıyamet de bunlar üzerine kopacaktır.
    (Müslim)


    Urve İbni Mes’ud es Sakafi derki, Abdullah ibni Amr’ı işittim, ona bir adam geldi ve ‘Şu sözler nedir ki kıyamet şöyle şöyle kaim olacak dersin’
    Bunun üzerine (Urve) Subhanellah, lailahe illellah veya buna benzer bir kelime söyledi. Muhakkak ebediyyen hiç kimseye bir şey söyleme meyi kast ettim. Ancak ben dedimki muhakkak siz, az zaman sonra büyük işler göreceksiniz. Beyt yarılacak, şöyle şöyle olacak…
    Sonra dediki ‘Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: Deccal, ümmetim içinde çıkacak, kırk kalacak. Kırk aymı, günmü, senemi dediğini bilmiyorum. Allah, Meryemoğlu İsa’yı gönderecek. Sanki O, Urve ibni Mes’ud gibidir. (Ona benzer) Deccali arar ve onu helak eder.
    Sonra insanlar, iki kişi arasında düşmanlık olmayan yedi sene beklerler. Sonra Allahu Teala Şam tarafından soğuk bir rüzgar gönderir, yeryü zünde kalbinde hayırdan veya imandan zerre ağırlığı bulunan hiçkimse kalmaz, ancak hepsinin ruhu alınır. Öyleki sizden biri dağın içine girse elbette onun üzerine gelir ve ruhunu alır.
    (Urve) Derki, bunu Resulullah’tan (Sallalla hu aleyhi ve sellem) işittim. Şöyle buyurdu: “İnsan ların en şerlileri kalacak. Ma’rufu bilmezler, çirkini inkar etmezler. Şeytan onlara şekillenerek gelir ve derki ‘İcabet etmeyecekmisiniz?
    Derlerki: Ne emrediyorsun? Onlara putlara ibadeti emreder. Onlar bu halde iken rızıkları bol, geçimleri güzeldir.
    Sonra Sur’a üfürülür. Onu işiten ilk kişi, deve havuzunu sıvarken düşüp ölür. Bütün insanlar ölür.
    Sonra Allahu Teala bir yağmur gönderir, sanki o çisedir veya gölgedir. Bütün insanların cesedleri bundan dolayı yerden biterler. Sonra Sur’a diğer bir üfürüşle üfürülür ve birde bütün insanlar ayakta bakıp dururlar.
    Sonra denilir: ‘Ey insanlar! Rabbinize doğru gelin. ’Onları durdurun, zira onlar mes’uldürler.’
    (Buhari)

    *******************


  6. 01.Ekim.2010, 13:34
    3
    Silent and lonely rains
    DECCALIN DOLAŞMASI


    Nevvas ibni Sem’an’dan (Radıyellahu anhu) şöyle dediği rivayet edildi: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) bir gün kuşluk vaktinde Deccal’i anlattı, hakkında hem küçümseyici, hem de mühimsenecek şeyler söyledi. Hatta onu hurma taifesi arasında zannettik. Sonra kendisine gittiğimizde, bizdeki üzüntünün farkına vardı ve:
    Neyiniz var? Diye sordu.
    Ey Allahın Resulü, Deccal’dan söz ettin; hakkında hem küçümseyici, hem de mühimsene cek şeyler söyledin. O kadar ki onu hurmalıklar taifesi arasında zannettik, dedik.
    Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem):
    Bana sizin için Deccaldan başkası daha korkuludur, dedi. Çünkü Deccal, ben aranızda iken çıkarsa, tek başıma onunla davalaşır ve iddiasını iptal ederim. Ben, aranızda yokken çıkarsa, herkesin bizzat kendisi davalaşmak zorundadır ve her müslüman için Allah, benim vekilliğimi yapar.
    Deccal, genç ve çokça kıvırcık saçlıdır, bir gözü kördür. Onu, Katanoğlu Abdül Uzza’ya sanki benzetiyorum. Kim, sizden ona yetişirse, Kehf suresinin ilk on ayetini okusun. O, Şam ile Irak arasındaki bir yerden çıkacaktır. Sağı, solu fesada boğacak, ey allahın kulları (hak’ta) sabit olunuz! buyurdu.
    Ey Allahın Resulu! Deccal yeryüzünde ne kadar kalacaktır? Diye sorduk.
    Kırk gün, fakat onun bir günü, bir sene, bir günü bir ay, bir günü de Cuma gibi, öteki günleride, sizin bu günkü günleriniz gibidir, dedi.
    Ey Allahın Resulu! Bir sene gibi olan o günde, bir günün namazı bize kafi gelecek mi? Diye sorduk.
    Hayır, onu takdir ederek (her 24 saatte beş vakit namaz kılmak suretiyle) hesablayın.
    Onun yer yüzündeki hızı ne olacak? Dedik.
    Peygamber (Sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: hızlı rüzgarlı yağmur gibi. Bir kavme gelecek. Onları davet edecek. Onlar da kendisine iman edip davetine koşacaklar. Göğe emir edecek, gök yağmur yağdıracak, yere emir edecek, yer bol bol bereketlerini çıkaracak, insanla rın hayvanları, meraları, cüsseleri en güzel şekilde, memeleri sütle dolu olduğu halde döneceklerdir.
    Sonra Deccal bir başka kavme gelecek. Onları davet edecek. Onlar ise onun davetini kabul etmeyecekler. Deccal da onlardan yüz çevirip gidecek. Ve onlar hemen büyük bir kıtlığa maruz kalıp ellerinde ne varsa bir şeyleri kalmayacak.
    Deccal bir harabeye uğrayacak ve: “definele rini çıkar” diyecek. Defineler, arı oğulu gibi arkasından gelecekler. Sonra gençlikle dolup, taşan birini çağıracak. Onu, kılıç darbesi ile iki parçaya bölecek. Sonra bunu çağıracak ve bu dirilip, güler yüzle kendisine gelecektir.
    Deccal bunları yaparken Allah, Meryemin oğlu İsa (Aleyhisselam) yı gönderecek.
    İsa (Aleyhisselam) iki elbise içinde, ellerini iki melek kanatları üzerine koymuş olarak Dimaşk doğusunda, Minare-i Beyza (Beyaz Minare) denilen yere inecek. Başını eğdiği vakit su damlaya cak, kaldırdığı vakitte inci daneleri gibi su damlaları dökülecektir. Nefesinin kokusunu duyan her bir kafir, derhal ölecektir. Nefesi ise, gözünün gördüğü yere kadar yayılmaktadır.
    İsa (Aleyhisselam) derhal Deccalı arayacak ve onu Lüddi denilen (Beyti Mukaddes yakınlarında) bir beldede kendisini yakalayıp öldürecektir.
    Sonra İsa’ya (Aleyhisselam), Allahın kendilerini Deccal’den koruduğu bir kavim gelecek, İsa (Aleyhisselam) onların yüzlerini mesh edecek ve cennetteki derecelerini anlatacaktır.
    İsa (Aleyhisselam) bu durumda iken Allah, kendisine “Ben kimsenin kendileri ile savaşmayıp öldüremeyeceği bir takım kullarımı ortaya çıkardım, sana tabi durumda olan kullarımı Tur dağına çıkar ve bunlardan koru” diye emredecek ve Allah, Ye’cüc ve Me’cüc’ü, her tepeden sürate iner oldukları halde gönderecek.
    İlk önde gelenler, Taberiyye gölüne uğrayacak ve bütün suyunu içecekler. Arkalarındakiler gelince “burada bir defa su vardı” diyecekler.
    İsa (Aleyhisselam) ile ona tabi olan mümin ler muhasarada kalmış olacaklar. O kadar ki, onlar için bir öküz başı, sizin için bu günki yüz dinardan daha değerli olacaktır. Allahın peygamberi İsa (Aleyhisselam) ve arkadaşları Allaha dua edecekler, Allah da onların (Ye’cüc ve Me’cüc) boyunlarına negaf denilen bir kurt gönderecek ve tek kişi gibi hepsi öleceklerdir.
    Sonra İsa (Aleyhisselam) arkadaşları ile Tur’dan inecekler ve yeryüzünde onların kokmuş pisliklerinin doldurmadığı bir yer bulamayacaklar. İsa (Aleyhisselam) ve arkadaşları Allah’a dua edecekler. Allah da, Horasan develerinin boyunları gibi bir takım kuşlar gönderecek, bunların kokmuş cesedlerini taşıyıp Allahın dilediği tarafa atacaklar dır. Sonra Allah bir yağmur gönderecek ki, bu yağmurdan ne çadırlar, ne de binalar kendini koru yamayacaktır. Yağmur yerleri ayna gibi yapıncaya kadar yıkacaktır.
    Sonra yere:
    “Bitir meyvelerini, çıkart bereketlerini” denilecek. Ve o gün cemaat narlardan yiyecekler ve kabukları ile gölgenecekler. Hayvanlarına öyle bereket verilecek ki, devenin sütü bir cemaata yetecek, ineğin sütü bir kabileye, koyunun sütü de insanların bir mahallesine yetecektir.
    İnsanlar bu halde iken; Allah, hoş bir rüzgar gönderecek, bu rüzgar insanları koltuk altla rından alıp, her mü’min ve müslimin ruhunu alacaktır. (Dünyada) yalnız yabani eşekler gibi, birbirine girmiş olduğu halde bulunan kötü insanlar kalacak tır. Ve, kıyamet de bunlar üzerine kopacaktır.
    (Müslim)


    Urve İbni Mes’ud es Sakafi derki, Abdullah ibni Amr’ı işittim, ona bir adam geldi ve ‘Şu sözler nedir ki kıyamet şöyle şöyle kaim olacak dersin’
    Bunun üzerine (Urve) Subhanellah, lailahe illellah veya buna benzer bir kelime söyledi. Muhakkak ebediyyen hiç kimseye bir şey söyleme meyi kast ettim. Ancak ben dedimki muhakkak siz, az zaman sonra büyük işler göreceksiniz. Beyt yarılacak, şöyle şöyle olacak…
    Sonra dediki ‘Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: Deccal, ümmetim içinde çıkacak, kırk kalacak. Kırk aymı, günmü, senemi dediğini bilmiyorum. Allah, Meryemoğlu İsa’yı gönderecek. Sanki O, Urve ibni Mes’ud gibidir. (Ona benzer) Deccali arar ve onu helak eder.
    Sonra insanlar, iki kişi arasında düşmanlık olmayan yedi sene beklerler. Sonra Allahu Teala Şam tarafından soğuk bir rüzgar gönderir, yeryü zünde kalbinde hayırdan veya imandan zerre ağırlığı bulunan hiçkimse kalmaz, ancak hepsinin ruhu alınır. Öyleki sizden biri dağın içine girse elbette onun üzerine gelir ve ruhunu alır.
    (Urve) Derki, bunu Resulullah’tan (Sallalla hu aleyhi ve sellem) işittim. Şöyle buyurdu: “İnsan ların en şerlileri kalacak. Ma’rufu bilmezler, çirkini inkar etmezler. Şeytan onlara şekillenerek gelir ve derki ‘İcabet etmeyecekmisiniz?
    Derlerki: Ne emrediyorsun? Onlara putlara ibadeti emreder. Onlar bu halde iken rızıkları bol, geçimleri güzeldir.
    Sonra Sur’a üfürülür. Onu işiten ilk kişi, deve havuzunu sıvarken düşüp ölür. Bütün insanlar ölür.
    Sonra Allahu Teala bir yağmur gönderir, sanki o çisedir veya gölgedir. Bütün insanların cesedleri bundan dolayı yerden biterler. Sonra Sur’a diğer bir üfürüşle üfürülür ve birde bütün insanlar ayakta bakıp dururlar.
    Sonra denilir: ‘Ey insanlar! Rabbinize doğru gelin. ’Onları durdurun, zira onlar mes’uldürler.’
    (Buhari)

    *******************


  7. 01.Ekim.2010, 13:40
    4
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    --->: Bir hadiste okudum, 30 deccal çıkmadan kıyamet kopmaz diye biz 1 tane deccal çıkacak biliyorduk, açıklar mısınız?

    DECCALİN VASIFLARI
    İmamı Mücahid’den şöyle rivayet edildi, biz İbni Abbas (Radıyellahu anhuma) nın yanında idik. Deccalı konuştuk. Bize dedi ki “Muhakkak onu iki gözü arasına kafir yazılmıştır.” (Buhari)
    *******************
    Abdullah derki: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) bir gün insanların ortasında Mesih Deccalı anlattı ve şöyle buyurdu: “Muhakkak Allah kör değildir. Ancak Mesih Deccal sağ gözü kördür. Sanki gözü üzüm salkımı gibi sarkmış.
    Bir gece uykumda kendimi Kabe’de gördüm. Bir de Baktım ki insanların en güzellerinden olan bir adam, saçları iki omuzu arasında sarkmış ve düzgün taranmış. Başından su damlıyor. Ellerini iki kişinin omuzlarına koyduğu halde beyti şerifi tavaf ediyordu.
    Dedim ki bu kimdir? Dediler ki bu Meryem oğlu Mesih İsa’dır.
    Sonra ötesinde başka bir adam gördüm ki kıvırcık ve kısa saçlı, sağ göz kör, sanki gördükle rim arasında en çok İbni Katan’a benziyor. İki elini bir adamın iki omuzuna koymuş olduğu halde beyti şerifi tavaf ediyor.
    Dedim ki; Bu kimdir? Dediler ki ‘Mesih Deccaldır.’ (Buhari)
    ******************
    İbni Ömer (Radıyellahu anhu) den rivayet edildiki şöyle demiştir. Biz, veda haccında kendi aramızda konuşuyorduk. Halbuki Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) henüz aramızda idi. Bunun veda haccı olduğunu bilmiyorduk. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) Allaha hamd ve sena etti, sonra Mesih Deccal’ı anlattı. Onun hakkında sözü uzattı.
    Ve buyurdu ki Allahu Teala hiçbir peygamber göndermedi ki onlar ümmetini Deccal’den korkutmamış olsun. Nuh ve ondan sonraki peygamberler (ümmetlerini Deccal’den) korkutmuştur.
    Muhakkak deccal içinizde çıkar. Onun durumu sizin üzerinize gizli kalmaz. Muhakkak rabbiniz, sizin üzerinize gizli değildir. (bunu üç kere tekrar etti.)
    Muhakkak rabbiniz kör değildir. Muhakkak Deccalın sağ gözü kör olup sanki sarkmış üzüm gibidir. Dikkat edin! Allah kanlarınızı, mallarınızı şu günün, şu beldenizin, şu ayınızın hürmeti gibi haram etmiştir. Dikkat edin! Tebliğ ettim mi? Dediler ki evet. Buyurdu ki Allahım şahid ol! (bunu üç kere tekrar etti.) Yazıklar olsun, bakın benden sonra küfre dönmeyin. Bazınız bazınızın boynunu vurmasın.” (Buhari)
    *******************
    RESULULLAH’IN DUASI

    Enes İbni Malik (Radıyellahu anhu) derki Muhakkak Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle dua ederdi “Ey Allahım! Cimrilikten, tenbellikten, erzeli ömürden, kabir azabından, Deccalın fitnesinden, hayatın ve ölümün fitnesinden sana sığınırım.” (Buhari)
    *********************
    Aişe (Radıyellahu anha) validemiz derki Resu-lullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle derdi.
    “Allahım! Cehennemin fitnesinden, cehen nem azabından, kabir fitnesinden, kabir azabından, zenginliğin şerrinden, fakirliğin fitnesinin şerrin den sana sığınırım. Allahım! Mesih Deccalın fitnesinin şerrinden sana sığınırım. Allahım! Kalbimi kar ve dolu suyu ile yıka. Kalbimi beyaz elbise kirlerden pak edildiği gibi hatalardan pak eyle. Benimle hatalarım arasını, doğu ile batı arasını uzak ettiğin gibi uzak eyle. Allahım! Tenbellikten, günahtan ve borçtan sana sığınırım.” (Buhari)
    *******************
    DECCAL, MEKKE VE MEDİNE’YE GİREMEYECEK
    Ebi Bekrete (Radıyellahu anhu) Resulullahtan şöyle rivayet etti. “Medine’ye, Mesih Deccalın korkusu girmeyecek. O vakitte Medine’nin yedi kapısı olup, herbir kapı üzerinde iki melek buluna caktır.” (Buhari)
    *******************
    Ebu Said derki, bir gün Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) bize Deccal hakkında uzun konuştu. Şöyle buyurdu:
    “Deccal gelir. Halbuki Medine’nin kapılarından girmesi ona haram edilmiştir. Medine’nin yakınındaki çorak araziye iner. O vakitte insanla rın en hayırlısı olan bir kişi, ona doğru çıkar ve derki ‘Ben şahitlik ederim ki sen Resulullah’ın (Sallallahu aleyhi ve sellem) bahsettiği Deccalsın.’
    Deccal der ki, söyleyin bakayım eğer bu adamı öldürürsem, sonra onu diriltirsem benim işimde şüphe edermisiniz? Etrafındakiler derki ‘Hayır.’
    Deccal o kişiyi öldürür, sonra diriltir. O kişi der ki ‘Allaha yemin olsun ki bu gün senin hakkındaki basiretim daha şiddetli oldu. (Senin deccal olduğunu şimdi daha iyi anladım)’Deccal onu öldürmek isteyecek fakat ona güç yetireme yecek.” (Buhari)
    *******************

    YALANCI DECCALLER
    Ebu Hureyre’den (Radıyellahu anhu) Müslim ibni Yesar şöyle işitmiştir. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu “Ahır zamanda yalancı deccallar olacaktır. Sizin ve babalarınızın işitmediği söylerle size geleceklerdir. Sakının, onlarıda sakındırın. Sizi saptıramazlar, sizi fitnelen diremezler.” (Buhari)

    *******************
    KABUL EDİLEN İMANIN VAKTİ
    Ebu Hureyre (Radıyellahu anhu) şöyle dedi. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) buyurdu ki “Üç şey çıktıkları vakitte kişiye daha evvel iman etmemiş veya imanında hayır kazanmamışsa artık iman etmesi fayda vermez. Güneşin batıdan doğması, deccalın ve dabbetül arzın çıkması.”
    (Buhari)

    *******************
    MEDİNE SALLANACAK
    Enes İbni Malik (Radıyellahu anhu) derki Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Deccal gelip Medine’nin yakınına konaklar. Sonra Medine üç kere sallanır. Her bir kafir ve münafık olan çıkıp deccalın yanına gelir.” (Buhari)

    *******************

    DECCALDEN NASIL KORUNURUZ
    Ebud’Derda (Radıyellahu anhu) dan rivayet edildiki Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Her kim Kehf suresinin evvelin den on ayet ezberlerse Deccaldan muhafaza edilir.” (Müslim)
    *******************

    DECCALİN NEHİRLERİ

    Huzeyfe’den (Radıyellahu anhu) rivayet edildi ki Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: ‘Ben Deccal ile birlikte bulunan şeyi en iyi bilirim. Onunla birlikte akan iki nehir vardır. İkisinden biri göz görmesi ile beyaz sudur. Diğeri göz görmesi ile tutuşmuş ateştir. Sizden biri onu idrak ederse, ateş olarak gördüğü nehre gelsin, gözünü yumsun. Sonra başını eğerek ondan içsin. Zira o, soğuk sudur.
    Muhakkak Deccal, gözü mesh edilmiştir (kördür) Üzerinde kalın bir tabaka vardır. İki gözü arasında ‘kafir’ yazılıdır. Yazı bilen veya bilme yen her mü’min bunu okur. (Müslim)
    *********************

    Ukbe İbni Amir Huzeyfe’ye (Radıyellahu anhu) dedi ki Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) den işitmiş olduğun şeyleri bize haber vermeyecek misin?
    Dedi ki ben şöyle buyurduğunu işittim. “Muhakkak Deccal ile beraber çıktığı vakitte su ve ateş bulunacak. İnsanların ateş olarak gördüğü şey soğuk sudur. İnsanların su olarak gördüğü şeyde yakıcı ateştir. Sizden her kim ulaşırsa ateş olarak gördüğüne gitsin. Zira o tatlı ve soğuk sudur.”
    (Buhari)
    *****************

    DECCALE KARŞI ÇIKAN MÜ’MİN

    Ebu Said el Hudri’den (Radıyellahu anhu) rivayet edildiki Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu “Deccal çıkar, onun karşısı na mü’minlerden bir adam çıkar. Deccalin silahlı muhafızları onun karşısına çıkar ve nereye (gitmek) istiyorsun? derler. Mü’min derki ‘Şu çıkmış olan kişiyi kast ediyorum’ Muhafızlar ona derki ‘Rabbimize iman etmiyormusun?’ Mü’min derki ‘Rabbimizin gizli bir tarafı yoktur.’ Muhafız lar ‘Onu öldürün’ derler. Bazıları diğerlerine derki ‘Rabbiniz kendinden habersiz hiç kimseyi öldürmekten sizi nehyetmedimi?’ (Ebu Said) Derki ‘Onu Deccal’e götürürler.
    Mü’min onu görünce, ‘Ey insanlar! Şu, Resu lullah’ın (Sallallahu aleyhi ve sellem) bahsettiği Deccaldir’ der. (Ebu Said) Derki; Deccal derki: ‘Onu tutun, onu ikiye yarın.’ Sırtı ve karnı sopa ile dövülür. (Ebu Said) Derki; Deccal ona derki ‘Bana iman etmeyecekmisin’ (Ebu Said) Derki: Mü’min ‘Sen yalancı Mesihsin’ der. Deccal emreder testere ile iki parçaya yarılır, hatta iki ayak arası ayrılır. (Ebu Said) Derki sonra Deccal iki parça arasında yürür, sonra ona ‘Kalk’ der. Sapasağlam ayağa kalkar. Sonra ona derki ‘Bana iman etmeyecekmisin?’ Mü’min derki ‘Ancak senin hakkında basiretim arttı’ Sonra derki ‘Ey insanlar! Bu, benden sonra insanlardan hiç kimseye bir şey yapamaz’ (Ebu Said) Derki Deccal onu kesmek için yakalar, boynundan köprücük kemiğine kadarki kısmı bakır yapılır, artık ona güç yetirmeye yol bulamaz.
    (Ebu Said) Derki Deccal onu iki eli ve ayağından tutar ve atar. İnsanlar onu ateşe attığını zanneder. Ancak o, cennete atılır. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) buyurdu ki ‘Alemlerin Rabbi indinde şehadet bakımından insanların en faziletlisi bu kişidir.’ (Müslim)
    ****************


  8. 01.Ekim.2010, 13:40
    4
    Silent and lonely rains
    DECCALİN VASIFLARI
    İmamı Mücahid’den şöyle rivayet edildi, biz İbni Abbas (Radıyellahu anhuma) nın yanında idik. Deccalı konuştuk. Bize dedi ki “Muhakkak onu iki gözü arasına kafir yazılmıştır.” (Buhari)
    *******************
    Abdullah derki: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) bir gün insanların ortasında Mesih Deccalı anlattı ve şöyle buyurdu: “Muhakkak Allah kör değildir. Ancak Mesih Deccal sağ gözü kördür. Sanki gözü üzüm salkımı gibi sarkmış.
    Bir gece uykumda kendimi Kabe’de gördüm. Bir de Baktım ki insanların en güzellerinden olan bir adam, saçları iki omuzu arasında sarkmış ve düzgün taranmış. Başından su damlıyor. Ellerini iki kişinin omuzlarına koyduğu halde beyti şerifi tavaf ediyordu.
    Dedim ki bu kimdir? Dediler ki bu Meryem oğlu Mesih İsa’dır.
    Sonra ötesinde başka bir adam gördüm ki kıvırcık ve kısa saçlı, sağ göz kör, sanki gördükle rim arasında en çok İbni Katan’a benziyor. İki elini bir adamın iki omuzuna koymuş olduğu halde beyti şerifi tavaf ediyor.
    Dedim ki; Bu kimdir? Dediler ki ‘Mesih Deccaldır.’ (Buhari)
    ******************
    İbni Ömer (Radıyellahu anhu) den rivayet edildiki şöyle demiştir. Biz, veda haccında kendi aramızda konuşuyorduk. Halbuki Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) henüz aramızda idi. Bunun veda haccı olduğunu bilmiyorduk. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) Allaha hamd ve sena etti, sonra Mesih Deccal’ı anlattı. Onun hakkında sözü uzattı.
    Ve buyurdu ki Allahu Teala hiçbir peygamber göndermedi ki onlar ümmetini Deccal’den korkutmamış olsun. Nuh ve ondan sonraki peygamberler (ümmetlerini Deccal’den) korkutmuştur.
    Muhakkak deccal içinizde çıkar. Onun durumu sizin üzerinize gizli kalmaz. Muhakkak rabbiniz, sizin üzerinize gizli değildir. (bunu üç kere tekrar etti.)
    Muhakkak rabbiniz kör değildir. Muhakkak Deccalın sağ gözü kör olup sanki sarkmış üzüm gibidir. Dikkat edin! Allah kanlarınızı, mallarınızı şu günün, şu beldenizin, şu ayınızın hürmeti gibi haram etmiştir. Dikkat edin! Tebliğ ettim mi? Dediler ki evet. Buyurdu ki Allahım şahid ol! (bunu üç kere tekrar etti.) Yazıklar olsun, bakın benden sonra küfre dönmeyin. Bazınız bazınızın boynunu vurmasın.” (Buhari)
    *******************
    RESULULLAH’IN DUASI

    Enes İbni Malik (Radıyellahu anhu) derki Muhakkak Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle dua ederdi “Ey Allahım! Cimrilikten, tenbellikten, erzeli ömürden, kabir azabından, Deccalın fitnesinden, hayatın ve ölümün fitnesinden sana sığınırım.” (Buhari)
    *********************
    Aişe (Radıyellahu anha) validemiz derki Resu-lullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle derdi.
    “Allahım! Cehennemin fitnesinden, cehen nem azabından, kabir fitnesinden, kabir azabından, zenginliğin şerrinden, fakirliğin fitnesinin şerrin den sana sığınırım. Allahım! Mesih Deccalın fitnesinin şerrinden sana sığınırım. Allahım! Kalbimi kar ve dolu suyu ile yıka. Kalbimi beyaz elbise kirlerden pak edildiği gibi hatalardan pak eyle. Benimle hatalarım arasını, doğu ile batı arasını uzak ettiğin gibi uzak eyle. Allahım! Tenbellikten, günahtan ve borçtan sana sığınırım.” (Buhari)
    *******************
    DECCAL, MEKKE VE MEDİNE’YE GİREMEYECEK
    Ebi Bekrete (Radıyellahu anhu) Resulullahtan şöyle rivayet etti. “Medine’ye, Mesih Deccalın korkusu girmeyecek. O vakitte Medine’nin yedi kapısı olup, herbir kapı üzerinde iki melek buluna caktır.” (Buhari)
    *******************
    Ebu Said derki, bir gün Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) bize Deccal hakkında uzun konuştu. Şöyle buyurdu:
    “Deccal gelir. Halbuki Medine’nin kapılarından girmesi ona haram edilmiştir. Medine’nin yakınındaki çorak araziye iner. O vakitte insanla rın en hayırlısı olan bir kişi, ona doğru çıkar ve derki ‘Ben şahitlik ederim ki sen Resulullah’ın (Sallallahu aleyhi ve sellem) bahsettiği Deccalsın.’
    Deccal der ki, söyleyin bakayım eğer bu adamı öldürürsem, sonra onu diriltirsem benim işimde şüphe edermisiniz? Etrafındakiler derki ‘Hayır.’
    Deccal o kişiyi öldürür, sonra diriltir. O kişi der ki ‘Allaha yemin olsun ki bu gün senin hakkındaki basiretim daha şiddetli oldu. (Senin deccal olduğunu şimdi daha iyi anladım)’Deccal onu öldürmek isteyecek fakat ona güç yetireme yecek.” (Buhari)
    *******************

    YALANCI DECCALLER
    Ebu Hureyre’den (Radıyellahu anhu) Müslim ibni Yesar şöyle işitmiştir. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu “Ahır zamanda yalancı deccallar olacaktır. Sizin ve babalarınızın işitmediği söylerle size geleceklerdir. Sakının, onlarıda sakındırın. Sizi saptıramazlar, sizi fitnelen diremezler.” (Buhari)

    *******************
    KABUL EDİLEN İMANIN VAKTİ
    Ebu Hureyre (Radıyellahu anhu) şöyle dedi. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) buyurdu ki “Üç şey çıktıkları vakitte kişiye daha evvel iman etmemiş veya imanında hayır kazanmamışsa artık iman etmesi fayda vermez. Güneşin batıdan doğması, deccalın ve dabbetül arzın çıkması.”
    (Buhari)

    *******************
    MEDİNE SALLANACAK
    Enes İbni Malik (Radıyellahu anhu) derki Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Deccal gelip Medine’nin yakınına konaklar. Sonra Medine üç kere sallanır. Her bir kafir ve münafık olan çıkıp deccalın yanına gelir.” (Buhari)

    *******************

    DECCALDEN NASIL KORUNURUZ
    Ebud’Derda (Radıyellahu anhu) dan rivayet edildiki Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Her kim Kehf suresinin evvelin den on ayet ezberlerse Deccaldan muhafaza edilir.” (Müslim)
    *******************

    DECCALİN NEHİRLERİ

    Huzeyfe’den (Radıyellahu anhu) rivayet edildi ki Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: ‘Ben Deccal ile birlikte bulunan şeyi en iyi bilirim. Onunla birlikte akan iki nehir vardır. İkisinden biri göz görmesi ile beyaz sudur. Diğeri göz görmesi ile tutuşmuş ateştir. Sizden biri onu idrak ederse, ateş olarak gördüğü nehre gelsin, gözünü yumsun. Sonra başını eğerek ondan içsin. Zira o, soğuk sudur.
    Muhakkak Deccal, gözü mesh edilmiştir (kördür) Üzerinde kalın bir tabaka vardır. İki gözü arasında ‘kafir’ yazılıdır. Yazı bilen veya bilme yen her mü’min bunu okur. (Müslim)
    *********************

    Ukbe İbni Amir Huzeyfe’ye (Radıyellahu anhu) dedi ki Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) den işitmiş olduğun şeyleri bize haber vermeyecek misin?
    Dedi ki ben şöyle buyurduğunu işittim. “Muhakkak Deccal ile beraber çıktığı vakitte su ve ateş bulunacak. İnsanların ateş olarak gördüğü şey soğuk sudur. İnsanların su olarak gördüğü şeyde yakıcı ateştir. Sizden her kim ulaşırsa ateş olarak gördüğüne gitsin. Zira o tatlı ve soğuk sudur.”
    (Buhari)
    *****************

    DECCALE KARŞI ÇIKAN MÜ’MİN

    Ebu Said el Hudri’den (Radıyellahu anhu) rivayet edildiki Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu “Deccal çıkar, onun karşısı na mü’minlerden bir adam çıkar. Deccalin silahlı muhafızları onun karşısına çıkar ve nereye (gitmek) istiyorsun? derler. Mü’min derki ‘Şu çıkmış olan kişiyi kast ediyorum’ Muhafızlar ona derki ‘Rabbimize iman etmiyormusun?’ Mü’min derki ‘Rabbimizin gizli bir tarafı yoktur.’ Muhafız lar ‘Onu öldürün’ derler. Bazıları diğerlerine derki ‘Rabbiniz kendinden habersiz hiç kimseyi öldürmekten sizi nehyetmedimi?’ (Ebu Said) Derki ‘Onu Deccal’e götürürler.
    Mü’min onu görünce, ‘Ey insanlar! Şu, Resu lullah’ın (Sallallahu aleyhi ve sellem) bahsettiği Deccaldir’ der. (Ebu Said) Derki; Deccal derki: ‘Onu tutun, onu ikiye yarın.’ Sırtı ve karnı sopa ile dövülür. (Ebu Said) Derki; Deccal ona derki ‘Bana iman etmeyecekmisin’ (Ebu Said) Derki: Mü’min ‘Sen yalancı Mesihsin’ der. Deccal emreder testere ile iki parçaya yarılır, hatta iki ayak arası ayrılır. (Ebu Said) Derki sonra Deccal iki parça arasında yürür, sonra ona ‘Kalk’ der. Sapasağlam ayağa kalkar. Sonra ona derki ‘Bana iman etmeyecekmisin?’ Mü’min derki ‘Ancak senin hakkında basiretim arttı’ Sonra derki ‘Ey insanlar! Bu, benden sonra insanlardan hiç kimseye bir şey yapamaz’ (Ebu Said) Derki Deccal onu kesmek için yakalar, boynundan köprücük kemiğine kadarki kısmı bakır yapılır, artık ona güç yetirmeye yol bulamaz.
    (Ebu Said) Derki Deccal onu iki eli ve ayağından tutar ve atar. İnsanlar onu ateşe attığını zanneder. Ancak o, cennete atılır. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) buyurdu ki ‘Alemlerin Rabbi indinde şehadet bakımından insanların en faziletlisi bu kişidir.’ (Müslim)
    ****************





+ Yorum Gönder