Konusunu Oylayın.: Namaza Kürtçe niyet etmek

5 üzerinden 4.56 | Toplam : 9 kişi
Namaza Kürtçe niyet etmek
  1. 27.Ağustos.2010, 20:56
    1
    Misafir

    Namaza Kürtçe niyet etmek

  2. 27.Ağustos.2010, 22:28
    2
    mumsema
    Administrator

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 19.Ocak.2007
    Üye No: 1
    Mesaj Sayısı: 10,075
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: Türkiye

    --->: Namaza Kürtçe niyet etmek




    Dilediğiniz dilde niyet edebilirsiniz.


  3. 27.Ağustos.2010, 22:28
    2
    Administrator



    Dilediğiniz dilde niyet edebilirsiniz.


  4. 27.Ağustos.2010, 22:48
    3
    muslimahAngel
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 26.Ağustos.2010
    Üye No: 78312
    Mesaj Sayısı: 16
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 24

    Re: Namaza Kürtçe niyet etmek

    bi arkadaşım vardı namazda bile ingilizce niyet getirip namaz sonrası duaları ingilizce yapıordu.. bu islam dini evrensel.. bütün insanlık için.. bazı hristiyanların görüşüne göre diyollar ya (((ortodoxlar diyor bunu))) onlar evet h. muhammed (sav) vardır gelmiştir ama sadece arabistana yani o bölgeye hastır.. YOk böle birşey hangi ırktan olursan ol bütün insanlığa sonra alemlere rahmet olarak gelmiştr ve bu din bütün insanlığadır..
    Resulüm! Biz seni âlemlere rahmet olarak gönderdik.” (Enbiya: 107)
    Varlığım kudret elinde bulunan Allah’a yemin ederim ki, bu ümmetten yahudi olsun hıristiyan olsun, kim benim peygamberliğimi duyar da benim getirdiğime iman etmeden ölürse mutlaka cehennemliklerden olur.”
    (Müslim: 153)


    (Ey insanlar!) Allah’a ve Peygamber’ine inanasınız, ona yardım edesiniz, onu büyük tanıyıp saygı gösteresiniz.” (Fetih: 9)

    Allah-u Teala bütün insanlık alemine hitap ederek, onlara kendi katından hak bir peygamber, ilahi bir burhan, büyük bir delil gönderdiğini ayet-i kerime’lerinde haber vermektedir:


    “Ey insanlar! Rabb’inizden size HAK BİR PEYGAMBER gelmiştir. O halde kendi hayrınıza olarak hemen ona iman edin.” (Nisa: 170)

    Bu âyetlerin ilk muhatabı olan Hâtemu'l-enbiyâ Efendimiz vazifesinin şuuru içinde hareket ederek İslâm davetini Araplara ve Arap Yarımadası'na mahsus (özgü) kılmamış, dini bu dar çerçeve içinde tebliğ etmekle yetinmemiş, İran, Habeşistan, Bizans, Mısır gibi o çağın dünyasının bilinen kültür ve medeniyet merkezlerine mektuplar ve temsilciler göndererek farklı din, renk, dil ve coğrafyadan olan insanları İslâm'a çağırmıştır. Kendisi bu fani dünyadan ayrıldıktan sonra samimi ve sadık mensupları dünyanın dört bir yanına yayılarak İslâm'ı tebliğ etmişler, Çin'den İspanya'ya kadar büyük bir coğrafya üzerinde İslâm'ın tanınmasını, benimsenmesini ve yayılmasını sağlamışlardır. (alıntıdır)


  5. 27.Ağustos.2010, 22:48
    3
    bi arkadaşım vardı namazda bile ingilizce niyet getirip namaz sonrası duaları ingilizce yapıordu.. bu islam dini evrensel.. bütün insanlık için.. bazı hristiyanların görüşüne göre diyollar ya (((ortodoxlar diyor bunu))) onlar evet h. muhammed (sav) vardır gelmiştir ama sadece arabistana yani o bölgeye hastır.. YOk böle birşey hangi ırktan olursan ol bütün insanlığa sonra alemlere rahmet olarak gelmiştr ve bu din bütün insanlığadır..
    Resulüm! Biz seni âlemlere rahmet olarak gönderdik.” (Enbiya: 107)
    Varlığım kudret elinde bulunan Allah’a yemin ederim ki, bu ümmetten yahudi olsun hıristiyan olsun, kim benim peygamberliğimi duyar da benim getirdiğime iman etmeden ölürse mutlaka cehennemliklerden olur.”
    (Müslim: 153)


    (Ey insanlar!) Allah’a ve Peygamber’ine inanasınız, ona yardım edesiniz, onu büyük tanıyıp saygı gösteresiniz.” (Fetih: 9)

    Allah-u Teala bütün insanlık alemine hitap ederek, onlara kendi katından hak bir peygamber, ilahi bir burhan, büyük bir delil gönderdiğini ayet-i kerime’lerinde haber vermektedir:


    “Ey insanlar! Rabb’inizden size HAK BİR PEYGAMBER gelmiştir. O halde kendi hayrınıza olarak hemen ona iman edin.” (Nisa: 170)

    Bu âyetlerin ilk muhatabı olan Hâtemu'l-enbiyâ Efendimiz vazifesinin şuuru içinde hareket ederek İslâm davetini Araplara ve Arap Yarımadası'na mahsus (özgü) kılmamış, dini bu dar çerçeve içinde tebliğ etmekle yetinmemiş, İran, Habeşistan, Bizans, Mısır gibi o çağın dünyasının bilinen kültür ve medeniyet merkezlerine mektuplar ve temsilciler göndererek farklı din, renk, dil ve coğrafyadan olan insanları İslâm'a çağırmıştır. Kendisi bu fani dünyadan ayrıldıktan sonra samimi ve sadık mensupları dünyanın dört bir yanına yayılarak İslâm'ı tebliğ etmişler, Çin'den İspanya'ya kadar büyük bir coğrafya üzerinde İslâm'ın tanınmasını, benimsenmesini ve yayılmasını sağlamışlardır. (alıntıdır)





+ Yorum Gönder