Konusunu Oylayın.: Dilinin altında bişey olmak İle İlgili Hikaye

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Dilinin altında bişey olmak İle İlgili Hikaye
  1. 26.Eylül.2010, 12:44
    1
    Misafir

    Dilinin altında bişey olmak İle İlgili Hikaye






    Dilinin altında bişey olmak İle İlgili Hikaye Mumsema içinde dilinin altında bişi olmakla ilgili hikayee


  2. 26.Eylül.2010, 14:28
    2
    Şems-i Tebriz
    Genç Sufi

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 05.Eylül.2010
    Üye No: 78750
    Mesaj Sayısı: 216
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 3
    Bulunduğu yer: Mevlanadan....

    --->: Dilinin altında bişey olmak İle İlgili Hikaye




    Vaktiyle çok küfürbaz bir adam yaşarmış. Zamanla kendine yakıştırılan küfürbazlık şöhretine tahammül edemez olmuş. Soluğu bir tekkede almış ve durumu tekkenin şeyhine anlatıp sırf bu huyundan vazgeçmek için dervişliğe soyunmaya geldiğini söylemiş. Şeyh efendi bakmış, adamın niyeti halis, geri çevirmek olmaz, matbahtan bir avuç bakla tanesi getirtmiş. Bunlara okuyup üfledikten sonra yeni dervişe dönüp tembih etmiş:
    - Şimdi bu bakla tanelerini al. Birini dilinin altına, diğerlerini cebine koy. Konuşmak istediğin vakit bakla diline takılacak, sen de küfretmeme isteğini hatırlayıp o anda söyleyeceğin küfürden vazgeçeceksin. Bakla ağzında ıslanıp da erimeye başlayacak olursa cebinden yeni bir baklayı dilinin altına yerleştirirsin.
    Ad***** şeyhinin dediği gibi tekkede kalıp kendini kontrol etmeye başlar. Bu arada şeyh efendi de bir yere gidince onu yanından ayırmamaktadır. Yağmurlu bir günde şeyh ile derviş bir sokaktan geçerlerken bir evin penceresi hızla açılır ve gençten bir kız çocuğu başını uzatarak,
    - Şeyh efendi, biraz durur musun? deyip pencereyi kapatır. Şeyh efendi söyleneni yapar, illa yağmur sicim gibi yağmaktadır. Sığınacak bir saçak altı da yoktur. Üstelik niçin durdurulduğunu henüz bilmemektedir ve kız da pencereden kaybolmuştur. Bir ara evin kapısına varıp kızın ne istediğini sormak geçer içinden ve tam kapıya yöneleceği sırada kız tekrar pencerede görünür ve,
    -Şeyh efendi, der, birkaç dakika daha bekleseniz...
    Şeyh içinden "La havle" çekse de denileni yapmamak tarikat adabına mugayir olduğundan biraz daha beklemeyi göze alır. O sırada küfürbaz derviş kendi kendine söylenmeye başlamıştır. Yağmurun şiddeti gittikçe artmakta, bizimkiler de iliklerine kadar ıslanmaktadırlar. Nihayet pencere üçüncü kez açılır ve kız seslenir:
    -Gidebilirsiniz artık!..
    Şeyh efendi merak eder ve sorar:
    -İyi de evlâdım bir şey yok ise bizi niçin beklettin?
    - Efendim, der kız, elbette bir şey var, sizi sebepsiz bekletmiş değiliz. Tavuklarımızı kuluçkaya yatırıyorduk. Yumurtaları tavuğun akına koyarken bir kavuklunun tepesine bakılırsa piliçler de tepeli olur,horoz çıkarmış.Annem sizi geçerken gördü de yumurtaları kuluçkaya koydu.
    Münasebetsizliğin bu derecesi üzerine Şeyh efendi,
    -Ulan derviş, der, çıkar ağzından baklayı!.



  3. 26.Eylül.2010, 14:28
    2
    Şems-i Tebriz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Genç Sufi



    Vaktiyle çok küfürbaz bir adam yaşarmış. Zamanla kendine yakıştırılan küfürbazlık şöhretine tahammül edemez olmuş. Soluğu bir tekkede almış ve durumu tekkenin şeyhine anlatıp sırf bu huyundan vazgeçmek için dervişliğe soyunmaya geldiğini söylemiş. Şeyh efendi bakmış, adamın niyeti halis, geri çevirmek olmaz, matbahtan bir avuç bakla tanesi getirtmiş. Bunlara okuyup üfledikten sonra yeni dervişe dönüp tembih etmiş:
    - Şimdi bu bakla tanelerini al. Birini dilinin altına, diğerlerini cebine koy. Konuşmak istediğin vakit bakla diline takılacak, sen de küfretmeme isteğini hatırlayıp o anda söyleyeceğin küfürden vazgeçeceksin. Bakla ağzında ıslanıp da erimeye başlayacak olursa cebinden yeni bir baklayı dilinin altına yerleştirirsin.
    Ad***** şeyhinin dediği gibi tekkede kalıp kendini kontrol etmeye başlar. Bu arada şeyh efendi de bir yere gidince onu yanından ayırmamaktadır. Yağmurlu bir günde şeyh ile derviş bir sokaktan geçerlerken bir evin penceresi hızla açılır ve gençten bir kız çocuğu başını uzatarak,
    - Şeyh efendi, biraz durur musun? deyip pencereyi kapatır. Şeyh efendi söyleneni yapar, illa yağmur sicim gibi yağmaktadır. Sığınacak bir saçak altı da yoktur. Üstelik niçin durdurulduğunu henüz bilmemektedir ve kız da pencereden kaybolmuştur. Bir ara evin kapısına varıp kızın ne istediğini sormak geçer içinden ve tam kapıya yöneleceği sırada kız tekrar pencerede görünür ve,
    -Şeyh efendi, der, birkaç dakika daha bekleseniz...
    Şeyh içinden "La havle" çekse de denileni yapmamak tarikat adabına mugayir olduğundan biraz daha beklemeyi göze alır. O sırada küfürbaz derviş kendi kendine söylenmeye başlamıştır. Yağmurun şiddeti gittikçe artmakta, bizimkiler de iliklerine kadar ıslanmaktadırlar. Nihayet pencere üçüncü kez açılır ve kız seslenir:
    -Gidebilirsiniz artık!..
    Şeyh efendi merak eder ve sorar:
    -İyi de evlâdım bir şey yok ise bizi niçin beklettin?
    - Efendim, der kız, elbette bir şey var, sizi sebepsiz bekletmiş değiliz. Tavuklarımızı kuluçkaya yatırıyorduk. Yumurtaları tavuğun akına koyarken bir kavuklunun tepesine bakılırsa piliçler de tepeli olur,horoz çıkarmış.Annem sizi geçerken gördü de yumurtaları kuluçkaya koydu.
    Münasebetsizliğin bu derecesi üzerine Şeyh efendi,
    -Ulan derviş, der, çıkar ağzından baklayı!.



  4. 26.Eylül.2010, 16:41
    3
    YaZaROW
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 31.Temmuz.2010
    Üye No: 77650
    Mesaj Sayısı: 1,125
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    --->: Dilinin altında bişey olmak İle İlgili Hikaye

    Bir de Ebubekir sıddıkla ilgili var. Bir kere kendisine Peygamberimizin huzurunda kötü söz söylenmiş. O da cevap vermiş. Bu sefer peygamberimiz oradan ayrılmış. Ebubekir merak edip sorduğunda "Cevap vermediğinde yanında melekler vardı. Sen cevap verince şeytan mel'unu geldi. Ben de şeytanın durduğu yerde durmam." demiş. Bu sözlerden sonra Ebubekir dilinin altına bir taş koymuş ve sadece önemli olan konularda o taşı çıkarıp konuşmuş.

    Selametle



  5. 26.Eylül.2010, 16:41
    3
    YaZaROW - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Bir de Ebubekir sıddıkla ilgili var. Bir kere kendisine Peygamberimizin huzurunda kötü söz söylenmiş. O da cevap vermiş. Bu sefer peygamberimiz oradan ayrılmış. Ebubekir merak edip sorduğunda "Cevap vermediğinde yanında melekler vardı. Sen cevap verince şeytan mel'unu geldi. Ben de şeytanın durduğu yerde durmam." demiş. Bu sözlerden sonra Ebubekir dilinin altına bir taş koymuş ve sadece önemli olan konularda o taşı çıkarıp konuşmuş.

    Selametle






+ Yorum Gönder