Konusunu Oylayın.: Teyemmüm konusunda...temizlenmek elektiriksel olarak izah edilebilir mi?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Teyemmüm konusunda...temizlenmek elektiriksel olarak izah edilebilir mi?
  1. 17.Ağustos.2010, 02:15
    1
    Misafir

    Teyemmüm konusunda...temizlenmek elektiriksel olarak izah edilebilir mi?






    Teyemmüm konusunda...temizlenmek elektiriksel olarak izah edilebilir mi? Mumsema Acaba temizlenmek elektiriksel olarak izah edilebilir mi? Yani su ile yıkanarak ya da eli toprağa götürerek bir nevi vücuttaki fazla elektiriğin dengelenmesi yapılıyor olabilir mi?


  2. 17.Ağustos.2010, 11:58
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    --->: Teyemmüm konusunda...temizlenmek elektiriksel olarak izah edilebilir mi?




    Teyemmüm Nedir?
    Teyemmüm, lügatte, kasıd mânasınadır. Dinî ıstılahtaki mânası ise; pâk ve temiz toprak ile, kolları ve yüzü, özel bir şekilde meshetmek demektir.Teyemmüm, sadece bu ümmete mahsus bir kolaylıktır. Mü`minler su yokluğunda veya su bulunmakla birlikte hastalık v.s. gibi suyu kullanmanın imkânsız hâle geldiği bâzı durumlarda, hades (cünüplük veya abdestsizlik) hâlinden teyemmüm vasıtasıyla kurtulurlar. Böylece ellerinde olmayan bir sebebden dolayı, Allah`a ibadet ve kulluktan geri kalmamış olurlar. Teyemmümün, bu ümmete Allah`ın hususî bir lütfu ve ihsanı olduğunu, Resûlüllah Efendimiz şu şekilde belirtmişlerdir: "Benden önce kimseye verilmeyen beş şey bana verildi: Bunlardan birisi de, yerin (toprağın) bana mescid ve temizleyici kılınmasıdır. Binaenaleyh kime nerede namaz vakti gelirse, hemen orada namazını kılsın." (Eski ümmetler ancak Kiliseler gibi ibâdete mahsus yerlerde ibâdet edebilirlerdi.) Bu hadîsten anlaşıldığı gibi, toprak, Müslümanlar için, hem üzerinde namaz kılabilecekleri temiz bir madde (namaza mâni bir pislik olmamak şartı ile), hem de aynı zamanda su bulunmaması hâlinde teyemmüm vasıtasıyla suyun yerini tutacak temizleyici bir unsur kılınmıştır. Teyemmüm, Hicrî 5. veya 6. yılda meydana gelen benî Müstalik seferi sırasında, Mâide sûresinin altıncı âyetiyle meşrû` kılınmıştır. Teyemmümün hükmünü bildiren âyet-i kerîmenin sonunda: "Allah, bununla size güçlük dilemez. Fakat sizi tertemiz yapmak ve üzerinizdeki nimetini tamamlamak ister. Tâ ki şükredesiniz", buyurulmaktadır. Bu ifadeden, teyemmümün mü`minlere kolaylık ve rahmet olduğu, mü`minlerin mânevî temizliklerini ihmâl etmemelerine vesile teşkil ettiği anlaşılmaktadır.


    Mehmet Dikmen



    Kast etmek, yönelmek manasına gelen teyemmüm, şeriat dilinde su bulunmadığı veya bulunsa da kullanma gücü olmadığı zaman, temiz toprak cinsinden bir şeyle hadesi (abdest almak veya gusl gerektiren hal) gidermek amacıyla yapılan hareketleri dile getirir.

    Teyemmüm kitap ve sünnet ile sabittir. Kur'an-ı Kerim'de "Su bulamazsanız temiz yere teyemmüm ediniz" (el-Maide, 5/6) ayeti su bulunmadığı durumlarda teyemmümü öngörür. Yer bana mescid ve temizleyici kılındı. Binaenaleyh kime namaz vakti gelirse, namazını kılsın." (Ahmed b. Hanbel) hadisi de yer cinsinden bir şeyle teyemmüm caiz olduğuna delalet eder (Ahmed Davudoğlu, Selâmet Yolları, I, 154).

    Teyemmüm, Hicretin beşinci yılında meşrû kılındı. O sene şaban ayının ilk günlerinde, Huzaa kabilesinin bir oymağı olan Benî Mustalık gazasında Hz. Peygamber ile bin kadar İslâm askeri, susuz bir yerde gecelediler. Sabah namazını kılmak için abdest alacak su bulamadılar. Sabaha yakın Mâide suresinin "Temiz yere teyemmüm ediniz" mealindeki altıncı ayeti nazil oldu. Bu suretle, teyemmümle namaz kılmalarına izin verildi, teyemmüm ederek sabah namazını kıldılar.

    Teyemmümü gerektiren haller

    1- Su, temizlenecek kimsenin bulunduğu yerden en az dört bin adım, yani üç kilometre uzakta bulunursa,

    2- Suyun kullanılması durumunda hastalanma, hastalığın artması veya uzaması gibi tehlike mevcutsa,

    3- Yakında bulunan suyu elde etme hususunda nefse, mala, ırz ve namusa tehlike gelme hali varsa,

    4- Elde bulunan su, abdest veya gusle yetmeyecekse,

    5- Suyun kullanılması halinde kendisinin, arkadaşının veya hayvanının susuzluktan helak olacağına kanaat getirilirse,

    6- Kuyudan su çekmek için ip veya kova bulunmazsa,

    7- Bulunan su ile abdest alındığı veya gusul edildiği takdirde bayram veya cenaze namazlarını tamamen geçirme ihtimali varsa,teyemmüm yapılır...


    TEYEMMÜM NASIL YAPILIR

    Önce kollar abdest alacakmış gibi sıvanır. Besmele çekilir. Niyet edilir.

    Sonra parmaklar açılır, ellerin iç kısımları temiz toprağa veya toprak cinsinden bir şeyin üzerine hafifçe vurularak, önce ileri sonra geri çekilerek sürülür.

    Önce elleri sürtmek, sonra geri çekmek.


    Eller kaldırılıp hafifçe birbirine vurularak silkelenir.
    Yüzün her yeri bu iki elin iç kısımları ile meshedilir.
    Sonra elin iç kısımları aynı şekilde tekrar toprağa vurulur. Önce sol elin baş ve işaret parmakları ayrılır, kalan üç parmağın içiyle sağ kolun iç yüzü parmak uçlarından dirseklerle beraber meshedilir.


    Sol elin iç tarafıyla, sağ kolun iç yüzü meshedilir.Sağ kolun dış tarafı da yine aynı sol elin ayrılan baş ve işaret parmağıyla meshedilir.
    Aynı şekilde bu defa da sağ el kullanılarak sol kol meshedilir.


    Önce, sağ elin baş ve işaret parmakları ayrılır,
    kalan üç parmağın içiyle sol kolun iç yüzü parmak uçlarından dirseklerle beraber meshedilir.
    Sol kolun dış tarafı da aynı şekilde sağ elin ayrılan baş ve işaret parmaklarıyla meshedilir.
    Böylece
    yüzün, ellerin ve kolların meshedilmedik hiç bir yeri bırakılmamakla, farzlarına ve sünnetlerine uygun bir teyemmüm yapılmış olur.


  3. 17.Ağustos.2010, 11:58
    2
    Silent and lonely rains



    Teyemmüm Nedir?
    Teyemmüm, lügatte, kasıd mânasınadır. Dinî ıstılahtaki mânası ise; pâk ve temiz toprak ile, kolları ve yüzü, özel bir şekilde meshetmek demektir.Teyemmüm, sadece bu ümmete mahsus bir kolaylıktır. Mü`minler su yokluğunda veya su bulunmakla birlikte hastalık v.s. gibi suyu kullanmanın imkânsız hâle geldiği bâzı durumlarda, hades (cünüplük veya abdestsizlik) hâlinden teyemmüm vasıtasıyla kurtulurlar. Böylece ellerinde olmayan bir sebebden dolayı, Allah`a ibadet ve kulluktan geri kalmamış olurlar. Teyemmümün, bu ümmete Allah`ın hususî bir lütfu ve ihsanı olduğunu, Resûlüllah Efendimiz şu şekilde belirtmişlerdir: "Benden önce kimseye verilmeyen beş şey bana verildi: Bunlardan birisi de, yerin (toprağın) bana mescid ve temizleyici kılınmasıdır. Binaenaleyh kime nerede namaz vakti gelirse, hemen orada namazını kılsın." (Eski ümmetler ancak Kiliseler gibi ibâdete mahsus yerlerde ibâdet edebilirlerdi.) Bu hadîsten anlaşıldığı gibi, toprak, Müslümanlar için, hem üzerinde namaz kılabilecekleri temiz bir madde (namaza mâni bir pislik olmamak şartı ile), hem de aynı zamanda su bulunmaması hâlinde teyemmüm vasıtasıyla suyun yerini tutacak temizleyici bir unsur kılınmıştır. Teyemmüm, Hicrî 5. veya 6. yılda meydana gelen benî Müstalik seferi sırasında, Mâide sûresinin altıncı âyetiyle meşrû` kılınmıştır. Teyemmümün hükmünü bildiren âyet-i kerîmenin sonunda: "Allah, bununla size güçlük dilemez. Fakat sizi tertemiz yapmak ve üzerinizdeki nimetini tamamlamak ister. Tâ ki şükredesiniz", buyurulmaktadır. Bu ifadeden, teyemmümün mü`minlere kolaylık ve rahmet olduğu, mü`minlerin mânevî temizliklerini ihmâl etmemelerine vesile teşkil ettiği anlaşılmaktadır.


    Mehmet Dikmen



    Kast etmek, yönelmek manasına gelen teyemmüm, şeriat dilinde su bulunmadığı veya bulunsa da kullanma gücü olmadığı zaman, temiz toprak cinsinden bir şeyle hadesi (abdest almak veya gusl gerektiren hal) gidermek amacıyla yapılan hareketleri dile getirir.

    Teyemmüm kitap ve sünnet ile sabittir. Kur'an-ı Kerim'de "Su bulamazsanız temiz yere teyemmüm ediniz" (el-Maide, 5/6) ayeti su bulunmadığı durumlarda teyemmümü öngörür. Yer bana mescid ve temizleyici kılındı. Binaenaleyh kime namaz vakti gelirse, namazını kılsın." (Ahmed b. Hanbel) hadisi de yer cinsinden bir şeyle teyemmüm caiz olduğuna delalet eder (Ahmed Davudoğlu, Selâmet Yolları, I, 154).

    Teyemmüm, Hicretin beşinci yılında meşrû kılındı. O sene şaban ayının ilk günlerinde, Huzaa kabilesinin bir oymağı olan Benî Mustalık gazasında Hz. Peygamber ile bin kadar İslâm askeri, susuz bir yerde gecelediler. Sabah namazını kılmak için abdest alacak su bulamadılar. Sabaha yakın Mâide suresinin "Temiz yere teyemmüm ediniz" mealindeki altıncı ayeti nazil oldu. Bu suretle, teyemmümle namaz kılmalarına izin verildi, teyemmüm ederek sabah namazını kıldılar.

    Teyemmümü gerektiren haller

    1- Su, temizlenecek kimsenin bulunduğu yerden en az dört bin adım, yani üç kilometre uzakta bulunursa,

    2- Suyun kullanılması durumunda hastalanma, hastalığın artması veya uzaması gibi tehlike mevcutsa,

    3- Yakında bulunan suyu elde etme hususunda nefse, mala, ırz ve namusa tehlike gelme hali varsa,

    4- Elde bulunan su, abdest veya gusle yetmeyecekse,

    5- Suyun kullanılması halinde kendisinin, arkadaşının veya hayvanının susuzluktan helak olacağına kanaat getirilirse,

    6- Kuyudan su çekmek için ip veya kova bulunmazsa,

    7- Bulunan su ile abdest alındığı veya gusul edildiği takdirde bayram veya cenaze namazlarını tamamen geçirme ihtimali varsa,teyemmüm yapılır...


    TEYEMMÜM NASIL YAPILIR

    Önce kollar abdest alacakmış gibi sıvanır. Besmele çekilir. Niyet edilir.

    Sonra parmaklar açılır, ellerin iç kısımları temiz toprağa veya toprak cinsinden bir şeyin üzerine hafifçe vurularak, önce ileri sonra geri çekilerek sürülür.

    Önce elleri sürtmek, sonra geri çekmek.


    Eller kaldırılıp hafifçe birbirine vurularak silkelenir.
    Yüzün her yeri bu iki elin iç kısımları ile meshedilir.
    Sonra elin iç kısımları aynı şekilde tekrar toprağa vurulur. Önce sol elin baş ve işaret parmakları ayrılır, kalan üç parmağın içiyle sağ kolun iç yüzü parmak uçlarından dirseklerle beraber meshedilir.


    Sol elin iç tarafıyla, sağ kolun iç yüzü meshedilir.Sağ kolun dış tarafı da yine aynı sol elin ayrılan baş ve işaret parmağıyla meshedilir.
    Aynı şekilde bu defa da sağ el kullanılarak sol kol meshedilir.


    Önce, sağ elin baş ve işaret parmakları ayrılır,
    kalan üç parmağın içiyle sol kolun iç yüzü parmak uçlarından dirseklerle beraber meshedilir.
    Sol kolun dış tarafı da aynı şekilde sağ elin ayrılan baş ve işaret parmaklarıyla meshedilir.
    Böylece
    yüzün, ellerin ve kolların meshedilmedik hiç bir yeri bırakılmamakla, farzlarına ve sünnetlerine uygun bir teyemmüm yapılmış olur.





+ Yorum Gönder