Konusunu Oylayın.: Bir kişinin evlenecegi kişi, kişi doğmadan kaderene yazılırmı?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Bir kişinin evlenecegi kişi, kişi doğmadan kaderene yazılırmı?
  1. 12.Eylül.2010, 17:56
    1
    Misafir

    Bir kişinin evlenecegi kişi, kişi doğmadan kaderene yazılırmı?

  2. 02.Temmuz.2013, 14:49
    2
    Fetva Meclisi
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 23.Ocak.2007
    Üye No: 6
    Mesaj Sayısı: 9,482
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 102

    Cevap: Bir kişinin evlenecegi kişi, kişi doğmadan kaderene yazılırmı?




    Değerli kardeşimiz: kaderin "Allah'a ait bilgi, Allah'ın olacakları ve olanları eksiksiz bilmesi" gerçeğine dayandığını bilmemiz gerekiyor. İnsanlarla ilgili iş, davranış ve oluşları ikiye ayırıyoruz: Kişinin iradesine (istemesine) bağlı olanlar ve iradesine bağlı olmayanlar. Dünya güneşin etrafında döner, kalbimiz çalışır, istemesek ve bir kusurumuz olmasa da bazı amiller bizde hastalık yapar, iki kişi arasında olup bitecek bir işte karşı tarafın istememesi veya kusuru sebebiyle istenen olmaz; bütün bunlar tek kişinin iradesine bağlı olmayan oluş, fiil ve davranışlardır. Öte yandan yemek, içmek, bunların çeşitlerinin seçimi, yapabileceğimiz iyi veya kötü bir şeyi yapmak (yapmaya teşebbüs etmek), eş seçimi, meslek seçimi...büyük ölçüde irademize bağlı şeylerdir. Şimdi kadere gelelim: Allah Teâlâ bizim irademize bağlı olan ve olmayan bütün işleri, fiilleri, davranışları, oluşları -zaman kaydı olmaksızın; yani oluştan evvel, olur iken ve sonra...- eksiksiz bilir. Allah bildiklerinin bir ksımını (bu arada bir insan ile ilgili olanları) ilgili meleklere yazdırır, işte bu bilgi ve yazgı kaderdir. Ancak irademize bağlı fillerde Allah Teâlâ: "Kulum filan, iyi veya kötü bir davranışı yapmak istemese de olsun, bunu yapsın, böyle yazın" demez, "O böyle isteyecek, şöyle davranacak, şu teşebbüste bulunacak ve ben de onun iradesine uygun olanı irade edeceğim, öyle de olacak" diye bilir ve yazdırır. Buna göre bir insan bir şey olsun diye dua ederse Allah da onun duasını kabul edecekse bunu ezelde bildiği için öylece yazdırır; burada dua - olmasaydı başka türlü olacak olan- bir sonucu değiştirir, dua olmasaydı A olacaktı, dua edildiği için B oldu; Allah duanın olacağını ve bu sebeple kesin sonucu da bilir; bu sebeple duanın kaderi değiştirmesi göreceli (dua olmasaydı...ihtimaline/şıkkına bağlı) bir değişmedir. Bir kızla evlenmek istiyorsunuz; iki kişi arasında evlenmenin gerçekleşebilmesi için birçok şartın gerçekleşmesi gerekir, bunları eksiksiz olarak gerçekleştirenler evlenirler, eksik yapanlar, eksikli olanlar ise başarılı olamazlar; Allah Teâlâ bir erkekle bir kızın evlenip evlenmeyeceklerini, gerekli şartları yerine getirip getirmeyeceklerini ezelde bilir ve bunu da yazdırır, eğer olma şartları içinde dua varsa bunu da bilir, bu şart da yerine gelirse evlilik gerçekleşir, dua olmasaydı evlilik olmayacaktı, dua oldu evlilik de oldu; işte bu manada dua sonucu değiştirdi. Biz kaderimizi bilmiyoruz, ama irademize bağlı işlerde neyin nasıl yapılması gerektiğini biliyoruz, bir de Allah'ın, irademize bağlı kıldığı işlerde kaderin, bizim isteme ve teşebbüsümüze bağlı bulunduğunu biliyoruz; bu manada kaderimizi biz tayin etmiş gibi oluyoruz, bu şuur içinde davranmalı, yaptığımızdan sorumlu olduğumuzu unutmamalıyız.


  3. 02.Temmuz.2013, 14:49
    2
    Moderatör



    Değerli kardeşimiz: kaderin "Allah'a ait bilgi, Allah'ın olacakları ve olanları eksiksiz bilmesi" gerçeğine dayandığını bilmemiz gerekiyor. İnsanlarla ilgili iş, davranış ve oluşları ikiye ayırıyoruz: Kişinin iradesine (istemesine) bağlı olanlar ve iradesine bağlı olmayanlar. Dünya güneşin etrafında döner, kalbimiz çalışır, istemesek ve bir kusurumuz olmasa da bazı amiller bizde hastalık yapar, iki kişi arasında olup bitecek bir işte karşı tarafın istememesi veya kusuru sebebiyle istenen olmaz; bütün bunlar tek kişinin iradesine bağlı olmayan oluş, fiil ve davranışlardır. Öte yandan yemek, içmek, bunların çeşitlerinin seçimi, yapabileceğimiz iyi veya kötü bir şeyi yapmak (yapmaya teşebbüs etmek), eş seçimi, meslek seçimi...büyük ölçüde irademize bağlı şeylerdir. Şimdi kadere gelelim: Allah Teâlâ bizim irademize bağlı olan ve olmayan bütün işleri, fiilleri, davranışları, oluşları -zaman kaydı olmaksızın; yani oluştan evvel, olur iken ve sonra...- eksiksiz bilir. Allah bildiklerinin bir ksımını (bu arada bir insan ile ilgili olanları) ilgili meleklere yazdırır, işte bu bilgi ve yazgı kaderdir. Ancak irademize bağlı fillerde Allah Teâlâ: "Kulum filan, iyi veya kötü bir davranışı yapmak istemese de olsun, bunu yapsın, böyle yazın" demez, "O böyle isteyecek, şöyle davranacak, şu teşebbüste bulunacak ve ben de onun iradesine uygun olanı irade edeceğim, öyle de olacak" diye bilir ve yazdırır. Buna göre bir insan bir şey olsun diye dua ederse Allah da onun duasını kabul edecekse bunu ezelde bildiği için öylece yazdırır; burada dua - olmasaydı başka türlü olacak olan- bir sonucu değiştirir, dua olmasaydı A olacaktı, dua edildiği için B oldu; Allah duanın olacağını ve bu sebeple kesin sonucu da bilir; bu sebeple duanın kaderi değiştirmesi göreceli (dua olmasaydı...ihtimaline/şıkkına bağlı) bir değişmedir. Bir kızla evlenmek istiyorsunuz; iki kişi arasında evlenmenin gerçekleşebilmesi için birçok şartın gerçekleşmesi gerekir, bunları eksiksiz olarak gerçekleştirenler evlenirler, eksik yapanlar, eksikli olanlar ise başarılı olamazlar; Allah Teâlâ bir erkekle bir kızın evlenip evlenmeyeceklerini, gerekli şartları yerine getirip getirmeyeceklerini ezelde bilir ve bunu da yazdırır, eğer olma şartları içinde dua varsa bunu da bilir, bu şart da yerine gelirse evlilik gerçekleşir, dua olmasaydı evlilik olmayacaktı, dua oldu evlilik de oldu; işte bu manada dua sonucu değiştirdi. Biz kaderimizi bilmiyoruz, ama irademize bağlı işlerde neyin nasıl yapılması gerektiğini biliyoruz, bir de Allah'ın, irademize bağlı kıldığı işlerde kaderin, bizim isteme ve teşebbüsümüze bağlı bulunduğunu biliyoruz; bu manada kaderimizi biz tayin etmiş gibi oluyoruz, bu şuur içinde davranmalı, yaptığımızdan sorumlu olduğumuzu unutmamalıyız.





+ Yorum Gönder