Konusunu Oylayın.: Birisiyle umulmadık zamanda karşılaşmak tevafukmudur

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Birisiyle umulmadık zamanda karşılaşmak tevafukmudur
  1. 28.Eylül.2010, 19:52
    1
    Misafir

    Birisiyle umulmadık zamanda karşılaşmak tevafukmudur






    Birisiyle umulmadık zamanda karşılaşmak tevafukmudur Mumsema birisiyle umulmadık zamanda karşılaşmak tevafukmudur


  2. 28.Eylül.2010, 19:52
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 28.Eylül.2010, 22:52
    2
    şaf_ak
    ...MüPteLaNıM...

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 18.Aralık.2007
    Üye No: 5730
    Mesaj Sayısı: 1,134
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 19
    Yaş: 30

    --->: birisiyle umulmadık zamanda karşılaşmak tevafukmudur




    “Denizde, karada ne cereyan ediyorsa, Allah’ın ilmi dâhilinde cereyan ediyor. Bir yaprak düşmez ki Allah’ın ilmi dâhilinde olmasın!.” En'am 59

    Alıntı
    TESADÜF-TEVAFUK NEDİR?
    Dilimizde kullandığımız birçok kelime vardır ki mânasını kesinlikle bildiğimizden kullanıyoruz değiliz. Kimi kelimeleri aslında ifade ettiği mânanın aksine bir niyetle kullanmaktayız. Sözünü edeceğimiz (tesadüf) kelimesi de bunlardan biridir.
    Tesadüfte şuursuzluk, hesapsızlık ve başıboşluk vardır. “Şu hâdise tesadüfen şöyle oldu, bu hâdise tesadüfen böyle oldu” gibi... Bunu söyleyen zâta sorsanız:
    - Siz kâinatta başıboşluk olduğunu kabûl edebiliyor musunuz? Hâdiseler, vak’alar başıboşluktan mı zuhur ediyor, yoksa hepsinde ince bir hikmet, kesin bir maksat mı vardır? Muhatabımız hemen diyecektir ki:
    - Asla, kâinatta başıboşluk yoktur. Her hâdisenin altında bilmediğimiz nice hikmet ve maslahatlar vardır.
    - Öyle ise hikmetsizlik ve başıboşluk mânasına gelen tesadüfü neden kullanıyorsunuz?
    - Canım, ne bileyim herkes kullanıyor, ben de kullanıyorum. Alışmışız bir defa... Bir âyeti kerîme bizlere ışık tutuyor: “Denizde, karada ne cereyan ediyorsa, Allah’ın ilmi dâhilinde cereyan ediyor. Bir yaprak düşmez ki Allah’ın ilmi dâhilinde olmasın!.” Anlaşılan, tesadüfî sandığımız kâinat hâdiselerinin hiçbirinde tesadüf yoktur. Bir yaprağın düşüşünde dahi.
    - Ya ne vardır?
    - Tevafuk.. Muvafık olmak, münasip düşerek cereyan etmek, bir İlâhî maksat, bir İlâhî hikmet için cereyan etmiş olmak... Bunun içindir ki kelimeleri yanlış mânada kullanmak istemeyenler tesadüfü terk eder, tevafuku tercih ederler.
    - Tevafuken böyle oldu, tevafuken şöyle cereyan etti, diyerek her hâdisenin altında bir İlâhî hikmet, Rabbanî maksat ararlar. Yaratandan alâkasını kesmek gibi bir dalgınlığa düşmezler.



  4. 28.Eylül.2010, 22:52
    2
    ...MüPteLaNıM...



    “Denizde, karada ne cereyan ediyorsa, Allah’ın ilmi dâhilinde cereyan ediyor. Bir yaprak düşmez ki Allah’ın ilmi dâhilinde olmasın!.” En'am 59

    Alıntı
    TESADÜF-TEVAFUK NEDİR?
    Dilimizde kullandığımız birçok kelime vardır ki mânasını kesinlikle bildiğimizden kullanıyoruz değiliz. Kimi kelimeleri aslında ifade ettiği mânanın aksine bir niyetle kullanmaktayız. Sözünü edeceğimiz (tesadüf) kelimesi de bunlardan biridir.
    Tesadüfte şuursuzluk, hesapsızlık ve başıboşluk vardır. “Şu hâdise tesadüfen şöyle oldu, bu hâdise tesadüfen böyle oldu” gibi... Bunu söyleyen zâta sorsanız:
    - Siz kâinatta başıboşluk olduğunu kabûl edebiliyor musunuz? Hâdiseler, vak’alar başıboşluktan mı zuhur ediyor, yoksa hepsinde ince bir hikmet, kesin bir maksat mı vardır? Muhatabımız hemen diyecektir ki:
    - Asla, kâinatta başıboşluk yoktur. Her hâdisenin altında bilmediğimiz nice hikmet ve maslahatlar vardır.
    - Öyle ise hikmetsizlik ve başıboşluk mânasına gelen tesadüfü neden kullanıyorsunuz?
    - Canım, ne bileyim herkes kullanıyor, ben de kullanıyorum. Alışmışız bir defa... Bir âyeti kerîme bizlere ışık tutuyor: “Denizde, karada ne cereyan ediyorsa, Allah’ın ilmi dâhilinde cereyan ediyor. Bir yaprak düşmez ki Allah’ın ilmi dâhilinde olmasın!.” Anlaşılan, tesadüfî sandığımız kâinat hâdiselerinin hiçbirinde tesadüf yoktur. Bir yaprağın düşüşünde dahi.
    - Ya ne vardır?
    - Tevafuk.. Muvafık olmak, münasip düşerek cereyan etmek, bir İlâhî maksat, bir İlâhî hikmet için cereyan etmiş olmak... Bunun içindir ki kelimeleri yanlış mânada kullanmak istemeyenler tesadüfü terk eder, tevafuku tercih ederler.
    - Tevafuken böyle oldu, tevafuken şöyle cereyan etti, diyerek her hâdisenin altında bir İlâhî hikmet, Rabbanî maksat ararlar. Yaratandan alâkasını kesmek gibi bir dalgınlığa düşmezler.






+ Yorum Gönder