Konusunu Oylayın.: İsrailogullarının helakını anlatan sure

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
İsrailogullarının helakını anlatan sure
  1. 10.Eylül.2010, 22:11
    1
    Misafir

    İsrailogullarının helakını anlatan sure

  2. 10.Eylül.2010, 22:58
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    --->: israilogullarının helakını anlatan sure




    İsrail oğullarını bekleyen kıyamet aslında İsra süresinde tam olarak vurgulanmıştır. Ayetlerin arasındaki ince örgüler mükemmel bir mesajı yansıtmaktadır: "İsrailoğullarını bekleyen kıyamet" mesajını...




    Şimdi İsra Süresinin ilgili ayetlerini inceleyelim.

    İsra Süresi 1-8:

    Kulu Muhammed'i geceleyin, Mescid-i Haram'dan kendisine bazı âyetlerimizi göstermek için, etrafını mübarek kıldığımız Mescid-i Aksâ'ya götüren ALLAH, her türlü noksan sıfatlardan münezzehtir. Şüphesiz ki her şeyi hakkıyla işiten, hakkıyla gören O'dur.




    Musa'ya da kitap verdik ve beni bırakıp başkasını vekil edinmeyiniz diye onu İsrail oğulları için bir hidayet rehberi kıldık.
    Ey Nuh'la beraber gemiye taşıyarak kurtardığımız kimselerin soyundan olanlar! Doğrusu o çok şükredici bir kuldu.



    Biz İsrailoğulları'na Tevrat'ta şu hükmü verdik: "Muhakkak siz, yeryüzünde iki defa fesat çıkaracaksınız ve muhakkak büyük bir yükselişle yükseleceksiniz."




    Birincisinin zamanı gelince,üzerinize güçlü kuvvetli kullarımızı gönderdik. Onlar, evlerin aralarına girip araştırdılar. Bu yerine getirilmesi gereken bir vaad idi.



    Sonra sizi tekrar o istilacılar üzerine galip kıldık ve size mallarla ve oğullarla yardım ettik. Ve toplum olarak sizin sayınızı artırdık.



    Eğer iyilik ederseniz, kendinize iyilik etmiş olursunuz ve eğer kötülük ederseniz yine kendinizedir. Artık ikinci/diğer/sonuncu fesadınızın zamanı gelince, yüzlerinizi üzüntüye sokmaları, kötülük yapmaları ve ilk kez girdikleri gibi yine Mescid'e girmeleri, yükseltiklerini yerle bir etmeleri için onları tekrar göndereceğiz.




    Olur ki Rabbiniz size merhamet eder. Ama siz tekrar dönerseniz biz de döneriz. Cehennemi, kâfirler için kuşatıcı bir zindan yaptık.
    Tefsirlerde genellikle Tevratta bildirilen birinci vaad ve ikinci vaad dikkatleri çekiyor. Birincisinde İsrail oğulları büyük bir fesat çıkarıyorlar ve ALLAH üzerlerine güçlü, kahredici bazı kullarını göndererek onları cezalandırıyor.




    Bazı tarihçiler cezalandırmanın Buht'un Nasır tarafından olduğunu bildiriyor. İkincisinin ise Yahudilerin Roma saldırısı ile hezimete uğramaları ve dünyanın dört bir yanına sürülmeleri hadisesi olduğu vurgulanıyor.




    Ancak bu yorumun fiilen doğru olma ihtimali bulunmamaktadır. Birinci cezalandırma Babil kralı Buht'un Nasır döneminde olabilir. Fakat ikinci cezalandırma ne Romalıların cezalandırması, ne de başka bir dönemdeki olay değildir. Çünkü eğer sürenin 7. ayetine dikkat edilirse ikincisinin (isna/saniye) vaadi geldiğinde değil, sonuncusunun (ahire) vaadi geldiğinde demektedir.




    "Va iza cae vadul ahireti ..." Böylece o ikinci vaad denilen cezalandırmanın aynı zamanda son vaad, son fırsat, son fesat ve son cezalandırma olduğunu anlamaktayız. Çünkü 8. ayette "ne zaman bir fesat yaparsanız sizi cezalandırırız" buyurmaktadır.

    Hz. Muhammad (S.A) bir gece Mescid-i Haram'dan etrafı mübarek kılınan Mescid'i Aksa'ya, kendisine bazı olağanüstü haller gösterilmek üzere götürülmüştür.



    Bir tayy-i mekan (mekanda yolculuk) ve bir tayy-i zaman (zamanda yolculuk) sözkonusudur. Burada Mescid-i Haram, Mescid-i Aksa'dan daha mübarek olmasına rağmen (bkz. Bakara Süresi 144) yücelik/mübareklik vurgusu Mescid-i Aksa'ya yapılmıştır.

    Hatta Mescid-i Aksa'nın kendisine bile değil; etrafına, çevresine... Demek ki Mescid-i Aksa'nın çevresinde; o bölgede kutlu bir haller vardır yada olacaktır. Şu halde Peygamber'in (S.A) bu İsra'sının (olağanüstü yolculuğunun) hedefi Mescid-i Aksa ve çevresidir. Hz. Muhammed'e (S.A) gösterilecek olağanüstü hallerin de burası ile ilgili olması icap eder.

    2-) Sürenin devam eden 2. ayetinde Musa'ya risaletin verilişi ve İsrailoğullarına örnek/rehber kılınışı anlatılır. Yani bir bakıma İsrailoğulları'nın başlangıcına vurgu yapılmaktadır. Musa ve O'na verilen kitap, İsrailoğullarını tarih sahnesine çıkarmıştır. Böylece ayetler israiloğullarının başlangıcını ve sonunu ince bir örgü ile birbirine bağlamaktadır.


    İslami Editör.







  3. 10.Eylül.2010, 22:58
    2
    Silent and lonely rains



    İsrail oğullarını bekleyen kıyamet aslında İsra süresinde tam olarak vurgulanmıştır. Ayetlerin arasındaki ince örgüler mükemmel bir mesajı yansıtmaktadır: "İsrailoğullarını bekleyen kıyamet" mesajını...




    Şimdi İsra Süresinin ilgili ayetlerini inceleyelim.

    İsra Süresi 1-8:

    Kulu Muhammed'i geceleyin, Mescid-i Haram'dan kendisine bazı âyetlerimizi göstermek için, etrafını mübarek kıldığımız Mescid-i Aksâ'ya götüren ALLAH, her türlü noksan sıfatlardan münezzehtir. Şüphesiz ki her şeyi hakkıyla işiten, hakkıyla gören O'dur.




    Musa'ya da kitap verdik ve beni bırakıp başkasını vekil edinmeyiniz diye onu İsrail oğulları için bir hidayet rehberi kıldık.
    Ey Nuh'la beraber gemiye taşıyarak kurtardığımız kimselerin soyundan olanlar! Doğrusu o çok şükredici bir kuldu.



    Biz İsrailoğulları'na Tevrat'ta şu hükmü verdik: "Muhakkak siz, yeryüzünde iki defa fesat çıkaracaksınız ve muhakkak büyük bir yükselişle yükseleceksiniz."




    Birincisinin zamanı gelince,üzerinize güçlü kuvvetli kullarımızı gönderdik. Onlar, evlerin aralarına girip araştırdılar. Bu yerine getirilmesi gereken bir vaad idi.



    Sonra sizi tekrar o istilacılar üzerine galip kıldık ve size mallarla ve oğullarla yardım ettik. Ve toplum olarak sizin sayınızı artırdık.



    Eğer iyilik ederseniz, kendinize iyilik etmiş olursunuz ve eğer kötülük ederseniz yine kendinizedir. Artık ikinci/diğer/sonuncu fesadınızın zamanı gelince, yüzlerinizi üzüntüye sokmaları, kötülük yapmaları ve ilk kez girdikleri gibi yine Mescid'e girmeleri, yükseltiklerini yerle bir etmeleri için onları tekrar göndereceğiz.




    Olur ki Rabbiniz size merhamet eder. Ama siz tekrar dönerseniz biz de döneriz. Cehennemi, kâfirler için kuşatıcı bir zindan yaptık.
    Tefsirlerde genellikle Tevratta bildirilen birinci vaad ve ikinci vaad dikkatleri çekiyor. Birincisinde İsrail oğulları büyük bir fesat çıkarıyorlar ve ALLAH üzerlerine güçlü, kahredici bazı kullarını göndererek onları cezalandırıyor.




    Bazı tarihçiler cezalandırmanın Buht'un Nasır tarafından olduğunu bildiriyor. İkincisinin ise Yahudilerin Roma saldırısı ile hezimete uğramaları ve dünyanın dört bir yanına sürülmeleri hadisesi olduğu vurgulanıyor.




    Ancak bu yorumun fiilen doğru olma ihtimali bulunmamaktadır. Birinci cezalandırma Babil kralı Buht'un Nasır döneminde olabilir. Fakat ikinci cezalandırma ne Romalıların cezalandırması, ne de başka bir dönemdeki olay değildir. Çünkü eğer sürenin 7. ayetine dikkat edilirse ikincisinin (isna/saniye) vaadi geldiğinde değil, sonuncusunun (ahire) vaadi geldiğinde demektedir.




    "Va iza cae vadul ahireti ..." Böylece o ikinci vaad denilen cezalandırmanın aynı zamanda son vaad, son fırsat, son fesat ve son cezalandırma olduğunu anlamaktayız. Çünkü 8. ayette "ne zaman bir fesat yaparsanız sizi cezalandırırız" buyurmaktadır.

    Hz. Muhammad (S.A) bir gece Mescid-i Haram'dan etrafı mübarek kılınan Mescid'i Aksa'ya, kendisine bazı olağanüstü haller gösterilmek üzere götürülmüştür.



    Bir tayy-i mekan (mekanda yolculuk) ve bir tayy-i zaman (zamanda yolculuk) sözkonusudur. Burada Mescid-i Haram, Mescid-i Aksa'dan daha mübarek olmasına rağmen (bkz. Bakara Süresi 144) yücelik/mübareklik vurgusu Mescid-i Aksa'ya yapılmıştır.

    Hatta Mescid-i Aksa'nın kendisine bile değil; etrafına, çevresine... Demek ki Mescid-i Aksa'nın çevresinde; o bölgede kutlu bir haller vardır yada olacaktır. Şu halde Peygamber'in (S.A) bu İsra'sının (olağanüstü yolculuğunun) hedefi Mescid-i Aksa ve çevresidir. Hz. Muhammed'e (S.A) gösterilecek olağanüstü hallerin de burası ile ilgili olması icap eder.

    2-) Sürenin devam eden 2. ayetinde Musa'ya risaletin verilişi ve İsrailoğullarına örnek/rehber kılınışı anlatılır. Yani bir bakıma İsrailoğulları'nın başlangıcına vurgu yapılmaktadır. Musa ve O'na verilen kitap, İsrailoğullarını tarih sahnesine çıkarmıştır. Böylece ayetler israiloğullarının başlangıcını ve sonunu ince bir örgü ile birbirine bağlamaktadır.


    İslami Editör.










+ Yorum Gönder