Konusunu Oylayın.: Camilerin bakım onarım ve temizliginin fazileti

5 üzerinden 4.50 | Toplam : 6 kişi
Camilerin bakım onarım ve temizliginin fazileti
  1. 01.Eylül.2010, 06:00
    1
    Misafir

    Camilerin bakım onarım ve temizliginin fazileti






    Camilerin bakım onarım ve temizliginin fazileti Mumsema cami temizliginden nekadar sevap kazanılır


  2. 01.Eylül.2010, 06:00
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 01.Eylül.2010, 09:47
    2
    Ecrinim
    Hüvel Baki..

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 15.Aralık.2009
    Üye No: 69122
    Mesaj Sayısı: 8,422
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 141
    Bulunduğu yer: Akdeniz

    --->: camilerin bakım onarım ve temizliginin fazileti




    cami temizliğinin fazileti

    mum Nickli Üyeden Alıntı
    عَنْ أَبِي ذَرٍّ رضي الله عنه قاَلَ : قاَلَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم : عُرِضَتْ عَلَيَّ أَعْمَالُ أُمَّتِي حَسَنُهَا وَسَيِّئُهَا فَوَجَدْتُ فِي مَحَاسِنِ أَعْمَالِهَا اْلأَذَى يُمَاطُ عَنِ الطَّرِيقِ وَوَجَدْتُ فِي مَسَاوِي أَعْمَالِهَا النُّخَاعَةَ تَكُونُ فِي الْمَسْجِدِ لاَ تُدْفَنُ . رواه مسلم
    Ebu Zerr (r), Hz Peygamber (sav.)’ in şöyle dediğini rivayet etti: “Ümmetimin –iyi, kötü- bütün amelleri bana gösterildi. Ümmetimin güzel amelleri arasında (diken, taş, cam ve çöp gibi) eziyetleri yollardan söküp atmayı gördüm. Kötü amelleri arasında da mescidlerde temizlenmeyen tükrükleri gördüm”. (Müslim, Mesacid 57)
    mescidleri kirletmek kötü amllerin arasında sayılıyor. terside sevaptır




  4. 01.Eylül.2010, 09:47
    2
    Hüvel Baki..



    cami temizliğinin fazileti

    mum Nickli Üyeden Alıntı
    عَنْ أَبِي ذَرٍّ رضي الله عنه قاَلَ : قاَلَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم : عُرِضَتْ عَلَيَّ أَعْمَالُ أُمَّتِي حَسَنُهَا وَسَيِّئُهَا فَوَجَدْتُ فِي مَحَاسِنِ أَعْمَالِهَا اْلأَذَى يُمَاطُ عَنِ الطَّرِيقِ وَوَجَدْتُ فِي مَسَاوِي أَعْمَالِهَا النُّخَاعَةَ تَكُونُ فِي الْمَسْجِدِ لاَ تُدْفَنُ . رواه مسلم
    Ebu Zerr (r), Hz Peygamber (sav.)’ in şöyle dediğini rivayet etti: “Ümmetimin –iyi, kötü- bütün amelleri bana gösterildi. Ümmetimin güzel amelleri arasında (diken, taş, cam ve çöp gibi) eziyetleri yollardan söküp atmayı gördüm. Kötü amelleri arasında da mescidlerde temizlenmeyen tükrükleri gördüm”. (Müslim, Mesacid 57)
    mescidleri kirletmek kötü amllerin arasında sayılıyor. terside sevaptır




  5. 01.Eylül.2010, 11:18
    3
    imamhatipli42
    Özel Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 23.Ocak.2007
    Üye No: 7
    Mesaj Sayısı: 3,569
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 51

    --->: camilerin bakım onarım ve temizliginin fazileti

    Allah (cc)'nün evini temizleyen sahabi Ümmü Mihcen (ranha)

    Peygamberimizin (sav) güzel şehri Medine’nin kenar mahallelerinde oturan Ümmü Mihcen adında yaşlı bir kadın vardı. Kendisi temiz olduğu kadar düşünceleri de tertemiz olan bu mübarek kadın bir gün;


    - Madem ki yüce Allah (cc) benim kalbimi imansızlıktan temizledi, ben de onun evini temiz tutayım, diyerek her gün mescidi temizlemeye karar verdi.

    Artık elinden geldiği kadar müslümanların ibadet ettiği ve Peygamberimizin (sav) sohbet yaptığı Mescid-i Nebevi’yi temizleyecekti.

    Fakirdi ama duyguları pırıl pırıldı. Mescidi her temizleyişte kendi kalbi de temizlenmişçesine huzur duyuyor, ruhunda neşe ve mutluluk heyecanı hissediyordu.

    Ümmü Mihcen’in mescidi temizlemesi en fazla Peygamberimizin (sav) hoşuna gidiyordu. Onun için Peygamberimiz (sav) onu çok seviyordu. Sık sık hal ve hatırını soruyordu.

    Gün geldi, Ümmü Mihcen hastalandı. Günlerce ne Peygamber Efendimizin (sav) mescidini temizleyebildi ne de O’nun mübarek yüzünü görebildi. Ümmi Mihcen bu duruma o kadar çok üzülüyordu ki… Hemen iyileşmek ve tekrar mescitteki görevine devam etmek istiyordu. Ama hastalığı onun mescide gitmesine mani oluyordu. Onun için üzüntüsünden sürekli ağlıyordu.

    Peygamber Efendimiz (sav) onu bir kaç gün göremeyince sordu. Komşuları:

    - Hastadır ey Allah'ın Peygamberi, dediler.

    Bu cevap üzerine Peygamber Efendimiz (sav) Medine’nin kenar mahallesinde oturan Ümmü Mihcen’in evine doğru yürüdü. Peygamberimizden önce gidenler hasta kadına:

    - Müjdeler olsun sana ey Ümmü Mihcen, Peygamber Efendimiz (sav) seni ziyarete geliyor, dediler.

    Ümmü Mihcen bu müjdeyi aldığı zaman heyecandan ne yapacağını bilemedi. Hastalığın halsiz bıraktığı kalbi hızla çarpmaya başladı. Çok geçmeden tatlı bir ses duyuldu:

    - Esselâmü aleyküm, diyordu Peygamber Efendimiz… (sav)

    Ümmü Mihcen utangaç ve kısık bir sesle:

    - Ve aleykümüsselâm, ey Allah'ın Resulü, diye cevap verdi.

    Ziyaret kısa sürdü. Fakat Ümmü Mihcen için bu zamanın değeri gerçekte çok büyüktü. Çünkü Allah’ın Peygamberi, ziyaretine gelmişti. Artık ölse de gam yemezdi.

    Bundan sonra Sevgili Peygamberimiz (sav), sürekli Ümmü Mihcen'in nasıl olduğunu komşularına soruyor, onun sağlık durumu hakkında bilgi alıyordu. Nihayet bir gün komşularına:

    - Ümmü Mihcen vefat ederse haberim olmadan onu gömmeyin, buyurdu.

    Nihayet bir akşam üzeri Ümmü Mihcen, o tertemiz ruhunu teslim etti.

    Komşuları vakit geçirmeden onu yıkayıp, kefenlediler. Hazırlık tamam olunca yola çıktılar. Ona namaz kıldırması için Peygamber Efendimiz’in (sav) evine doğru ilerlemeye başladılar. Ancak yatsı namazı kılınmış, Peygamber Efendimiz (sav) uyumuştu.

    Bu haber gelenleri üzdü. Kendi aralarında:

    - Demek nasibi bu kadarmış,

    - Ne de iyi bir kadındı,

    - Ne zaman görsek mescidi temizlerdi,

    - Acaba Peygamberimizi (sav) uyandırsak mı?!..

    - Peygamber Efendimizi rahatsız (sav) etmemiz doğru olmaz,

    - Ama Peygamberimiz (sav) kendisine haber verilmesini istemişti. Bilmeden bir hata etmiş olmayalım,

    - Bence Peygamberimizi (sav) rahatsız etmeyelim,

    Bu tür endişelerden dolayı Ümmü Mihcen, Peygamberimize (sav) haber verilmeden kabristana götürüldü.. Cenaze namazı kılındı ve toprağa verildi.

    Sabahleyin Peygamber Efendimiz (sav) onu sorduğunda:

    - Ey Allah'ın Resulü! O vefat etti, bizde onu defnettik. Aslında biz onu yıkayıp kefenledikten sonra size geldik. Fakat siz uyuyordunuz. Uyandırıp sizi rahatsız etmek istemedik, dediler.

    Peygamberimiz (sav) çok üzüldü. Çünkü onun cenaze namazını kendisi kıldırmak istiyordu.

    - Yürüyün o halde benimle… dedi.

    Arkadaşlarıyla birlikte Bakî kabristanına doğru gittiler. Komşuları Ümmü Mihcen'in mezarını gösterdiler. Peygamber Efendimiz (sav) ve arkadaşları Ümmü Mihcen için tekrar cenaze namazı kıldılar. Bol bol dua edip oradan ayrıldılar.

    Böylece Peygamberimiz (sav), onun yanına hem hayatta iken hem de vefat ettiğinde gelmiş, onu ziyaret etmiş oldu. Ümmü Mihcen bu güzel ödülü, Peygamberimizin (sav) mescidini temizlemesi karşılığında elde etmişti.

    Ne mutlu Ümmü Mihcen’e… Allah (cc) ondan razı olsun...


    (alıntı)


  6. 01.Eylül.2010, 11:18
    3
    Özel Üye
    Allah (cc)'nün evini temizleyen sahabi Ümmü Mihcen (ranha)

    Peygamberimizin (sav) güzel şehri Medine’nin kenar mahallelerinde oturan Ümmü Mihcen adında yaşlı bir kadın vardı. Kendisi temiz olduğu kadar düşünceleri de tertemiz olan bu mübarek kadın bir gün;


    - Madem ki yüce Allah (cc) benim kalbimi imansızlıktan temizledi, ben de onun evini temiz tutayım, diyerek her gün mescidi temizlemeye karar verdi.

    Artık elinden geldiği kadar müslümanların ibadet ettiği ve Peygamberimizin (sav) sohbet yaptığı Mescid-i Nebevi’yi temizleyecekti.

    Fakirdi ama duyguları pırıl pırıldı. Mescidi her temizleyişte kendi kalbi de temizlenmişçesine huzur duyuyor, ruhunda neşe ve mutluluk heyecanı hissediyordu.

    Ümmü Mihcen’in mescidi temizlemesi en fazla Peygamberimizin (sav) hoşuna gidiyordu. Onun için Peygamberimiz (sav) onu çok seviyordu. Sık sık hal ve hatırını soruyordu.

    Gün geldi, Ümmü Mihcen hastalandı. Günlerce ne Peygamber Efendimizin (sav) mescidini temizleyebildi ne de O’nun mübarek yüzünü görebildi. Ümmi Mihcen bu duruma o kadar çok üzülüyordu ki… Hemen iyileşmek ve tekrar mescitteki görevine devam etmek istiyordu. Ama hastalığı onun mescide gitmesine mani oluyordu. Onun için üzüntüsünden sürekli ağlıyordu.

    Peygamber Efendimiz (sav) onu bir kaç gün göremeyince sordu. Komşuları:

    - Hastadır ey Allah'ın Peygamberi, dediler.

    Bu cevap üzerine Peygamber Efendimiz (sav) Medine’nin kenar mahallesinde oturan Ümmü Mihcen’in evine doğru yürüdü. Peygamberimizden önce gidenler hasta kadına:

    - Müjdeler olsun sana ey Ümmü Mihcen, Peygamber Efendimiz (sav) seni ziyarete geliyor, dediler.

    Ümmü Mihcen bu müjdeyi aldığı zaman heyecandan ne yapacağını bilemedi. Hastalığın halsiz bıraktığı kalbi hızla çarpmaya başladı. Çok geçmeden tatlı bir ses duyuldu:

    - Esselâmü aleyküm, diyordu Peygamber Efendimiz… (sav)

    Ümmü Mihcen utangaç ve kısık bir sesle:

    - Ve aleykümüsselâm, ey Allah'ın Resulü, diye cevap verdi.

    Ziyaret kısa sürdü. Fakat Ümmü Mihcen için bu zamanın değeri gerçekte çok büyüktü. Çünkü Allah’ın Peygamberi, ziyaretine gelmişti. Artık ölse de gam yemezdi.

    Bundan sonra Sevgili Peygamberimiz (sav), sürekli Ümmü Mihcen'in nasıl olduğunu komşularına soruyor, onun sağlık durumu hakkında bilgi alıyordu. Nihayet bir gün komşularına:

    - Ümmü Mihcen vefat ederse haberim olmadan onu gömmeyin, buyurdu.

    Nihayet bir akşam üzeri Ümmü Mihcen, o tertemiz ruhunu teslim etti.

    Komşuları vakit geçirmeden onu yıkayıp, kefenlediler. Hazırlık tamam olunca yola çıktılar. Ona namaz kıldırması için Peygamber Efendimiz’in (sav) evine doğru ilerlemeye başladılar. Ancak yatsı namazı kılınmış, Peygamber Efendimiz (sav) uyumuştu.

    Bu haber gelenleri üzdü. Kendi aralarında:

    - Demek nasibi bu kadarmış,

    - Ne de iyi bir kadındı,

    - Ne zaman görsek mescidi temizlerdi,

    - Acaba Peygamberimizi (sav) uyandırsak mı?!..

    - Peygamber Efendimizi rahatsız (sav) etmemiz doğru olmaz,

    - Ama Peygamberimiz (sav) kendisine haber verilmesini istemişti. Bilmeden bir hata etmiş olmayalım,

    - Bence Peygamberimizi (sav) rahatsız etmeyelim,

    Bu tür endişelerden dolayı Ümmü Mihcen, Peygamberimize (sav) haber verilmeden kabristana götürüldü.. Cenaze namazı kılındı ve toprağa verildi.

    Sabahleyin Peygamber Efendimiz (sav) onu sorduğunda:

    - Ey Allah'ın Resulü! O vefat etti, bizde onu defnettik. Aslında biz onu yıkayıp kefenledikten sonra size geldik. Fakat siz uyuyordunuz. Uyandırıp sizi rahatsız etmek istemedik, dediler.

    Peygamberimiz (sav) çok üzüldü. Çünkü onun cenaze namazını kendisi kıldırmak istiyordu.

    - Yürüyün o halde benimle… dedi.

    Arkadaşlarıyla birlikte Bakî kabristanına doğru gittiler. Komşuları Ümmü Mihcen'in mezarını gösterdiler. Peygamber Efendimiz (sav) ve arkadaşları Ümmü Mihcen için tekrar cenaze namazı kıldılar. Bol bol dua edip oradan ayrıldılar.

    Böylece Peygamberimiz (sav), onun yanına hem hayatta iken hem de vefat ettiğinde gelmiş, onu ziyaret etmiş oldu. Ümmü Mihcen bu güzel ödülü, Peygamberimizin (sav) mescidini temizlemesi karşılığında elde etmişti.

    Ne mutlu Ümmü Mihcen’e… Allah (cc) ondan razı olsun...


    (alıntı)


  7. 01.Eylül.2010, 11:30
    4
    ravza 2
    ALLAH C.C garip bir kulu

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 31.Ocak.2010
    Üye No: 72957
    Mesaj Sayısı: 2,194
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 31

    --->: camilerin bakım onarım ve temizliginin fazileti

    çok güzeldi sağolasınız ellerinize sağlık


  8. 01.Eylül.2010, 11:30
    4
    ravza 2 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    ALLAH C.C garip bir kulu
    çok güzeldi sağolasınız ellerinize sağlık





+ Yorum Gönder