Konusunu Oylayın.: Müzik dinlemek ve uğrasmak günahmıdır?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Müzik dinlemek ve uğrasmak günahmıdır?
  1. 23.Eylül.2010, 00:51
    1
    Misafir

    Müzik dinlemek ve uğrasmak günahmıdır?






    Müzik dinlemek ve uğrasmak günahmıdır? Mumsema selamünaleyküm.
    sayın hocam kaderimde müzikle uğrasmak varmış ben yeri gelip kaçmak istesemde hak teala böyle bir iş nasip etti böyle bir yetenek ikram etti çok şükür.birkaç çesit enstruman çalabiliyorum helal çizgisini asmadan bu işle para kazanıyorum inançlı biriyim.isyan tasıyan ve ettiren her türlü kötü müzikten uzağım yüce allahın verdiği akılla ayırt edebiliyorum ve o tip müzikleri dinlemiyorum.islamiyet öncesi müziğin davulla baslayıp asker yürüyüşünü kontrol etme amacıyla selcuklularda nefesli enstrumanlarla çesitlenip, osmanlıda mehter olup yiğitlik,kahramanlık,vatan sevgisi gibi.. halk müziğinde edeplice sevmeyi saygıyı sevgiyi kardeşliği asıladığını gördüm ve gözlemledim.ve bu kaynakların güzel dinimizde ki sevgi kardeşlik ve barışçı vs. birçok tarafından beslendiğini gözlemledim.sorum sudur ki yılardır bu işle uğrasıyorum para kazanıyorum(ders vererek ve halka açık konserlerle)arkadsım boş ve günah bir iş olduğunu söyledi aklıma oturtamadım zor durumdayım inanın. Allah rızası için cevap bekliyorum.saygılar sevgiler..


  2. 23.Eylül.2010, 00:51
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    selamünaleyküm.
    sayın hocam kaderimde müzikle uğrasmak varmış ben yeri gelip kaçmak istesemde hak teala böyle bir iş nasip etti böyle bir yetenek ikram etti çok şükür.birkaç çesit enstruman çalabiliyorum helal çizgisini asmadan bu işle para kazanıyorum inançlı biriyim.isyan tasıyan ve ettiren her türlü kötü müzikten uzağım yüce allahın verdiği akılla ayırt edebiliyorum ve o tip müzikleri dinlemiyorum.islamiyet öncesi müziğin davulla baslayıp asker yürüyüşünü kontrol etme amacıyla selcuklularda nefesli enstrumanlarla çesitlenip, osmanlıda mehter olup yiğitlik,kahramanlık,vatan sevgisi gibi.. halk müziğinde edeplice sevmeyi saygıyı sevgiyi kardeşliği asıladığını gördüm ve gözlemledim.ve bu kaynakların güzel dinimizde ki sevgi kardeşlik ve barışçı vs. birçok tarafından beslendiğini gözlemledim.sorum sudur ki yılardır bu işle uğrasıyorum para kazanıyorum(ders vererek ve halka açık konserlerle)arkadsım boş ve günah bir iş olduğunu söyledi aklıma oturtamadım zor durumdayım inanın. Allah rızası için cevap bekliyorum.saygılar sevgiler..


    Benzer Konular

    - Müzik dinlemek caizmi?

    - Müzik dinlemek günahmıdır? günahsa delili nedir?

    - İnternetten müzik indirmek caizmidir ? Müzik dinlemek caizmidir ?

    - Dini soru: müzik dinlemek günahmıdır? Oyun oynamak günahmıdır?

    - Müzik dinlemek, arkadaşlarımızla msnde havadan sudan konuşmak günahmıdır

  3. 23.Eylül.2010, 05:15
    2
    Ecrinim
    Hüvel Baki..

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 15.Aralık.2009
    Üye No: 69122
    Mesaj Sayısı: 8,422
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 141
    Bulunduğu yer: Akdeniz

    --->: müzik dinlemek ve uğrasmak günahmıdır?




    Müzik ve Çalgı Aletleri

    İslâm Dini, Peygamber Efendimizin (A.S.) Sünnetine uygun eğlenmeyi ve çalgıyı haram kılmamıştır. Çünkü insanın bazen bu gibi şeylere de ihtiyacı vardır. Dinî musikî ruhun gıdasıdır. İlahîler bu cümledendir. Halk arasında «Musikî ruhun gıdasıdır» sözü meşru ölçüler içinde düşünülürse, bir bakıma doğrudur.
    Ancak hangi ölçülerdeki musikî, müzik ve çalgılar mubahtır? Bunun için konulan genel kaide nelerdir? İslâm'ın bu husustaki koymuş olduğu genel anlamda ölçüleri şöyle sıralayabiliriz.

    — Şehveti tahrik edici, ahlâk bozucu her türlü saz ve çalgı,

    — Kadın - erkek karışık bir şekilde toplanıp herhangi bir çalgı çalmak,

    — Kadınları sahneye çıkarıp şarkı - türkü söyletmek, şantözlük yaptırmak,

    —Toplum yapısında çalışma, ibâdet ve düşünme ruhunu öldüren, insanı havaî şeylere itip zamanı boşa harcamayı aşılayan her türlü eğlence ve çalgı haramdır.

    Bunun dışında mubah olan musiki ve çalgılar :

    — Kafayı dinlendiren musiki; ruha gıda veren dinî musiki,

    — Allah'ı, âhireti ve sorumluluğu hatırlatan veya vatan ve millet aşkını uyandıran, kahramanlık ruhunu aşılayan her türlü şarkı, türkü ve çalgı.

    — Ahlâkî kurallara bağlı kalınarak kadınların kendi aralarında eğlenip çalgı çalmaları, şarkı ve türkü söylemeleri,

    — Ayni ölçüler içinde erkeklerin kendi aralarında bu kabil eğlence tertiplemeleri -ibâdet ve çalışmayı engellemediği sürece- mubahtır.

    Bunun için fukaha genel anlamda şu hükmü koymuşlardır :

    Söylenen şarkı - türkü ve şiirler ahlâk bozucu, ilâhî sınırları aşıcı ve şehveti gayr-i meşru yola itici olmadığı takdirde mekruh değildir. İçki, kadın ve benzeri şeyleri över mahiyette ise, mekruhtur. (1)

    Düğünlerde Tef, Darbuka ve Benzeri Aletleri Çalmak:

    Düğün ve derneklerde bu kabil âletleri çalmaya cevaz verilmiştir. Nitekim. Peygamber (A.S.) Efendimiz zamanında bayram günleri kadınların biraraya gelip bu tür çalgı çalıp eğlendikleri sahih rivayetlerle sabit olmuştur. Hattâ bir bayram günü Hz. Âişe Validemizin evinde kadınlar toplanıp tef çalıp eğlenirlerken Resûlüllah (A.S.) Efendimiz içeri girmiş, onlara bir şey demeden çekilip bir köşede uzanarak uyumak istemişti. Tam bu sırada Ebûbekir Sıddık içeri giriyor ve çalgı seslerini işitince üzülüyor, onları azarlayarak «Peygamber Efendimizin huzurunda caz ve sazın yeri mi olur?» diye uyarıda bulunuyor. Bunun üzerine Efendimiz yüzünün üstündeki örtüyü kaldırarak, «Ya Ebabekir! Herkesin bir bayramı var, onda eğlenirler, vazgeç bunlar da kendi bayramlarında eğlensinler.» buyurarak bunun bir aşırılık olmadığını belirtiyor.

    Efendimiz Mekke'den Medine'ye hicret edip Medine'ye girerken coşkun bir tezahüratla karşılandı, bunların arasında neşide söyleyen kızlar ve kadınlar da. bulunuyordu. Efendimiz onların bu davranışını o gün için yadırgamadı. Sonraları, kadınların erkekler arasında neşide, (şarkı ve türkü) söylemelerini yasakladı.

    Aşırı şekilde çalıp oynamak ise mekruh kabul edilmiştir. İmam Ebû Yusuf bu görüştedir. (2)

    Hızanetü'l-Müftîn adlı eserde bu konuya temas edilerek deniliyor ki: «Bayram ve benzeri günlerde tef ve benzeri şeyleri çalmakta dinen bir sakınca yoktur.»



  4. 23.Eylül.2010, 05:15
    2
    Hüvel Baki..



    Müzik ve Çalgı Aletleri

    İslâm Dini, Peygamber Efendimizin (A.S.) Sünnetine uygun eğlenmeyi ve çalgıyı haram kılmamıştır. Çünkü insanın bazen bu gibi şeylere de ihtiyacı vardır. Dinî musikî ruhun gıdasıdır. İlahîler bu cümledendir. Halk arasında «Musikî ruhun gıdasıdır» sözü meşru ölçüler içinde düşünülürse, bir bakıma doğrudur.
    Ancak hangi ölçülerdeki musikî, müzik ve çalgılar mubahtır? Bunun için konulan genel kaide nelerdir? İslâm'ın bu husustaki koymuş olduğu genel anlamda ölçüleri şöyle sıralayabiliriz.

    — Şehveti tahrik edici, ahlâk bozucu her türlü saz ve çalgı,

    — Kadın - erkek karışık bir şekilde toplanıp herhangi bir çalgı çalmak,

    — Kadınları sahneye çıkarıp şarkı - türkü söyletmek, şantözlük yaptırmak,

    —Toplum yapısında çalışma, ibâdet ve düşünme ruhunu öldüren, insanı havaî şeylere itip zamanı boşa harcamayı aşılayan her türlü eğlence ve çalgı haramdır.

    Bunun dışında mubah olan musiki ve çalgılar :

    — Kafayı dinlendiren musiki; ruha gıda veren dinî musiki,

    — Allah'ı, âhireti ve sorumluluğu hatırlatan veya vatan ve millet aşkını uyandıran, kahramanlık ruhunu aşılayan her türlü şarkı, türkü ve çalgı.

    — Ahlâkî kurallara bağlı kalınarak kadınların kendi aralarında eğlenip çalgı çalmaları, şarkı ve türkü söylemeleri,

    — Ayni ölçüler içinde erkeklerin kendi aralarında bu kabil eğlence tertiplemeleri -ibâdet ve çalışmayı engellemediği sürece- mubahtır.

    Bunun için fukaha genel anlamda şu hükmü koymuşlardır :

    Söylenen şarkı - türkü ve şiirler ahlâk bozucu, ilâhî sınırları aşıcı ve şehveti gayr-i meşru yola itici olmadığı takdirde mekruh değildir. İçki, kadın ve benzeri şeyleri över mahiyette ise, mekruhtur. (1)

    Düğünlerde Tef, Darbuka ve Benzeri Aletleri Çalmak:

    Düğün ve derneklerde bu kabil âletleri çalmaya cevaz verilmiştir. Nitekim. Peygamber (A.S.) Efendimiz zamanında bayram günleri kadınların biraraya gelip bu tür çalgı çalıp eğlendikleri sahih rivayetlerle sabit olmuştur. Hattâ bir bayram günü Hz. Âişe Validemizin evinde kadınlar toplanıp tef çalıp eğlenirlerken Resûlüllah (A.S.) Efendimiz içeri girmiş, onlara bir şey demeden çekilip bir köşede uzanarak uyumak istemişti. Tam bu sırada Ebûbekir Sıddık içeri giriyor ve çalgı seslerini işitince üzülüyor, onları azarlayarak «Peygamber Efendimizin huzurunda caz ve sazın yeri mi olur?» diye uyarıda bulunuyor. Bunun üzerine Efendimiz yüzünün üstündeki örtüyü kaldırarak, «Ya Ebabekir! Herkesin bir bayramı var, onda eğlenirler, vazgeç bunlar da kendi bayramlarında eğlensinler.» buyurarak bunun bir aşırılık olmadığını belirtiyor.

    Efendimiz Mekke'den Medine'ye hicret edip Medine'ye girerken coşkun bir tezahüratla karşılandı, bunların arasında neşide söyleyen kızlar ve kadınlar da. bulunuyordu. Efendimiz onların bu davranışını o gün için yadırgamadı. Sonraları, kadınların erkekler arasında neşide, (şarkı ve türkü) söylemelerini yasakladı.

    Aşırı şekilde çalıp oynamak ise mekruh kabul edilmiştir. İmam Ebû Yusuf bu görüştedir. (2)

    Hızanetü'l-Müftîn adlı eserde bu konuya temas edilerek deniliyor ki: «Bayram ve benzeri günlerde tef ve benzeri şeyleri çalmakta dinen bir sakınca yoktur.»






+ Yorum Gönder