Konusunu Oylayın.: Develerin Boğazlanması Ve Kurban Edilmesi

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 5 kişi
Develerin Boğazlanması Ve Kurban Edilmesi
  1. 27.Ağustos.2010, 16:00
    1
    Misafir

    Develerin Boğazlanması Ve Kurban Edilmesi

  2. 28.Ağustos.2010, 12:34
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    --->: Develerin Boğazlanması Ve Kurban Edilmesi




    Kesmek: Bu kesim sekli sigir, manda, koyun, keçi, kuslar ve zürâfâ disindaki yabanî hayvanlar için uygulanir. Zürâfâ nahr suretiyle kesilir. Kesme isi; niyet edilerek keskin bir seyle nefes borusunun ve ön taraftan olmak üzere boynun iki yanindaki damarlarin kesilmesi diye tanimlanabilir. Yemek bo¤rusunun kesilmesi sart degildir. Kesimi yapanin müslüman veya ehl-i kitab biri olmasi, kesim isini tamamlamadan önce kendi arzusuyla elini uzun süre hayvanin üzerinden kaldirmamasi sarttir. Ehl-i kitab birinin kestigi hayva¤nin helâl olmasi için bazi sartlar gereklidir:


    Nahr: Bu kesim sekli deve, fil ve zürâfâya uygulanir. At, katir, sigir, manda ve yabanî eseklere uygulanmasi mekruhtur. Bu kesim; mümeyyiz olan müslüman veya ehl-i kitab birinin niyet ederek boyunla gögsün birlestigi yer¤den elini uzun süre üzerinden kaldirmaksizin kesmesidir, seklinde tanimlanabilir.

    İhtiyarî kesime gelince bu, boğazın başlangıcıyla göğsün başlangıcı ara*sında yemek borusu, nefes borusu ve boynun iki tarafında bulunan iki bü*yük damarı kesmekle olur. Bu dördünden üçünü kesmek de yeterlidir. Çünkü tümünün hükmü, çoğunluğunun hükmü için de geçerli olur. Buna göre iki damarla birlikte nefes veya yemek borusunu kesmek, ya da yemek ve nefes borusuyla birlikte iki damardan birisini kesmek zorunludur. Bazıları da iki damardan biriyle beraber yemek ve nefes borusunun kesilmesini zorunlu gör*müşlerdir. Kesim bu şekilde gerçekleşince şer´î olur. Kesilen hayvanın etini yemek de helâl olur. Kesimin boğazdaki düğümün altından veya üstünden yapılması arasında hiç bir fark yoktur.


    Hayvanı kesen veya sivri ucuyla delen kesici bir aletle kesmelidir. An*cak bu, ağırlığı nedeniyle kesen veya parçalayan bir âlet olmamalıdır. Kes*kin âletin bıçak, kılıç, ok başlığı ve benzeri demirden yapılmış olmasıyla taştan, tahtadan veya kemikten yapılmış olması farketmez. Yalnız diş veya tırnak*tan yapılmış olmamalıdır. Çünkü bunlarla kesim yapmak, ister vücûda biti*şik olsunlar ister vücudtan ayrı olsunlar caiz değildir.

    Yemek ve nefes boruları kesilmelidir. Ehl-i kitap birisi, kendi şerîa-tince yemesi haram kılınmış ve şerîatimizce de bu durumu tesbit edilmiş olan bir hayvanı keserse, yine onun etini yemek helâl olur Sözgelimi yahûdî bir kişi; deve, kaz ve devekuşu gibi tırnaklı ve parmaklat birbirinden ayrık ol*mayan bir hayvanı keserse onu yememiz helâl olur. Yüce ALLAH da bu gibi hayvanların onlara haram kılındığını haber vermektedir. Aynı şekilde ken*disi için haram olduğuna inandığı ve bizce kendisi için onun haram olmadığı bilinen bir hayvanı keserse onu da yiyebiliriz. Sözgelimi ciğeri kaburgaları*na bitişik bir hayvanı keserse etini yiyebiliriz. Bu hayvan onlara göre yen*mesi haram olan bîr hayvandır ve yapışık diye adlandırırlar.

    Devenin ve deve gibi uzun boyunlu hayvanların nahredilerek kesil*meleri, Mâlikîler dışındaki diğer mezheblere göre sünnettir. Mâlİkilerin buna ilişkin görüşleri aşağıya alınmıştır. Davar ve sığır gibi diğer hayvanlar sa normai kesimlerle kesilirler.

    Kesimden önce bıçak ve benzeri kesici âletlerin hayvanın gözünden uzak bir yerde bilenmeleri sünnettir. Hayvanlardan biri, diğerinin gözü önünde kesilmemelidir. Kesilecek olan davar veya sığırsa so! yanı üzeri*ne yatırılmalı, sonra da şu duâ okunmalıdır:

    Hayvanin canı çıkmadan boynunu kırmak, derisini yüzmek, bir uzvu*nu koparmak veya tüyünü yolmak mekruhtur. Kıbleye yöneltmemek ve hiç bir fayda sağlamayacak eziyetlerde bulunmak da mekruhtur.

    Bu konu ve yenilmesi caiz olan veya olmayan yiyeceklerle, giyilmesi caiz olan veya olmayan giyecekler hakkındaki geniş açıklamaları bundan sonraki bölümde sunacağız.

    ( Mâlikîler dediler ki: Deve, fil ve zürâfânın nahredilerek kesilmeleri vâcibtir. Normal kesimle kesilirlerse yenmeleri haram olur. Mâlikî mezhe*bine göre fil ve zürâfâ, eti yenen hayvanlardandır. Bunlardan başka hayvanlarınsa normal kesimle kesilmeleri gerekir. Sözgelimi davarların, ya*banî hayvanların ve kuşların normal kesimle kesilmeleri gerekir. Bunlar nah*redilerek kesilirlerse etleri yenmez. İki durum da caizdir. Sığır, manda, at, katır ve yabanî eşeğin normal kesimle kesilmeleri daha iyi olur. Bütün bu anlatılan hükümler, kolaylık anları için söz konusudur. Zorluk ve zaruret anlanndaysa, meselâ kesme âletinin bulunmaması veya hayvanın çukura de nahredilmesi vâcibken nahr edilememesi veya kesilmesi vâcibken ke-sılememesi gibi bir hal doğarsa, o zaman her iki durumun aksini yapmak caiz olur. Nahredilmesi gereken kesilebilir; kesilmesi gereken de nahredile-, bilir. Çünkü bunda zaruret vardır. Yine de doğrusunu en iyi ALLAH bilir...


  3. 28.Ağustos.2010, 12:34
    2
    Silent and lonely rains



    Kesmek: Bu kesim sekli sigir, manda, koyun, keçi, kuslar ve zürâfâ disindaki yabanî hayvanlar için uygulanir. Zürâfâ nahr suretiyle kesilir. Kesme isi; niyet edilerek keskin bir seyle nefes borusunun ve ön taraftan olmak üzere boynun iki yanindaki damarlarin kesilmesi diye tanimlanabilir. Yemek bo¤rusunun kesilmesi sart degildir. Kesimi yapanin müslüman veya ehl-i kitab biri olmasi, kesim isini tamamlamadan önce kendi arzusuyla elini uzun süre hayvanin üzerinden kaldirmamasi sarttir. Ehl-i kitab birinin kestigi hayva¤nin helâl olmasi için bazi sartlar gereklidir:


    Nahr: Bu kesim sekli deve, fil ve zürâfâya uygulanir. At, katir, sigir, manda ve yabanî eseklere uygulanmasi mekruhtur. Bu kesim; mümeyyiz olan müslüman veya ehl-i kitab birinin niyet ederek boyunla gögsün birlestigi yer¤den elini uzun süre üzerinden kaldirmaksizin kesmesidir, seklinde tanimlanabilir.

    İhtiyarî kesime gelince bu, boğazın başlangıcıyla göğsün başlangıcı ara*sında yemek borusu, nefes borusu ve boynun iki tarafında bulunan iki bü*yük damarı kesmekle olur. Bu dördünden üçünü kesmek de yeterlidir. Çünkü tümünün hükmü, çoğunluğunun hükmü için de geçerli olur. Buna göre iki damarla birlikte nefes veya yemek borusunu kesmek, ya da yemek ve nefes borusuyla birlikte iki damardan birisini kesmek zorunludur. Bazıları da iki damardan biriyle beraber yemek ve nefes borusunun kesilmesini zorunlu gör*müşlerdir. Kesim bu şekilde gerçekleşince şer´î olur. Kesilen hayvanın etini yemek de helâl olur. Kesimin boğazdaki düğümün altından veya üstünden yapılması arasında hiç bir fark yoktur.


    Hayvanı kesen veya sivri ucuyla delen kesici bir aletle kesmelidir. An*cak bu, ağırlığı nedeniyle kesen veya parçalayan bir âlet olmamalıdır. Kes*kin âletin bıçak, kılıç, ok başlığı ve benzeri demirden yapılmış olmasıyla taştan, tahtadan veya kemikten yapılmış olması farketmez. Yalnız diş veya tırnak*tan yapılmış olmamalıdır. Çünkü bunlarla kesim yapmak, ister vücûda biti*şik olsunlar ister vücudtan ayrı olsunlar caiz değildir.

    Yemek ve nefes boruları kesilmelidir. Ehl-i kitap birisi, kendi şerîa-tince yemesi haram kılınmış ve şerîatimizce de bu durumu tesbit edilmiş olan bir hayvanı keserse, yine onun etini yemek helâl olur Sözgelimi yahûdî bir kişi; deve, kaz ve devekuşu gibi tırnaklı ve parmaklat birbirinden ayrık ol*mayan bir hayvanı keserse onu yememiz helâl olur. Yüce ALLAH da bu gibi hayvanların onlara haram kılındığını haber vermektedir. Aynı şekilde ken*disi için haram olduğuna inandığı ve bizce kendisi için onun haram olmadığı bilinen bir hayvanı keserse onu da yiyebiliriz. Sözgelimi ciğeri kaburgaları*na bitişik bir hayvanı keserse etini yiyebiliriz. Bu hayvan onlara göre yen*mesi haram olan bîr hayvandır ve yapışık diye adlandırırlar.

    Devenin ve deve gibi uzun boyunlu hayvanların nahredilerek kesil*meleri, Mâlikîler dışındaki diğer mezheblere göre sünnettir. Mâlİkilerin buna ilişkin görüşleri aşağıya alınmıştır. Davar ve sığır gibi diğer hayvanlar sa normai kesimlerle kesilirler.

    Kesimden önce bıçak ve benzeri kesici âletlerin hayvanın gözünden uzak bir yerde bilenmeleri sünnettir. Hayvanlardan biri, diğerinin gözü önünde kesilmemelidir. Kesilecek olan davar veya sığırsa so! yanı üzeri*ne yatırılmalı, sonra da şu duâ okunmalıdır:

    Hayvanin canı çıkmadan boynunu kırmak, derisini yüzmek, bir uzvu*nu koparmak veya tüyünü yolmak mekruhtur. Kıbleye yöneltmemek ve hiç bir fayda sağlamayacak eziyetlerde bulunmak da mekruhtur.

    Bu konu ve yenilmesi caiz olan veya olmayan yiyeceklerle, giyilmesi caiz olan veya olmayan giyecekler hakkındaki geniş açıklamaları bundan sonraki bölümde sunacağız.

    ( Mâlikîler dediler ki: Deve, fil ve zürâfânın nahredilerek kesilmeleri vâcibtir. Normal kesimle kesilirlerse yenmeleri haram olur. Mâlikî mezhe*bine göre fil ve zürâfâ, eti yenen hayvanlardandır. Bunlardan başka hayvanlarınsa normal kesimle kesilmeleri gerekir. Sözgelimi davarların, ya*banî hayvanların ve kuşların normal kesimle kesilmeleri gerekir. Bunlar nah*redilerek kesilirlerse etleri yenmez. İki durum da caizdir. Sığır, manda, at, katır ve yabanî eşeğin normal kesimle kesilmeleri daha iyi olur. Bütün bu anlatılan hükümler, kolaylık anları için söz konusudur. Zorluk ve zaruret anlanndaysa, meselâ kesme âletinin bulunmaması veya hayvanın çukura de nahredilmesi vâcibken nahr edilememesi veya kesilmesi vâcibken ke-sılememesi gibi bir hal doğarsa, o zaman her iki durumun aksini yapmak caiz olur. Nahredilmesi gereken kesilebilir; kesilmesi gereken de nahredile-, bilir. Çünkü bunda zaruret vardır. Yine de doğrusunu en iyi ALLAH bilir...





+ Yorum Gönder