Konusunu Oylayın.: Domuz eti satan lokantada çalışmak ve domuz etine dokunmak caiz mi?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Domuz eti satan lokantada çalışmak ve domuz etine dokunmak caiz mi?
  1. 01.Ağustos.2010, 22:41
    1
    narud3342
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 01.Ağustos.2010
    Üye No: 77668
    Mesaj Sayısı: 1
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    Domuz eti satan lokantada çalışmak ve domuz etine dokunmak caiz mi?






    Domuz eti satan lokantada çalışmak ve domuz etine dokunmak caiz mi? Mumsema selamun aleykum arkadaslar nette dolasirken buldum bu sayfayi ban yardim edermisiniz celisli icinde kaldim ben yurt disinda bir lokantada calisiyorum ve calismis olduugum lokanta domuz eti satiliyor ve burada sanki yok satiyor buraya göre neysem ben elimden geldigince bu hayvanin etine dokunmamaya calisiyorum ve nede olsa insaniz azda olsa dokunuyurum ve catal ve bicaklari yikiyarak yemek yemeye calisiyorum sorum su dokunmak gibi birseyde alalah göstermesin gunaha girmis olurmuyum cevaplarinizi
    gönderirseniz ayrica tesekurederim simdiden allah razi olsun allaha emanet olun duran .


  2. 01.Ağustos.2010, 22:41
    1
    narud3342 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye



    selamun aleykum arkadaslar nette dolasirken buldum bu sayfayi ban yardim edermisiniz celisli icinde kaldim ben yurt disinda bir lokantada calisiyorum ve calismis olduugum lokanta domuz eti satiliyor ve burada sanki yok satiyor buraya göre neysem ben elimden geldigince bu hayvanin etine dokunmamaya calisiyorum ve nede olsa insaniz azda olsa dokunuyurum ve catal ve bicaklari yikiyarak yemek yemeye calisiyorum sorum su dokunmak gibi birseyde alalah göstermesin gunaha girmis olurmuyum cevaplarinizi
    gönderirseniz ayrica tesekurederim simdiden allah razi olsun allaha emanet olun duran .


    Benzer Konular

    - Domuz ve köpeğe dokunmak haram mıdır

    - Domuz eti satan marketten ürün almakta bir sakınca var mıdır ?

    - Domuz etine dokunmak caiz midir ?

    - Domuz eti satılan bir yerde çalışmak caiz midir ?

    - Yurt dışında domuz satılan yerde çalışmak caiz midir? Gayr-i müslimlere içki ve domuz satışı caiz mi

  3. 26.Kasım.2013, 14:33
    2
    Muhammed
    الله اكبر

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 16.Haziran.2010
    Üye No: 76755
    Mesaj Sayısı: 7,671
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Yaş: 27
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Cevap: Domuz eti satan lokantada çalışmak ve domuz etine dokunmak caiz mi?




    Sorunuza hocalarımız açıklıok getirmiştir.

    Kur'ân'da, hadis ve fıkıh kitaplarında "hınzır" olarak geçen domuz, "necisü'l-ayn"dir. Yani her yeri, her tarafı necistir. Ondan hiçbir şekilde istifade edilemez. Temiz bir yere temas etse, bir kuyuya düşse, ağzının suyu aksa, orayı tamamen pislettiği gibi, eti yenilen diğer hayvanlar gibi kesilmekle de temiz olmaz; eti yenmez, parçaları kullanılmaz, derisinden istifade edilmez.
    Bu hususta Kur'ân'ın ifadesi çok açıktır. Kur'ân-ı Kerim'in Bakara Sûresi, 173; Mâide Sûresi 3; En'âm Sûresi 145 ve Nahl Sûresi 115. âyet-i kerimelerinde domuzun necis olduğu ve etinin yenilmesinin haram olduğu bildirilir.
    Bakara suresindeki âyetin meali şöyle:
    "O size leşi, kanı, domuz etini ve Allah'tan başkası için kesilen hayvanların etini haram kıldı. Her kim çaresiz kalır da bunlardan yemeye mecbur olursa, kendisi gibi zorda kalmış birisinin hakkına tecavüz etmeden ve zaruret miktarını aşmaksızın yemesinde günah yoktur..."(Bakara, 2/173)
    En'âm suresinde bu hayvanın necis olduğu bildirilerek meâlen şöyle buyurulur:
    "De ki: Bana vahyolunanlar arasında yiyecek bir kimseye, sizin dediğiniz gibi yemesi haram edilmiş bir şey bulmuyorum. Ancak murdar oldukları için leş, akmış kan ve domuz eti ile, Allah'a itaatten çıkarak Allah'tan başkasının adına kesilen hayvanlar haramdır..."(En'am, 6/145)
    Âyet-i kerimede geçen şeylerin yenmesi haram olduğu gibi, satılması da haramdır: Müslümanlar bu işleri yapmaktan kesinlikle sakındırılmıştır. Bu hususta Peygamber Efendimizin (asm.) yasaklayıcı ifadeleri de kesinlik arz etmektedir.
    Cabir bin Abdullah (r.a.) Peygamberimizin şöyle buyurduğunu rivayet eder:
    "Resulullah (asm.) Fetih yılı Mekke'de iken şöyle buyurdu:
    "Şüphesiz Allah ve Resulü, içkinin, murdar hayvanın, domuzun ve putların satılmasını haram kıldı." (Buhari, Buyu, 102; Müslim, Müsakat, 71; Tirmizî, Buyu, 60)
    Bu hadisin izahında İmam Nevevî şu açıklamayı getirir:
    "Murdar hayvanın, şarabın ve domuzun satılmasının haramlığının hikmet ve sebebi, bunların necis olmasıdır. Sebep bu olunca, bu hüküm bütün necis maddeleri kaplar. Murdar hayvanın, şarabın ve domuzun satılmasının haramlığı hususunda Müslümanların icmâı vardır."
    Bu durumda bir Müslümanın nerede ve hangi ülkede olursa olsun, domuz etini yemesi; gerek etini, gerekse etinden yapılmış olan ürünleri satması haramdır, ondan istifade etmesi caiz değildir. Çünkü "Haram her yerde haramdır."kaidesi İslâm hukukunun önemli bir prensibidir. Bunun için Müslümanlar kazançlarını meşru ve helâl yoldan temin etmeleri gerekir. Çünkü helâl dairesi ihtiyaca ve keyfe kâfidir, harama girmeye ihtiyaç yoktur.
    Domuzun bir ücret karşılığında taşınması caiz midir?
    Mevcut fıkhı kaynaklarda her ne kadar bu mesele ile ilgili bir kayda rastlamadıysak da, benzer fetva ve görüşlere yer verilmektedir. Çünkü, eskiden nakliye hizmetleri bugünkü kadar yaygın değildi.
    Bu meseleye ışık tutacak bazı fetvaları zikredelim:
    - Bir kimse şarap taşıtmak için birisini tutsa, İmam-ı Azam'a göre işçinin bu taşımadan dolayı aldığı para helâldir, fakat İmam-ı Muhammed'le İmam-ı Ebû Yusuf a göre caiz değildir. Yine Ehl-i kitap bir gayri müslim, bir Müslümanın hayvanını veya gemisini şarap taşımak için kiralasa; Müslümanın aldığı para İmam-ı Azam'a göre helâl, İmameyne göre caiz değildir.
    Tatbikatta görülmese de, kitaplarımızda şöyle bir fetvaya da yer verilmektedir:
    - Bir Müslüman gütmüş olduğu domuzların karşılığında ücret alabilir. Bu İmam-ı Âzam'ın görüşüdür, fakat İmameyne göre alması caiz olmaz. (Feteva'l-Hindiyye, IV/449-450)
    Fakat olayın değişik yönlerini de değerlendirmek gerekiyor:
    Yurt dışında Müslümanların sosyal ilişkilerinde İslam ahlakını yaşamaları, yurt içindeki Müslümanlara göre daha fazla ehemmiyetli bulunmaktadır. Çünkü yurt dışındaki gayri müslimler İslamiyet’i doğrudan Müslümanların şahsında görüyorlar ve onların güzel ahlakları hidayetlerine de vesile olabiliyor.
    Bediüzzaman (ra) İslam ahlakını bizzat yaşayarak örneklik edebildiğimiz takdirde diğer dinlerin tabilerinin İslamiyet’e cemaatlerle girebileceğini bildirirken, İslam’ı doğru temsil etmemenin de mesuliyeti mucip olduğuna işaret buyuruyor.
    Gayri müslim ülkeleri “dârülharp” olarak niteleyen İslam fakihleri, bu ülkelerde yaşayan Müslümanlarla gayri müslimlerin münasebetlerini düzenleme konusunda muhtelif görüşler ileri sürmüşlerdir.
    Bir Müslüman’ın gayri müslim ülkelerde gayri müslimden faiz alması, gayri müslime içki ve domuz eti satması ve hatta kazanacağı kesin olmak şartıyla kumar oynaması, bu fiillerin gayri müslimlerce meşru olduğu ve Müslüman’ın da bu meşruiyetten faydalanmasının bir ölçüde ganimet mantığıyla açıklanabildiği esasına binaen, İmam-ı Azam ve İmam-ı Muhammed’e göre caiz bulunmakla beraber, İmam-ı Şafii, İmam-ı Malik, İmam-ı Ahmed bin Hanbel, Evzai, İshak ve Hanefilerden Ebu Yusuf’un da içinde bulunduğu fukahanın ekserisi, Müslüman’ın her yerde İslam ahkamı ile bağlı bulunduğunu ifade ederek, böyle batıl ve fasit akit ve alışverişleri caiz bulmamışlardır!..
    En uygun olanı da çoğunluğun bu görüşüdür!..
    Zira artık günümüzde Müslüman ülkeler de dahil dünya ülkeleri, umumi bir barış ve sulhu esas almışlardır. Müslümanlar gayrin müslim ülkelere izinli ve müsaadeli olarak girebilmektedirler ve bu ülkelerde emniyet ve güvenlik içinde yaşayabilmektedirler. Harp durumu ise söz konusu değildir. Binaenaleyh, İmam-ı Azam’ın fetvasında esas aldığı şartlar da, artık günümüz itibariyle mevcut değildir. Muharebe yok ki ganimet söz konusu olsun!
    Esasen, Kur'an ve sünnet, zaruret dışında haramlara izin de vermemiştir. Zaruret olmadığı takdirde haram, her yerde haramdır.
    O halde özetleyecek olursak diyebiliriz ki: Günümüzde Müslüman, dünyanın neresinde bulunursa bulunsun; İslam ahkamını ve ahlakını yaşamakla mükelleftir. İki Müslüman arasında caiz olmayan bir alışveriş, Müslüman ile gayri müslim arasında da uygun olmamalıdır.
    Bu itibarla, gayri müslim ülkelerde yaşayan Müslümanlar da (zaruret dışında) faiz almamalıdır, içki, domuz eti, laşe gibi İslam’ın haram kıldığı herhangi bir şeyi satmamalıdır. Alimlerin çoğunluğunun şüpheden uzak görüşleri bu doğrultudadır.
    Ancak yukarıdaki fetvalar dikkate alınırsa, içki ve domuz taşımak suretiyle karşılık almak, İmam-ı Azam'a göre caizdir denilebilir; fakat imameyne ve diğer müçtehitlere göre caiz değildir, haramdır.
    Mecbur kalmadıkça böyle işlerde çalışmamak gerekir.
    Kaynaklar:
    - Mehmed Paksu, Meseleler ve Çözümleri 1, Nesil yayınları, İstanbul, ss. 135-138;
    - Süleyman Kösmene, Günümüz Meselelerine Çözümler, Yeni Asya Yayınları.
    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet



  4. 26.Kasım.2013, 14:33
    2
    Muhammed - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    الله اكبر



    Sorunuza hocalarımız açıklıok getirmiştir.

    Kur'ân'da, hadis ve fıkıh kitaplarında "hınzır" olarak geçen domuz, "necisü'l-ayn"dir. Yani her yeri, her tarafı necistir. Ondan hiçbir şekilde istifade edilemez. Temiz bir yere temas etse, bir kuyuya düşse, ağzının suyu aksa, orayı tamamen pislettiği gibi, eti yenilen diğer hayvanlar gibi kesilmekle de temiz olmaz; eti yenmez, parçaları kullanılmaz, derisinden istifade edilmez.
    Bu hususta Kur'ân'ın ifadesi çok açıktır. Kur'ân-ı Kerim'in Bakara Sûresi, 173; Mâide Sûresi 3; En'âm Sûresi 145 ve Nahl Sûresi 115. âyet-i kerimelerinde domuzun necis olduğu ve etinin yenilmesinin haram olduğu bildirilir.
    Bakara suresindeki âyetin meali şöyle:
    "O size leşi, kanı, domuz etini ve Allah'tan başkası için kesilen hayvanların etini haram kıldı. Her kim çaresiz kalır da bunlardan yemeye mecbur olursa, kendisi gibi zorda kalmış birisinin hakkına tecavüz etmeden ve zaruret miktarını aşmaksızın yemesinde günah yoktur..."(Bakara, 2/173)
    En'âm suresinde bu hayvanın necis olduğu bildirilerek meâlen şöyle buyurulur:
    "De ki: Bana vahyolunanlar arasında yiyecek bir kimseye, sizin dediğiniz gibi yemesi haram edilmiş bir şey bulmuyorum. Ancak murdar oldukları için leş, akmış kan ve domuz eti ile, Allah'a itaatten çıkarak Allah'tan başkasının adına kesilen hayvanlar haramdır..."(En'am, 6/145)
    Âyet-i kerimede geçen şeylerin yenmesi haram olduğu gibi, satılması da haramdır: Müslümanlar bu işleri yapmaktan kesinlikle sakındırılmıştır. Bu hususta Peygamber Efendimizin (asm.) yasaklayıcı ifadeleri de kesinlik arz etmektedir.
    Cabir bin Abdullah (r.a.) Peygamberimizin şöyle buyurduğunu rivayet eder:
    "Resulullah (asm.) Fetih yılı Mekke'de iken şöyle buyurdu:
    "Şüphesiz Allah ve Resulü, içkinin, murdar hayvanın, domuzun ve putların satılmasını haram kıldı." (Buhari, Buyu, 102; Müslim, Müsakat, 71; Tirmizî, Buyu, 60)
    Bu hadisin izahında İmam Nevevî şu açıklamayı getirir:
    "Murdar hayvanın, şarabın ve domuzun satılmasının haramlığının hikmet ve sebebi, bunların necis olmasıdır. Sebep bu olunca, bu hüküm bütün necis maddeleri kaplar. Murdar hayvanın, şarabın ve domuzun satılmasının haramlığı hususunda Müslümanların icmâı vardır."
    Bu durumda bir Müslümanın nerede ve hangi ülkede olursa olsun, domuz etini yemesi; gerek etini, gerekse etinden yapılmış olan ürünleri satması haramdır, ondan istifade etmesi caiz değildir. Çünkü "Haram her yerde haramdır."kaidesi İslâm hukukunun önemli bir prensibidir. Bunun için Müslümanlar kazançlarını meşru ve helâl yoldan temin etmeleri gerekir. Çünkü helâl dairesi ihtiyaca ve keyfe kâfidir, harama girmeye ihtiyaç yoktur.
    Domuzun bir ücret karşılığında taşınması caiz midir?
    Mevcut fıkhı kaynaklarda her ne kadar bu mesele ile ilgili bir kayda rastlamadıysak da, benzer fetva ve görüşlere yer verilmektedir. Çünkü, eskiden nakliye hizmetleri bugünkü kadar yaygın değildi.
    Bu meseleye ışık tutacak bazı fetvaları zikredelim:
    - Bir kimse şarap taşıtmak için birisini tutsa, İmam-ı Azam'a göre işçinin bu taşımadan dolayı aldığı para helâldir, fakat İmam-ı Muhammed'le İmam-ı Ebû Yusuf a göre caiz değildir. Yine Ehl-i kitap bir gayri müslim, bir Müslümanın hayvanını veya gemisini şarap taşımak için kiralasa; Müslümanın aldığı para İmam-ı Azam'a göre helâl, İmameyne göre caiz değildir.
    Tatbikatta görülmese de, kitaplarımızda şöyle bir fetvaya da yer verilmektedir:
    - Bir Müslüman gütmüş olduğu domuzların karşılığında ücret alabilir. Bu İmam-ı Âzam'ın görüşüdür, fakat İmameyne göre alması caiz olmaz. (Feteva'l-Hindiyye, IV/449-450)
    Fakat olayın değişik yönlerini de değerlendirmek gerekiyor:
    Yurt dışında Müslümanların sosyal ilişkilerinde İslam ahlakını yaşamaları, yurt içindeki Müslümanlara göre daha fazla ehemmiyetli bulunmaktadır. Çünkü yurt dışındaki gayri müslimler İslamiyet’i doğrudan Müslümanların şahsında görüyorlar ve onların güzel ahlakları hidayetlerine de vesile olabiliyor.
    Bediüzzaman (ra) İslam ahlakını bizzat yaşayarak örneklik edebildiğimiz takdirde diğer dinlerin tabilerinin İslamiyet’e cemaatlerle girebileceğini bildirirken, İslam’ı doğru temsil etmemenin de mesuliyeti mucip olduğuna işaret buyuruyor.
    Gayri müslim ülkeleri “dârülharp” olarak niteleyen İslam fakihleri, bu ülkelerde yaşayan Müslümanlarla gayri müslimlerin münasebetlerini düzenleme konusunda muhtelif görüşler ileri sürmüşlerdir.
    Bir Müslüman’ın gayri müslim ülkelerde gayri müslimden faiz alması, gayri müslime içki ve domuz eti satması ve hatta kazanacağı kesin olmak şartıyla kumar oynaması, bu fiillerin gayri müslimlerce meşru olduğu ve Müslüman’ın da bu meşruiyetten faydalanmasının bir ölçüde ganimet mantığıyla açıklanabildiği esasına binaen, İmam-ı Azam ve İmam-ı Muhammed’e göre caiz bulunmakla beraber, İmam-ı Şafii, İmam-ı Malik, İmam-ı Ahmed bin Hanbel, Evzai, İshak ve Hanefilerden Ebu Yusuf’un da içinde bulunduğu fukahanın ekserisi, Müslüman’ın her yerde İslam ahkamı ile bağlı bulunduğunu ifade ederek, böyle batıl ve fasit akit ve alışverişleri caiz bulmamışlardır!..
    En uygun olanı da çoğunluğun bu görüşüdür!..
    Zira artık günümüzde Müslüman ülkeler de dahil dünya ülkeleri, umumi bir barış ve sulhu esas almışlardır. Müslümanlar gayrin müslim ülkelere izinli ve müsaadeli olarak girebilmektedirler ve bu ülkelerde emniyet ve güvenlik içinde yaşayabilmektedirler. Harp durumu ise söz konusu değildir. Binaenaleyh, İmam-ı Azam’ın fetvasında esas aldığı şartlar da, artık günümüz itibariyle mevcut değildir. Muharebe yok ki ganimet söz konusu olsun!
    Esasen, Kur'an ve sünnet, zaruret dışında haramlara izin de vermemiştir. Zaruret olmadığı takdirde haram, her yerde haramdır.
    O halde özetleyecek olursak diyebiliriz ki: Günümüzde Müslüman, dünyanın neresinde bulunursa bulunsun; İslam ahkamını ve ahlakını yaşamakla mükelleftir. İki Müslüman arasında caiz olmayan bir alışveriş, Müslüman ile gayri müslim arasında da uygun olmamalıdır.
    Bu itibarla, gayri müslim ülkelerde yaşayan Müslümanlar da (zaruret dışında) faiz almamalıdır, içki, domuz eti, laşe gibi İslam’ın haram kıldığı herhangi bir şeyi satmamalıdır. Alimlerin çoğunluğunun şüpheden uzak görüşleri bu doğrultudadır.
    Ancak yukarıdaki fetvalar dikkate alınırsa, içki ve domuz taşımak suretiyle karşılık almak, İmam-ı Azam'a göre caizdir denilebilir; fakat imameyne ve diğer müçtehitlere göre caiz değildir, haramdır.
    Mecbur kalmadıkça böyle işlerde çalışmamak gerekir.
    Kaynaklar:
    - Mehmed Paksu, Meseleler ve Çözümleri 1, Nesil yayınları, İstanbul, ss. 135-138;
    - Süleyman Kösmene, Günümüz Meselelerine Çözümler, Yeni Asya Yayınları.
    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet






+ Yorum Gönder