Konusunu Oylayın.: Ehli sünnet ve ehli beyt farklı mı?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Ehli sünnet ve ehli beyt farklı mı?
  1. 03.Eylül.2010, 06:30
    1
    Misafir

    Ehli sünnet ve ehli beyt farklı mı?






    Ehli sünnet ve ehli beyt farklı mı? Mumsema ehli sünnet ve ehli beyt birbirinden farklı şeylermi?ehli sünnet peygamber efendimizi sıkı sıkıya takipeden bir yol ise ehli beyt ve onun yolcuları kim oluyor?daha açık bir ifade ile genel olarak söylersek şia uygulamaları (mezhebi olarak)peygamber efendimizden ne kadar uzak ya da uzak mı?


  2. 03.Eylül.2010, 06:30
    1
    ramazan öz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    ramazan öz
    Misafir



    ehli sünnet ve ehli beyt birbirinden farklı şeylermi?ehli sünnet peygamber efendimizi sıkı sıkıya takipeden bir yol ise ehli beyt ve onun yolcuları kim oluyor?daha açık bir ifade ile genel olarak söylersek şia uygulamaları (mezhebi olarak)peygamber efendimizden ne kadar uzak ya da uzak mı?


    Benzer Konular

    - Ehli beyt kime denir?

    - Ehli Beyt Kelimesinin Anlamı

    - Çakma Ehli Sünnetten Gerçek Ehli Sünnet'e Doğru

    - Ehli beyt hakkında hadisler

    - Ehli Sünnet nedir? Ehli Beyt nedir? Hz. Peygamberin torunları ehl-i sünnet midir? Ehli beyt Ehli sün

  3. 21.Haziran.2013, 23:30
    2
    ebuturab
    Site Doktoru

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 03.Mart.2007
    Üye No: 74
    Mesaj Sayısı: 1,714
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 20
    Bulunduğu yer: vuslat-ı nur

    Cevap: ehli sünnet ve ehli beyt farklı mı?





    Alıntı
    ehli sünnet ve ehli beyt farklı mı?


    Ehli beyt kime denir?

    Ev halkı anlamına gelen bu terim İslâm tarihinde Hz.Peygamber'in aile fertleri için kullanılmıştır. Ev halkı ya da ehl-i beyt ifâdesiyle aileyi teşkil eden ev sahibi, onun eşi, çocukları ve torunları anlaşılmaktadır. Kur'ân'da ehl-i beyt terkibi, üç yerde geçmektedir. Bunların birinde Hz. İbrahim'in (Hud, 11/73) birinde Hz. Musa'nın (Kasas, 28/12), birinde de Hz. Peygamberin ev halkına işaret edilmiştir. Hz.Peygamberin ehl-i beytini gösteren âyet meali şöyledir: "Evlerinizde oturun, eski cahiliyye âdetinde olduğu gibi açılıp saçılmayın, namazı kılın, zekatı verin, Allah'a ve Rasûlüne itaat edin. Ey ehl-i beyt! Allah sizden, sadece günahı gidermek ve sizi tertemiz yapmak istiyor." (Ahzâb, 33/33)

    Hz. Peygamber'in ehl-i beytine kimlerin dahil olduğu hususunda farklı görüşler vardır. Ehl-i sünnet âlimlerinin bir kısmına göre ehl-i beyt kapsamına sadece Hz.Peygamber'in hanımları dahildir. Diğerlerine göre Allah Rasûlü'nün eşleri, çocukları, torunları Hasan ve Hüseyin ile damadı Hz. Ali'dir. Şii âlimlere göre ehl-i beyt kapsamına Hz. Peygamber, Ali, Fatıma, Hasan ve Hüseyin girer.



    EHLİ SÜNNET:

    İslam’a bağlı olmakla beraber, çok farklı yönleri bulunan kesimler açısından bakıldığında, genel olarak farklı iki ayrı zihniyet söz konusudur. Bunlardan birincisi. Ehl-i sünnet ve cemaat, ikincisi: Ehl-i bid’a olanlardır. Ehl-i sünnet ve cemaat, hadis-i şerifte “Benim ve ashabımın üzerinde bulunduğu çizgiyi takip edenler” olarak tanımlanmıştır.(Mecmauz’-zevaid,1/189). Dolayısıyla bu itikada bağlı olmayanlar bidat ehli sayılır. Bunlar 72 fırkadır. Mutezile, Cehmiye, Kaderiye, Şia ve benzerleri bu kısma dahildir.

    Ehl-i sünnet ve cemaatin kendi arasında iki ayrı itikadî mezhepleri vardır: Eşarî ve Maturidî. Bunların temel esaslara ait hususlarda pek bir farkları yoktur. Detaylarda bazı nüansları vardır. Bu sebeple ikisi de aynı kesimi temsil etmektedir.

    Kur’an ve Sünnet çizgisi üzerinde olduğumuzun belgesi ise, ehl-i sünnet ve’l-cemaat denilen mezhep alimlerinin takip ettiği yoldur. Bilindiği üzere, her biri parlak bir yıldız gibi parlayan alimleri barındıran bu büyük cemaat, daha önce 12 mezhepten oluşuyordu. Sonra 4’te karar kıldı. Bu kadar büyük âlimlerden oluşan bir ekolün –camia olarak- yanlış yapma ihtimali çok azdır. Nitekim bir hadiste peygamberimiz “Ümmetim, dalalet üzerinde birleşmez” buyurmuştur. (Mecmauz’-zevaid,5/208). Ve İslam alimleri, ehl-i sünnet ve cemaatin doğru bir çizgide olduğuna delil olarak bu hadisi zikrederler. (Daha fazla bilgi için bk.Ebu Davud, Sünnet, 1; Tirmizî, İman,18; İbn Mace,Fiten, 17; İbn Hanbel, 2/332)

    Şunu da unutmayalım ki, ümmetin büyük çoğunluğunu teşkil eden, en büyük dahi alimleri içinde barındıran, Kur’an ve Sünnet çizgisini yol haritası olarak benimseyen ehl-i sünnetin çizgisini takip etmek, -deyim yerinde ise- marjinal grupların arasına girip kendini riske sokmaktan çok daha mantıklı bir yoldur. Büyük cadde dururken, izbe yollara sapmanın bir manası yoktur.



  4. 21.Haziran.2013, 23:30
    2
    Site Doktoru




    Alıntı
    ehli sünnet ve ehli beyt farklı mı?


    Ehli beyt kime denir?

    Ev halkı anlamına gelen bu terim İslâm tarihinde Hz.Peygamber'in aile fertleri için kullanılmıştır. Ev halkı ya da ehl-i beyt ifâdesiyle aileyi teşkil eden ev sahibi, onun eşi, çocukları ve torunları anlaşılmaktadır. Kur'ân'da ehl-i beyt terkibi, üç yerde geçmektedir. Bunların birinde Hz. İbrahim'in (Hud, 11/73) birinde Hz. Musa'nın (Kasas, 28/12), birinde de Hz. Peygamberin ev halkına işaret edilmiştir. Hz.Peygamberin ehl-i beytini gösteren âyet meali şöyledir: "Evlerinizde oturun, eski cahiliyye âdetinde olduğu gibi açılıp saçılmayın, namazı kılın, zekatı verin, Allah'a ve Rasûlüne itaat edin. Ey ehl-i beyt! Allah sizden, sadece günahı gidermek ve sizi tertemiz yapmak istiyor." (Ahzâb, 33/33)

    Hz. Peygamber'in ehl-i beytine kimlerin dahil olduğu hususunda farklı görüşler vardır. Ehl-i sünnet âlimlerinin bir kısmına göre ehl-i beyt kapsamına sadece Hz.Peygamber'in hanımları dahildir. Diğerlerine göre Allah Rasûlü'nün eşleri, çocukları, torunları Hasan ve Hüseyin ile damadı Hz. Ali'dir. Şii âlimlere göre ehl-i beyt kapsamına Hz. Peygamber, Ali, Fatıma, Hasan ve Hüseyin girer.



    EHLİ SÜNNET:

    İslam’a bağlı olmakla beraber, çok farklı yönleri bulunan kesimler açısından bakıldığında, genel olarak farklı iki ayrı zihniyet söz konusudur. Bunlardan birincisi. Ehl-i sünnet ve cemaat, ikincisi: Ehl-i bid’a olanlardır. Ehl-i sünnet ve cemaat, hadis-i şerifte “Benim ve ashabımın üzerinde bulunduğu çizgiyi takip edenler” olarak tanımlanmıştır.(Mecmauz’-zevaid,1/189). Dolayısıyla bu itikada bağlı olmayanlar bidat ehli sayılır. Bunlar 72 fırkadır. Mutezile, Cehmiye, Kaderiye, Şia ve benzerleri bu kısma dahildir.

    Ehl-i sünnet ve cemaatin kendi arasında iki ayrı itikadî mezhepleri vardır: Eşarî ve Maturidî. Bunların temel esaslara ait hususlarda pek bir farkları yoktur. Detaylarda bazı nüansları vardır. Bu sebeple ikisi de aynı kesimi temsil etmektedir.

    Kur’an ve Sünnet çizgisi üzerinde olduğumuzun belgesi ise, ehl-i sünnet ve’l-cemaat denilen mezhep alimlerinin takip ettiği yoldur. Bilindiği üzere, her biri parlak bir yıldız gibi parlayan alimleri barındıran bu büyük cemaat, daha önce 12 mezhepten oluşuyordu. Sonra 4’te karar kıldı. Bu kadar büyük âlimlerden oluşan bir ekolün –camia olarak- yanlış yapma ihtimali çok azdır. Nitekim bir hadiste peygamberimiz “Ümmetim, dalalet üzerinde birleşmez” buyurmuştur. (Mecmauz’-zevaid,5/208). Ve İslam alimleri, ehl-i sünnet ve cemaatin doğru bir çizgide olduğuna delil olarak bu hadisi zikrederler. (Daha fazla bilgi için bk.Ebu Davud, Sünnet, 1; Tirmizî, İman,18; İbn Mace,Fiten, 17; İbn Hanbel, 2/332)

    Şunu da unutmayalım ki, ümmetin büyük çoğunluğunu teşkil eden, en büyük dahi alimleri içinde barındıran, Kur’an ve Sünnet çizgisini yol haritası olarak benimseyen ehl-i sünnetin çizgisini takip etmek, -deyim yerinde ise- marjinal grupların arasına girip kendini riske sokmaktan çok daha mantıklı bir yoldur. Büyük cadde dururken, izbe yollara sapmanın bir manası yoktur.






+ Yorum Gönder