Konusunu Oylayın.: Hz.Peygamber tanışmak için sizi bekliyor

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Hz.Peygamber tanışmak için sizi bekliyor
  1. 03.Eylül.2010, 03:49
    1
    Misafir

    Hz.Peygamber tanışmak için sizi bekliyor

  2. 04.Eylül.2010, 23:09
    2
    Yetim
    Hadimul Müslimin

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 31.Ocak.2007
    Üye No: 9
    Mesaj Sayısı: 1,994
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 22
    Bulunduğu yer: Hadimul Müslimin

    --->: Hz.Peygamber tanışmak için sizi bekliyor




    Hz. Peygamber tanışmak için sizi bekliyor

    Tanıyan sever, seven tanır.’ diye bir söz vardır. İnsan tabiatı tam da böyledir; tanıdıkça sever ve sevdikçe daha fazla tanımak ister. 1437 yıl önce dünyayı şereflendiren Peygamber Efendimiz’i tanımak için önemli bir zaman dilimine giriyoruz.

    Nisan'ın 3.haftası, Kutlu Doğum Haftası. Dünyaya gelişini ‘Mevlid Kandili’ olarak kutladığımız Hz. Muhammed’i tanımak için bu hafta önemli bir fırsat. Peygamber Efendimiz’i tanıyalım, manevî şahsiyetiyle tanışalım ve kendisine selam gönderelim. İstekli olanları önünde pek çok seçenek bekliyor. Örneğin, bu amaçla yapılmış web sitelerini ziyaret edebilir, orada Efendimiz’in hayatına, kişiliğine, Kur’an ve sünnete, vahye, İslam tarihine dair pek çok bilgiden faydalanabiliriz. Siyer kitaplarından Peygamber Efendimiz’in hayatını öğrenebilir ya da, O’nun için yazılmış şiir, naat ve kasideleri okuyarak duygu dünyamızı zenginleştirebiliriz. Allah’ın, ‘Sen olmasaydın âlemleri yaratmazdım.’ buyurduğu ve âlemlere rahmet olarak gönderilen Peygamber Efendimiz’e doğru bir adım daha atabiliriz.

    Hz. Âdem, kendisine yasaklanan meyveden yedikten sonra ellerini kaldırarak, “Muhammed hürmetine beni affet!” diye Allah’a yalvarır. Kendisine yöneltilen, “Sen Muhammed’i nereden biliyorsun?” sorusuna karşılık ise, “Ben, Cennet’in kapısında ‘Lâ ilâhe illallah, Muhammedün rasûlüllah’ yazısını gördüm. İsmi, Senin İsm-i Şerifi’nin yanında anılan biri, Sen’in yanında en kıymetli olmalıdır.” cevabını verir. Allah’ın, “Sen olmasaydın alemleri yaratmazdım” buyurduğu ve alemlere rahmet olarak gönderdiği Hz. Muhammed’in dünyaya gelişinin 1437. yılını kutluyoruz. Son peygamber olarak gönderilen ve İslam dininin kıyamete kadar yayılması ve yaşanmasına elçilik eden Hz. Muhammed’in yaşamı üzerinden çok uzun zaman geçti. Peki, bugün ismi, öğretisi ve hayatı hepimize ışık tutan, Peygamber Efendimiz’i nasıl ve ne kadar tanıyoruz. Bir lider olarak, bir elçi olarak, örnek bir insan olarak onun açtığı aydınlık yoldan ne kadar istifade edebiliyoruz. Her yıl 14-20 Nisan tarihleri arasında kutlanan ‘Kutlu Doğum Haftası’ yarın başlıyor. Bu hepimiz için, O’nu yeniden anmak ve anlamak için bir vesile olabilir.

    Konu Peygamber Efendimiz olduğunda bile, hepimizin kafasında farklı bir şekilde tanıyıp sevdiğimiz bir zat vardır. Hepimiz onun farklı bir davranışından, farklı bir muamelesinden ve farklı bir öğretisinden etkilenmişizdir. Biz onu, bilip duyduklarımız çerçevesinde kendimize göre tanıyıp seviyoruz. Peki, Peygamber Efendimiz dini kaynaklarda nasıl anlatılıyor? Tasavvufi anlayışa göre Peygamber Efendimiz’in, ruhu ve nuru bütün insanlardan, peygamberlerden, hatta meleklerden önce var olmuştur. Bu yüzden Hz. Adem’in insanların maddi babası, Hz. Peygamber’in de ruhların babası olduğu söylenir. Risale-i Nur’da ise ‘yaratılmışların çekirdeği’ ve ‘en mükemmel meyvesi’ olarak ifade edilir. Kur’an’a göre Peygamber Efendimiz’in geleceği Tevrat’ta ve İncil’de bildirilmiştir. Hz. Peygamber bir hadisinde bunu şöyle anlatıyor: “Benim ismim Kur’ân’da Muhammed, İncil’de Ahmed, Tevrat’ta Ahyed’dir.” Dedesi Abdülmuttalip de doğduğunda, “Gökte ve yerdekiler O’nu övsün” diyerek, Muhammed ismini koymuştur.



  3. 04.Eylül.2010, 23:09
    2
    Hadimul Müslimin



    Hz. Peygamber tanışmak için sizi bekliyor

    Tanıyan sever, seven tanır.’ diye bir söz vardır. İnsan tabiatı tam da böyledir; tanıdıkça sever ve sevdikçe daha fazla tanımak ister. 1437 yıl önce dünyayı şereflendiren Peygamber Efendimiz’i tanımak için önemli bir zaman dilimine giriyoruz.

    Nisan'ın 3.haftası, Kutlu Doğum Haftası. Dünyaya gelişini ‘Mevlid Kandili’ olarak kutladığımız Hz. Muhammed’i tanımak için bu hafta önemli bir fırsat. Peygamber Efendimiz’i tanıyalım, manevî şahsiyetiyle tanışalım ve kendisine selam gönderelim. İstekli olanları önünde pek çok seçenek bekliyor. Örneğin, bu amaçla yapılmış web sitelerini ziyaret edebilir, orada Efendimiz’in hayatına, kişiliğine, Kur’an ve sünnete, vahye, İslam tarihine dair pek çok bilgiden faydalanabiliriz. Siyer kitaplarından Peygamber Efendimiz’in hayatını öğrenebilir ya da, O’nun için yazılmış şiir, naat ve kasideleri okuyarak duygu dünyamızı zenginleştirebiliriz. Allah’ın, ‘Sen olmasaydın âlemleri yaratmazdım.’ buyurduğu ve âlemlere rahmet olarak gönderilen Peygamber Efendimiz’e doğru bir adım daha atabiliriz.

    Hz. Âdem, kendisine yasaklanan meyveden yedikten sonra ellerini kaldırarak, “Muhammed hürmetine beni affet!” diye Allah’a yalvarır. Kendisine yöneltilen, “Sen Muhammed’i nereden biliyorsun?” sorusuna karşılık ise, “Ben, Cennet’in kapısında ‘Lâ ilâhe illallah, Muhammedün rasûlüllah’ yazısını gördüm. İsmi, Senin İsm-i Şerifi’nin yanında anılan biri, Sen’in yanında en kıymetli olmalıdır.” cevabını verir. Allah’ın, “Sen olmasaydın alemleri yaratmazdım” buyurduğu ve alemlere rahmet olarak gönderdiği Hz. Muhammed’in dünyaya gelişinin 1437. yılını kutluyoruz. Son peygamber olarak gönderilen ve İslam dininin kıyamete kadar yayılması ve yaşanmasına elçilik eden Hz. Muhammed’in yaşamı üzerinden çok uzun zaman geçti. Peki, bugün ismi, öğretisi ve hayatı hepimize ışık tutan, Peygamber Efendimiz’i nasıl ve ne kadar tanıyoruz. Bir lider olarak, bir elçi olarak, örnek bir insan olarak onun açtığı aydınlık yoldan ne kadar istifade edebiliyoruz. Her yıl 14-20 Nisan tarihleri arasında kutlanan ‘Kutlu Doğum Haftası’ yarın başlıyor. Bu hepimiz için, O’nu yeniden anmak ve anlamak için bir vesile olabilir.

    Konu Peygamber Efendimiz olduğunda bile, hepimizin kafasında farklı bir şekilde tanıyıp sevdiğimiz bir zat vardır. Hepimiz onun farklı bir davranışından, farklı bir muamelesinden ve farklı bir öğretisinden etkilenmişizdir. Biz onu, bilip duyduklarımız çerçevesinde kendimize göre tanıyıp seviyoruz. Peki, Peygamber Efendimiz dini kaynaklarda nasıl anlatılıyor? Tasavvufi anlayışa göre Peygamber Efendimiz’in, ruhu ve nuru bütün insanlardan, peygamberlerden, hatta meleklerden önce var olmuştur. Bu yüzden Hz. Adem’in insanların maddi babası, Hz. Peygamber’in de ruhların babası olduğu söylenir. Risale-i Nur’da ise ‘yaratılmışların çekirdeği’ ve ‘en mükemmel meyvesi’ olarak ifade edilir. Kur’an’a göre Peygamber Efendimiz’in geleceği Tevrat’ta ve İncil’de bildirilmiştir. Hz. Peygamber bir hadisinde bunu şöyle anlatıyor: “Benim ismim Kur’ân’da Muhammed, İncil’de Ahmed, Tevrat’ta Ahyed’dir.” Dedesi Abdülmuttalip de doğduğunda, “Gökte ve yerdekiler O’nu övsün” diyerek, Muhammed ismini koymuştur.






+ Yorum Gönder